“Sürekli sorun üreten, çözüm odaklı hiçbir şeye katkı koyamayan, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletin organlarına, kurum ve yetkili makamlara adeta baş kaldıran, adı hep protestolarla gündeme gelen, eylemlerde hep ön sıralarda kendini gösteren, son olarak rüşvet ve yolsuzluktan tutuklu Mustafa Bozbey’in mahkemesinde mahkeme başkanının yargılama sürecinin başlaması için prosedürü yerine getirilmesi uygulamalarına karşı gelen, olay çıkaran, devletin güvenlik güçleri üzerine yürüyen, tartaklayan, milletvekilliği dokunulmazlığına güvenerek her türlü tazyikte bulunan, partisinin yetkin ve etkin organlarına yaranmak için milletvekili olan, daha sonra kendisin milletvekili yapan genel başkanı Kılıçdaroğlu’na bile başkaldıran bir milletvekili agresifliğini maalesef üzücü bir şekilde izlemek durumunda kalıyoruz.”
Ne yazık ki, bu millet böyle bir milletvekili portresine tahammül etmek zorunda bırakılıyor.
Buradan şöyle bir soru sormak mecburiyetindeyiz;
Devletin güvenlik güçlerini tartaklama, üzerine yürüme, yetkili makamlara sözlü tazyikte bulunma, mahkeme başkanına “hukuku değil, talimatı uyguluyor” diyene dokunulmaz yetkisi verilmemeli?
BÖYLELERİ VEKİL OLMAMALI
Dikkati çeken şu;
Bağırıp çağıran, bulunduğu ortamlarda gergin durumların oluşmasına neden olan biri milletin vekili olma yetisi taşıyor mu?
İşte bu durum genel seçimlerde milletvekili listesini oluşturan isimlerin psikolog denetiminden geçmesi, ilgili heyet tarafından onay verilmesi şartını ortaya koyan kanununun çıkarılarak önümüzde yapılacak ilk seçimlerde yürürlüğe girmesi gerektiğini düşünüyorum..
Her önüne gelen milletvekili olmamalı.
Kesinleşmiş liste de yer alacaklar milletvekili sıfatına haiz olmalı.
Bunun için de devletinin en itibarlı makamlarından birini taşıyacak milletvekilinin her türlü şartta sadece kendisini ve partisini değil, devleti de temsil ettiği unutulmamalıdır.
Sokak kavgası görüntülerine son verilmesi için devletin makamlarına karşı mukavemet, dokunulmazlıkların kaldırılmasına sebep olmalıdır.
Bir milletvekili itibar zedeleyici tazyik, sözlü ve fiziki saldırıda bulunması durumunda dokunulmazlığının Türkiye Büyük Millet meclisi başkanının yetkisiyle kaldırılması gerekir.
Bunun için yasal düzenleme mutlak suretle en kısa sürede yapılmalıdır.
Bu düzenleme meclisteki (TBMM) kavgaların önüne geçeceği için meclisin itibarını da dışa karşı yüceltecektir.
Mustafa Bozbey‘in yargılanma sürecinde CHP milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun tutum ve davranışları fiziki hareketliliği güvenlik güçlerinin sabrı karşısında eriyip gitmiştir.
Görüntüleri izlerken polisimizin tahriklere yönelik sabrı ve mütevaziliği takdire şayandır.
Sayın Kayışoğlu mahkeme salonunda canlı görüntü paylaşımı yapmaya tüm ikazlara rağmen devam ederken görüntü çekmemesi, çekmesi hâlinde dışarı çıkması gerektiğini söyleyen polisimize meydan okuyarak “hadi beni dışarı çıkarın görüntü çekiyorum” şeklinde tahrikkar davranması milletvekili sıfatını taşıyan kişiye asla yakışmıyor.
İşte bu nedenle milletvekili olacakların sıkı bir testten geçmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de yasal düzenleme şart.
HUKSUZLUGU PROTESTO ETMİŞ !
Mustafa Bozbey’in de arasında bulunduğu 63 kişi hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “rüşvet” ve “imar kirliliğine neden olmak” iddiaları nedeniyle yargılama süreci başladı.
Sakal bıraktığı gözlenen Mustafa Bozbey, “sakallarımı kesmeyeceğim hukuksuzluğu protesto ediyorum” dediği öne sürüldü.
Burada cevabı aranan soru şu; Yargılandığı davaya konu olan Nilüfer Belediyesi’nde iddia edilen şeylerden mi bahsediyor yoksa yargılamadan mı?
Ona da bir açıklık getirseymiş iyi olurmuş!
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
MANŞET
21 Temmuz 2026MANŞET
21 Temmuz 2026MANŞET
21 Temmuz 2026MANŞET
21 Temmuz 2026MANŞET
21 Temmuz 2026MAGAZİN VİDEO
21 Temmuz 2026YAŞAM
21 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.