07 Ekim 2019 Pazartesi, 13:01
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

AK parti Karalara bürünmemeli! Yıldırımlı haykırıyor… Alinur Aktaş ve büyük beklenti!

Bugün gelinen noktada parti içi umutsuzluk ha bugün ha yarın düzelecek derken iyiden iyiye kırılmaya, umutların tükenme noktasına gelmeye, özellikle bu yansıma sokaktaki vatandaş üzerinde görülmeye başlandı.

Son seçimde bu tehlike adeta geliyorum diyerek kendini hissettirmişti.

Buna rağmen tabanın tek umudu olan AK parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan parti içi yenilenme ama liyakat çizgisi ve üzerinde bir değişim bekleniyordu.

Zaman ilerledikçe bu umutlara kara çalınmaya başlandı.

Ne yazık ki, AK Parti’de yerel anlamda gidişatın iyi olduğunu söyleyemeyiz.

Artık hatalar zincirine hatalar eklenilmemesi ve yeni hatanın kaldırılamayacağını REİS’in de görmesi, farkına varması gerekmektedir.

“Genel anlamda ele alırsanız sadece partililerin, vakıf, dernek  ve sendikaların referansları ile pozisyon kazanan idareci ve yöneticiler atanmaya devam ettiği sürece, gerek parti  gerekse devletin her birimde denetleme ve hesap soran mekanizması olmadığı sürece yol almak asla mümkün olmayacaktır.”

Gerçekçi düşünelim…

Üzülerek belirteyim ki hazine bir depo, çok büyük bir yüzde nüfus depoyu boşaltırken, ortaya konulan katkı “sıfır”.

Reisin türbüne oynayan reklam peşindekileri pasivize etmesi en hayırlı işlerinden biri olacaktır.

Ömerleri sadece parti içinde değil, halkın arasında aramalıdır.

Aksi halde tek başına mücadeleye devam edecek ama yetişemeyecektir.

Hal böyleyken yaklaşan kongrelerde birilerinin tadı damağında kalan makam sevdasından vaz geçememesi, bir başkalarının her dönem Vekillik’ten tutunda belediye ve il başkanlığına kadar aday olma girişimleri partinin, davanın değil,  sadece kişisel hırs ve çıkarların esareti altına aldığı portreler olduğu görülecektir.

Bu kişiler parti içinde çıkardıkları kaos ile davaya büyük zararlar vermiş hala hali hazırda hem içeriden  hem de dışarıdan vermeye de devam ediyorlar.

REİS’in aşıladığı dava ruhunu teşkilatlardan silecek ayrımcılık ve kavgalar oluşturmuş, kavgalarının devamı  ve siyaseten bozgunculukta ön ayak olmak için ellerinden geleni ardına koymamışlardır halen de koymuyorlar.

Çıkardıkları kavgalar ve partiyi darmadağan eden  ve görevden alınan ilçe başkanları olarak Ak Parti tarihine geçen isimlerden bir tanesi olan Tahsin Kara, hala il başkanlığı koltuğuna oturmak için gizli çalışmalar yürüttüğü sızan bilgiler arasında.

Öyle ki, bu çalışmalar çevresindeki üç beş isimle birlikte özellikle yöneticiliğini yaptığı yenidünya vakfı üzerinden direk merkeze inmeye çalıştığı yönünde olarak kulislere yansıyor.

Zaten aksi olsaydı sürpriz olurdu.

Peki Sayın Kara’nın İL başkanı olması durumunda AK Parti içinde ne gibi gelişmeler yaşanma ihtimali doğar.

Elbette kavga ve ayrışmada, partinin dağılmasında yeni rekorlar gelebilir.

“Kavgayı başlatıp bugünlere gelmesine sebep olanların il başkanlığı koltuğunda olması halinde yeni kavgaların ivme kazanacağı, partinin süratle porsuyarak dağılmasını hızlandıracağı konuşuluyor.”

Aslında bunu tahmin etmek zor değil.

Elbette AK Parti geleceğe ya aydınlık bir kapı aralayacak yada karanlık kapılarla tarihe gömülecektir.

Sokağın nabzını ölçtüğünüzde Bursa teşkilat ve tabanın dayanacak gücü kalmadığı da görülecektir.

Önümüzdeki kongrelerin özellikle Bursa’da AK parti’nin son şansı olarak değerlendirildiği anlamına geliyor.

Zaten seçmen son yerel seçimde bunun işaretlerini vermişti.

.

ALİNUR AKTAŞ NASIL BİR YOL İZLEMELİ?

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın zorlu bir dönemde başkanlık koltuğuna oturduğuna sanırım hemfikiriz.

Eğri de otursak doğru konuşmak zorundayız.

Öncelikle Belediye başkanlığı görevini yürütecek kişinin pek çok özelliklere sahip olması gerektiğini  belirtelim.

Öncelikle üretken, proje gelişmelerine açık, olayları çok iyi analiz edebilme, pratik çözümler ortaya koyacak refleks ve hamlelerle sonuca gidebilme, ani kararlarla halkın gönlünü kazanacak sürpriz çıkış ve düşünceleri  zaman zaman uygulayabilme ufkuna sahip olmalıdır.

Birilerine değil halka hesap verme korkusu taşımalı, birilerine rağmen bildiği doğru adımları cesaretle atmalıdır.

Kentin sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, amaç, gaye ve hedefler  hiçbir zaman kişisel olmamalıdır.

Her şeyi hakkaniyet içinde değerlendirmeli ve hizmeti de bu ölçülere dayandırmalıdır.

Bursa’yı çok iyi bilmelidir. Bursa’yı derken şehrin bölgelerine proje geliştirmeli, dağılan kültürel yapısına göre hizmeti en iyi şekilde eşitlemelidir.

Eğer siz bir yerle ilgili sorunları başkalarından dinlerseniz çözüme uzak olur, iyi niyetli yapacağınız hizmet ve maddi yatırımın bile boşa gideceğini, karşılık bulamayacağını çok iyi bilmelisiniz.

Sadece enerjinizi boşa harcamış olursunuz.

Öyleyse sorunlara kesin teşhisi koymak için o bölgenin insanıyla bire bir yakın sohbeler ve istişareler etmeniz kesin çözüm olacak ve sonuca götürecektir.

Bu sadece sorun çözmede değil, bölge insanına yakın olduğunuzu hissettirmek her sıkıntıda yanlarında olduğu güvenini vermek ve yakın ilgi ve elektriklenmeyle güven duygusuna dayalı tam bir dostluk ilişkisi kurmak, insana yatırımın geleceğe yatırım olduğuna bizzat şahidi olursunuz.

Yapılacak tek şey biraz olsun protokol katılımlarında daha seçici olmak, arta kalan vakitleri mahallelerde halkın içinde geçirmek isabetli olacaktır.

Yani kucaklama meselesi varya.

“İşte bu” dedirtmek için olmazsa olmazınız olur.

Vatandaşı yerinde sorun tespiti ve çözüm ve yatırımların yanısıra, sıcacık insani ilişkilerle kucaklamak sizi sonuca götürecektir.

Yani başarı, güven ve kazanımların en önemli anahtarı insanlara dokunmaktan, pozitif olgu yaymaktan geçer.

Bunu yaparken de samimi olduğunuzu hissettirmek zorundasınız ve o sözü, hizmeti gerçekleştirmek birinci vazifeniz olmalıdır.

Tüm bunları elbette tek başınıza yapacak durumda değilsiniz.

Teknik anlamda taşıması gereken özellikleri ve bu anlamda aynı  düşüncede kadro oluşması da şarttır.

Siz bir yandan kazanım sağlarken, kadronuzdaki başkaları bir çırpıda yakmamalıdır.

Dahası en önemli husus dürüstlük, kamu malına sahip çıkılması ve Allah’tan korkmaktır.

Kendisini gözeten İlahi gücün varlığından haberdar olan kalp, hiçbir şekilde halkın kendisine hizmet için verdiği emanetini zayi etmez.

Tüm gelirlerin vatandaşa eşit şekilde hizmet dağılım için çaba gösterir.

Yani herşeyden önce  Allah korkusu esas olandır.

.

TRAFİK SORUNU

Başkan Alinur Aktaş ilk zamanlarda akıllı kavşak uygulamalarıyla olumlu hava estirmişti.

Aslında bu uygulamalara devam edilmesi gerektiği ortaya çıktı.

Trafiğin rahatlaması adına önemli katkı olduğu anlaşıldıktan sonra bazı bölgelerde adım başı trafik lambasının olması bu rahatlamalara set vuruyor.

Tıpkı kazanımları harcayan kadrodaki bazı parazitler gibi.

Mesela Yıldırım DSİ’dan aşağı inen Vişne caddesini delip geçen dikey yolda adım başı lambalar mevcut.

Millet ara sokaklardan çıkış aramak zorunda kalıyor.

Bunun gibi bursanın genelinde sorunlar var.

Aslında bunlar az parayla büyük sorunların ortadan kaldırılması anlamında rahatlatıcı dokunuşlar olacak, hanenize de büyük puanlar yazdıracaktır.

Bu anlamda Başkan Alinur Aktaş’ın iyi niyetli olduğundan şüphem yok ancak kendisinin her konuya yetişememesi nedeniyle sadece ulaşımla değil tüm alanlarda daire başkan ve müdürler yükünü paylaşması gerektiğini düşünüyorum.

Sadece Büyükşehir de değil, tüm belediyelerde daire başkanları müdürler, üretmiyor arge çalışmaları yapmadan koltuğun sıcaklığıyla rehavet şekerlemesi yapıyorlar.

Herkes sorumluluğun bilincinde olacak.

Yani kadro dizerken sürekli o şikayet etitğimiz ehliyet liyakat meselesinin öneminden bahsediyoruz.

Bazı  güruhlar var ki, tıpkı REİS’in çabalarını boşa çıkaran tipler gibi aksi faaliyette bulunuyorlar.

Allah cezanızı verecek derler ya, bundan zerre şuphemiz yok.

Sayın Aktaş’ın en büyük ve acil ele alması gereken konuların başında ise  Acemler dreksiyon projesidir.

Bu konu ivedilikle öncelik konumuna getirilmeli ve gözle görülür gelişmeler yaşanmalıdır.

Bunun için ne gerekiyorsa kaynak adına proje çalışmalarına bir an önce başlanmalıdır.

Yani hiç bir şey kendiliğinden olmayacağı için bir yerden başlamak zorundasınız.

.

YILDIRIM YATAY DİKEY YOLLAR

Bursa’nın içinden çıkılamaz en sorunlu bölgesinde ilerleme kaydedilmesi için  meclis planlarının hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor.

Yıldırım yatay ve dikey yolların bir an önce belirlenmesi, hangi yol nerden geçiyor planlarının netlik kazanması yıldırımlı tarafından bekleniyor..

Sırf bu yüzden AK Parti Mart seçimlerinde büyük kayıplar yaşadı diyebiliriz.

Bu konuda hala belirsizlik var, kimse bir şey bilmiyor.

Bu zamana kadar verilen sözlerin tutulmaması, kaybedilen güvenin yeniden kazanılması adına yatay ve dikey yolların güzergahlarının blirlenmesi önem arz ediyor.

Bu yapılırsa hali hazırda dönüşümle alakalı planların yavaş yavaş devreye gireceği , hatta müteahhitlerin bölgeye ilgi duymasının kapısını aralayacaktır.

.

YAPARSA ALİNUR AKTAŞ YAPAR!

Burada vatandaşın beklentilerine değer verildiğinin gösterilmesi Sayın Aktaş’ı Yıldırımlı gözünde kahraman yapacağını herkesten duyduğumu ifade edeyim.

Yani Yıldırımlı artık Yıldırım belediyesinden adeta umudunu kesmiş, “ne yapacaksa Büyükşehir ve Alinur Aktaş yapar” beklentisi içine girmiştir.

Bunu yüzlerce Yıldırımlıdan bizzat sohbet eden ve fikirlerini alan olarak söylüyorum.

Kısaca Yıldırım halkı Belediyelere ve REİS’e verdiği desteğin karşılığında bu zamana kadar oyalandığı ama bundan sonra oyalanmak ve kandırılmak, olası depremde hayattan kopmak istemediklerini haykırıyor.

Yıldırım halkının Başkan Alinur Aktaş’a selamlarını iletip kendisinin hizmet edecek tek umut olarak gördüğklerini ifade ediyorlar.

Yıldırımlıların bu çağrısına Başkan Aktaş’ın ilgi duyacağını umuyor ve beklentilerin boşa çıkarılmaması adına karşılık bulacağını düşünüyorum.

Kalın sağlıcakla.

.



alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz