Cafer Yıldız, Faruk Çelik, İftar ve son serüven!

28 Haziran 2016 Salı, 01:39
alim şahin

Faruk Çelik’i siyaseten tanıyanlar diyalog siyasetini çok iyi uygulandığını bilirler.

En yakın örneği Çalışma bakanlığındaki uzlaşmacı tutumu.

Hatta öyle bir noktaya geliyordu ki, bütün işçi temsilcileriyle işverenleriyle masada diyaloğu kuruyor ve sonuca gidiyordu.

Türkiye’nin 60 yıllık 100 yıllık sosyal güvenlik reformunu yapıyor, geleceği imzasını atıyordu.

Ve bunu Ankara Tandoğan da bir milyon işçiyle 1 Mayıs işçi bayramını miting yaparak resmileştiriyordu.

Korkunç bir ambiyastı.

O gün yanında olanlar tarihe tanıklık ediyordu.

Yetmiyor, Urfa da halkın içine birebir giriyor, her kesimle tokalaşıyor, mesele ülke meselesi diyerek günlerce konuşulan reklam filmini piyasaya sürüyor, halk korkunç derece de mest oluyordu yaptıklarından.

En son Urfa da organize ettiği iftar yemeği ulusal medya da yer alıyor, yetmiyor Haliliye Belediyesi Kosova da iftar veriyordu.

Yine halkla beraber, yine uzlaşmacı tavrıyla..

En ufak bir eleştiri gelmiyor takdirle karşılanıyordu.

Ama hiç bir gerçek  onun aynı zamanda Bursa’nın yetiştirdiği ender siyasetçilerden birisi olduğunu,  Bursa’nın evladı olduğunu, Bursa’nın siyasetçisi olduğunu gölgelemiyor, gölgelemedi de.

Bütün bunlar olurken en son Tarım İl Müdürlüğünün organize ettiği Bursa iftarında görüyorduk kendisini.

Yaklaşık 6 bin kişinin toplandığı Buttim açık alanı Faruk Çelik gerçeğini bir kez daha Bursa da gözler önüne seriyordu.

Biz de tarım il müdürlüğünü davetlisi olarak haberdar oluyorduk. İftardan,.

Bursa da ilk defa tarım kesimi devasa bir iftar organizasyonda buluşuyordu.

Bakan Çelik’te davetli olarak katılıyor,  tarım gerçeğini çok güzel bir konuşmayla süslüyordu.

 

FARUK ÇELİK’E ZARAR VERENLER

Tüm bunlar olurken, kendilerini yakın zannedenler Faruk Çelik’e zarar veriyordu.

Nasıl mı?

Son bir hafta hiç çalmadığı kadar telefonum çalıyor, mail bombardımanına tutuluyordum.

Şu Cafer Yıldız ve Refik Özen’in yaptığını bakar mısın mesajları ve telefonları hat safhaya  ulaşıyordu.

“Senden başka da gündeme getirecek kimse yok” deyip yine beni öne sürmeleri canı mı sıkmadı da değil.

Hani, Alemin delisi ben miyim derken, üç gün bekledikten sonra konu gündeme gelmeyince yine Donkişotluk bize mi düştü  belki de.

Haklıydılar aslında.

Biraz düşünüp haksızlık yapıldığına kanaat getirerek yazma gereği hissettim.

Ve iki kişiyi analiz ederek…

Cafer Yıldız ve Refik Özen.

 

CAFER YILDIZ:

Bursa siyaseti Cafer Yıldız’ı eskiden beri bilir.

Bu kadar tecrübeye rağmen nasıl böyle bir hata yapar anlamış değilim.

Cafer Yıldız Bursa da ilk kez tartışılır hale il başkanlığı adaylığında gündeme gelmiş, Kongre salonunda Sedat Yalçın ile yarışayım derken bir an da Nagıp Vardar il başkanı olmuştu. Stratejik hataya bak ki büyüklerini dinlememiş, inatla aday olmayı sürdürmüş ve kongre salonunu ağlayarak terk etmişti Nagıp Vardar’a.

Şimdi Tarım İl Müdürlüğünün iftar yemeğine güya Faruk Çelik taraftarlarını arayarak “Faruk Çelik’in İftarı var diye davet ediyor.

Ey Cafer Yıldız. Bu kadar tecrübeden sonra hala Faruk Çelik’in yemeği var diye çok güzel hareketler yapıyorsun.  Sana bu görevi kim verdi? Faruk Çelik’i sevdiğini söyleyerek bir anda insanları ikiye böldüğünü farkında değil misin? En basiti Yavuz selim meydanın da  ‘Şunu çağırdı, Bunu çağırmadı’ tartışmasını açan insan olarak yeni bir serüvene daha imza attın.  Olmadığı halde Faruk Çelik’in yemeğiymiş süsü vererek davet ettin insanları.

Hadi bunu da anladım.

Ayırdığınız insanları hangi kategoriye, neye göre belirlediniz?

Faruk Çelik’in karşılamasına gidenler tek tek işaretlenirken, il de o işaretlenenleri alkışlayanları neden çağırmadınız yemeğe.

Hadi unuttunuz.

İyi de tek başınıza bunu yapana kadar yıldırım da zamanında diyalog halinde olduğun siyasetçileri arayıp da kendi çevrenizi yemeğe çağırın demek aklınıza gelmedi mi?

Faruk Çelik üzerinden siyaset yaparken, ona nasıl bir zarar verdiğinizin farkında değil misin?

Sayın Çelik’in yemeği olsa organizasyonu yapacak ve halkla diyalogu olan bir siyasetçi olarak tek tek arayacağını bilmiyor musun?

Tarım il müdürlüğünün yapmış olduğu bir organizasyonu Faruk Çelik’in yemeği var diye çağırarak arkadaşlarının üzerinden Sayın Çelik’e yakın mı görünmeye çalışıyorsun.

Yap o zaman bir organizasyon çağır bütün arkadaşlarını bakan beyi sevenleri de davet et insanları buluştur.

Beş yıldır Bursa da yok iken beş ramazandır böyle bir iftar yemeği vermek aklına gelmedi mi?

Gelmediği bir yana yaptığınız hareketle hangi yetkiyle insanları ayrım yapıyorsunuz.

Aslında bu benim fikrimden daha ziyade tabanın serzenişi.

Ama siz söz de yakınmış görünerek zarar veriyorsunuz.

Senin Faruk Çelik’e olan sevgini yargılama ne haddim nede görevim ama severek bir insana bu kadar zarar verilebilir farkında değil misin.

Ve bunu sen sistematik olarak mı yapıyorsun bilmiyorum ama farkında olmadan yaptığını düşünerek bir uyarı olarak kabul et.

Zamanında onun gölgesinde siyaset yaparak geleceğiniz yerlere geldiniz. Yüreğiniz yetiyor ise kendi başınıza bir şeyler yapın da biz yaptık deyin.

Bülent Arınç Bursa da olduğu dönemde milletvekili adayıydın.

Kamuoyun da Bülent Arınç’ı eleştirdiğini, şu yanlıştır diye bir kez söyleyebildin mi? İl danışmalarında çıkıp şu nokta da yanlış yapıyorsun dedin mi?

Sizin diyemediklerinizi REİS bey “O ZAT” diye imzaladı da ondan sonra ufak ufak konuşmaya başladınız.  Ama bu kalem sizin korktuğunuz zamanlarda Arınç’a en sert ve tek muhalefet yapan kişi olarak dim dik durabildi. Oysa siz yakınında birisi olarak bu haykırışları yapsaydınız Bursa bu hale gelmezdi.

“Cihat Çini bizim oğlan, Tahsin Kara bizim adam” diyerek Apron da bekleyerek siyaset yaptınız. Onları da davet ettin mi  bakan beyin yemeği diye.

Göremedim de ondan sordum.

Eğer size rağmen Faruk Çelik bu memlekette bakan olabiliyor ise inanın karışmayın sizsiz başbakan bile olur.

Yeter ki seviyoruz diye zarar vermeyin.

Topu topu 2 yüz kişiyi yemeğe çağıramıyorsanız söyleyecek çok fazla şey yok aslında.

 

REFİK ÖZEN:

Osmangazi ilçe başkanıydın. Tam da sana ihtiyaç olduğu bir dönemdi. Sedat Yalçın il başkanı sen de Osmangazi başkanıydın.

‘Osmangazi ilçe başkanlığına devam et’ diye bir seven gurubun vardı.  ‘Kamuyla iş yapıyorum, işime zarar veririm’ diye ilçe başkan adayı olmak istemedin.

‘Genel merkeze rağmen siyaset olmaz’deyip arkanda ki sevenleri bir anda bırakarak ‘siyaset yapmayacağım’ dedin. Bülent Arınç’ın da hazır olduğu kongrede Tayip Erdoğan’ın dışında kimseye biat etmediğin söyleyerek Türkiye gündemine düşerken, nefsine hoş geldi o anki çıkışlar.  Arınç,  kürsüde biatın küfre kadar gidebileceğini söylerken kıpkırmızı olmuş, yüz küsür oyla Çihat Çini’ye teslim etmiştin Osmangazi’yi.

Cafer Yıldız’ın tabiriyle, senin tabirinle “Cihat bizden” kültürüyle Osmangazi’yi parçaladınız.

Bursa siyasetinin bugünkü haline gelmesinde en büyük sebeplerden biri olduğunu hatırlatmak isterim. Hadi bunları geçtim. “Sen hangi sıfatla siyaset yapmayacağım dediğin halde Faruk Çelik’in yemeği var” diye insanları davet ediyorsun. Sende bir seveni olarak Sayın Çelike zarar veriyorsun.

Osmangazi de insanlar bizi neye göre ayırdı sorusunu aynı şekilde sana soruyorum.  Facelerde dönem dönem yaptığın açıklamalarda bir kez daha yap da “Ben kamuya iş yaparken siyasette yapıyorum” de. En azında bu eleştirilere maruz kalma.

REİS’ten hiç mi öğrenmediniz dedikodular kesilsin diye milli görüş gömleğini çıkardım derken bir şeylerin önünü kapattığını. Sende bir şeylerin önünü kapat siyaset yapıyorum yada yapmıyorum de.

Hatta Cafer Yıldız’la bir araya gel bir iftar programı yap Bakan beyi çağır ve Deki, biz yaptık.

Tarım il müdürlüğünün yemeğine Faruk Çelik’in yemeği diye insanları davet edip prim yapmak ne haddinize.

Tıpkı sende Cafer abin gibi bir sevene olarak zarar veriyorsun Siyasetin ustasına

Ama biliyorsunuz ki hep uzlaşmacı, Faruk Ağabey dört dörtlük bir ağabey.  Anlayışında ise kırmadan dökmeden siyaset var. Bu da işinize geliyor değil mi?

Ama bırakın adamı kendi haline Bursa da ki tabanıyla diyalogunu siz koparmayın.

Senin için de geçerli.

Beş ramazan geçti, hangi organizasyonu yaparak iftar verdiniz bin kişiye iki bin kişiye.

Dolayısıyla hep birilerinin yaptığı başarıları sahiplenmek siyasi düsturunuz olmadan siyaset adına sizde bir şeyler yapın deyin ki, bu da bizim başarımız bunu başardık.

Ama sizin hangi başarınız var?

İnanın millet onu sorguluyor.

Şikayet siyasetinden başka, insanları birbirine şikayet etmekten başka bir şey yapmadığınız konuşuluyor. Bütün bunlar yaşanırken, sessizliğinizle siyaset yaptığınızı zannediyorsunuz. Ve bunu yaparken de insanları ayrıştırdığınızın farkında değil, arkada da nasıl bir enkaz bıraktığınızın bilincinde değilsiniz.

Eskiden Osmangazi de siyaset yaptığınız arkadaşlarınızı yemeği çağırmadığınız, neye göre ayrıştırdığınızı soruyorlar. Karşılamaya giderken herkesi ara, yemek davetinde insanları ayır.

Olmadı be Refik Özen.

Kamuya iş yapmaya bence devam et.

Yap yemeğini, yola giden organizasyonlara hazırla kumanyanı, al paranı bu işlere karışma bence.

Çünkü geçmişteki başarınız ortada.

Bırakıp kaçarken Osmangazi’yi hiç böyle direnç göstermediniz, bu kadar cesaretli olmadınız.

Şimdi hangi cesaretle Bakan Çelik’in yemeğiymiş gibi davet ediyorsun insanları. Bunu yaparken de eleştirilere maruz kalıyorsun.

Sonuç şu ki;  Faruk Çelik Tv Programında bu siyaseti elleriyle karları kürüyerek yolları aça aça,  temizleye temizleye geldigini söylemiştir. Taban ve saha siyasetini iyi bilen sizin bu yaptıklarınızı da okuyabilen geçmişi başarı hikâyeleriyle dolu kendi tabiriyle çobanlıktan bakanlığa yükselmiş bir insana severek zarar vermeyi meslek haline getirmeniz ne Cafer Yıldız serüveni ne Refik Özen serüveni olarak anılmaz.

Ama Faruk Çelik’in serüvenlerini de yazmaya bu sütunlar yetmez.

Siz kendinize başka serüvenler arayarak yolunuza devam etmeniz, başarılı olmanız en büyük dileğim.

Bakın son bir örnek söyleyeyim size. Cemalettin Torun Yaşar amcanın babalar gününü kutladı.

1 Ağustos ta ağabeyler gününe hazırlanıyor Osman Çelik’in gününü kutlamak için. Hiç mi örnek almadınız ne baba bildiniz ne abi bildiniz.

Yapmayın artık. Abi dediklerinize severerk zarar, baba dedikleriniz de miras yedi olarak daha fazla zarar vermeyin.

Kalın sağlıcakla.

 

Bu yazının dipnotu…

Eleştiriler bir gazeteci olarak sadece benim değil. Hasan Boztürk ve Mehmet Gülyaprak’ı da takip edebilir, tabanı da bire bir dinleyebilirsiniz.

 

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz