
Oysa daha düne kadar Yıldırım Belediyesi’ne güzellemeler diziyordu.
Hatta ikili görüşmelerimizde bile Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz’ın başarılı çalışmalara imza attığını defalarca söylemekten geri durmuyordu.
Bugün bakıyoruz ki, kafasını nereye çarpmışsa bu düşünceden çok keskin bir ‘u’ dönüşü yapmış çok sert saldırıya geçmiş.
Aslında kendi mecrasında asli huyuna dönmüş.
CHP’nin uç beyi Yüksel Baysal Yıldırım belediyesini hedefe koymuş.
Suçlamalarından bir tanesi Oktay Yılmaz Yıldırım da yeşil alan bırakmamış!
Hangi resmi verilere dayanarak bunu söylemiş bilmiyorum ama herkesi güldürdüğüne eminim.
Dün dönüşümde hizmette başarılı bulduğu ve örnek gösterdiği Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz’ı bugün bir anlamda “neden dönüşüm yapıyor, sırası mı bak yeşil alan kalmıyor” gibi ipe sapa gelmez, aklın ve mantığın kabul etmediği çelişkiler yumağı olan sorularla sözde AK Partili belediyelere ve AK Parti’ye salvololar yaparak milletin kafasını bulandırmaya yönelik sorular yöneltmeye çalışıyor.
Aslında CHP’lilerin asıl mesleği de bu!
Kendileri icraat yapmadıkları gibi her zaman çalışan belediyeleri hedefe koymak, başarılarını gölge düşürmek için her türlü yola başvurmak, ortalığı karıştırmak milletin kafasında soru işaretleri oluşturmak.
AK Parti için büyükşehirde “ganimet paylaşımı” diye suçlama yapanlar, AK Parti’den kendilerine geçen belediyeleri bir nevi ganimet olarak görüp hırsızlık yolsuzluk ve arsızlıkta sınır tanımayanlar, işledikleri suçlardan yüzü kızarmak yerine bir o kadar da pişkin “yağız hırsız” rolünü utanmadan oynayabiliyorlar.
Yapılan hırsızlık ve yolsuzluklara hukuk gereğini sorduğu zaman “neden?” diye soruyorlar.
Şimdi ise milletin vekaletini kendi çıkarları doğrultusunda kullananlara devlet niye hesap soruyoru sorguluyorlar.
Bugün milletin verdiği yetki ile meclis kendi başkanını seçti ve tabi ki kendi çalışma arkadaşlarıyla görev dağılımı yapacak.
Bunu hazmedemeyen CHP’nin uç beyleri “ganimet” paylaşımı olarak niteleyerek “Düşmandan mal mı kaçırıyorsunuz” gibi ahlâk seviyesi kendileri gibi zayıf kelimeler sarfetmeye başladılar.
Yani çaldıkları çırptıkları onlar için nizamı sayılırken, olması gereken rutin değişimlere hazımsızlık örneği gösterebiliyorlar.
Oysa AK Parti’den devraldıkları belediyelerde mal bulmuş mağrip gibi nasıl bir havuzun içinde düştüklerine inanamadılar, İmamoğlu örneğinde olduğu gibi götürdükçe götürdüler.
Yolsuzlukta sınır tanımayanlar bugün AK Parti’ye geçen belediyelere ganimet sıfatı yapıştırma yüzsüzlüğü sergiliyorlar.
Şu hale bak ki “belediye el değiştirdi ama yöneticileri değiştirme” denilmek isteniyor.
Yani birileri yemeye devam etsin!
Çünkü adamlar örgütsel düzeni değişmez meslek kuralı haline getirmişler.
Ama bunlar AK Parti’den devraldıkları Bursa Büyükşehir de tüm yöneticileri değiştirdikleri gibi 3 bin kişilik belediye çalışanını kapı dışarı etmiş ekmeğinden oynamışlardı.
Anlaşılır gibi değil !.. adamlar hem suçlu hem güçlü!
Tabi bu yönde cingar çıkaranların asıl derdi daha önce rakamı bilinmeyen devasa reklam pastalarından kaptıkları payın kesilmesidir bu da oldukça zoruna gitmiş olabilir.
Mustafa Bozbey döneminde yatırım için “kasada para yok” diyenlerin reklam adı altında harcadıkları bütçe akıllara zarar olduğu ortaya çıkmıştı.
Hizmete gelince bir tane proje üretemeyenler üç kuruşluk fidan’a milyon lira ödeme de oldukça mahirdiler.
Bugün Türkiye’de olduğu gibi Bursa’daki CHP’li tüm belediyeler mercek altına alınmalıdır.
Başta Nilüfer belediyesi olmak üzere Osmangazi de Erkan Aydın’ın hizmet anlamında hiçbir proje üretememesi aynı kalıbın ürünüdür.
Dolayısıyla burada yapılan harcamalar mutlak şekilde yakın takibe alınmalı.
Yapılan borçlanmalar, varsa alınan krediler, ihaleler, alınan mal hizmetleri ve ödemeler ince elenip sık dokunmalı tüm dosyalar didik didik edilmelidir.
Çünkü CHP zihniyeti hep aynı kalıp üzerinde inşa edilmiştir.
Bu zihniyetin uç beyleri AK Parti’nin hizmetlerine çamur atmaya leke sürmeye çalışmaları kendi kanunsuz işlerini örtbas anlamına geliyor.
İstanbul’da, Bolu’da, Uşak’ta ve diğer gözaltına alınan tutuklanan yargılanan CHP’li belediyelerde aynı yol izlenmedi mi?
Hükümete ve AK Partili belediyelere yönelik saldırı iftira kampanyaları yürüterek dikkatleri aksi yöne çekip arka planda malı götürmediler mi?
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir hakkında ortaya atılan iddialar mutlak şekilde sonuçlandırılmalıdır.
Mutlak butlan davasında yargılanan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın‘ın Özgür Özel hesabına para ile delege satın aldığı yönündeki iddialara bakılırsa bu yönde bir alışa gelmişlik söz konusu.
Sayın Erkan Aydın’ın 2 yıl geçmesine rağmen hala AK Parti’nin eserleri ile yürüdüğü gözönüne alınırsa yapılan harcamaların hangi hizmetler karşılığı yapıldığı araştırılmalıdır.
Yoksa öyle AK Partili başarılı belediye başkanlarını hedefe koyarak hedef şaşırtma danslarıyla göz boyayarak bu yönde ilginç figür sergileyip cambaza bak oyunu oynamaları eskide kaldı.
Unutulmamalıdır ki, Bursa’da şu ana kadar yapılan bütün hizmetler AK Parti’nin eserleridir.
Nerede hangi yatırım yapılmış nereye çivi çakılmışsa tümü AK Parti belediyelerinin hizmetleri olduğu gerçeği var.
İki yıl geçmesine rağmen şu ana kadar CHP’li belediyelerin hangi alanda uzman olduklarını millet çok iyi gördü.
Öyleyse CHP’li uç beyleri hangi dansları sergiler hangi figürleri ortaya koyarsa koysun gerçekleri asla değiştiremeyeceklerini kendileri de çok iyi biliyor.
Düşüncem bunlarla yan yoldan yürüyenleri bile bir gece karabasanlar basabilir!
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
MANŞET
28 Nisan 2026MANŞET
28 Nisan 2026MANŞET
28 Nisan 2026MANŞET
28 Nisan 2026MANŞET
28 Nisan 2026MAGAZİN VİDEO
28 Nisan 2026YAŞAM
28 Nisan 2026