Bursa 1897’den bu zamana kadar balkanlardan 20’ye yakın göç dalgası aldı. Şehrin %60‘ına tekabül eden göçmen nüfusu bugün Balkan Türkleri olarak 1 milyonun üzerinde.
Balkan Türkleri yaşadıkları ülkelerde kendilerini devletten ayrı tutmuş, öz kimliklerini korumak için büyük mücadeleler vermiş.
Ama anavatan (Türkiye) Bursa’da kendilerini ayrı tutmak yerine devletle bir olmayı henüz başaramadıkları yönünde serzenişleri var.
Bugün Bursa’daki adeta dağılmışlık görüntüsüyle dernek oluşumları büyük bir kıskançlık üretmiş.
Bu da Balkan göçmenlerinin sesini duyurmada onarılmaz sorun haline gelmiş.
Göçmenlerin beklentilerini, iç ve dış sorunları, sıkıntıları Tunaboylular Dernek Başkanı Süleyman Ulusoy ile konuştuk.

Başkan Ulusoy, “Bulgaristan kökenli Türkler en büyük sorunu kendi içinde yaşıyor” diyerek problemin ana kaynağını ilk cümlede özetlemiş oldu.
Tabi bunu söylerken yeteri kadar temsil edilmedikleri sitemini de yaptı.
Süleyman Ulusoy, “kendi sorunlarımızın çözümü için talepte bulunmadık, talepçi olamadık, parçalanmış bölünmüşlük nedeniyle güçbirliği yapamadık, rengimizi belli edemedik, ortaya koyamadık, bize teklif gelmedi biz de gitmedik talep etmedik” dedi.
Aslında Bulgaristan göçmenlerinin Bal-Göç çatısı altında güçlü bir STK olduğunu sanırım herkes biliyor.
Ancak bugün o etkin gücü bazı kişisel hırslar ve kıskançlık yüzünden birleştiremediğinden şikayet ediliyor.

Başkan Ulusoy’ un sözleri çok çarpıcıydı.
“Bulgaristan göçmenleri ve gençliğimiz yaşadığı sınırları bilmiyor. Bunların en önemli sebeplerden biri TBMM de oluşturulan Balkan göçmenleri dostluk grubunun temsilciliğini yapan yanlış isimlerdir.
Dolayısıyla yabancının kaşığı ile çorba yiyemezsiniz.
Bu da köken ve aidiyetin önemini ortaya koyuyor.”
.
BÖLÜNMÜŞLÜK YAŞIYORUZ
Diğer yandan güçbirliği yapamadıklarını itiraf eden Tunaboylular derneği başkanı Süleyman Ulusoy, Farklı kültürlerin farklı kimliklerin temsilcileri değil, öz be öz Türk olduklarının altını çiziyor.

SİYASİLERE DİKKAT ÇEKEN MESAJ
Bursa’da kendi camiasında yaşanan “çekişme, kıskançlık ve göstermelik üretkenlik” nedeniyle yol alamadıkları şikayetinde bulunması balkan göçmenleri arasında sıkıntının bir hayli büyük olduğunu ortaya koyuyor.
Süleyman Ulusoy bunun için de çok dikkat çekici şu cümleleri kuruyor:
“Sahada sağlam basmaya adam lazım, bunu kendi içimizde başaramadık.
Göstermelik iftar kutlamaları ile bunu yapmamız mümkün değil.
Bölünmüşlük yaşıyoruz, gücümüzü birleştiremiyoruz. En fazla en yoğun nüfusla yaşadığımız il Bursa ama ne yazık ki gücümüzü hissettiremedik. Hakkımız olan en güçlü temsiliyet yetkisini kullanamıyoruz, aktif rol alamıyoruz. Bir milyonun üzerinde nüfusumuz var. Nüfus oranına göre bu temsiliyet değerlendirilmelidir.
Bunu siyasiler bile düşünmedi veya düşünmek istemedi. Bununla birlikte kendi insanımız siyasete mesafeli duruyor. Bu düşünceden camia olarak arınmalıyız. Siyasette etkin ve güçlü bir şekilde yer almalı, temsil irademizi ortaya koymalıyız.
Palyatif çözümlerle sonuca varamayız.”
Düşünün bir zamanlar Bursa’nın en güçlü STK örgütlerinden biri olan Balkan göçmenlerinin bu derece iç çekişme yaşaması, bazılarının kişisel çıkar ve hırslarını ön planda tutması dev bir oluşumu ‘etkisiz güç’ haline getiriyor.
Bu durum farklı isimler altında yöresel misyon üstlenen parçalanmışlık oluşumlara yol açmış. Bu da sıkıntıların her geçen gün çoğalmasına sebep olmuş.
Bulgaristan göçmenleri siyasi partiler başta olmak üzere milletvekilliği, belediyeler, meclis üyelikleri ve diğer sosyal katılımcılıkta güçlü isimlerle temsil edilemediklerinden yakınıyor.
Bu durumu sadece kendi iç sorunlarına bağlamayıp özellikle AK Parti kanadına büyük sorumluluk düştüğünü de vurguluyorlar.

AK PARTİ’NİN SUSKUNLUĞUNU ÇÖZEMİYORUZ
Tuna boylular dernek başkanı Süleyman Ulusoy, “Bursa’da siyasi mevkilerde Balkan türkü yer almalı.
Partiler bu hususta kendini zenginleştirmelidir.
Partiler bize karşı kendilerini kilitlememeli, politik üretim yapmalı.
Özellikle AK Parti’nin Bulgaristan göçmenlerine yönelik olan suskunluğunu çözmekte zorlanıyoruz.
Bizim arayışımız 1 ise iktidar partisinin arayışı 10 olmalıdır.
İftarlara katılma ile sorun çözülmüyor. Politika geliştirmeden üretim yapılmaz, Oligarşik slogan ile olmaz” derken hem içe hem dışa yönelik şu önemli mesajları da çok güçlü şekilde vurguladı;
Balkan Türkleri bu dönem temsil konusunu ciddi anlamda sorguluyor.
“Balkan şehri Bursa’da kendi sesimizi duyuramıyoruz.
Kendi içimizde sorunlar yaşıyoruz, bizi kendi içimizde yaşanan kıskançlık bitiriyor. Herkes birbirine uzak, sorunları çözmekten uzak bir bölünmüşlük söz konusu. Ama bu dönem ölü toprağını üzerimizden atarak güçlü şekilde ayağa kalkacağız.”

BALKAN POLİTİKASI YETERLİ DEĞİL
Süleyman Ulusoy son olarak iktidarın Balkan politikasını yeterli bulmadığını söyledi.
“Özellikle ülkemizin Balkan politikası daha dirayetli olmalıdır.
Aksi halde Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımız gelecek 50 yılda tehlike altındadır.
Zira nüfus korkunç şekilde azalıyor, gençler sistematik baskı nedeniyle diğer Avrupa ülkelerine kaçıyor orada büyüyor.
Hali hazırda Bulgaristan’da yaşayan Türk soydaşlarımız büyük oranda yaşlı kesimden oluşuyor.
Nüfus kayıtlarında 1 milyon gözükse de gerçekte toplamı 300 bini bulmuyor. Var olan nüfusumuzu da kullanamıyoruz.
İktidar partisi Balkan politikalarına daha fazla önem vermeli” çağrısında bulundu.

Tuna Boylular Dernek Başkanı Süleyman Ulusoy’un altını çizdiği konular özetle şöyle;
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
MANŞET
28 Şubat 2026MANŞET
28 Şubat 2026MANŞET
28 Şubat 2026MANŞET
28 Şubat 2026MANŞET
28 Şubat 2026MAGAZİN VİDEO
28 Şubat 2026YAŞAM
28 Şubat 2026