25 Ağustos 2020 Salı, 13:46
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

Kaşıkçı’ya sert tepkiler: Emeklerimiz boşa gidiyor! Saldırganlık ve hukuk!

Başta söyleyelim.

Bursa İl Sağlık müdürü Halim Ömer Kaşıkçı‘nın uygulamaları sağlık çalışanları arasında büyük bir rahatsızlığa yol açmış.

Bu anlamda Sayın Kaşıkçı’ya yönelik Sağlık kulislerinde “Emeklerimiz boşa gidiyor” şeklinde çok sert tepkiler oluşmuş.

Özellikle adamcılık ve ötekileştirmeden tutun da sağlık çalışma düzeneği ve koordinasyonsuzluktan yakınmalar hat safhaya ulaşmış.

Sağlık camiası tepe yönetiminin yanlış ve “bizden sen” uygulamaları orta ve alt kademede adeta isyan noktasına geldiği konuşuluyor.

Tüm bu rahatsızlık alabildiğine çoğalırken geçtiğimiz günlerde sağlığın Bursa’da ki en gür sesi ve tek yetkilisi olan Sağlık bakan yardımcısı Halil Eldemir’in konuyla alakalı sessiz kalması, hatta “Bursa sağlığına ben karışmıyorum” dediği yönünde kulislerde konuşulması kendisine yönelik büyük bir eleştiriye dönüşmüş ve çalışanlar arasında gündeme oturmuş ve tüm okları üzerine çekmişti.


Gelen şikayetlere binaen bizde sosyal medya hesabımızdan “Bursayı bilmeyen, tanımayan, sağlık camiasında işleyişi yüzüne gözüne bulaştıran, koordinasyonu Arap saçına çeviren Bursa İl Sağlık Müdürü Halim Ömer Kaşıkçı ya tepkiler, şikayetler sağlık çalışanları arasında tavan yapmış durumda.
Şikayetlerin en önemli noktası ise “Kaşıkçı bu işi bilmiyor, işleyen düzeni bile ters yüz etti” şeklinde olduğu, çalışanlar arasındaki rahatsızlık ve maalesef bu durum Bursa sağlığının daha da kötüye gidişinin habercisi olduğunu gösteriyor”
şeklinde ifadelere yer vermiştik.

Ve ardından; “Sağlıkta yaşanan sancıları bize gelen şikayetler derece ve ölçüsünde değerlendirip paylaşıyoruz.
Dünkü paylaşımlarımızda sağlık Bakan yardımcısı Sayın Halil Eldemir i konuya daha fazla eğilmesi ve bu sıkıntıların giderilmesine yönelik müdahil olması adınadır.
Umarım yaşananlardan haberdar olur ve gereğini yapar.
Zira sağlık içerisinde haksızlıklar olduğuna yönelik çok büyük şikayetler söz konusu.
Kısaca sağlık camiası, sorunun ana kaynağını çok iyi bildiğini düşündüğü Sayın Halil Eldemir’den hayırlı haberler bekliyor…
Biz bu süreçte sadece aracı, sonrada takipçisiyiz”
cümlelerini paylaşmıştık.

Konuyla alakalı şikayetlerin dozu her geçen gün artarken bizler gazetecilik görevimizi kamu ve toplumun yararına olan her konuyu gündem etmekte çekinmeyeceğiz.

SOSYAL MEDYADA ŞAHSIMIZA YÖNELİK ALÇAKÇA SALDIRILARA CEVABIMIZ

Bu şahıslar gazetecinin kanunlarla güvence altına alınmış görevi ve hükümlülüklerini bilmiyor olabilirler.

Onlara kısaca hatırlatmam gereken konu şudur:

Gazetecinin görevi gerçeği sümen altı yapmak yerine topluma iletmesidir.

Halkın haber alma hakkının yerine getirilmesidir. Gazetecinin görevi gazetecilik yapmaktır. Gazeteci; haberi, fotoğrafı ve yazısı ile konuşur.

Gazeteci; basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüstçe kullanır.

Bu amaçla her türlü sansür ve oto sansürle mücadele eder.

Gazeteci, önce halka ve gerçeğe karşı sorumludur.

Peki; günümüzde “gazeteciler” gerçekten “gazetecilik” yapıyor mu? yoksa gazetecilik ile başka kavramların iç içe geçmesiyle oluşan kaotik ortam gazeteciliği sadece içi boşaltılmış bir kavram haline mi getirdi?

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yayınladığı Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazetecinin görevleri şöyle sıralanıyor.

Gazeteci; halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, haber alma, yorum yapma ve eleştirme özgürlüğünü kullanırken kendi açısından sonuçları ne olursa olsun, gerçekleri çarpıtmadan aktarmak zorundadır.

Gazeteci; milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, cinsel kimlik, cinsel yönelim, dil, din, mezhep, inanç, inançsızlık, sınıf, dünya görüşü ayrımcılığı yapmadan tüm uluslar, halklar ve bireylerin haklarını tanır, saygı gösterir.

Gazeteci; bilgiyi yok edemez, görmezlikten gelemez, metinler ve belgeleri değiştiremez.

Gazeteci; halkın haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olmayan hiçbir amaç için izin verilmedikçe kimsenin özel yaşamın gizliliğini ihlal edemez.”

Kaldı ki Türkiye Cumhuriyeti basın yasasında gazetecinin görevleri tanınmış güvence altına alınmıştır.

SOSYAL MEDYA DECCALLARI

Hal böyle iken şahsımıza aşağılıkça ifadeler kullananlara yönelik uyarılarımız şudur: herkes kendi sorumluluk alanında faaliyetini yapsın.

Bizler görevimizi yaparken kimsenin özel hayatına müdahale etmiyor sadece habercilik adına toplumu bilgilendirmeye yönelik kanunlar çerçevesinde görevimizi yapıyoruz.

Kimselere hakaret yada küfür etmeye ne gazetecinin ne de bir başka ferdin hakkı ve haddi değildir.

Durum bu minvalde iken sadece ve sadece gerçekleri yazdığımız için bizlere yönelik çirkin saldırılarda bulunanlara hukuku zeminde cezai karşılık bulması adına açtığımız devam eden ve sonuçlanan davalarımız vardır ve olacaktır.

Son yazdığımız yazılarımızla alakalı tarafımıza hakaretler savuranlara karşı da aynı şekilde hukuk kuralları işleyeceğini bildirmek isterim.

Uzlaşma konusu yolunun kesinlikle kapalı olduğunu da belirtmek isterim.

Ne yazık ki; gerçeklerin ne kadar acı ama gerçeğin ta kendisi olduğu kavramını insanımız bir türlü kabullenmemekle diretiyor.

Eğer bu sıkıntıları görmezden gelirseniz yarın daha büyük ama telafi edilemez sonuçların faciaya dönüşeceğini o zamanda iş işten geçmiş olacağını hatırlatmak isterim.

Bizler görevimizi yapıyoruz.

Herkesin aynı duyarlılıkta olmasını temenni ediyoruz.

Bu zamana kadar yazan ve yazmayan gazeteci arkadaşlarımız olabilir.

Ama bizler doğrunun, haklının, toplum ve ülke menfaatleri adına gerçekleri yazmaya devam edeceğiz.

Allah bu imkanı vermişse kimse alamaz, nasip etmemişse de kimse veremez.

Konuşulması gereken yerde konuşmayanlar, susması gereken yerde susmayanlardan olmadık olmayacağız.

Ne yazık ki; sorumsuz ve sadece “bizim adam hata yapmaz, yanlışta yaparsa doğrudur” bağımlılığından kurtulmak önce vicdanına, topluma sonra da Allah’a karşı kulluk görevlerini herkesin kendini gözden geçirmesi gerekir.

Kişiler insani olarak çok iyi olabilir ama “hata yapmaz” derseniz bu Allah’ın gücüne gider, ilahi iradeye karşı bir sorumsuzluk olur.

MESLEĞE SAYGILI OLMAK!

Meslek hayatımızda Polis-Adliye muhabirliğinden tutunda ekonomi, spor, politika, spiker vs hemen her dalında ömür sökmüş bir kardeşinizin mesleğine birazcık saygılı olmanızı beklerdim.

Aynı doğrultuda herkes kendi alanında uzmandır. Sizlerinde başkalarınında her ne olursa olsun mesleğine saygımız sonsuzdur.

Ama takdir edersiniz ki, gazetecilikte aslolan gerçek haber ve toplumu bilgilendirmek başlıca görevlerimiz arasındadır.

Bu nedenle mesleki süreçlerde hukuku anlamda karşılaştıklarımızla bile el sıkışmış, tokalaşmış selamlaşmış yine sohbet muhabbetlerimizi yapmışızdır. Yani kimselere kişisel kin asla olmaz.

Bunun en iyi örneği bir önceki siyasi muhataplarımızdır.

Bugün Ak Parti de yönetim adına kötü gidişi yazmamız sadece temsil makamları nedeniyledir. Yoksa görevi bıraktıktan yada değişim söz konusu olduktan sonra A kişi B kişiyle süre giden bir sorunumuz asla olmaz olamaz.

Herkesin günahı sevabı kendisine aittir.

Kadir-i mutlak olan Allah görülmeyenleri gören, bilinmeyenleri bilendir.

Burada asıl olan Türkiye Cumhuriyeti tarihin en güçlü ve otoriter zirvesine çıkarmış bir Cumhur-u REİS ve onun davasını sekteye uğratmadan herkesin üzerine düşen bilinçte olmasıdır.

Amacımız ve gayretimiz üzerinde yaşadığımız topraklarda şerefli ve onurlu bir ecdadın torunları olarak genel anlamda Türkiye’miz ve toplumumuz nezdinde zarar olacak şeylerin düzeltilmesi adınadır.
Önce Türkiye ve Türk toplumu gelir. Amacımız kişisel menfaatlerin devlet kazanımlarını sekteye uğratmaması adınadır. Yegane hedef ülkemizin kazanımıdır.

Böyle olduğu taktirde daha güvenli daha ferah bir yaşam süreceğimizi herkesin bildiğini düşünüyorum.

Selam ve saygılarımla.


.


alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz