17 Ağustos 2020 Pazartesi, 18:27
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

ALKIŞ!.. Yoksulluğun dibine vuran siyasiler halkın sıkıntılarına çözüm üretiyor!..

Ooffff of ki ooof!

Duydum dost yarelenmiş yine gönlüm hoş değil.

Her yanı paralenmiş yine gönlüm hoş değil.

Farklılığımız zenginliğimizdir.

Vatandaş Bakacak’ta çay satıyormuş.

Senin neyine çay satmak!.

Vatandaş pazar pazar geziniyor muş!

Senin neyine pazarcılık yapmak!..

Şu dünyada rızık peşinde koşmayan hiç bir canlı yoktur.

Allah verir bir şekilde önüne gelir düşer!

Bakınız!!!

Kimisi aradığını bulamaz, bulduğuyla yetinir, kimisi de buldukları içinde ne yapacağını şaşırır!

Allah kimseyi şaşırtmasın.

Devletin tüm imkanları ayaklarının altına serilenleri ise hiç şaşırtmasın.

İşte onlar öyle az boz şaşırmaz, şaşırmanın dibine vururlar.

Bursa’mızın yeni elitlerinde orantısız bir umursamazlık hakim.

Ne yazık ki, adalet hükmünün bazılarına açtığı kapı en vahşi kapitalist anlayışı geride bıraktı.

Bugün de bunun örneklerini görüyoruz.

Ekonomik süreç, küresel güçlerin kur saldırıları, İşsizlik enflasyon derken devletin tepesi tüm bu zorluklara göğüs gererken, zaman zaman vatandaş kendi yağıyla kavrulurken, sorunlara çözüm bulunması adına TBMM’ye gönderdiğimiz vekiller, belediye başkanları, il başkanları ekonomik sıkıntıyı en zirvede yaşıyorlar.

Kim demiş ki vekiller siyasiler belediye başkanları İl başkanları ekonomik sıkıntı çekmez diye…

Hemde şehrin en fakirinden daha mütevazi bir hayat yaşıyor, bu yaşadıklarını da sergilemekte hiç bir behis görmüyorlar.

Yeni Türkiye’nin “yeni yoksul” elitlerinden olmak isteyenler mutlaka bir siyasi partinin paçasından tutunmalı, kullandıkları araçları, özel şoförleri, paraları nasıl su gibi akıttıklarını görmemeli ve onları eleştiren, doğruları yazan gazetecileri de görmezden gelmeli.

Yanlışa yanlış dememeli, yanlışa doğru doğruya yanlış demeli.

Her yanlışı doğru diye alkışlamalı, dalkavuklukta en önde gitmeli.

Şimdi sizlere bahsini edeceğim görüntülere yaşananlar var ki müsriflik ve görmemişliğe dair en çok dertleneceğimiz örnekler.

YOKSULLUĞUN BÜYÜĞÜ SİYASİLERDE!

Ankara’da neler yaşanıyor bilmiyoruz ama Bursa’da kapalı kapılar ardında dışa yansıyan bir görüntü var ki Mütevazilik canla başla her yerden akıyor…

Siyasilerin en heybetli mütevaziliği karşımızda duruyor.

Yer; Kaburgacı Ahmet Mehmet Hasan Hüseyin’in yeri.

Aslında devamını bu videoda görüyorsunuz anlatmaya gerek yok.

VİDEO LİNK: https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10214503604463632&id=1825777069

Yoksulluk kavramının çok belirgin bir tanımı işte bu görüntülerde yatıyor.

Vatandaşın derdiyle dertlenmek, sorunlarını kısa zamanda çözüme kavuşturmak, Özellikle çay satarak evini geçindirmek isteyenlere anında fesih yöntemiyle çözüm üretmek!

Daha ne olsun.

Hizmetin kralını yapan siyasilerin aslında yoksulluk içinde yüzen siyasiler olarak haklarını yememek lazım.

Zira yoksulluk, bağlı olduğu toplumsal koşullara göre
biçimlendirilmelidir.

VİDEO LİNK:
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10214503604463632&id=1825777069

Dolayısıyla yoksulluk biçimi tek biçim değildir.
Öyle sizin bildiğiniz biçim hiç değildir.

Yok evinde ekmek yok muş, çorba kaynamıyormuş gibi falan filan değil.

Öyle yoksulluk mu olur canım!

Kimse kusura bakmasın.

Yoksulluk literatürünün en başında siyasiler gelir.

Yani yoksulluk level atlamıştır.

Buna göre kaburga yoksulluk, acılı acısız yoksulluk, şiş ve tandır yoksulluk, köfteli kebaplı, içecekli içeceksiz nesnel ve öznel yoksulluk, kırsal ve kentsel yoksulluk. Kültürel yoksulluk, derin yoksulluk, nöbetleşe yoksulluk ve yoksulluğun asimile olması üç ve beş yıldızlı yoksulluk gibi çok sayıda kavramın bu terimin içine girmesi demektir.

Bu kavramların her biri farklı bağlamlara işaret etmektedir

Ama bakın bunu söylerken insanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan yiyecek, içecek, barınma gibi temel ihtiyaçların yani başına bir örtük olmasına gerek yok.

Kuş sütü eksik sofralarda bile yoksulluk çekildiğini hatırlatmak isterim.
Buna göre yokluktan kaynaklı belli bir zaman diliminde toplumun veya grupların ortalama ya da tipik standartlarından hareketle yokluğu iyi analiz etmek gerekir.

Buna göre özellikle Bursa’da yokluk ve yoksulluk standartlarında çıtanın yükseldiğini görebiliriz.

Yukarıda izlediğiniz görüntü de yoksulluk şişlere takılmış on kişiye bir şiş düşmüş.

VİDEO LİNK:
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10214503604463632&id=1825777069

Böyle adalet olabilir mi?

Keza Şişe uzak yada yakın olanlar, uzanan ve uzanamayacaklar, nasiplenemeyecek çok kişi göze çarptığını söyleyebiliriz.

“Bu mu adalet” diye sormak gerekir!

Burada Ak parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman‘ın bakışını acı ve üzüntülü olduğunu çok talihsiz bir durum olarak yorumlayabiliriz.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın özellikle gülümsemesine bakmayın, İçi kan ağlıyor. Bursalılara nasıl hizmet götüreceğinin derin düşüncesi içinde yer alıyor.

Ya Milletvekili Refik Özen.

Tam bir halk adamı.

Halkın olmadığı yerde eli malum yere uzanmıyor, yutkunarak “halkın boğazından geçmeyen benimkinden geçmez” derdine düşmüş.

Mustafa Esgin mi?

Bakmayın doktor olduğuna, o işin kemiklerine kadar en iyisini bilir. Kendinden emin “ben bilirim bu sorunu ancak ben çözerim” hakimiyetini yansıtmış ortama.

Ne diyelim.

Allah böyle yoksulluğu da kimselerin başına vermesin.

Üzüntülü bir durum!

Bak Fikret’ciğim; Halkın adamları halkın derdiyle dertlenirken sen Bakacak’ta çay satıp ne parası kazanacakmışşın öyle, git başka yerde çay sat.

Bir daha öyle çay masalıyla siyasileri meşgul etmesek diyorum.

Adamlar görevlerini aksatmadan yapmaya çalışırken çayla mayla vakitlerini çalmayalım lütfen.

Allah siyaseten yoksullara akıl fikir verip hayırlı kapısını açsın iiiinşaaaaalllllllah.



alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz