11 Mayıs 2020 Pazartesi, 17:33
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

Medya çatışması ve Faruk Çelik’e yapılan saldırı! Büyükşehir’e vurulacak en büyük darbe!

Son günlerde iki kurum arasında parlayan atışma katışma sondaj montaj işleri alakasız mecralara doğru yüzüyor.

Başta belirteyim son on gündür mevsimsel gribal rahatsızlığı geçiriyorum.

Bir hayli sıkıntılı günler atlattım.

Bu yazıyı da masa başına oturacak ve kendimi toplayacak kadarıyla ele aldım.

Yeni yeni toparlanmaya çalışıyorum.

Ama biraz daha güçlü şekildi gözlerimi açtığım son bir kaç gündür takip ettiğim gündem ne yazık ki iyice çığrından çıkmış.

Görünün o ki; Herkes gardını almış birbirlerinin açığını aramaya başladı.

Bir taraf öteki tarafı, öteki taraf beriki tarafı fetö medyası olmakla suçluyor.

Ama birbirlerine atmaya çalıştıkları çamuru alakasız kişilerin üzerine sıçratmaları ise samimiyetten hiç bağdaşmıyor.

Hemen belirteyim.

İki kurum arasındaki kavga beni ilgilendirmez.

Ama  uzaktan yakından alakası olmayan şekilde uyduruk sebepler öne sürülerek Bursa’ya, Devlete,  Millete büyük hizmetleri olmuş, Türkiye’nin en başarılı bakanları arasında yer almış, REİS’in yol arkadaşının hedefe oturtulmasına bu saatten sonra sessiz kalmak vebaldir.

Taraflar arası kavgalarına Faruk Çelik’i monte etmeye çalışmak, kişinin servetini kadar lekeleme içine girilmesi ortada bir kasıt bir kurgunun olduğu gerçeğidir.

Her dönem seçilen belli zamanlar periyodik olarak durup durup Faruk Çelik hedefe oturtulmaya çalışılıyor.

Ha burada ne taraftasın konusu olursa elbette kapı gibi safım bellidir.

Daha FETÖ ortalarda yok iken onlarla amansız mücadeleye girişen bir bakanın tabi ki safında yer alacağım.

Bursa’ya gelmiş geçmiş en büyük hizmetleri yapan birinin tabi ki safında yer alacağım.

Faruk Çelik üzerinde oynanan oyunlar hiç bir dönem bitmedi bitmeyecekte.

Zira Fetö’nun henüz fetö olarak adlandırılmadığı zamanlarda Faruk Çelik rahatsızlığı hat safhaya ulaşmıştı.

Faruk Çelik’in hizmetlerini çekemeyenler, hatta Faruk Çelik’in olduğu yerde rahat at oynatamayacağını, rantı kovalayamayacağını bilenler Bakan Çelik’in Bursa’dan silinmesi için düğmeye basmışlardı.

Özellikle bu hamleler kabine oluşumları, Faruk Çelik’in bakanlık için adının geçmesi zamanlarda hız kazanıyordu.

Tam da böyle bir zamanda kabine açıklanacağı bir kaç gün öncesi  düğmeye basılmış Faruk Çelik’in abisi Osman Çelik plan dahilinde gözaltına alınıp çirkin şaibelere adı bulaştırılarak eyleme konulmuştu.

Amaç Faruk Çelik’in bakan olmasına engel olmaktı.

Başaramadılar.

Çok kısa sürede Osman Çelik’e atılan iftiralar düzmece ve asılsız çıkınca ertesi gün serbest bırakılmıştı.

Ve o kirli zihniyet Faruk Çelik’in bakan olmasını engelleyememişti.

Ama içlerindeki Faruk Çelik sancıları hiç dinmedi.

Bülent Arınç’ın Bursa’ya gönderilmesi bunun ilk adımıydı.

Ama bu yeterli değildi.

Faruk Çelik varken Arınç Bursa’da rahat oyun kuramayacaktı.

Öyleyse Bakan Çelik Bursa’dan gönderilmeliydi.

Parti içine sızmış şer güçler Faruk Çelik’i hiç bilmediği bir yere Şanlı Urfa’ya gönderdiler.

Kader de ne varsa çekilir diyen Çelik hizmetlerine orada da devam etti.

Şanlıurfa’ya tarihinde görülmemiş hizmetler yaparak metro  köyü adeta metro kent konumuna taşımıştı.

Genel bütçeden mega yatırımlar Şanlıurfa’ya akıyordu.

Bir dönemde şehrin çehresi değişiyor, Urfalılar Faruk Çelik’i bağrına basıp “Faruk Baba” diye hitap ediyordu.

Ama fetöcü zihniyet bakan Çelik’in başarılarını orada da çekemiyor bir çok konuda engel olma girişimlerinde bulunuyordu.

Bakanlık yaptığı dönemlerde Türkiye’nin kaderini belirleyen Sosyal güvenlik reformlarına imza atıyor, SGK alanında yaptığı yeni projelerle yeni kanunlar çıkmasını sağlıyordu.

Eskiden yok oğlu yok olan hiç bir şekilde belli olmayan arapsaçı misali karışık düzene net haklar getiriyordu.

Bugün tüm toplumun yararlandığı Sosyal Güvenlik kanunu, İŞ kanunu, İş sağlığı güvenlik kanunu, Diyanet kanunu, daha önce olmayan ve kendisinin kurduğu Yurt dışı Türkler Kanunuyla (TİKA) Türkiye dünyanın dört bir yanında her alanda etkin çalışmaya imza atıyor nüfuz ediyordu.

Milli tarım reformlarıyla tarım arazilerinin SİT alanlarına çevrilmesi, Hayvancılık desteklemeleri, Yerli tohum desteklemeleri onun döneminde hayat buluyordu.

Genetik alanında yaptığı çalışmalarla sadece sayılı ülkelerde bulunan Dünyanın 3. Büyük Tohum Gen Bankasını kurdu ve bu bankalarda 107 Bin Çeşit Tohum üretilmeye başlandı.

Böylece tarım alanında dışa bağımlı tohumlarda ilk kez iç üretimle çiftçiler her alanda destekleniyordu.

Tüm bunları yaparken de hayvancılık ve çalışma alanlarında yurt dışı ve yurt içi baronlarla mücadele ediyordu.

Türkiye’nin SGK ve Tarım alanında kötü kaderine dur diyen ve bugün her kesimin yararlandığı imkanları ayaklarına seren kişiydi Faruk Çelik.

Tüm bu başarılar fetö cenahını rahatsız ediyordu.

Tam da bu nokta da 15 Temmuz hain darbe girişimi onlar için bulunmaz Hint kumaşıydı.

Yaptıkları ölüm listesinde REİS’in yol arkadaşlarının başında Faruk Çelik geliyordu.

Plan hazırdı sadece uygulamaya konulacaktı.

Kısaca Türkiye’nin büyüme ve gelişmesinin altında imzası olanlar saf dışı edilecekti.

Allah zalimlere fırsat vermedi.

Hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem Bakan Faruk Çelik ile diğer üst düzey bir çok kişi için kurulan tuzakları Allah boşa çıkarıyordu.

Fetö whatsap yazışmaları

.

BURSA HİZMETLERİ

Faruk Çelik’in hizmet aşkı ve yatırımları Bursa’dan başlamış Türkiye ve dünyanın bir çok yerine Türkiye’nin elinin uzanmasına sebep olmuştu.

Ankara- İstanbul- İzmir transit geçişleri, yerel taşımacılıktan tutunda uluslararası transit kargolar  yolcu taşımacılığı vs. tüm bunlar Bursa’nın göbeğinden şehrin içinden geçtiğini düşünün.

İşte bu konuya çözüm üreten gövdesini taşın altına koyan isim de Faruk Çelik.

Ne yaptı biliyor musunuz?

Karşı katır dağları eteğinden şehre girmeden geçen transit çevre yolunun projesini çıkarıp o dönem Türkiye’nin en büyük bölünmüş yol bütçesini Bursa’ya aktarmıştı.

Dönemin parasıyla Türkiye geneli ayrılan 600 trilyonluk bölünmüş yol bütçesinden 350 trilyonunu Bursa’ya aktarmış uzak çevre yolunu hayata geçirmişti.

Kaldı ki İzmir’e ayrılan payı da bir gecede Bursa’ya yönlendirmiş Bursa yol bütçesinden aslan payını almıştı.

Şimdilerde ise İzmir sabuncular tüneli yeni hayata geçiriliyor.

Kısaca devlet bölünmüş yollarına ayrılan bütçenin yarısını Bursa’ya gelmesini sağlamıştı.

Peki; Faruk Çelik’in zamanında başlattığı Hızlı Tren’e ne oldu?

Onun zamanında Bursa güzergahı projeye dahil edilmiş start almıştı.

Şimdi kim ilgileniyor, hani tren?

Dumanı bile görünmüyor.

Oysa Bursa projesi varken Konya piyasada yoktu.

Ne yazık ki Faruk Çelik Bursa’dan gitti kent öksüz kaldı.

Sonrasında ise projelerin tümü sahipsiz kaldı.

Ve diğerleri!

Yakın çevre yolu.

SGK bölge binası.

Biliyorsunuz Altıparmakta kokuşmuşluk başından aşan köhne binada karınca misali bunalan ortamda hizmet veriliyordu.

İşte İnönü caddesinde bulunan tekele ait harabe yerde bugünkü modern binayı kazandırdı.

Mimar Sinan’da bulunan İhtisas Hastanesi onun il başkanlığı döneminde Rahmetli hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından temelini atılmıştı.

Açılışını ise beleşçi 28 Şubat darbe destekli başbakanı Mesut Yılmaz yapmıştı.

Mudanya ve Trilye yolu genişlemeleriyle atar damarlarda kan akışını sağlayan.

Mudanya, Orhangazi, ve Gemlik devlet Hastaneleri.

Çancılarda bulunan Tapu dairelerinin nefes alınmayan apartman binasında çürümüşlüğü oynarken Duaçınarı’nda yepyeni modern binaya kavuşturan.

Kaymakamlık binalarını yıldırım sınırları içine getirilmesi.

Karacabey Karaköy yangınında 200 ev ile birlikte tamamen küle dönen köy için gecesini gündüzüne katarak özel kanun çıkaran ve sonra da o kanun ile Van depremi sonrasında yeniden şehrin imarının yapılması, Türkiye’nin tüm alanlarında Tokinin önünü açarak hızlı ve süratle konutlar yapılmasına imkan veren yasayı çıkaran kişinin adıdır Faruk Çelik.

Ya şehir hastanesi!

Onun döneminde Bursa’ya alındı projesi bile hazırdı.

Adalet sarayı Otosansit üst kısmında arsası yeri hazır hatta tabelası bile çakıldı.

Ama o Bursa’dan gittikten sonra kıllık olsun diye Bülent Arınç ve ahalisi Şehir hastanesi başka bir alana kaydırdı ve sürüncemede bırakıldı.

Bursa tam 4 yıl kaybetti.

Ancak geçen yıl tamamlanabildi.

Aslında Faruk Çelik’in hizmetlerini tek yazıda saymakla sığdıramayacağımı biliyorum.

Bu nedenle  Faruk Çelik sonrası Arınç Bursa’ya ne kazandırdı?

Mehmet Müezzinoğlu  Ne kazandırdı?

Ya da Efkan Ala? Ya da Meşhur Çavuş! Ya da diğer tüm vekiller?

Yani Faruk Çelik destekli fetö medyası suçlaması yaparken elinizi vicdanınıza koyun.

Faruk Çelik’in Bursa gündemiyle uzaktan yakında alakası yok ilgelenmediğini en iyi bilenlerdenim.

Ama her hangi bir konuda tıkanılan yerde yardım istenileceği zaman elinden gelen katkıyı da koyacağını da bilirim.

15 Temmuz alçak darbe girişiminde ölüm listesinde suikasttan kıl payı kurtulan birini fetö medyasıyla ilişkilendirenlerden açıkçası şüphe duyarım.

El insaf el insaf.

Bu gibi saldırılar belki Sayın Çelik’i sarsabilir ama yıkamayacağını sanırım herkes bilir.

Hak er geç tecelli edecek hak haklıya teslim edilecektir.

Sen Faruk Çelik’i mi savunuyorsun?

Tabi ki evet.

Bursa’ma, Türkiye’me ve milletime en önemli hizmetler yapan, dahası REİS’in SİİRT seçimlerinde meclise girmesinde en önemli katkıyı koyan ve kader arkadaşı olan birine bu haksız saldırılar karşısında tabi ki Faruk Çelik’in yanındayım olmaya da devam edeceğim.

Başından beri hizmetlerine şahit olduğum kişileri asla satmam.

Varsa başka hizmet erleri onları da layık oldukları kadar desteklerim.

Mesela Büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar  Korona salgını sürecinde sosyal destek, temizlik konusunda büyük başarılara imza atmışlardır.

Bunun yanında sokak yasaklarında yıllarca biriken hoşaf olmuş asfaltlama çalışmalarında Büyükşehir adeta zamanla yarışmıştır.

Bunu kimse inkar edemez.

Takdir ediyorum.

Ama yoktan yere iki kurum arasında saçma sapan bir kavganın içine hem Büyükşehir Belediye başkanını hem Devletin ve Bursa’nın en önemli ismini çekmek kimse kusura bakmasın bence hadsizliktir.

Burada verilmek istenen zarar açıktır.

Hem Faruk Çelik hem Büyükşehir hem de Ak parti.

Ne yazık ki iki kurum çatışmasında en büyük darbe Alinur Aktaş ve Büyükşehire vurulmuş olur.

Bunun başka anlamı tercümesi yok.

Tüm bu hengameler yaşanırken hani İl başkanı, hani milletvekilleri neden sesleri çıkmıyor?

Hey efendiler sakin olun! diyecek neden kimse yok?

Yoksa arka planda kıs kıs el ovuşturup gülüyorlar mı?

Samimi değilsiniz vesselam.

Yazıklar olsun bu kadar sorumsuz ve duyarsız kalanlara.

Partinin davanın sırtından geçinen sorumsuzlara.


.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz