24 Eylül 2019 Salı, 14:26
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

AK Parti kongreleri… Yıldırım’ın kurtuluş umudu? Kimse kimseyi şekerle kandırmadı

4-5-6 Ekim tarihlerinde AK Parti’nin kampı var.

Normalde kogreler 6-7 Ekim gibi başlaması konuşuluyordu.

Kampta biraz daha takvimin netleşmesi bekleniyor.

Bu da 2020’nin ilk üç ayını bulabileceği ifade ediliyor.

Yani 5-6 aylık gibi bir süre var diyebiliriz.

Normalde sistem olarak çarpık ve anlaşılamayan bir tezat yaşanıyor AK Parti’de.

Eğer mevcut ve başarısız teşilatlar değişecekse Kongreler en tepeden, İl’den başlaması gerekiyor.

Hatta değişecekse Genel Merkez teşkilat başkanının değişimi yapıldıktan sonra sırasıyla önce İl, sonra İlçe ve belde kongreleri yapılması en doğru olanıdır.

Zira, şimdi siz il yönetimini değişecekseniz kongreye kadar eskisiyle gidin kongrede başka birini aday gösterirseniz bu çok yanlış bir seçenek olur.

Zira, “tüm delegeleri eski yönetim oluştursun, yeni adayla kongreye gidilsin” bu parti içi kavganın ilk günden başlaması demektir.

Peki başkasının oluşturduğu isimlerle yeni gelen kişi ne kadar başarılı olabilir?

Bu tam bir çelişkidir, muammadır.

“Kim aday gösterilecekse o kişiye delege ve ilçe teşkilatlarıyla ilgili çalışmalarını yapma şansı verilmelidir.”

Bunu yapmak için de ilk önce il kogresiyle başlanmalı.

Seçilecek kişi göreve geldikten sonra birlikte ekip olacağı ilçe teşkilatlarını oluşturmalıdır.

İlçelerde kendi beldelerini dizayn etmelidir.

Yani sistem mevcut dizilişin tersinden işlemeli, sonrasında da Ankara Büyük kongre yapılmalıdır.

Bu zamana kadar bunun sancılarını Ak parti hep yaşadı yaşamaya da devam ediyor…

Bu zamana kadar izlenilen yol ve sonuçlarının hep hüsran olduğu tecrübeyle sabittir.

Bu uygulama sonrasında teşkilatların tümünde kavga, ayrışma, ötekileştirme, dışlama ve uyumsuzluk sergilenmiştir.

Bu da Ak Parti’nin hızla erimesine neden olmuş, insanlar küstürülmüş bencillik ve sonradan görmeler zirve yapmıştır.

Yönetimlere partiden, davadan samimiyetten uzak o kadar habersiz kimseler alınmış ki, dünyanın tanıdığı ama kendi bakanını, vekilini tanımayacak kadar kibir dağırcıkları doldurulmuştur.

Böyle bir zihniyetle yerelde bu dava büyük kayıplar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor..

Emek verenlerin hiç birinin esamesi okunmayan parti içi demokraside Bursa’da adaletsizlik AK Parti adına zıt peçete partisine dönüştürüldü.

Bu da adeta gerçek dava erlerinin yüreğini kor olup yakar duruma getirdi.

Hal böyleyken mahelle derelegeleri, ilçe kongrelerinin başlaması Aralık Ocak’ı bulabilir. Mesela Osmangazi kongresinin tüzük gereği Aralık’tan önce yapılma şansı yok.

Çünkü iki seneyi doldurmuyor.

Zira kongreler İki seneden önce üç seneden geç yapılamıyor..

İl de herhalde yeni yılın ilk üç ayını bulur diye düşünüyorum.

.

NERDE DANIŞMA VE İSTİŞARE TOPLANTILARI?

Yıldırım’da 6 aylık icraat neydi?

Eskiden ilçelerde danışma toplantıları yapılır, eksikler gedikler konuşulur, yapılanlar yapılamayanlar, şikayetler sorunlar dinlenir, çözüm önerileri iyi kötü masaya yatırılır veya yatırılamazdı.

Yani, kapalı kapılar ardından teşkilat ve belediye başkanı iyi kötü bir şekilde tartışma ortamıyla isteyen herkesi dinlerlerdi.

6 ay geçmiş ne yüz gün icraatı ne de bir danışma meclisi oluşturulmuş.

Özellikle Yıldırım özelinden bahsediyorum.

Gerek Belediye’nin yüz, iki yüz günlük icraatları? Gerekse İlçe’nin danışma meclisi?

Mesela, borçluyuz harçlıyız şikayetleri demek yerine bile bile gelinen başkanlık makamında şikayet etme merci olamaz, ancak şikayet dinleyen makam olur seçilen kişiler.

Şimdi siz yeteneğinizi, kabiliyetinizi konuşturup kaynak üretmek arayışlarına gitmek yerine şöyleydi böyleydi kem küm yaparsanız zaten başından kaybetmişsiniz demektir.

Sağda solda konuşuluyor.

Yıldırımla ilgili açılan her konu başlığında insanlar bu işin altından bu yönetimin kalkamayacağı şikayetlerini konuşuyor.

Oysa kimse kimseyi şeker verip kandırmamıştı aday olması için.

Bakınız dönüşüm anlamında ilçe belediyesinin kabiliyeti geleceği belirleyecek.

Peki gelecek bu anlayışla ne kadar görünüyor?

Ne yazık ki önceki görünen tablo bile artık görünmez durumda.

“İller bankası para göndersin, maaşları Büyükşehir versin ben de belediyecilik yapıyorum diye hava basayım mantığıyla işi götüreyim” deniliyorsa ufukta kara bulutlar dolaşıyor demektir.

ÇEVRE TEMİZLİĞİ?

Geçtiğimiz günlerde mahallelinin şikayetleriyle bazı konuları paylaşmış, çevre temizliği konusunda yolun altı yeteri kadar hizmet görmediği şikayetlerini sosyal medyada sıralamıştık.

Ne yazık ki,  mahallelerde konteyner eksikliği olduğunu, millet naylon poşetlerle çöplerini yolların kenarlarına bırakmak zorunda kaldığını, çöp arabası gelene kadar da sokak hayvanlarının dağıtıp ortalara serdiğini ve pis kokuların oluştuğu alabildiğine şikayet konusu oluyordu.

Zahmet edip gelip bakarlarsa özellikle cadde türünde aşağı doğru uzanan ve kapalı Pazar yerine çıkan sokakları da kendine bağlayan Yavuzselim Aslan sokakta doğru düzgün konteynerin olmadığı göreceklerdir.

Mahalle sakinleri çöplerini poşetlere doldurarak sokaklara bırakmak zorunda kaldığını görecekler.

Bunları görmeyenleri gören vatandaş kimin gerçek anlamda belediyecilik ve hizmet yaptığının ister istemez notunu veriyor.

Şimdi siz kaynak üretmek için hiç bir çalışma yapmaz, “borç çok bilmem yapacak bir şey yok der” de şehir dizaynı ve planları hayata geçirme yerine sözde orman temizliğine çıkarsanız yapacağınızla yaptığınız hiç bir şeyde kimseyi inandıramaz, içerden gelen şikayetlere göre de bütün müdürlüğe yaklaşık (16 birim) hemşerilerinizi müdür olarak atarsanız samimi olarak hizmet ettiğinizi kimseyi inadıramazsınız.

Hatta bazı hemşehrileriniz de  “bu tutum bize zarar veriyor” yönünde şikayletlerde bulunduğunu da bilemeyecek kadar öz eleştiri yapamazsınız.

Oysa bugün taşınmazlarla ilgili kulislerde alabildiğine konuşulanlar var.

Kısaca Yıldırım adına yakışmayan şekilde hızla çöküş yaşadığı konusunda umutsuzluk var.

“Yıldırım talihsiz, yıldırım öksüz, yıldırım çaresiz yıldırım yöneticileri ile bahtsız kara kaderini yenemeyecek kadar da sahipsiz bir yer” ifadeleriyle yıldırım halkının kartopu gibi büyüyen şikayet silsilesi var.

Kısaca bu kafayla Yıldırım, Yıldırım hazıyla çöküşe gidiyor.

Allah Yıldırımlı’ya sabır, AK Parti’nin üst kurmaylarına da akıl fikir versin.


.



alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz