28 Aralık 2017 Perşembe, 15:37
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

AK Parti kongre süreci,  Faruk Çelik, Bursa siyaseti ve kritik tespitler..

Bülent Arınç, Mehmet Müezzinoğlu, Efkan Ala!

Dışarıdan gelenlerin hizmet anlamında siyaset anlamında ve teşkilat anlamında Bursa’ya hiçbir katkı sağlayamadığını tecrübe etmiştir Bursa.

Dolayısıyla Bursa bu anlamda bir kayıp dönem yaşadı.

Reis de zaten bunu gördüğü için şimdi Hakan Çavuşoğlu dönemini değerlendiriyor, görmek istiyor en azından Bursa’dan bir siyasetçi gözüyle.

Sayın Çavuşoğlu’nun samimi olduğuna inanıyorum, yani bir şeyler yapmaya çalışıyor ama onunda kendine göre bazı handikapları var.

Mesela Ak partiye 2011 de katılmış onun öncesinde üyeliği bile olmamış dolayısıyla teşkilatla diyalogu anlamında ciddi bir kopukluk yaşadığını düşünüyorum.

Bakan olduktan sonra insani ilişkileri konusunda pozitif gelişmeler yaşadığını gözlemledim. Yani o anlamda da hakkını yememek lazım ama hala bir istişare gurubunun yahutta çalışma ekibinin olduğunu zannetmiyorum.

Bunu niye söylüyorum.

Kongre süreçlerinde eğer Hakan Çavuşoğlu işin içerisindeyse istişare ekibi çok zayıf.

Yok ben birebir sorumluluğunda değilim, bu işlere karışmıyorum müdahilim yok diyorsa o da AK Partinin tarzına uyan bir tarz değil.

Oysa bu geçmişte kongre süreçlerinde pozitif anlamında ağabeylik yapan, liderlik yapan, kimseyi başıboş bırakmayan, parti kazanımlarını teşkilat birlikteliklerini göz önünde bulundurarak AK Parti’nin başarılarına Bursa’da imza atan büyüklerin çıtayı yükselttiği tarza ters bir durum.

Eğer bugün Çavuşoğlu bu süreçlere dahil değilse o zaman bunun günahı tamamen il başkanına Ayhan Salman beye kalır.

Sürecin başına bakıldığında birlik beraberlik mesajları veriliyordu.

Ama bunun icraatını göremedi taban.

Yani sadece slogan vari çözüm geliştirilmeye çalışıldı.

Oysa AK parti seçmeni bunun fiiliyatını görmek istiyordu.

Yani gerçekte o birlik beraberin icraatını görmek istiyor.

Nedir o?

Kurduğunuz yapılarda bunu ispatlamanızdır.

Yalnız eskiyi tasfiye eden görüntüyü ortadan kaldırmanız lazım.

Aksine bu yara kongre süreçlerinde derinleşti.

Tamamen eskiyi tasfiye eden anlayışla hareket eden görüntüsü var.

Süreçlere kim dahilse bu bir handikaptır.

Dolayısıyla Bursa’nın şu an itibarıyla öncesinden daha fazla birlikteliğe ihtiyacı var. Vatandaşın bu yöndeki sıkıntıları, şikayetleri üst seviyeye çıkmış durumda.

Ama partili herkes her şeye rağmen anlamakta zorluk çekiyor tamam da koltuğa oturanlar nasıl göremez neden niye göremiyor şeklinde bir de kaygılarını dile getiriyorlar.

İşte asıl sıkıntı burada yatıyor.

Siyaseten uzak olanlar bile bu uçurumun farkına varmışsa AK Partili yetkili erkanın bunu görmemesi imkansız deniyor.

O halde işin içinde başka bir sorun var.

O da sıkıntının boyutlarının git gide büyüdüğünü görenlerin ‘ne yapmak istediği’ sorusuyla karşılaşıyoruz.

Eğer bu çözülebilirse panzehirin bulunması da kolaylaşacak.

Ama o panzehirin bulunması için ‘zaman yeterli olacak mı?’ şeklinde başka soru başka bir sıkıntıyla karşı karşıyayız.

Yani Ak Parti şu an zamanla yarışıyor.

Eğer zamanı iyi tasarruf edebilirse 2019’a hazırlıklı girebilir, yok bu sıkıntı olduğu şekliyle devam ederse Bursa’da uçuruma doğru yol alındığı kaygılarının haklı çıkmasından korkuluyor.

 

YENİ YAPILANMA VE HOŞNUTSUZLUK

İşte tam da bu nokta da bir ihtiyaçtan belki Bursa da bir lidere ihtiyaç olduğu aşikarlığı ortaya çıkıyor.

Zira REİS’in böyle bir ihtiyacı gördüğünü düşünüyorum.

Son anketlerde Bursa’nın tahmin edilemeyecek hızda aşağı çekildiği gerçeği var.

Bu tehlike çizgisinin kamuoyuyla paylaşılmadığını biliyoruz.

“Ama çeşitli kanallardan aldığımız teyit ettirdiğimiz bilgi AK parti’nin yeni yapılanmasından Bursa’da genelde bir rahatsızlık ve hoşnutsuzluk oluştuğu, istişare kurallarının işletilemediği, bunun yanında yanlış teşhisler yanlış hamlelerle tabanın ilgisiz bırakıldığı sebepleriyle çıtanın yüksek hızla düştüğü şıkları sonuçlara yansımış.”

Hal böyle iken davasına gönül vermiş emektar ağabeylerin omzuna yeniden ağır yükleri yüklenmesi kaçınılmaz oluyor.

 

FARUK ÇELİK VE BURSA

Ben bu hususta kucağında büyüttüğü partisini yağız bir delikanlı konumuna getiren ve daha verimli ve güçlü olması gerektiği zamanlarda mevcut durumuna üzüntü duyan bir Faruk Çelik’in kabuğuna çekileceğini düşünmüyorum.

Bursa’nın da buna ihtiyaç duyduğunu tespit ediyorum.

Neticede Faruk Çelik yapısında bir ustanın kenara kabuğuna çekilip “Ya tamam kardeşim” diyerek kaderci bir anlayışla hereket edeceğini düşünmüyorum.

Zira öyle zaman ve anlar vardır ki kaderin içinde bir kader olduğuna inanan üstün özellikli insanların zaman zaman çok kritik noktalarda kaderi kendilerinin tayin ettiği nokta dokunuşları vardır.

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada sırtlanlarla boğuştuğu,  önemli süreçlerden geçtiği duruma bakıldığında Bursa gibi büyük kentlerin çıkaracağı başarılar iki kat daha önem arz ediyor.

Bu nedenle şu an ki durumda Bursa’nın kendisinden istifade etmesinin gerekliliği hasıl olduğunu düşünüyorum.

Son hafta içindeki yaptığı ziyaretlerde başkanların onun tecrübesinden faydalanabileceklerini düşünüyorum.

Gördüğüm tablo şu ki karar verici arkadaşlar umarım bu tecrübelerden istifade etmeye çalışırlar.

Neticede Faruk Çelik’in Bursa’da her zaman ağırlığı var olmuştur olacaktır.

Ama genel merkez bu ağırlığa sahada tutabilecek mi onu zaman gösterecek.

Ama onun yokluğunda bile Faruk Çelik’in varlığı Bursa da her daim hissediliyor olması karar vericilerin üzerinde de bence bir olumlu etki yapacaktır.

Yani rekabet kaliteyi getirir.

Zira meydanı çok boş olmadığını hissetmeleri kendilerini bundan sonra daha doğru olumlu kararlar almaya itecektir.

Bakan Faruk Çelik’in özellikleri şablon olarak değerlendirilip söz sahibi olan siyasetçiler üzerine oturtulursa nerde eksiklikler var bakılırsa o zaman sıkıntının cevabını bulabiliriz.

“Faruk Çelik tabandan gelme teşkilatın içinde yetişmiş, teşkilatı çok iyi bilen, onlarla iç içe olmayı başarmış, yorulmak bilmeyen, gecenin 12 sinde mesela Kemalpaşa ilçesinin bilmem hangi köyünde olabilme özelliğine sahip, telefon açtığında ulaşılabilen, sorunlarla ilgilenen, çözmek için çaba sarf edebilen, Bursa’nın anatomisini en iyi bilen dertleriyle dertlenmiş, bu anlamda bakıldığında birçok hizmetin altında imzası olan dönemleri yaşarken,  sonra gelenlerin maalesef bir şey katamadığı katkı sunamadığı bir Bursa görüyoruz bugün”

İşte Faruk Çelik’i Faruk Çelik yapan hasletler bunlar.

Ama bugünkü tabloya bakıldığında ilgiden alakadan yoksun bir siyasi tabloyla karşı karşıyayız.

Önümüzdeki ki süreçlerde çok daha derin ve önemli konuları, kısaca gerçeğin ta kendisini gündeme taşıyacağız.

Bunları neden demediniz sorumluluğunu üzerimizden atmak adına biz söyledikçe toplumun şikayetlerini kamuoyuyla paylaştıkça yok yav sana yanlış bilgi veriyorlar deme lüksüne artık sahip olmadığınızı birilerinin suratında patlatmak zorunda kalacağız.

Şu an itibarıyla belediyede dönen dolapları sormak durumundayız.

Öyleyse neden Altepe görevden alındı diye de sormak durumundayız.

Popüler politikayla halkı kandırmaya çalışmanın hiçbir alemi alameti olamayacağını sormak durumundayız.

Vebal altına giriyorsunuz demek zorunda kalacağımızı söylemek zorundayım.

Önümüzdeki süreçte yanlışların sayısal çokluğunda doğruların zerre kadar büyüklüğü hiç bir ifade etmeyeceğini söylemek zorundayız.

Kin ve hasetle iş yürütülemeyeceği gerçeğini söylemek zorundayız.

Gülümseyerek verdiğiniz karelerle iç yapınızı kamufle etmenin gayretlerinin ne kadar sırıttığını söylemek zorunda kalacağız.

Sonuç olarak bu güne kadar yaşananları tek cümleyle özetlemem gerekirse..

Elimizde oluşan bugünkü tablo!

“Urfa’yı HDP’nin elinden alan, Bursa’ya AK imzayı atan ve bakanlıkları döneminde başarılarıyla Türk siyasi tarihine pozitif damga vuran, Faruk Çelik’siz Bursa siyasetinin gelecekte başarı kazanması mümkün görünmüyor.”

İmza: Alim Şahin

Allah Ülkemizin ve Bursa’mızın geleceğini hayırlara vesile kılsın. Amin.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz