Bursa Ak Kadınlar ve Arapsaçı!

06 Ekim 2016 Perşembe, 18:36
alim şahin

Bursa AK Parti de kadınlar maalesef yine Arapçasına döndü.

Daha şimdiden sancılar baş göstermeye başlamış bile.

Oysa uyarmış, “Eskilerden ve ilçe eski yöneticilerden oluşacak yönetim ileride skandallara yol açabilir” diye.

O kişiler başarılı olsaydı zaten görevden alınmazdı..

Ama Burada asıl yanlışı Bursa’ya gelen Genel Merkezin hanımefendileri yapmıştır.

Kimlerin ne olduğu zaten biliniyordu.

O halde neden?

Nedeni gayet açık..

Ataş’tan ne beklendi ki Fatoş’tan da beklensin.

Henüz patlak vermedi ama aynı sona hızla yaklaşma zemini çoktan oluştu bile.

Özellikle İl kadın kollarlının tamamına yakını eski yöneticilerle dolu.

Şaşırdık mı?

Hayır.

Zira “Şunun baskısı bunun emri derken adamın adamı var” düsturu mevcut tabloyu ortaya çıkardı.

Bir dönem sahte imzalarla gündeme gelenlerin neredeyse tamamına yakını ile kaymış.

İl eski yöneticilerinden çok sayıda kişi dayıları olması nedeniyle söz sahibi olmuş.

Emir demiri keser hareketiyle zorunlu da olsa yönetimde yer almışlar.

Peki burada olan kime olmuş derseniz?

Hemen söyleyeyim.

Başkan Gülten Kapıcıoğlu’na.

Sayın Kapıcıoğlu’nu tanımıyorum bile. Merhabalığım da yok.

Ama gelen şikayetler den yola çıkarak araştırmalar sonucu ortaya çıkan tablonun pek iç açıcı olmadığını söyleyebilirim.

Zira böyle bir durumla karşı karşıya kalınması, yöneticiler arasında uyumsuzluk, çekememezlik gibi davranışlar skandal vari bazı sonuçların ortaya çıkması demektir.

Uyarılarımız dikkate alınmadı.

Bu durumların yaşanması artık sürpriz değil.

Bundan sonrada yaşanacağı gayet doğal.

Zaten bu konular adına tecrübe sahibi olanlar adına huylu huyundan vazgeçmez ilkesini destekliyor.

Zira bu durum adeta bazıları tarafından ilke olarak benimsenmiş, parti adına olumsuz imaj oluşmasına olanca gücüyle katkı konulması anlamına gelir.

Oysa daha önce siyasete buluşmamış yeni kişilerle temiz bir sayfa açarak dürüst, çalışkan, üretebilen üç beş kişilik eski yöneticilerin yer alacağı yürütmeyle 3 Kasım seçimlerinde ki ruhu yeniden Ak Parti’ye kazandırmanın kaçınılmaz olacağını bilmeleri gerekirdi.

Başkan konusunu yeni yüz yeni bir soluk yorumlayabiliriz.

Bu, parti adına şans olabilirdi.

Ama bu şansın eski yöneticilerle kullanılması mümkün görünmediğini belirtelim.

Bunu yine de zaman gösterecektir.

Umarım yanılırım ama yanılma payı yüz de bir olarak görüyorum.

Çünkü şu an bile yönetimde birilerinin kuyu kazılır türden dedikodu konuşmaları alabildiğine sürerken, arka planda icraatları ise sonuca direkt etki edecek türden.

Eski Başkan Nihal hanımın düştüğü duruma Sayın Kapıcıoğlu’nun düşmesi kaçınılmaz.

Bu yönetimle başarının gelmesi fizan kadar uzak gibi duruyor.

Burada Sayın Kapıcıoğlu’nun belki de yapacak bir şeyi yok, hareket alanı oldukça daraltılmış olabilir.

Eğer birileri birçok yandan şu şu isimleri yönetime alacaksını emir telakki ederse senin adamın benim adamım sistemi uygulanırsa, parti değil kişisel makam mevki, adam kayırmacılık yapılıyorsa bu yönetimden hiçbir getiri beklemek mümkün olmaz.

Düşünün ki, birçok defa haklarında şikayet olanlar prim yapmış, önümüzdeki süreçte belki de bahsi edilen skandalların ortaya çıkmasına sebep olabilecek olaylara sahne olabilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a ağza alınmayan küfürleri savuran, sövüp sayanları koruyan bir il yöneticileri olursa Kadın kollarının da içler acısı hali kaçınılmaz olur.

Bu da Ak Parti adına berbat görüntünün ortaya dökülmesi anlamına gelir.

Yaşananlardan tecrübe edinmek, ders almak yerine yanlışı yanlışla onarma Ak Parti’nin yapısını aykırı, AK Parti ruhunu bilmeyen, Ak parti dostu olmayanların başvurabileceği bir yöntemdir.

Bu türdeki zihniyet yapısına hakim her kim olursa olsun AK Parti etiketini taşısa bile gerçekte Ak partili olmayan, Ak Parti etiketini kullanarak çıkar ruhunu ön planda tutan parti dışı güdümlü amaçlara hizmet niteliği taşır.

Dolayısıyla samimi olan gerçekte Ak Parti ruhunu taşıyan çok fazla sayıda kişinin olmadığını düşünüyorum.

Kısaca Ak Parti kadın kollarında 3 Kasım ruhu aranıyor.

Son dönem yönetimlerde ise bu ruh tamamen ortadan kalkmış görünüyor.

Gerçi Ana kademelerde ruh kalmamış ki kadın kollarında bulasın.

Zor babam zor…

Ama burada şu uyarıya bir kez daha dikkat çekmek istiyorum.

Kadın kolları başkanı Gülten Kapıcıoğlu eğer gerçekten başarılı olmak istiyorsa, akıbetinin eski başkan Nihal Gökten benzeri olmasını istemiyorsa ilk başta gerçekte başarılı ekibi oluşturması gerekirdi.

Başkalarının baskısıyla ekip kurulması kendi adına kariyerine eksi puan düşmesi demektir.

Bunun için fırsat kaçtı mı onu da bilmem.

Şu an yönetimde ismi olan çok sayıda kişiden hayal kırıklığı açıklamaları bize yansıyor.

Şimdiden böyle ise gelecekte olacakları düşünün.

Diyeceğim şudur:

Adına yakışan adaletli bir kadro oluşturulması yerine İl ve birkaç dış etkenin tavsiye ve emri dahlinde ortaya çıkan bir yönetimin ömrünün uzun olması mümkün görünmüyor.

Bu da adım adım Ak Partiyi yıpranması demektir.

Yazık ve üzücü bir durumdur.

Umarım rahatsızlık olmaz bize de yazma görevi düşmez.

Ha, eğer bu partinin iyiliğini isteyen biri yazmaz denilirse halt edilmiş olur.

Bile bile yanlışlara imza atılsın, parti ve dava ruhu egale edilsin biz de yazmayalım.

Her şeyden önce diyalog çözüm noktasıdır.

Arkadan konuşmak değil, atıp tutmak değil, çekiştirmek değil.

Gerçekçi olmak çözümü beraberinde getirir, çözümü kolaylaştırır ve başarıya ulaştırır.

Ama anlayış ve zihniyet değişimi şart…

İnşallah korkulan olmaz.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz