Fetullah Gülen ve Akın İpek Mason mu?

29 Mart 2016 Salı, 11:36
gülen, haşhaşi, feto

Bence bir kişinin, geçmişini, soyunu, sopunu, neslini, Mason olup olmadığını araştırmaktan daha önemli olan şu anda ortaya koymuş olduğu işler ve icraatlar nelerdir ona bakmak gerekir.

Cenab-ı Hak, Mülk suresinde (SİZİN HANGİNİZİN DAHA İYİ İŞLER ORTAYA KOYACAĞINIZI GÖRMEK İÇİN) ayetini indirmiştir. Yani insanın şu anda yaptığı işler onun karakterini ve Allah katındaki durumunun ne olduğunu yansıtır. Yaptığı işlerle değerlendirilir ve tartılır.

Fetullah Gülen; minarelerinden ezan okunan, binlerce sahabenin-yüz binlerce şehidin yatmakta olduğu Anadolu topraklarından, dünyanın büyük şeytanı olan ABD’ye gidip yerleşmiş, özellikle Cizvit papazlarının yetiştirildiği Pensilvanya’yı tercih etmiş ve halen ikameti de oradadır.

İslam dininde Ulu-l Emre itaat farzdır. ULU-L EMRİN TARİFİ: Allah’a, Resulüne ve müminlerin seçtiği yöneticilere uymak manasınadır.

Kendi ülkesindeki idareyi, hükümeti, devleti ve ilk defa seçilen sivil Cumhurbaşkanını, Kur’an profesörü olan Başbakanı beğenmeyip, ULU-L EMİR OLARAK ABD’yi tercih eden Gülen’in ve İngiltere’yi tercih eden Akın İpek’in geçmişte Mason olup olmadığı önemli değil, şu anda ne olduğu önemlidir. AKIN İPEK, ULU-L EMİR olarak İngiltere’ye sığınmayı tercih etmiş, bağlandığı hocası da, 10 sene evvelinden, Amerikan vatandaşı olmak için müracaat etmiş ve bu zor işi sonuna kadar mücadele ederek kazanmıştır, ŞU ANDA ABD VATANDAŞI OLMUŞTUR. 

Şefaat için araya giren dostları ise, CIA, FBI ve Vatikan’ın üst düzey yetkilileridir. Kılavuzu şeytan olanın yolu da Cehennem olur.

Kendi ülkesindekilerin kusurunu görüp de dünyanın en büyük firavunlarını ULU-L EMİR olarak kabul etmek ve onların koynuna girmek en büyük ihanettir. Gülen’in ve Akın İpek’in Mason olup olmadığını araştırmak, etnik kökeninin ne olduğunu sormaya hiç gerek yoktur. Şu davranışları itibariyle yaptıkları, şeytanı bile utandıracak kadar büyük yanlışlardır. Kendini rahatlatmak ve yanlışına ortak bulabilmek için, CEMAATE VERDİĞİ EN SON TALİMAT; BÜTÜN İMKANLARINI AİLESİNİ MALINI MÜLKÜNÜ SATIP, ABD’YE GÖÇ ETME EMRİDİR. SADECE MÜTEVELLİNİN YÜZDE 10 KADARINA TÜRKİYE’DE KALIP, BİR LOBİ OLARAK GÖREVE DEVAM ETMELERİ TALİMATI VERİLMİŞTİR.

Yurtdışında 1993’ten beri çalışmakta olan Cemaat’in ilk hizmet elemanları, 23 yıllık zaman içerisinde bir zemin oluşturmuş, o ülkenin aynen Türkiye’de olduğu gibi kan damarlarının içine girmiş ve örgütlenmiştir.

Şimdi Türkiye’den yurtdışına kaçan bütün örgüt imamları zaten var olan hazır kurulu zemin üzerine gidip, çok güçlü lobiler oluşturmuşlardır. Mali kaynak ayağı tamamlanmıştır, bu ülkedeki bütün kamusal ve siyasal alandaki örgütlenmeler tamamlanmıştır, bütün itibar ve irtibatlar sağlanmıştır. Buralardan Türkiye’ye gelecek olan hücumlar ve saldırılar planlanmaktadır.

Türkiye’nin bu lobilere karşı acilen tedbiri almak ve ülkelerle olan münasebetlerini kuvvetlendirmesi gerekmektedir. Türkiye’nin içerisinde olduğu kadar rahat tasfiye ve operasyonlar yapılamayacağına göre, oralardaki çalışmalar Türkiye’dekinden daha sıkıntılı ve daha zorlu olacaktır.

Terörle uğraşılırken, paralel ile mücadele; ihmal edilmemesi gereken, hatta terörden 50 kat daha önemli görülmesi gereken bir mücadele sahasıdır.

Gülen’in kendi açık ifadesiyle 170 ülkede teşkilatlanmış bir örgütün tehlikesinden bahsediyoruz.

BU KADAR BÜYÜK BİR TEŞKİLATLANMA BÜYÜK BİR HEYETİN İÇ MUHASEBE YAPIP, GÜLEN’İN DİKTASINDAN KURTULMASI VE PROFESYONEL HEYETLER HALİNDE KENDİNİ SORGULAMASI GEREKMEZ Mİ? İKİNCİ DEFA YAPMIŞ OLDUĞU BU DENGESİZ BEDDUA SEANSINDAN Gülen’in psikolojisinin açıkça bozulduğu görülmektedir. 

Eğer dünya çapında bir yapılanma varsa, bir tek kişinin iki dudağı arasında hareket eden, bu kadar aklı başında insanın devletlerin hepsini birden ele geçirmeye kalkışması, bir çılgınlıktan başka bir şey değildir.

GÜLENSİZ BİR HİZMET HAREKETİ NE İSE; VAKIF, DERNEK, STK OLARAK POZİSYONUNU ALMALI DEVLETLERİ ELE GEÇİRME SEVDASINDAN VAZGEÇMELİDİR. Kur’an, İslam davasının temsilcileri olarak sadece irşat ve tebliğ görevi ile hareket etmeli, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nden özür dileyerek, hizmet Cemaati heyeti olarak masaya oturmalı, Gülen’i de tedavi olabileceği veya kenara çekilebileceği bir alanda sınırlı tutup, medyadan uzak tutmalıdır.

Yaptığı her hareket, pek çok insanın hayatına mal olmakta, yapılan tahribatı artırmaktadır.. Açıkça görülmektedir ki, Gülen artık kendisine ve etrafına zarar vermekten başka hiçbir şeye yaramaz haldedir, birilerinin kullanılmasına açık pozisyonlar sunmaktadır.

BU AKŞAM 22:15’TE DERİN KUTU PROGRAMINDA GÖRÜŞMEK ÜZERE SELÂM VE DUA İLE.

(Yeniakit-Nurettin Veren)

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz