05 Nisan 2026 Pazar

Durup Dururken birden ortaya çıkan “Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek” iddialarının altı boş değildi.
Defalarca farklı kanallarda AK Parti cephesinde sondaj vuruldu nabız yoklanıldı.
Ankara kulislerinin gündemine işgal ettiği hatta ulusal medyada manşetlere taşınmasının kuru söylentiler olmadığı anlaşılmış oldu.
Mustafa Bozbey’e yakın solcu bir gazeteci arkadaşımızla zaman zaman gündeme ilişkin yaptığımız tartışmalarda, “AK Parti’ye geçmesi mümkün değil, belki kendisinin AK Parti’ye ihtiyacı olabilir ama AK Parti’nin Bozbey gibilerine ihtiyacı yok, tam tersi geçmesi halinde huzursuzluk olur zarar verir, bu mümkün değildir” şeklinde düşünce ve tepkilerimi dile getiriyordum.
Geçmişe dönük paylaşımlarıma bakılırsa “Mustafa Bozbey asla AK Parti’ye geçemez geçmemeli, böyle bir şey olması halinde ak Parti kendi ayağına sıkar Bursa’yı bir daha asla kazanamaz” şeklinde sokaktaki vatandaşlardan aldığım tepkilere aracı oluyordum.
Dahası şimdide sonra da asla geçemeyeceği, AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu iddialar karşısında onay vermeyeceği yönünde düşüncemi defalarca aktarmıştım.
Zira kamuoyuna yansıyanlar, bize gelen bilgiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, devletin yetkili kurumlarına çok daha fazlası hem de belgeli şekilde gidiyordur diye düşünüyordum.
Tüm bunlar ortadayken Bozbey’in has adamlarından AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert eleştiriler yönelten herkesin bildiği tanıdığı bir gazeteci arkadaşımız “AK Parti aklanma yeridir, İş çoktan bitti hatta önümüzdeki günlerde grup toplantısında rozet takılacağı bile netleşti” cümlelerini şahsıma sarf etmişti.
Bunu duyunca gerçekten şok olmuş ve şaşırmıştım.
Ama yine de her şeye rağmen AK Parti geçmişten beri ismi bu tür iddialarla anılan birisini partiye alacağını asla ihtimal vermiyordum, buna en büyük tepkiyi de zaten AK Parti Bursa il başkanı Davut Gürkan koyardı ve nitekim öyle oldu.
Geriye dönüp baktığımızda yaşananlar bize çok şey öğretiyordu.
Mustafa Bozbey’e yakın bu gazeteci arkadaşımız kendinden o kadar emindi ki olay en üst merciden halledilmiş gibi konuşuyordu.
Asıl cevabı aranması gereken soru şuydu :
“Bozbey cenahı ve yakın çevresi AK Parti içinde hangi güçlerle irtibata geçmiş işi bitirmişler de kendilerinden çok emin konuşuyorlardı.”
Ankara kaynaklı öğrendiğimiz bazı kulis bilgilerin de ise çok daha vahim beklentiler oluşmuştu.
Operasyonun gecikmesi de buna bağlanıyordu.
Zira Mustafa Bozbey’le ilgili halihazırda yargılama dosyaları vardı suç duyuruları vardı rüşvet iddiaları vardı.
Süreç dahilinde Bursa’ya da gelerek ilde yapılan bir toplantıya da katılan Ankara’da yetkili bir zatın Parti’ye katılımının gerçekleşmesi ve böylece operasyonun önüne geçilmesi yönünde önemli gayretleri olduğu sıkça konuşuluyordu.
Gelinen noktada görüldüğü üzere kulislerde konuşulanların tamamı boş değilmiş.
‘Yanmayan yerden duman çıkmaz‘ ata sözünün bir kez daha büyük anlam taşıdığını idrak etmiş olduk.
AK Parti defteri kapandığına göre bundan sonra neler olup bitecek, operasyonlar genişleyecek mi, etkin pişmanlık itirafları gelecek mi, tüm bunlar ve daha fazla merak edilenleri kamuoyuyla birlikte takip etmiş olacağız.
YENİ BAŞKAN KİM OLACAK ?
İçişleri bakanlığı Mustafa bozbey’in tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırıldığına dair bir basın açıklaması yayınladı.
Şimdi bir hafta içinde Bursa büyükşehir belediye başkanlığına vekalet edecek kişi seçilecek.
Bu kişi kim olacak hep birlikte göreceğiz.
Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Bursa artık emin ellerde.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin

Alinur Aktaş’ın Belediye başkanlığı döneminde etrafında fırıldak olan, üç kuruşluk reklam için yalaya yalaya bir hal olan bazı zümre gazeteci müsvetteleri vardı.
Bu müsvetteler Mustafa Bozbey’in seçimi kazanacağını anladıkları gece aynı dakika aynı saniyede Aktaş’ı satıp çok keskin bir dönüşle Bozbey’in safına geçtiler.
Hatta bir tanesi var ki, Alinur Aktaş’a sözde “toz kondurmuyor” görüntüsü verip Bozbey’i eleştirirken, seçim gecesi Bozbey’in zafer konuşmasında en yakınına sokulmuş tebriklerini sunarken kameralara ve foto karelerine yansımıştı.
Bu ve benzerleri Bozbey’in seçim çalışmalarında basına verdiği yemekte yaptığı konuşma sonrasında yanına giderek şu ifadeyi kullanmıştı; “adaylar içerisinde en güçlü hitabeti konuşmayı yaptın başkan tebrik ederim” diyerek her iki tarafa yalaka şirinlik ne varsa gösteriyorlardı.
Şimdi Mustafa Bozbey gözaltına alındı.
Tutuklanıp görevden uzaklaştırılırsa yalakalığın adresi rotası yönü kıblesi bir anda yine keskin şekilde değişecek
.
Alinur Aktaş’a da zamanında söylemiştim, “En büyük zararı bunlardan göreceksin” demiştim.
Şimdi de olası yeni büyükşehir belediye başkanına da aynı şeyi söylüyor ve hatırlatıyorum.
Bunlara sakın inanmayın.
Yüzünüze gülüp arkanızdan iş çeviren müsvettelerdir.
Asla samimi değiller, sadece para emmeye çalışan, bunu yaparken de ayağınızı kaydırmak için her türlü plan proje ve oyunun içinde rol alan uzaktan kumandayla idare edilen kalemşörlerdir.
Bunlar asla dost değil, sizden gibi görünen gizli düşmanlardır.
Bunlar hem size hem bütçeye hem de Bursa kamuyona büyük zarar veriyor.
Bir yandan reklam adı altında paranızı yerken, bir yandan ayağınızı kaydırmak için perde arkasında rakibinizle her türlü ortak çalışırlar.
Allah bunların şerrinden herkesi korusun, dürüst siyasetçileri daha çok korusun.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Bayramlaşma AK Parti’de krizin derinleşmesine neden oldu!
Faruk Çelik her ne kadar “Cumhur İttifakı bayramlaşmasına gittim” gerekçesini öne sürdüyse de bunun nasıl yorumlanacağını bildiği için kendi partisine bir tür “meydan okuma” oldu.
“Yanına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ ı da alarak, partisinin yöneticilerinden intikam aldı” demiş Yüksel Baysal.
Böyle bir tespiti teşhisi hangi mantıkla hangi zekayla hangi zemine dayandırarak yapmış siyaset bilimcileri bile bu kafayı anlamakta zorlanır.
Açıkçası bunu akılla değil de içgüdü sezgisiyle söylenebilir bir durum olduğunu düşünüyorum.
Eğer akılla söylenmişse de bu akıl ancak kalıplaşmış CHP kafasının dışında hiç kimsenin aklı olmadığı kesindir.
Bir defa AK Parti’de krizin K’sı bile yokken böyle saçma bir teşhis uydurulması CHP’nin içinde yaşanan her türlü yolsuzluğa, arsızlığa, hırsızlığa, ahlaksız seks ve metres krizlerine alışa gelmiş pencereden bakanların gördüğü her şeyi kendilerine uyarlama çalışması şeklinde nitelendirilebilir.
Krizlerin merkezi olan CHP’nin içinde bulunduğu bataklıktan kurtulmak ve başkalarına da bulaştırma çabalarını sokaktaki en cahil seçmen bile biliyor.
Şimdi sayın Baysal’ın böyle bir teşhis veya yakıştırma koymasının vuracağı darbe vereceği zararın AK Parti’ye değil de Faruk Çelik’e olacağını bildiğini düşünüyorum.
Faruk Çelik’in böyle bir hareketi yapmasına herkes kafasına göre çeşitli anlamlar yükleyebilir.
Asıl merak edilen şu; “Sayın Çelik, Yüksel Baysal’ı aradımı, hangi hakla böyle bir yakıştırma yaparsın” dedi mi?
Umulur ki arayıp Baysal’a hesap sorsun.
Sormadıysa ?
Belki de Sayın Çelik muhalif pazar tezgahına konu olacak böyle bir fırsat böyle bir imkan vermemeliydi.
Üstüne üstlük “Oktay Yılmaz’ı da yanına alarak partisine meydan okudu” gibi ipe sapa gelmez bir üsluba malzeme olması bence üzücü ama çok üzücü bir durumdur.
Kaldı ki, Oktay Yılmaz hiçbir şeyden haberi olmayan, sadece işine hizmetlerine yoğunlaşmış başarılı bir başkanlık süreci yaşıyor. Böyle siyasi ucuz ayak oyunlarının içinde olmayacak kadar dürüst olduğu herkes tarafından biliniyor.
Dahası, Sayın Çelik “Oktay Yılmaz’ı yanına alarak” şeklinde yeni yetme siyasiler gibi bir teklifte bulunmaz.
Öyle tahmin ediyorum ki, Oktay Yılmaz davet üzerine bayramlaşma töreni katılmıştır.
Zaten oraya katılacak MHP dışındaki tüm siyasetçiler davet üzerine katılmıştır aksi mümkün değildir.
Ama katılımcıları meydan okuma gibi yanlış bir kalıba oturtmak merkezi ve üretim sahası olan “CHP kanadından AK Parti içini fitne tohumları ekme” gayret ve çalışmasından başka hiçbir şey değildir.
Böyle bir ucube zorlama ancak “hasta adam” teşhis ve değerlendirmesiyle yorumlanabilir.
Ama ve maalesef ve de ne yazık ki, Sayın Çelik zaman zaman böyle anlaşılmalara meydan ve fırsat verecek durumlar içinde bilinçli ya da bilinçsiz yer alıyor. Belki de böyle olmasını veya konuşulmasını istiyor olabilir orasını bilemem.
Bununla birlikte Sayın Çelik Artvin milletvekili olarak başka kulvarlarda top koşturma şansını da deneyebilir.
Bu kendisinin bileceği iştir.
Ama AK Parti’ye meydan okuma gibi bir yanlışa düşmeyeceğini tahmin ediyorum.
Çünkü, AK Parti’ye meydan okumak isteyenler, farklı partilere geçenler, yeni parti kuranlar hem halkın gözünden hem siyaset zemininden silinip gitmiştir.
.
FİTNE MERKEZİ
CHP’nin hem genelde hem yerelde geleceği bir muammadır.
Her gün yeni bir hırsızlık yeni bir yolsuzluk yeni bir ahlaksızlık fışkıran bu fitne merkezinden dün de Uşak Belediye başkanına yolsuzluk operasyonu son ayağı oldu.
Bu operasyonda yeni bir ahlaksızlık da deşifre edilmiş oldu.
Şimdi nereden tutarsanız elinize kalacak olan bir parti artık neredeyse parti olma vasfını kaybetmiş kirli para aklama, soygun, yolsuzluk, hırsızlık, ahlaksızlık merkezinde bir var olma mücadelesi içine girmiş marjinal bir duruma düşürülmüştür.
Elbette gündemi değiştirmek için dışişleri Bakanı Hakan Fidan‘a, adalet bakanı Akın Gürlek’e çeşitli iftira ve karalama kampanyaları ile suni rüzgar oluşturmaya çalıştılar.
Aslında bu dayanaktan yoksun asılsız iftiraların amacının kendi içlerinde yaşadıkları çirkefliği yolsuzluğu gündemden düşürmeye çalışmak olduğunu kamuoyu biliyor.
Ama tüm bunlara rağmen adamlar mücadelesinden vazgeçmiyor.
Ne yazık ki, bunlardan biri de “Faruk Çelik partisine meydan okudu” gibi aklen malûl iddialar.
Bu iddia karşısında Sayın Çelik herhangi bir açıklama yaptı mı suskun mu kaldı onu bilmiyorum.
Ha diyelim meydan okudu, onu da Sayın Çelik’in kendisi bilir!
Fakat kamuoyunda Faruk Çelik – Mustafa Bozbey birlikteliği algısı kendisine büyük zarar verdi. Bu durumun basın toplantılarıyla çözümlenmesinin imkansız olduğu da görüldü. Sayın Çelik bu durumdan gerçekten rahatsız oluyorsa bunun başka bir yolu mutlaka olmalı.
Bunu nasıl başarır onu da bilemem.
.
AK PARTİ’NİN YÜKSELİŞİ
AK Parti kamu yoklamalarında hem genelde Hem yerelde hızlı bir yükselişe geçti.
Bursa’da son dönemin en önemli yükseliş trendini yakalayan Ak Parti oldu.
İl Başkanı Davut Gürkan ve ekibi ilçe teşkilatları ile birlikte son dönemlerin en başarılı çalışmalarına imza attılar.
Özellikle Ramazan’da mesai mefhümünü ortadan kaldırıp adeta 24 saat vatandaşın evleri ziyaret edilerek ihtiyaç sahiplerinin derdine derman olundu.
AK Parti teşkilatları arasında Türkiye’de en başarılı 3’cü il oldu Bursa.
İl Başkanı Davut Gürkan’ın büyük fedakarlığına diğer teşkilatlarda ayak uydurmak zorunda kaldı.
Buna bir de ak belediyeler eklenince başarı kaçınılmaz oldu.
Tüm teşkilatların gösterdiği uyum, birliktelik sahaya hem fiziki hem politik yansımada öze dönüşü hızlandırdı.
Vatandaşlardan edindiğiniz izlenimler son dönemlerin en başarılı yönetimleri olarak Bursa il ve teşkilatları adından sıkça söz ettirdiği yönündeydi.
.
BELEDİYELER DEĞİŞTİ HİZMETLER KESİLDİ
Kalıcı hizmetlerle Bursa’ya vurulan AK Parti imzası, Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi’nin el değiştirmesi ile bu alanlarda hizmetlerin kesintiye uğradığı şikayetleri son günlerde vatandaşın gündeminde sıkça yer alıyor.
Mustafa Bozbey ve Erkan Aydın‘ın hizmet devamlılığı konusunda yetersiz kalması halkın beklentisini sekteye uğratmış durumda.
AK Parti döneminde küçük problemleri şikayet unsuru gören, ancak CHP döneminde bıçak gibi kesilen hizmetler nedeniyle vatandaşların pişmanlığı zirve yapmış.
Hizmet konusunda AK Parti hızına bırakın yetişmeyi kendi içinde boğulan bir CHP belediyeciliği ile Bursa karşı karşıya.
Bu da şunu gösteriyor;
Hem genelde hem yerelde boğazına kadar batan, yolsuzluklarıyla boğuşan CHP’nin ülkeye ve millete vereceği hiçbir şey olmadığı vatandaş tarafından bir kez daha anlaşılmış oldu.
Halkın nabzınında atan son cümle şu; Seçmen tarafından şans verilen CHP’li belediyeler sınıfta kaldı. Yapılacak ilk seçimde Bursa yeniden AK Parti hizmetlerine kavuşacağı hasreti çekiyor.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Bursa büyükşehir belediye meclisinde yaşanan su tartışmaları, CHP’li belediye başkanı Mustafa Bozbey’in suya getirdiği devasa büyük zamların geri alınması için verilen mücadelede yaşanan gerginliğin, tartışmanın, kavganın ertesi günleri…
İftarı veren CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey.
Şİmdi bu karede yer alan bazılarına sormak istiyorum; “davanızın şerefi, onuru, haysiyeti nerede ?”
Sakın kimse “bu iş siyaset işi, neticede siyaset yapıyoruz” bahanesine montalama yapmasın.
Sizin belediye başkanınıza hakaretler, küfürler, üstüne yürümeler, saldırmalar, dövmeye kalkanların ertesi günü koşa koşa kuyruğa girip iftarına katılmanızın sebebi “iftar yemeğinin lezzeti” miydi acaba ?
Mecbur muydunuz?
Birileri sizi zorla mı gönderdi?
Gönderse bile vicdanınıza danıştınız da size ne dedi?
Eyy Dursun, Bu “tablo” şimdilik bir kenarda Dursun!
Bu kareyi çok sayıda vatandaş tarafıma iletti.

Şikayetlere bakın!
“Sözde gündüz hak mücadelesi verenlerin akşam sarmaş dolaş olmaları, bir de utanmadan kamuyona poz vermeleri artık zorumuza gidiyor. Samimiyetsizliğin resmini paylaşıp Bursa halkına, Ak seçmene yani bize abdal muamelesi yapıyorlar.”
Eyy Dursun!
Ortaya koydugunuz danışıklı görüntüler şikayetlere konu olurken, vatandaşın size artık inanmadığını, hepsinin rol yaptığını ifade etmesi, seçmen üzerinde açılan onarılmayan yara olduğunu nasıl izah edeceksiniz?
“Bilmiyordum”!… hikayeleri mi okuyacaksınız?..
Belediye başkanınız Oktay Yılmaz‘a her türlü hakaretleri savuranlar, mikrofonunu susturanlar, üzerine yürüyenlerin, saldıranların baş mimarı “Mustafa Bozbey’in sofrasını çok mu özlemiştiniz.?“
Bir taraftan başta il olmak üzere teşkilatların canla başla gece gündüz ortaya koyduğu çalışmalar, bir taraftan Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz’ın başarılı hizmetlerine gölge düşürmeye çalışanların 100 liralık iftar yemeğine Ak Parti’nin ferdi olarak koşa koşa giderek emektarların ve halkta olan karşılığı ve güveni bir karede yok etmeye utanmıyor musunuz?
Nasıl olsa “işin aslı öyle değil” diyerek işin içinden çıkmaya mı düşünüyorsunuz?
Siz bunu bu saatten sonra vatandaşa anlatmak için 40 dereden su getirmek zorunda mıydınız?
O davete katılmazsanız ülkenin kaderine olumsuz etki mi yapacaktı..
İşte böyle; “işini bilmeyen çavuşlar… nokta nokta nokta!”
Velhasıl beş yıl boyunca ibreyi artıya çevirmek için gece gündüz ortaya konulan çalışmalar ve gayretlerin karşılığı böyle üç beş kendini bilmez yüzünden heba edilmesinin örneğidir bu kare.
Vatandaşın tepkisi büyük !
Çok yazık çok..
Hadi yine yeniden sıfırdan başlayın !
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Bu nasıl bir taktik nasıl bir kabiliyet nasıl bir profesyonellik!
Hem şok hem korku hem hayranlıkla izledim!
Kral Bozbey’in performansı şaşkına çevirdi.
Ne yalan söyleyeyim, bu kadarını da beklemiyordum!
Önce getirin dedi, sonra çekti karşı koydu!
Ak Parti grup sözcüsü Sinan Kahraman; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in, suya benim iradem dışında zam yapıldı, yapılan zamları meclise getirin geri çekelim” dediğini söylemişti.
Bunun üzerine AK Parti grubu zamların geri çekilmesi için meclise teklif verdi, “Hodri meydan buyurun hep birlikte zamları geri alalım Bursalıları rahatlatalım” dedi Sinan Kahraman.

Ancak Mustafa Bozbey daha önce söylediği sözden ‘U’ dönüşü yaparak bu teklife karşı çıktı.
Geri alınması bir yana, suya yapılan zamları savunmak için her türlü yola başvurdu.
Zaten “benim irademin dışında” sözünün ‘popülist’ olduğu böylece ortaya çıkmış oldu.
Yani düşünün ki, onun iradesi dışında suya 3 katı zam yapma teklifini meclise getirip kabul edilmesinin haberi yokmuş ayaklarına yattı.

Bu mümkün mü?
Tabi ki değil.
Dün mecliste yaşanan olaylarda ise gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya döküldü.
AK Parti grubuna yönelik her türlü suçlamayı yaparken konuşmaları engellemek için de müthiş bir taktik geliştirdi.
Bozbey hazretleri deyim yerindeyse “buranın kralı benim, ben ne dersem o” tavırları takındı.
Kendi konuşmaları ekranlardan net bir şekilde halka ulaşırken, başta Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz olmak üzere AK Parti’li konuşmacıların mikrofonlarını kapattı.
Zorda kalacağını anlayan Mustafa Bozbey, algı konusunda ulaştıkları son noktayı devreye soktu.

Kendi sesinin karşı tarafı bastırmak için Mikrofonları kapatarak rakip üyelerin sesinin duyulmasının önüne geçmeye çalıştı.
Yaşanan gerginlikte ak partilileri suçlayan Bozbey, meclis üyelerini tahrik ederek adeta iki grubu birbirine düşürdü.
Tabi hal böyle olunca da kimin ne söylediği anlaşılmaz oldu.
Her kafadan bir ses!

Bozbey’in de yapmak istediği zaten buydu.
AK Parti grubunun verdiği “zamlar geri alınsın” teklifini karambole getirerek hanelerin bütçesini sarsan devasa su faturaların düşürülmesi beklentileri boşa çıkardı.
Adeta vatandaşların su zamlarının üzerine bir bardak su içmeleri durumunda bıraktı.
Yani kral Bozbey, ‘battı gemi yan gider’ tutumu sergilerken, protesto için bir bardak daha su içmeleri hâlinde faturanın bir bardakta üçe katlayacağı hesabını yaparak her kaostan kazanım sağlama derdine düştü.
Zamların geri alınması teklifini reddeden Mustafa Bozbey Bursa halkının umutlarını bir kez daha tüketti.

Öyle ki, zaman zaman Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz ile AK Parti üyelerini çıldırtacak noktaya getiren kral Bozbey, “20 yıldır yapamadıklarınızı biz yapıyoruz” diyerek adeta bursalılarla dalga geçti.
Yaptığı hatayı saygısızlık veya haksızlıklara rağmen hiçbir şey olmamış gibi davranması, utanma duygusunu hiçe sayarak rahat tavırlar sergilemesi pişkinliğini ortaya koydu.
Yani 20 yılda suya yapılamayan rekor zamları yaptığını anlatıyordu Kral.!
20 yılda değil, tarihte Bursa’da yaşanmayan su kesintilerini yaşatarak başka bir rekora imza atıyordu Kral!
Ulaşımda tarihte görülmeyen 2 yılda yaptığı devasa zamlarla Türkiye’de en yüksek seyahat bedelini bursalıların sırtına yüklüyordu Kral!
Sonuçta kralın dediği olur du herhal!
Ortada henüz hizmet namına bir çivi çakamayan CHP’li Belediye Başkanı başka Bursa’dan mı söz ediyordu diye halkın kafasında soru işaretleri oluşturdu.
Mesela onun başardıklarını daha önce kimse başaramadı!
Vızır vızır işleyen Belediye hizmetleri tersine döndü.
İşleyen tezgahlar durdu, sistemler çöktü.
Koltuğa oturur oturmaz personel fazlalığı bahanesiyle 2 bin kişiyi kış günü kapının önüne koydu Kral!
Sonrasında yaklaşık 5 bine yakın kişiyi işe alarak bir sonraki seçime oy hesabı yaparak hizmete aktarılması gereken belediye bütçesini yandaş personellere maaş olarak sundu.

Utanmadan sıkılmadan her fırsatta BUSKİ’in zarar ettiğini söyleyen Kral, ne hikmetse işten attığı 2 bin civarında kişinin tazminatlarını zarar ettiğini iddia ettiği bütçeden nasıl ödediğini açıklamadı.
Bu ve benzeri beceriksizlik ve yönetim acizliği gösteriyor ki, Büyükşehir koltuğu ve birimleri ehil insanların dışında başarıya ulaşması mümkün değildir, tersine batması müstehaktır.
Tıpkı İstanbul büyükşehirde olduğu gibi.
İşte bu nedendir ki, halk 23 yıldır tüm yıpranmışlığına rağmen Ak partiyi tercih ediyor.
Çünkü CHP’liler hizmet yerine sadece konuşma, hitabet alanında ihtisas yapmış uzmanlaşmışlar.
Bunu bu millet çok iyi analiz etmiş teşhisini de koymuş durumda.
“Yaparsa Ak parti yapar” sloganına muhalefet genel ve yerel düzeyde sürekli “yalanlar pompalayarak destek vermiştir” gerçeğini artık herkes görmüş oldu.
Mesela Bursa’da hazır kurulmuş tıkır tıkır işleyen, halka hizmet götüren tezgahın liyakatli ellerde olmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.
AK Parti döneminde kesintisiz hizmet alan Bursa’da ne yazık ki, CHP döneminde ellerine yüzlerine bulaştırılıp cadı kazanına çevirdiler.
Bu tezgahlardan birisi de altyapıydı.
Mesela Bursa’da su kesintilerinin yaşanmaması için arıtma tesisi projesi başlama ve bitiş tarihleri her şeyi hazır iken, kral Bozbey iş başına geldiğinde AK Parti’nin eseri olanları iptal etti.

Bunu yaparken de Bursa halkı umurunda değildi, bursalıları hiç düşünmediğini yaşanan su kesintileriyle anlamış olduk.
Bunun gibi benzeri hazır gerçekleştirilecek projeler AK Parti tarafından eline verilen kral Bozbey, ne yazık ki dokunduğu her şeyi adeta yaktı yıktı geçti!
Tabii AK parti’yi yakayım derken milleti de yaktı!
Bugün Türkiye’de ilk defa elektrik faturalarını sollayan, 7-8 yüz TL gelen rakamları birden 4-5 bin TL civarına yükseltip Bursalılara devasa su faturaları gönderen Bursa Büyükşehir Belediyesi ‘nin Kral başkanı birçok aile bütçesine büyük darbe indirdi.
Tüm bunların altında imzası olan Mustafa Bozbey, meclis kürsüsünde adeta Yağız Başkan rolü oynayarak suçu AK Partililere yüklemeye çalıştı.
Ee aslında buna da şaşırmamak gerek.
Zira her fırsatta İstanbul’u soyup soğana çeviren örgüt lideri Ekrem imamoğlu’nu savunan zihniyetten Bursalıların da bir beklentisi yoktu.
Ne yazık ki Bursa halkı bunu çok geç anlamış oldu.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin