27 Haziran 2026 Cumartesi
AK parti dönemlerinde yapılan hizmetler, atılan tarihi imzalarla yepyeni bir kimliğe kavuşan Bursa’da Şehreküstü’nden tarihi hanlar bölgesine, çevre yollarından tabakhaneler bölgesine, kültürel aktivite merkezleri merinos AKKM’den panoramik müzelere, yeşil alanlardan sosyal donatı alanlara, şehre nefes aldıran başta Cumalıkızık orman parkından Hüdavendigar parkına, birçok mesire alanlarından kentsel dönüşümlere kadar hasılı Bursa’da görülen görülmeyen hizmetlerin tamamında AK parti imzası olduğunu öncelikle hatırlatmak isterim.
Özellikle Yıldırım Belediyesi’nin imzasını taşıyan Cumalıkızık orman parkı tüm Bursa halkına nefes aldırırken, aralıksız süregelen bu projelere alışan ve bağışıklık oluşturan hizmetlerin daha fazlasını isteyen, yani verdikçe daha çoğunu isteyen misali vatandaş farklı mecralarda yüzmek adına biraz da CHP’nin kabiliyet ve yeteneklerini ölçmek için değişime gitmişti.
Yani Bursa’da yapılan son yerel seçimlerde AK parti hizmetlerine doyan Bursalılar, şişirilmiş bir isim olan Mustafa Bozbey‘i denemek için CHP yönetimlerini sınava tabi tuttu.
Bursa büyükşehir başta olmak üzere Osmangazi ve diğer dış ilçelerden birçoğunda CHP’li yönetimler iş başına getirildi.
Ancak Bursalılar 2 yılı aşkın bir zamanda tam tamına hayal kırıklığı ve şok yaşadı.
Aslına bakarsınız bu terimi biz kullanıyoruz ama Bursalılar çok da hayal kırıklığı yaşamışa benzemiyor.
Olacaklardan haberdar sanki facia geliyorum türünde bu durumu sürpriz saymadıkları gözlendi.
Meydanlarda “yapacağız edeceğiz” diyerek mevcut AK parti yönetimlerinin hizmetlerini kötüleyip kendilerinin çağdaş Bursa oluşturacaklarını sözünü vererek milletten yetki talebinde bulunmuşlardı.
Bursalılar da seçim meydanlarında yalan propaganda üretenlere kanmış, CHP’lileri iş başına getirerek önemli bir sınava tabi tutmuştu.
İŞTEN ÇIKARMALAR
Ancak hizmet adına bir tuğla bile koyamayan Büyükşehir başta olmak üzere CHP’li yerel yönetimler sınavı geçemedi.
Üstüne üstlük geldikleri günden kısa bir süre sonra büyükşehir çalışanlarından tahmini 3 bin ila 5 bin kişiyi soğuk kış şartlarında iş akitlerine son vererek kapının önüne koymuş, süreç dahilinde işten çıkarmalar periyodik bir şekilde devam etmişti.
Asıl bomba ise ilerleyen zamanlarda yolsuzluk, irtikap ve rüşvet iddialarının ortaya çıkması oldu.
Yapılan operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar vesaire sonrası malum.
Süreç devam ediyor…
İŞÇİ KIYIMI YAPANLAR TEREYAĞI GİBİ SUYUN ÜSTÜNE ÇIKTILAR
Şimdi siyasi ahlaktan, iş ahlakından bahseden CHP zihniyetleri bugün AK parti yönetiminde olan Bursa Büyükşehir Belediyesinde işçi kıyımından bahsetme cüretini gösterebiliyor.
Mesela BESAŞ’ta 20 kişinin görevden alındığını ve bunun bir hak gaspı olduğu iddiasında bulunabiliyorlar.
Yani Mustafa Bozbey göreve geldiğinde 3 bin kişiyi işten çıkarmasını tek kelime yazmayanlar bugün AK partili başkan vekili Şahin Biba‘nın işin ehli olmayan 20 kişilik bazı yönetim kadrosunda değişikliğe gitmesini büyük olaymış gibi servis ediyorlar.
Hatta aynı haber siteleri Bursa’ya hizmet adına hiçbir proje üretemeyen CHP’li yöneticileri göklere çıkarırken, AK partili yönetimleri yerden yere vuruyor.
CHP döneminde görevden alınan AK partili yöneticilerin yerine kendi adamlarını getirerek bir anlamda CHP’li yönetim kadrosu oluşturulmuştu.
AK parti ise işi beceremeyen bu kişileri görevden alarak işi ehline yani uzmanına vermesi oldu.
CHP’nin basın bülteni gibi çalışan haber siteleri, belediye başkan vekili Şahin Biba’nın yanlış kişilerin doğru yerde olmasının hizmet akışını sekteye uğratması nedeniyle doğru kişilerin yeniden iş başına getirmesini ne hikmetse hazmedemezken, 20 kişinin görev yerlerinin değişimine de ‘işçi kıyımı ‘ algısı oluşturuyor.
Ama kendileri 3 bin kişinin işine son verdiklerinde kıyım yapmamış oluyordu!
BURSALILAR NE DİYOR
Oynanan oyuna Bursalıların karşı tepkisi çok sert oldu.
“CHP’nin AK parti’den devraldığı belediyelerde adeta mal bulmuş mağrip gibi çok acele ve hızlı bir şekilde binlerce kişiyi ailelerin geçimini düşünmeksizin kış şartlarında kapının önüne koyması işçi kıyımı değil miydi?
Kendi adamlarını belediyelerin iştiraklerine ve bazı devlet garantili kadrolarına almak için binlerce kişiyi mağdur ederken bugün 15-20 kişilik yönetim kadrolarında değişikliğe gidilmesine neden sancılanıyorlar?
Zaten her gelen kendi yönetim kadrosuyla çalışmak ister, bu tepkiyi gösterirken hiç utanmıyorlar mı?
AK Parti’ye zaman zaman kızabiliriz ancak her şeye rağmen hizmet üretiyor. CHP ise kısa zamanda “yolsuzlukla-rüşvetle” adından söz ettirdi.
Biz de diyoruz ki, neden hizmet için bir proje ortaya konulmadı. Meğer adamlar, “gidene kadar ne götüreyim” arayışında olmuşlar.
Onlar zamansız bir şekilde işten çıkardıkları on binlerce kişinin vebaline girdiler, önce bunun hesabını versinler sonra da gitsin “yolsuzluk rüşvet” gibi iş ahlakını hiçe sayan icraatlarının hesabını versinler.
CHP yönetimleri bundan böyle hiçbir zaman bursalıya yalan propaganda yapamayacak, Bursa halkını inandıramayacak, biz neyin ne olduğunu biliyorduk ama bu kadarını bilmiyorduk, artık kimlerin ne olduğunu çok iyi öğrendik.”
Vatandaşların ortaya koyduğu tepkilerin içinde en dikkat çekeni ise şu oldu:
“Her gün haberlerde farklı belediyelerden yeni yeni çirkeflikler yolsuzluklar ve operasyonlar gündeme geliyor. Bunların hırsızlıklarını, yolsuzluklarını, ahlaksızlıklarını dinlemekten bu millet yoruldu. CHP artık bu milletin karşısına bir daha çıkmasın, hatta mümkünse kapatılsın!”
Bu tepkiler CHP yönetimlerinin yakın tarihimizde bu yana halkın üzerinde oynadığı oyun, açtığı derin yaraların izlerini taşıdığını ortaya koyuyordu.
CHP, “demokrasiyi, Atatürk ve laikliği kalkan olarak kullanan parti” olduğundan bahsediliyor.
Bu konu her köşe başında sokağın nabzında birinci gündem maddesi olarak önemli yer tutuyor.
Bu da şunu gösteriyor; CHP Deniz Baykal zamanındaki misyonundan çok çok uzaklaşmış.
‘Mutlak butlan’ kararı sonrası bakalım süreç hangi yöne evrilecek, nasıl bir tablo ortaya çıkacak.
Sonuç olarak Bursa’da ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet olayları nedeniyle halk kapısını CHP’ye kapattığı görülüyor.
Aynı tepkileri önceki gün çocuğumun yemin töreni için gittiğim Diyarbakır‘ın Sur ilçesinde soluklandığımız bir çay bahçesinde sohbet ettiğimiz esnaflardan da aldım.
Genelde halkın nabzı bu yönde atıyor.
Yeni seçim tarihi 2028’in ilk çeyreğinde yapılması planlanıyor. O zamana kadar CHP’nin bilinmeyen birçok vukuatının daha ortaya çıkacağını düşünüyorum.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
2018 yılı Nisan ayında, İYİ Parti’nin kuruluşundan kısa bir süre sonra yapılacak olan erken seçimlere girip giremeyeceği yönünde tartışmalar yaşanmıştı.
İYİ Parti’nin seçime katılma yeterliliğini kazanabilmesi ve TBMM’de grup kurabilmesi için en az 20 milletvekiline ihtiyacı bulunuyordu.
Bu durum üzerine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla, CHP’den 15 milletvekili istifa ettirilerek İYİ Parti’ye katıldı.
Bu hamle sayesinde İYİ Parti TBMM’de grup kurma hakkını elde etti ve seçime katılma yolundaki en büyük hukuki engellerden biri aşılmış oldu.
Seçim sürecinin (24 Haziran 2018) ardından bu 15 milletvekili tekrar CHP’ye geri döndü.
Fıkralara “borç vekil verir misin” gibi mizah konusu olan bu süreç, “ödünç milletvekili” olarak Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmişti.
Geçmişte yaşanan ve siyasi tarihe “ödünç milletvekili” hamlesi olarak geçen bu olayda Bursa milletvekilleri Erkan Aydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu da yer almıştı.
(Digerleri Afyonkarahisar milletvekili Burcu Köksal, Amasya milletvekili Mustafa Tuncer, Ankara milletvekili Nihat Yeşil, Aydın milletvekili Hüseyin Yıldız, Balıkesir milletvekili Ahmet Akın, Burdur milletvekili Mehmet Göker, Çorum milletvekili Tufan Köse, Edirne milletvekili Okan Gaytancığlu, İzmir milletvekili Tacettin Bayır, Kayseri milletvekili Çetin Artık, Kocaeli milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer ile Zonguldak milletvekili Ünar Demirtaş.)
Borç Milletvekili hile girişimine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,
“Demokrasi nutku atanların, ilkeli ittifaktan bahsedenlerin ayak ve siyasi oyunlara heves etmeleri tam bir çatırdama ve siyasi çürüme halidir. Gazi Meclis’in hür iradesini, 98 yıllık izzetini, ikbal arayışlarıyla, dahası ‘hülle ve hile’ yoluyla karalamaya, karartmaya çalışanlar milletimizin demokratik kazanımlarına kast etmenin cezai karşılığını kuşkusuz görecektir” ifadelerini kullanmıştı.

EMANET BAŞKAN !
Bugün halkın emanet ettiği Belediye Başkanlık koltuğunu yeteri kadar dolduramadığı yönünde şikayet oluşurken, Osmangazililer tarafından zaman zaman ’emanet başkan‘ şeklinde yine fıkralara konu ediliyor.
Vekillikte olduğu gibi belediye başkanlığında da hiçbir tecrübesi olmayan Erkan Aydın’ın geçtiğimiz aylarda resmi X (Twitter) hesabından yapılan ve kısa süre sonra silinen bir paylaşım Bursa kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Paylaşımda, Bursaspor Başkanı Enes Çelik’in K. Holding çatısı altındaki şirketler aracılığıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden toplam 135 milyon TL’lik asfalt ihalesi aldığı iddia edilmişti.
Gelen tepkiler üzerine Erkan Aydın yaptığı açıklamada, hesabın yönetiminin verildiği firmadan bilgileri dışında böyle bir paylaşım yapıldığını belirterek ilgili firma ile yapılan sözleşmenin feshedildiğini duyurmuştu.
Aslında hata da olsa nereden bakarsanız bakın bilinçaltı olduğu düşünülen bu paylaşım bir belediye başkanına yakışmamıştı..
Akabinde Bursaspor Başkanı Enes Çelik sert bir açıklama paylaşarak Erkan Aydın‘a adeta nota veren şu ifadeleri kullanmıştı:
“Buradan Bursasporlulara ve Bursalılara sesleniyorum. Benim iki hassas noktam var; Bursaspor ve itibarım. Kulübümüzden aldığı bedava biletlerle stadyumumuzdaki çocuk tribününe gelerek her hafta çocuklarla fotoğraf çektiren, göreve geldiğimiz günden beri kulübümüze hiçbir katkı sunmamış sözde “Bursasporluyum” imajı çizen idareciyi ifşa edip sizlerin önünde rezil edeceğim. Bu da size sözüm olsun.”
Tüm bu yaşananlardan sonra bugün tıpkı Mustafa Bozbey misali hasbelkader başkanlık koltuğuna oturan Sayın Aydın, temel belediyecilik hizmetleri dışında ilçeye gözle görülür önemli bir proje üretemedi.
Yanılıyor olabiliriz düşüncesiyle konuyu ‘sokağın nabzında‘ Osmangazililere sorduk.
Vatandaşlar ağız birliği etmişcesine “Osmangazi’de Belediye Başkanı var mı yok mu” henüz bu farkı göremediklerini söylüyor.
Bırakın yeni yatırımların hayata geçirilmesini AK Parti döneminde Başkan Mustafa Dündar’ın mega proje olarak hizmete sunduğu ‘Kent meydanı’ ile ‘Panorama 1326‘ Fetih müzesinin bile layıkıyla işletilemediği yönünde şikayetler dile getiriliyor.
CHP belediyeciliği kapsamın bir kaç tane kent lokantası adı altında bir şey üretildiğini söyleyen Osmangazililer, bunun kendilerine hiç bir anlam ifade etmediğinin belirtiyor..
Vatandaşlar CHP’nin en önemli vizyon projesinin “Kent lokantası” olduğunu düşünüyorlar.
2 yılı aşkın bir süredir sadece AK Parti’nin projeleri ve yaptığı hizmetler üzerinden tıpkı Mustafa Bozbey algısıyla bir nevi pazarlama üretenler Büyükşehir belediyesine aday olacağı yönünde kulislere bilgiler paylaşılmış.
DELEGE SKANDALI
Milletvekilliği döneminde bile varlığı yokluğu belli olmayan biri, Belediye Başkanlığında aynı çizgide devam ederken CHP kurultayın da patlak veren delege skandalında adı geçti.
Bilindiği üzere Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik, Ekrem’in finansmanını sağladığı delegelerin rüşvetle satın alındığı yönünde hazırlanan iddianame ile yargılanan ve bu yönde usulsüzlük yapıldığına dair mutlak butlan kararı ile sabitlenen bir hukuki süreç yaşandı.
Ödünç vekillikten tutun da CHP kurultayı’nda Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel adına delegelerin iradesine ipotek konulduğu yönünde yargılananların arasında olan Sayın Aydın, hangi hizmet anlayışıyla Bursa büyükşehir belediye başkanlığına aday olacak, Bursalılar işte bunu merak ediyor.
2 yıl geçmesine rağmen sorumlu olduğu ilçede tıpkı Mustafa Bozbey gibi bir çivi çakamayan Erkan Aydın’a oturduğu koltuk beklenenin ötesinde büyük gelirken, Büyükşehir en az “10 gömlek daha büyük gelir” yönünde tepkiler söz konusu.
Sonuç olarak Osmangazililer gerek Bozbeyli Bursa Büyükşehir ile gerek Osmangazi Belediyesinin bu dönemi kayıp yıllar olarak boşa geçtigini düşünüyor.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Bursa milletvekillerinin birçoğunun ismi vatandaş tarafından bilinmiyor.
Sokağın nabzı ile yaptığımız milletvekili konulu sohbetlerde özellikle iktidar partisi mensubu milletvekillerinin isimlerini sorduk, çoğunluk 2-3 isim dışında diğerlerini tanımıyor.
Halk, muhalefet milletvekillerine zaten yabancı hiçbirini bilmiyor.
Vatandaşla sohbetlerimizde çok da önemsenmediği ortaya çıkan milletvekillerinin tanınma oranında sıkışıp kaldık.
Bu nedenle Bursa ile alakalı hizmet, beceri, yetenek ve temsil kabiliyeti aşamasına zor geçtik diyebilirim.
Milletvekillerinin seçmen beklentisi ve memnuniyet oranları sosyal alanda (sahada) aktifliğine göre farklılık ortaya koyarken, genel performans ölçeğinde vatandaş nezdinde adeta sınıfta kaldığı görülüyor.
Varlığı yokluğu belli olmayan bazı vekillere yönelik vatandaş tepkisi bambaşka perdeden ortaya çıkıyor.
İsim telaffuz ettiğimizde “Bursa milletvekili mi” diye tepkiler dile getiriliyor.
En çok muhatap olanlar ise halka uzak nerede olduğu bilinmeyen, ortalarda görünmeyen, yerel sorunlara karşı pasif kalan, Bursa’nın Ankara nezdinde bir nevi iletişimini sağlayamayan milletin vekillerine vatandaşın kızgınlığı adeta öfkeye dönüşmüş durumda.
Öyle ki, ismine bile tahammül edilemeyenler var.
Sokağın nabzı bunu şu cümleyle özetliyor:
“Ben sorunlarımı sıkıntılarımı dertlerimi dinlemesi çözüm üretmesi için vekil tayin ediyorum, bırak çözümü kendi seçtiğim tayin ettiğim vekile bile ulaşamıyor
konuşamıyorum. Öyleyse o benim vekilim değildir, onu vekilim olarak görmek istemiyorum, benim vekilim mekilim yok onu azlettim bana değil gitsin kime vekil oluyorsa olsun” diyor.
Öyle ki, vatandaş Bursa milletvekillerine karşı burnundan soluyor vaziyete itilmiş.
Dolayısıyla sokağın yansıması ve seçmenin direk verdiği elektrotlar milletvekili ya da Partisi ile arayı kaynak yaparak sağlamlaştıracak yerde, tersine Bursa genelinde yaşanan oy kayıpları ve yerel seçimlerde yaşanan değişimler, seçmenin mevcut siyasi tablodaki memnuniyetsizliğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak Bursalılar AK Parti milletvekillerinin yaklaşık %90’ı değişmesi gerektiğini söylüyor ve bekliyor.
Konuyu fazla uzatmadan milletvekillerinin sahadaki tanınırlık ve performans ölçeğine geçelim.
Bursa merkez ilçeler ile İnegöl, Keles ve Orhaneli ilçesinde halkla yaptığımız birebir görüşmelerde ortaya çıkan tablo Ak parti adına ne yazık ki bu kadar da olmamalı dedirtecek türden.
Öncelikle AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ ile önceki dönem bakan Mustafa Varank’ın dışında vatandaşla birebir yaptığımız milletvekilleri sohbetlerimizde en sağlam istatistikleri ortaya çıkardık.
Tüm partiler dahil Bursa’da Refik Özen, Ahmet Kılıç, İsmet Büyükataman ve Selçuk Türkoğlu en çok tanınan isimler oldu.
AK Parti ile devam edersek bu isimlerden Ahmet Kılıç ile Refik Özen vatandaş nezdinde sahada en fazla gezen, aktif, sosyal alanda halkla içiçe temas kuran, performans sergileyen milletvekilleri olarak öne çıktı.
Ayhan Salman, Osman Mesten, Muhammet Müfit Aydın ve Emel Gözükara Durmaz isimlerine halkın bakışı vasatın çok altında.
Ayhan Salman; İki dönemdir milletvekilliği yapan bir dönemde mkyk üyesi de olan İnegölülerin pek olumlu bakmadığı, tasvip etmediği yönünde serzenişler mevcut.
İnegöl’ü temsil yetkisine sahip daha üst düzey önemli isimlerin olduğu vurgulanıyor.
Muhammet Müfit Aydın; Özellikle Muşlular ve doğulu vatandaşları temsil noktasında varlığı yokluğu konusunda soru işaretleri oluşturmuş durumda. Muşlular dahil seçmen nezdinde umut vaadetmeyen vasata bile çıkamayan isim olarak nitelendiriliyor. Yeni dönemde değiştirilmesi, bu cenahtan daha etkin başka bir ismin temsil konusunda bursalıların huzuruna çıkarılması isteniyor ve bekleniyor.
Emel Gözükara Durmaz; Bursa gibi önemli bir Büyükşehirde kadın milletvekili kontenjanında yetersiz olarak değerlendiriliyor. Özellikle Bursa’da kadınlar adına daha etkin yetkin ve vizyon sahibi bir karakter tercih edilmesi bekleniyor.
Osman Mestan; 3 dönemdir dağ bölgesini temsilen “Ankara’da dayım var” hesabıyla zoraki listelere sokulduğu ifade ediliyor. Keles dahil dağ ilçelerinin taleplerine karşılayamadığı hatta kulak tıkadığı yönünde hakkında çok sayıda şikayet söz konusu.
3 dönemdir sesinin tonunu bile duymayan tanımayan Bursalılara, geçtiğimiz günlerde hayvanlarla ilgili yaptığı açıklamayla kendisini hatırlatmaya çalıştı.
Vatandaşlar Bursa’nın başka sorunu yokmuş gibi üç dönem milletvekili olan birisinin ilk defa böyle bir konuyla gündeme gelmesine kızgınlık ve öfkelerini ifade ediyorlar.
Ayrıca iddialara göre iki çocuğunu belediyelere yerleştirdiği konuşuluyor.
Son dönem milletvekili listesine alınmadığını öğrenmiş, meclis başkanı eski Has Partili Numan Kurtulmuş’a durumu bildirmiş, Kurtulmuş’da, benim adamım olmalı talimatıyla zoraki listelerde yer aldığı AK Parti kulislerinde konuşulmuştu.
Bu durum o dönem kulislerde Ozan Mahzuni Şerif’in şu dizeleriyle yankılanmıştı; “Ankara’da dayın yoksa mamudo kurban niye doğdun!”
Sonuç olarak başta Keles olmak üzere dağ ilçelerinde daha aktif beceri girişken ve kabiliyeti olan kişilerin temsil etmesi yönünde talepler söz konusu.
Mustafa Yavuz; Efendiliği ön plana çıksa da halkla diyaloğu ve ikili ilişkiler konusunda olumlu not verilmiyor. Bu zamana kadar seçmen tarafından kendisine ulaşma, sorun çözme konusunda serzenişler söz konusu. Ayrıca diyalog kurulsada yapı itibariyle oldukça halkın beklediğinin aksine resmi görüntü verdiği şikayetleri dile getiriliyor.
Emine Yavuz Gözgeç; Sayın Gözgeç ile alakalı Bursalılar artık son dönemi olması gerektiğini söylüyor. 3 dönemdir Bursa milletvekili olan Gözgeç’in genel merkezde farklı bir görevde değerlendirilmesi yerinde olacağı düşünülürken milletvekili kontenjanında farklı adaylara kapı aralanması gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak seçmen AK Parti Bursa milletvekillerinin %90’nın değişmesi gerektiğini savunuyor.
Bu da şunu gösteriyor; AK Partili milletvekillerinin Bursalıların sorunlarına yeterince eğilmediği, bu nedenle her dönem birer vekil daha kaybettiği görülüyor.
Normalde 16 milletvekili olan dönemlerde 12 sayıya ulaşan AK parti’de Bugün 20 milletvekili çıkaran Bursa’da AK Parti 10 vekilde kaldı.
Bu da milletvekillerinin seçmen nezdinde yeterli olmadığını ortaya koyuyor.
Erdoğan’ın adı ve rüzgarıyla kendilerini TBMM’de bulanların bu taktikle önümüzdeki seçimlerde istediği sonuca ulaşmaları mümkün görünmüyor.
Çünkü Bursalılar bu kez lider bazında değil milletvekili bazında oylarını şekillendireceğini söylüyor.
Bu minvalde yerel yöneticilerin önümüzdeki genel seçimlerde çok daha ince eleyip sık dokuması gerektiğini ortaya koyuyor.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Artan üretim maliyetleri, düşük siparişler ve pazarların değişmesiyle birlikte, İstanbul’daki (Merter, Laleli, Zeytinburnu) ve Gaziantep gibi tekstil merkezlerindeki pek çok esnafın Ekomik durağandan etklenmesi son yıllarda binlerce KOBİ ve fabrika faaliyetini askıya alması ya da durdurması nedeniyle istihdam kaybı yaşandı.
Türkiye genelinde ve özellikle Bursa gibi önemli tekstil merkezlerinde orta ve düşük ölçekli esnafta sıkıntı hatsafhaya ulaşmış durumda..
Bu krizin temel detayları Sektördeki Güncel Durum..
Yüksek maliyetler ve siparişlerin düşük maliyetli ülkelere kayması nedeniyle son birkaç yılda binlerce çalışan işini kaybetti.
Sadece kısa bir dönemde binin üzerinde şirket ve KOBİ kepenk indirmek zorunda kaldı.
Yurt içi ve dışı ünlü markalara üretim yapan büyük ölçekli şirketler dahi finansal daralma nedeniyle konkordato ilan etmek zorunda kaldı.
Bursa tekstilinin merkezi vişne caddesi’nde işletmelerin yüzde 70’ine yakını kiralarını ödeyememesi nedeniyle kapattı.
Asgari gelirlilerin pazar ve market ( pahalılık ) çaresizliği ikiye üçe katlamış durumda.
Hazine ve maliye bakanı Mehmet Şimşek rakamlarla oynarken ne yazık ki ekonomik anlamda Çarşı Pazar ateşi gitgide büyüyor.
Bakan Şimşek’in ise bu konuda hiçbir çözüm odaklı açıklamalarına şu ana kadar şahit olmadık.
Bu arada TÜİK, Mayıs ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı:
— Aylık enflasyon: %1,71
— Yıllık enflasyon: %32,61
Bu oranlara göre memur maaşları aşağıdaki tabloya göre şekillendi.

Hal böyleyken asgari ücretliler emekliler ve düşük orta gelirlli vatandaşın an itibariyle tek istediği yeme içme konusunda pahalılığın giderilmesi.
Anlaşılır gibi değil.
3 tane zincir marketlerden nasıl baş edilemiyor bu oldukça düşündürücü.
Konuyla ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaşananlar ters yüz edilip mi aktarılıyor.
Ekonominin güllük gülistanlık olduğu, vatandaşın ferah içinde yaşadığı bilgisi mi veriliyor!
Yoksa çarşı pazar market pahalılığından gerçekler Reisten mi gizleniyor!
Açıkçası vatandaş merak ediyor!
“Bizim bildiklerimizi gördüklerimizi yaşadıklarımızı REİS görmüyor mu” diye sitem de bulunuyor.
Bin defa anketler yapılsa, yarın 100 defa seçim olsa dar gelirlilerin yeme içme alanında mevcut ekonomi şartlar düzeltilmediği sürece şu anki siyasi tablonun değişeceğini zannetmiyorum.
Zira düşük ve orta ölçekli vatandaşın tek derdi geçim.
Gıda sektöründeki sıkıntı çözülmedikçe sandıktan iktidar lehine şartların değişmeyeceği kanaata hakim.
Mesela 20 bin lirayla geçinmeye çalışan emekliler bu konuda çok muzdarip.
Bu görüşler tamamen vatandaştan edindiğimiz yansımaların sonucu.
Aynı vatandaş sadece ve sadece cebini ve mutfaktaki aşını düşünüyor.
Yani bugün oluşacak mutfaktaki rahatlama aynı gün seçim yapılsa olduğu gibi iktidar lehine sandığa yansıyacaktır.
AK Parti kurmayları son seçimlerdeki mağlubiyetin sebebini başka yerde aramamalıdır.
Elbette yerel yönetimlerin de etkisi vardır ama asıl sebep dar gelirlerin belini büken pahalılık.
Buradan bir kez daha ciddi anlamda hatırlatıyorum.
Vatandaş, emekli ve işsiz şunu diyor;
Biz bunca yıldır fedakarlık yapıyoruz yaptık da, ama hükümet artık emekliyi düşünsün, dar gelirliyi düşünsün ve ona göre seçime gitsin.
Halkın açık seçik verdiği çok net mesaj budur.
Gerek AK Parti kurmayları gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın bu çağrısına ciddiye almalı ondan sonra seçime gitmelidir.
Eğer yine hayal kırıklığı yaşamak istenmiyorsa CHP bölünmüş, şöyle olmuş böyle olmuş beklentisine girilmemelidir.
Daha önce bunun örneklerini deflaarca yaşadık.
Demem o ki, vatandaşın cebini rahatlatmadıkça alım gücünü arttırmadıkça yapılan bütün icraatlar başarılar gölgede kalıyor.
Bu durum AK Parti’nin yerelde başarılı İl teşkilatlarına ve başarılı Belediye yönetimlerine de olumsuz etki yapıyor.
Tüm bu analizler görüşler ve düşünceler sahada aldığımız halkın düşüncesi olduğunu belirteyim.
Bu negatif algının düzeltilmesi ve giderilmesi için umarım yılın ikinci yarısında düşük ve orta gelirli vatandaşa daha fazla ekonomik imkan katkı ve alan sağlanır..
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Oklar hazırlandı yaylar gerildi gerginlik son safhaya ulaştı..
Çatışma öyle boyutlara ulaştı ki artık Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel birbirlerini açık açık hedefe koydu,
İkiye bölünen CHP’de grup toplantısı “yapmayacağız öyle bir talebimiz yok” diyen Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel grup başkanı olarak toplantı gerçekleştirdi açtı ağzını yumdu gözünü.
Buna karşı Kemal Kılıçdaroğlu Özgür Özel ‘in grup başkanı olmasını itiraz ederek Özel’i bu görevden azletme girişimleri başlatmak için düğmeye bastı.
Tepedeki gerginlik, çekilen kılıçlar yerelde de cepheleşmeye, birbirlerine ağır ithamlarda bulunmaya kadar vardı..
Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve ekibine karşı Orhan Sarıbal’ın başını çektiği grup harekete geçti.
Yapılan açıklamalar, birbirine karşı hakaret içeren ifadeler tarihte görülmemiş gerginliğe neden oldu.
Kılıçdaroğlu’nun teşkilatları fesih ederek yeni il başkanları atama çalışmaları da Bursa’da çok sayıda CHP’li tarafından karşılık buldu.
Bu duruma en büyük ve şiddetli tepki gösterenlerin başında milletvekili Nurhayat Altacak Kayışoğlu geldi.
Oysa Kayışoğlu, bugünkü makamı gücü forsu milletvekilliğini Kemal Kılıçdaroğlu’na borçlu olduğu biliniyor.
Ömrü boyunca sadece hayallerde ve rüyasında görebileceği milletvekilliğini hiçbir titri olmadığı halde Kılıçdaroğlu’nun etrafında adeta tavaf edercesine elde ettiği de biliniyor.
Bu kişinin bir diğer Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik kullandığı hakaret vari ifadeler milletin iradesini temsil eden sıfattan çok uzak olduğunu gösteriyor.
CHP genel merkezde başlayan iç savaş yerelde zirveye ulaştı.
Ortalık toz duman.
Kim kimi alt edeceği belli olmayan Kemal Sunal filmlerine döndü.
Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben Kemal geliyorum” dedi ve geldi.
Özgür’e “kalk benim koltuğumdan” dedi ve kaldırdı.
Özgür ise geri çekilir gibi yaparak yeni bir manevraya hazırlanıyor.
Şimdi CHP tabanının merak ettiği konu parti içi savaşın yerelde nasıl şekilleneceği beklentisine dönüştü.
Yerelde gücü elinde bulunduranlar genelde düdüğü çalacağı için tüm gözler asıl savaşın yaşanacağı il örgütlerine döndü.
Yereli eline geçiren grup, delegeleri oluşturacağından yapılacak kurultayda da ipi göğüsleyecek.
Bu nedenle CHP’de iç savaş daha yeni başlıyor desek yeridir.
Ancak şu bir gerçek ki, Parti içi demokrasinin rafa kaldırıldığı, hukuku sürecin hiçe sayıldığı, Parti tüzüğü ilkelerin ayaklar altına alındığı bir dönemi yaşıyor CHP.
Şimdi siz gelin böyle bir partinin ülkeye iktidar olmasını bekleyin!
Kendi içinde demokrasiyi yok sayan bir zihniyetten bırakın adaleti sağlamayı, devletin var olan demokratik işleyişini hiçe sayacağı bir akıl tutulması yaşadığını milletimiz ve kendi tabanı yakından takip ediyor.
Aslında CHP’nin demokratik işleyişi hiçe sayması yeni değil.
Var olduğundan beri kendi içinde sürekli çatışma yaşıyor.
Bugün yaşananların farkı çatışmanın milletin gözünün önünde cereyan etmesidir.
.
ÖZGÜR ÖZEL HAKKINDA RÜŞVET FEZLEKESİ
Özel ve 5 milletvekili hakkında rüşvet fezlekesi Ankara’ya gönderildi
2024 yerel seçimleri öncesinde Mustafa Gökhan Böcek, Özel’in bilgisi dahilinde 1 milyon Euro gönderdiği iddiaları kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkında fezleke hazırladı.
Sonuç olarak CHP bu kafayla iktidar olma, bu milleti yönetme manevra ve kabiliyet yeteneğini yıllar önce kaybetmiştir.
Sine-i millet olan Anadolu’nun öz evlatları her şeyi çıplak gözle izliyor görüyor ve duyuyor.
İşte bu yüzden bu zihniyet ülkede asla iktidar yüzü göremez.
.
BÜYÜKŞEHİR’DE ATAMALAR
Problem büyümeden bertaraf edilmeli, sıkıntıya dönüşmeden çözüme kavuşturulmalıdır.
Bursa Büyükşehir’de çeşitli makamlara, yönetim kurullarına yapılan bazı atamalar rahatsızlığa yol açtı.
Sorun büyümeden giderilmeli.
Derinlemesine ayrıntıya girmeden küçük bir örnek;
Vefa adına bazı isimler sırf onure edilmesi için çeşitli görevlere getirilmesi liyakatin gözetilmediği tepkilerini doğurdu.
Bu tepkilerin basit sıradan olmadığını hatırlatarak konuyu kapatalım.
SON NOT
AK parti kulislerinde sızan bilgileri göre değişimlerin bu ay içinde başlaması bekleniyor.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin