Alim Şahin

Alim Şahin

20 Ağustos 2026 Perşembe

Mustafa Bozbey Planıyla Ak Parti Kapısı Yeniden Hortlatılmaya Mı Çalışılıyor?

Mustafa Bozbey Planıyla Ak Parti Kapısı Yeniden Hortlatılmaya Mı Çalışılıyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bilindiği üzere rüşvet ve yolsuzlukla yargılanan Mustafa Bozbey CHP’den istifa etmişti.

Ancak yeni partiye geçmiş değil şu an için bağımsız.

Peki, Bozbey yeni partiye geçmeyecekse CHP’den neden istifa etti?

Kendisi bir açıklama yaptı ama kamuoyunda bunun inandırıcılık tarafa oldukça zayıf görünüyor.

Öyleyse akıllara birçok soru geliyor..

Mustafa Bozbey’in ak Parti’ye geçmesi için birçok kanalı zorladığı medyada yazılıp çizilmişti ancak bu hayali bir türlü gerçekleşmemişti.

Bunun da en büyük sebebi dosyalarının kabarık olması ve AK Parti’nin Bozbey’e kapıları kapatmasıydı.

Bazı kanallardan edindiğimiz bilgilere göre Bozbey’in CHP’den istifa etmesi bir planın parçası olduğu, planın kusursuz işlemesi için suların durulması, bazı dengelerin ve zeminin oluşması, perde arkası ayak oyunları ile yeniden AK Parti kapısından içeri sokulması yönünde çalışmalar olduğu bilgileri mevcut.

Bu bilgilerin doğruluğu var mıdır bilinmez.

Ancak kulislerde konuşulmaya çoktan başlandı bile.

Zaman neyi gösterecek kestirmek zor fakat bunun bir olasılık olmasına bile doğrusu ihtimal vermiyorum.

Ancak geçmişte olmaz denilen nelerin oldurulduğunu da şahit olduğumuz için hiçbir şeyin imkansız olmadığını da düşünmek zorundayım .

Eğer imkansızlık aşılır da AK Parti kapısından girişi sağlanırsa Bursa AK parti’de büyük bir kaos ortamı oluşacağına şimdiden öngördüğümü söylemeliyim.

Bu sıralar sayın Bozbey’e mağdur rolü yüklendiğini düşünüyorum.

Kamuoyunda suçlu algısı değiştirilerek masum ve mağdur rolü etiketi ile bir nevi pazarlama görevi üstlenen bazı kişilerin olduğu yönünde fiskos şeklinde konuşmalar oluşuyor.

Zamanla nabız yoklanarak kamuoyu tepkisinin ölçülmeye çalışılması, AK Parti tabanında aynı planın bir parçası olarak yorumlanıyor.

Eğer böyle bir plan öngörüler arasında yerini almışsa o zaman ortaya çok daha derin bir soru çıkıyor!

Bu planı kimler icat etti ve kimler devreye aldı?

İşte bu sorunun cevabı bulunursa yukarıda bahsi edilen kapıdan içeri Mustafa Bozbey’in girip girmeyeceği de büyük ölçüde anlaşılmış olacaktır.

Bir kez daha altını kalınca çizerek vurgulamakta yarar var.

Bunun bir olasılık olarak düşünülmesi bile ak Parti cephesinde büyük bir faciaya neden olması kaçınılmazdır.

Kulislerde konuşulanlar ve zaman neyi gösterecek şimdiden kestirmek çok zor.

Bununla birlikte birilerinin boş durmadığı da bir gerçek.

Süreç dahilinde kimlerin neye gebe olduğu çok daha net görülecektir.

Şunu bir kez daha vurgulamak gerekir.

Bırakın yukarıda bahsi geçen konunun gerçekleşmesini, konuşulması bile AK Parti içinde tabanından tüm erklerine kadar büyük tepki doğuracağı ve zarara yol açacağı biliniyor.

Bu durumu bile bile böyle bir plan yürütenler bana göre AK Parti’ye büyük kötülük yapmış olur ve en büyük düşmanıdır.

Zamanla kimlerin ne tür maske taktığı ortaya mutlaka çıkacaktır.

Eğer bu durum gerçekleşirse buna tüm Bursa şahit olacaktır.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Gizemli bir BTSO başkan adaylığı !

Gizemli bir BTSO başkan adaylığı !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Amatörce bir adaylık çalışması…

Sıfır proje, ne yapacağı belli olmayan muamma bir ismin ülkenin yüz akı Bursa sanayisi ve ticaretini yönetmeye talip olması…

Bu kadar büyük bir talihsizlik!

Adam BTSO başkanlığına aday ama ortada açıkladığı ele avuca sığan bir tane dahi olsa projesi yok!

Böyle bir hazırlığa dair bir emare de görünmüyor!

Oysa BTSO gibi devasa bir kurumu yönetecek önemli bir yetenek komplike bir beceri lazımdır.

Şu soru ortaya çıkıyor; Bir yerlerde akıl hoca mı var?

O zaman ortada “başka bir direksiyon veya gaz pedalı mı var” diye başka bir soru daha geliyor akla.

Yada başka bir olası soru;

Arka planda her alanda Bursa’yı yeniden “dizayn” etmek için geçmişten gelen köklü bir hazırlık içine girmiş güç mü var?

Tabi bunların hepsi “olasılık!”

İnşaat sağlık spor sanayi ve diğer akla gelebilecek tüm ana kapılarda yeni kartlar da dağıtılmış olabilir.

Bu da “olasılık!”

Fakat her şeyi görebilenler ‘olasılık’ olası böyle bir hazırlığın başarılı olamayacağını görememiş olabilir mi? diye düşünüyorum.

Zira tüm bu olasılıklar Bursa’nın geleceğine söz ve etki edebilecek kartlar olmadığı, bir süre sonra tüm kartların çöp olmasının kaçınılmaz olacağı gerçeğini ihtirasların kör ettiği gözlerin görmediği görülecektir.

Diğer yandan BTSO en güçlü ve parlak dönemini yaşadığı bir başkan var.

İbrahim Burkay.

Toplantılarına gitmedim katılmadım.

Ama göz var nizam var, akıl var yol var.

Gerçeği ayırt etmek zor değildir.

Sayın Burkay’ın döneminde krizlerle yoğrulan ülkemiz ve dünyada geçen yıl gerçekleştirdiği 20 milyar dolarlık ihracatla 118 ülkeyi geride bırakan bir BTSO.

Doğru anlayalım, ülkeleri rekor ihracatla geride bırakan bir kurumdan bahsediyoruz ülkeden değil.

İşte bu kurum Bursa Ticaret ve Sanayi Odası.

Diğer yandan başkan adayı çıkan yada çıkacak kişilerin niyeti, kalite ve ciddiyeti sorgulanması gerektigini düşünürüm.

Hepsi bu kadar.

Başka söze gerek var mı?

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

İbrahim Burkay, Tarihi Rekor ve BTSO Seçimleri

İbrahim Burkay, Tarihi Rekor ve BTSO Seçimleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yalanlar ve algı üzerine kurgulanmış bir yol.

Bu yolun daimi müdavimleri hiçbir zaman iktidar olmayı hedeflememiş, sadece ülkeye yapılan hizmetlere takoz koymak için aldıkları emri ve görevi yerine getirmekle mükellef olmuşlardır.

Bu başlangıcı yaptıktan sonra asıl meseleye geçelim.

Ekonomik kriz nedeniyle Mısır’a kayan bazı tekstil firmaları yeniden ülkeye dönüş yapıyor.

Bursa tekstil Merkezi olan vişne caddesinde yeniden canlılık yaşanmaya başladı.

Eski günlerine dönmek için adeta gün sayıyor.

“Ülke battı bittik gittik” gibi algı peşinde koşarak adeta batışı bir bayram havasına çevirmeye çalışan zihniyetlerin aksine Bursa sanayisi krizden etkilenmemiş, sadece tekstil sektöründe orta ölçekli firmalar hatırı sayılır sarsıntı yaşamıştı.

Bu sarsıntı faaliyet gösteren bazı firmaların teşvik amacıyla vergi almayacağını duyuran Mısır’a şubelerini açmasına neden olmuştu.

Ancak zaman ilerledikçe mısır devleti bu kararı gözden geçirmesiyle zor anlar yaşayanlar, tekstilin öncüsü Bursa’da merkezi her zaman daim olan firmalar yeniden rotayı Türkiye’ye çevirdi.

Hal böyleyken sektör piyasasından uzaktan yakından alakası olmayan bazı siyasiler her zaman olduğu gibi hedefe koydukları hükümeti yıpratmak için asılsız söylemler üreterek muhalefet konumuna bile yakışmayan her türlü algıyı yaymaya çalışıyor.

BURSA İHRACATTA 118 ÜLKEYİ GERİDE BIRAKTI

İşte gerçek rakamlar;
Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden Bursa, geçen yıl gerçekleştirdiği 20 milyar dolarlık ihracatla 118 ülkeyi geride bıraktı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, geçen yıl 18,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Bursa’nın serbest bölge rakamlarıyla toplam dış satımı 20 milyar dolara ulaştı.

Bir önceki yıla göre, 2025 yılı dış satımını yüzde 9,5 artırarak, 194 farklı ülkeye mal ve hizmet ihracatı gerçekleştiren Bursa, 118 ülkeden daha yüksek ihracat performansı sergiledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın yüksek katma değerli sektörleriyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu söyledi.

Sahip olduğu sektörel çeşitlilik ve güçlü tedarik zinciriyle kentin Türkiye’nin dış ticaret hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehirler arasında yer aldığını belirtti.

BURSA İHRACATTA REKOR KIRDI

BTSO başkanı İbrahim Burkay,
Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, jeopolitik risklerin ve maliyet baskılarının arttığı bir dönemde Bursa’nın ihracatını artırması son derece kıymetli olduğunu söyledi.

Burkay, Bursa’nın 118 ülkeden daha fazla ihracat gerçekleştirmesi, sanayicilerimizin üretim azminin, girişimcilerimizin vizyonunun ve çalışanlarımızın emeğinin önemli bir sonucu olduğunu, firmaların yüksek katma değerli üretime, ileri teknolojiye ve yeni nesil ihracat pazarlarına yönelmesini öncelikli hedef olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

Şimdi tüm bu üretim ve ihracat rekorlarını ve ortaya çıkan rakamları görmezden gelen veya inkar eden muhalif zihniyeti her türlü yalana dolana sarılarak, tıpkı birilerinin yaptığı “sürekli yalan söyle, yalan da ısrar et” politikasıyla yalanların halk üzerinde bağışıklığa yol açacağı, bir müddet sonra da doğru olduğuna inanmak zorunda kalacağını düşünüyorlar.

Bunu da bazı muhalif yazarlara yazdırarak duyurmaya çalışıyorlar.

Başkalarının piyonu olmak ne kadar acı ve kötü.

BTSO BAŞKANLIK SEÇİMLERİ VE HEDEFTEKİ ADAM İBRAHİM BURKAY

Halbuki gerçekler bir şekilde ayna gibi suratlarda patlayacağını bile bile ısrarla yalan söylemenin toplum nezdinde kendilerine itibar kaybettirmesinden ders almayanlar battıkça batıyor, debelendikçe boğazlarına kadar çamura gömülüyordu.

Oysa ülke hem içte hem dışta ve uluslararası arenada itibar güç ve otorite olarak zirveye çıkarken buna karşı çıkan, hazmedemeyenler hangi yalana sarılacaklarını adeta şaşırmış durumdalar.

Yani batan ülke değil sadece kendileriydi.

Bugün Bursa hem sanayisi hem çehresiyle büyürken, Türkiye’nin aynası durumuna geldi..

Bursa ihracat rekorlarını altüst etmesinden elbette birilerinin rahatsız olması normaldir.

Aslında son günlerde bu suni algıların çoğalması önümüzde yapılacak Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO) başkanlık seçimleri nedeniyle BTSO başkanı İbrahim Burkay’ı yıpratmak amacıyla kurgulanan bir oyun olduğu gerçeği apaçık sırıtır nitelikte.

Dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizi en az zayiatla atlatan, hatta fırsata çeviren ülkemiz ve Bursa yönetimleri milletimiz için bir şans olduğunu düşünüyorum.

Ne yazık ki, her zaman olduğu gibi ülkemizde ve Bursa’mızda şahsiyetli bir muhalefet eksikliğini yaşamaya devam ediyoruz.

Sonuç; Geçmişte olduğu gibi ülkede iktidar değil, muhalefet eksikliği var.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Özgür Özel’in Yeni Partisi Hazin Sonu Hızlandıracak !

Özgür Özel’in Yeni Partisi Hazin Sonu Hızlandıracak !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir umutla başladı ama !

Özgür Özel nihayet yeni partisini kurdu.

CHP’den (Cumhuriyet Halk Partisi) ayrılarak Parti kuranların sonu malum!.

Ortada bir parti falan yok silinip, kaybolup gittiler.

Sadece DSP var!

O da bugün güçsüz bir nevi kağıt üzerinde.

Ama onu da CHP’den ayrılanlar kurmadı.

Demokratik Sol Parti (DSP), 14 Kasım 1985 tarihinde Rahşan Ecevit’in liderliğinde kuruldu.

“12 Eylül” darbesinde Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Selamet Partisiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi de siyaseten “yasaklanmış” ve kapatılmıştı.

Aynı partilerin liderleri Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş ve Bülent Ecevit‘e “siyaset yasağı” getirilmişti.

Bülent Ecevit’in o dönemde devam eden siyasi yasağı nedeniyle DSP’nin (Demokratik Sol Parti) kurucu genel başkanlığını eşi Rahşan Ecevit üstlenmişti.

Bu nedenle liderlerin kurduğu partilerden ayrılarak bağımsız olarak yürümeye çalışan partilerin hiçbirinin geleceği olmamıştır.

Bugün Özel’in kuracağı partiye katılacak milletvekillerinin hiçbiri yapılacak ilk seçimde vekil olamayacak.

Çünkü yeterliliği ve gücü baraj altında kalmaktan kurtulamayacak..

Hangi görüşten, hangi taraftan olursa olsun merkezi ana koldan ayrılan parçalar parti oluşumlarında hep marjinal kalmıştır.

Muharrem İnce’nin Memleket Partisi gibi, MHP’den kopan Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi gibi.

Şu bilinmelidir; Türkiye’de siyasi partilerde muhafazakar olarak Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin dışında diğer partilerin seçmen gözünde hiçbir hükmü ve getirisi olmamıştır.

Bu 3 parti kendi misyonlarının merkezi konumundadır.

Bu partilerden ne kadar kol çıkarılmaya çalışırsanız çalışın merkezin konumunu asla değiştiremez, ana kolların gücünü belki bir nebze eksiltebilirsiniz ama yok edemez, tam tersi zamanla daha da güçlenmesini sağlarsınız.

AK parti’de yaşanan sözde parçalanmışlık başkaları gözetiminde Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan üzerinde kurgulanmıştı.

Hazırlanan planlar sonuca varmadığı gibi AK Parti’nin yeni zaferlerine engel olamadı.

Halihazırda Davutoğlu ve Babacan’ın partisi marjinal düzeyde kalarak sadece genel başkanlıklarını tatmin edici bir araç olarak kullanılmaktan öteye geçemiyor.

Aynı şekilde Saadet Partisi ile Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’ın kurduğu Yeniden Refah Partisi de büyümeden küçülen en önemli örneklerin başında geliyor.

Bugün Özgür Özel’in açıkladığı yeni partinin yol haritası elbette mevcut CHP’den çok daha farklı olacağını düşünüyorum.

Çünkü Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel CHP’nin rotasını farklı alanda kullanmaya çalışan görüş ve düşünceye hakimdi.

Bu yüzden kurulmak istenen partinin siyasi arenada hükmü ve çizgisi CHP’den çok daha farklı olacaktır.

Çünkü niyetler, planlar projeler tamamen kişisel hırs intikam ve arka planda farklı bir gücün kullanım kılavuzu olduğu görülmesidir..

Bununla birlikte bir amacı da Ekrem İmamoğlu’nu milletvekili yaparak kurtarmak, Özgür Özel’in de hali hazırda yargılanması beklenen dosyaların önüne geçmek için yeniden milletvekili seçilmesi yönünde dokunulmazlık zırhının sürdürülmesi amacı oldu biliniyor.

Ancak bu hırs gözlerini öyle kör etmiş ki, yakmayı istedikleri ateşin bir müddet sonra kendilerini tutuşturacağı, ışığın kısa zamanda söneceği ve karanlıklarda kaybolup gideceği riskini göremez oldular.

Bu da “hazin son”un hızlanmasına sebep olacaktır.

Bu geçici büyülü aşka kapılan milletvekilleri de eğer geç olmadan uyanmazlarsa aynı karanlığın içinde kaybolurlar.

Zaten girecekleri ilk seçimde baraj altında kalarak boğulmaları kaçınılmazdır.

Hamleleri izlemeye devam edelim.

Bakalım nasıl bir evrilme olacak.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Bu milletvekillerine milletin tahammülü kalmadı ! Gereği şöyle yapılmalı..!

Bu milletvekillerine milletin tahammülü kalmadı ! Gereği şöyle yapılmalı..!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Sürekli sorun üreten, çözüm odaklı hiçbir şeye katkı koyamayan, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletin organlarına, kurum ve yetkili makamlara adeta baş kaldıran, adı hep protestolarla gündeme gelen, eylemlerde hep ön sıralarda kendini gösteren, son olarak rüşvet ve yolsuzluktan tutuklu Mustafa Bozbey’in mahkemesinde mahkeme başkanının yargılama sürecinin başlaması için prosedürü yerine getirilmesi uygulamalarına karşı gelen, olay çıkaran, devletin güvenlik güçleri üzerine yürüyen, tartaklayan, milletvekilliği dokunulmazlığına güvenerek her türlü tazyikte bulunan, partisinin yetkin ve etkin organlarına yaranmak için milletvekili olan, daha sonra kendisin milletvekili yapan genel başkanı Kılıçdaroğlu’na bile başkaldıran bir milletvekili agresifliğini maalesef üzücü bir şekilde izlemek durumunda kalıyoruz.”

Ne yazık ki, bu millet böyle bir milletvekili portresine tahammül etmek zorunda bırakılıyor.

Buradan şöyle bir soru sormak mecburiyetindeyiz;

Devletin güvenlik güçlerini tartaklama, üzerine yürüme, yetkili makamlara sözlü tazyikte bulunma, mahkeme başkanına “hukuku değil, talimatı uyguluyor” diyene dokunulmaz yetkisi verilmemeli?

BÖYLELERİ VEKİL OLMAMALI

Dikkati çeken şu;
Bağırıp çağıran, bulunduğu ortamlarda gergin durumların oluşmasına neden olan biri milletin vekili olma yetisi taşıyor mu?

İşte bu durum genel seçimlerde milletvekili listesini oluşturan isimlerin psikolog denetiminden geçmesi, ilgili heyet tarafından onay verilmesi şartını ortaya koyan kanununun çıkarılarak önümüzde yapılacak ilk seçimlerde yürürlüğe girmesi gerektiğini düşünüyorum..

Her önüne gelen milletvekili olmamalı.
Kesinleşmiş liste de yer alacaklar milletvekili sıfatına haiz olmalı.

Bunun için de devletinin en itibarlı makamlarından birini taşıyacak milletvekilinin her türlü şartta sadece kendisini ve partisini değil, devleti de temsil ettiği unutulmamalıdır.

Sokak kavgası görüntülerine son verilmesi için devletin makamlarına karşı mukavemet, dokunulmazlıkların kaldırılmasına sebep olmalıdır.

Bir milletvekili itibar zedeleyici tazyik, sözlü ve fiziki saldırıda bulunması durumunda dokunulmazlığının Türkiye Büyük Millet meclisi başkanının yetkisiyle kaldırılması gerekir.

Bunun için yasal düzenleme mutlak suretle en kısa sürede yapılmalıdır.

Bu düzenleme meclisteki (TBMM) kavgaların önüne geçeceği için meclisin itibarını da dışa karşı yüceltecektir.

Mustafa Bozbey‘in yargılanma sürecinde CHP milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun tutum ve davranışları fiziki hareketliliği güvenlik güçlerinin sabrı karşısında eriyip gitmiştir.

Görüntüleri izlerken polisimizin tahriklere yönelik sabrı ve mütevaziliği takdire şayandır.

Sayın Kayışoğlu mahkeme salonunda canlı görüntü paylaşımı yapmaya tüm ikazlara rağmen devam ederken görüntü çekmemesi, çekmesi hâlinde dışarı çıkması gerektiğini söyleyen polisimize meydan okuyarak “hadi beni dışarı çıkarın görüntü çekiyorum” şeklinde tahrikkar davranması milletvekili sıfatını taşıyan kişiye asla yakışmıyor.

İşte bu nedenle milletvekili olacakların sıkı bir testten geçmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de yasal düzenleme şart.

HUKSUZLUGU PROTESTO ETMİŞ !

Mustafa Bozbey’in de arasında bulunduğu 63 kişi hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “rüşvet” ve “imar kirliliğine neden olmak” iddiaları nedeniyle yargılama süreci başladı.

Sakal bıraktığı gözlenen Mustafa Bozbey, “sakallarımı kesmeyeceğim hukuksuzluğu protesto ediyorum” dediği öne sürüldü.

Burada cevabı aranan soru şu; Yargılandığı davaya konu olan Nilüfer Belediyesi’nde iddia edilen şeylerden mi bahsediyor yoksa yargılamadan mı?

Ona da bir açıklık getirseymiş iyi olurmuş!

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku