Alim Şahin

Alim Şahin

03 Mart 2026 Salı

Uyarıyorum!

Uyarıyorum!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK parti’de bireyler üzerinden çeşitli kutuplaşmalar, güç gösterileri, farklı kulvarlarda ekip oluşturmak, Parti içi çatışmaya neden olacak abilik yapma gibi hevesler artık bir kenara bırakılmalıdır.

Özellikle Bursa’da herkes durduğu yeri bilmeli, partinin ve milletin verdiği görevi yerine getirmeli, farklı zemin ve alanlara kaymamalıdır.

Mevcut görevi neyse onun dışına çıkmamalı, şu kritik ortamda herkes partisine ve ülkesine hizmet etmek için adeta birbiriyle yarışmalıdır.

Az önce MHP lideri Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında söylediği gibi, “iç cephenin önemi bir kez daha anlaşılmıştır” ifadesi yerelden genele bütünleşme ile başlar.

Bursa AK Parti’de ayrı gayrı farklılığı, kişisel ihtiras, makamlar ve menfaatler bir kenara bırakılmalı, herkes İl çatısı altında toplanmalıdır.

Ülkenin etrafı Ateş sahasına dönmüşken, küçük ihtiraslar ve menfaatler sebebiyle içeride birlikteliğe darbe vuracak her kim olursa mutlak şekilde sorgusuz sualsiz hesaba çekilmelidir.

Özellikle AK Parti camiasında hâlâ saman altından su yürütmeye, kapalı kapılar ardından adeta saklambaç oynayarak gizli planlar yürüten bazı güruhların olduğuna yönelik şikayetler zaman zaman tarafımıza ulaşıyor.

Bu kokuşmuş düşünceler hala ülkenin konumundan dolayı içinde bulunduğu durumu bilemeyecek kadar cahil olamazlar.

Bu tür bozuk zihniyetler yangından mal kaçırırcasına makam ve siyasi rant gütme çalışmaları, siyasi ahlaktan yoksun, bir o kadar da gözü aç doymayan çürüklerdir.

Son birkaç gündür Türkiye’yi hedef tahtasına oturtan siyonist zihniyet açık açık “hedefimiz Türkiye’dir” derken, bu zavallı kafaların hala kişisel makam peşinde koşmaları düşmanca bir ihanet sebebidir.

Buradan uyarıyorum!

Herkes kendi görevini yapsın.

Partisine davasına bağlı kalarak parazit olmadan bölünmüşlüğe yol açacak herhangi bir yanlışın içine düşmeden önce liderine, iktidarına, partisine bağlı kalma, birlik ve beraberliği ayakta tutma amacı güderek bu yönde gayretle, azimle çalışma içinde olmalıdır.

Birliği bozacak düzeni sarsacak olası söz davranış ve çalışmalardan uzak durmalıdır.

Aynı şikayetlerin, hareket görüntü veya bilgilerin devam etmesi, tarafıma ulaştırılması durumunda açık açık isim ve belge paylaşmaktan kaçınmayacağımı belirtmek isterim.

Herkes kendine çeki düzen vermeli, devletimizin liderinin arkasında olmalıdır.

Oyunbozanlık yapmaya çalışanlar tarihte olduğu gibi bugün de sadece kendine kötülük eder.

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın AK Parti camiasına yaptığı o tarihi uyarıya rağmen bildiğini okuyanlar AK Parti’ye ihanet eden en büyük düşmanlardır.

Bunlar AK Parti’ye karşı taraftan daha büyük zarar veren siyasi müspettelerdir.

KİŞİSEL NEFİSLER HIRSLAR İÇİN ERDOĞAN’I YORMAYALIM

İçişleri bakan yardımcısı Bülent Turan, “Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi; olmaz. Kızıyor insanlar buna. Tırnaklarımızla geldiğimiz bir yapıyı, teşkilatı bozmayalım, yormayalım. Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım” dediği o tarihi uyarıyı ona buna şuna değil herkese yaptı.

Bazıları üzerine alınmayarak bildiği kanaldan ilerlemeye çalıştığına dair bilgiler geliyor.

Kendi şahsi meseleleri için partiyi zaafa uğratmamak, kişisel nefisler için Erdoğan’ı yormamak, birlik beraberliğin bozulması gibi güç kaybına sebep olacak söz eylem ve davranışlardan kaçınılmalıdır.

Büyük şeytan Amerika ve yavrusu İsrail teröristlerinin ülkemizi hedefe koyduğu bir zamanda kim partide kişisel ihtiraslar için kural ve kaideleri tanımayıp oyun bozucu hal ve davranışlarda bulunursa bunlar AK Parti’nin en büyük düşmanıdır.

Bursa’da yapılması gereken milletvekilleri dahil herkes İl Başkanlığı çatısı altında birliğe daha fazla sahip çıkmalı, milli bütünlük şiarıyla görevini elinden geldiğince yerine getirme gayretinde olmalıdır.

Bunun dışında olanları hangi makamda olursa olsun kamuoyuna ifşa edeceğimi bildirmek isterim. ..vesselam.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Balkan Göçmenlerinde Kriz! Ulusoy; Bizi Kıskançlık Bitiriyor

Balkan Göçmenlerinde Kriz! Ulusoy; Bizi Kıskançlık Bitiriyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa 1897’den bu zamana kadar balkanlardan 20’ye yakın göç dalgası aldı. Şehrin %60‘ına tekabül eden göçmen nüfusu bugün Balkan Türkleri olarak 1 milyonun üzerinde.

Balkan Türkleri yaşadıkları ülkelerde kendilerini devletten ayrı tutmuş, öz kimliklerini korumak için büyük mücadeleler vermiş.
Ama anavatan (Türkiye) Bursa’da kendilerini ayrı tutmak yerine devletle bir olmayı henüz başaramadıkları yönünde serzenişleri var.

Bugün Bursa’daki adeta dağılmışlık görüntüsüyle dernek oluşumları büyük bir kıskançlık üretmiş.

Bu da Balkan göçmenlerinin sesini duyurmada onarılmaz sorun haline gelmiş.

Göçmenlerin beklentilerini, iç ve dış sorunları, sıkıntıları Tunaboylular Dernek Başkanı Süleyman Ulusoy ile konuştuk.

Başkan Ulusoy, Bulgaristan kökenli Türkler en büyük sorunu kendi içinde yaşıyor” diyerek problemin ana kaynağını ilk cümlede özetlemiş oldu.

Tabi bunu söylerken yeteri kadar temsil edilmedikleri sitemini de yaptı.

Süleyman Ulusoy, “kendi sorunlarımızın çözümü için talepte bulunmadık, talepçi olamadık, parçalanmış bölünmüşlük nedeniyle güçbirliği yapamadık, rengimizi belli edemedik, ortaya koyamadık, bize teklif gelmedi biz de gitmedik talep etmedik” dedi.

Aslında Bulgaristan göçmenlerinin Bal-Göç çatısı altında güçlü bir STK olduğunu sanırım herkes biliyor.

Ancak bugün o etkin gücü bazı kişisel hırslar ve kıskançlık yüzünden birleştiremediğinden şikayet ediliyor.

  • Bu gibi sorunların yaşanması “biz yapamadık istemedik” yerine burada eksik olan “göçmen camiası AK PARTİ politikasını neden okuyamadı?” Sorusuna cevap bulmak zorunda.

Başkan Ulusoy’ un sözleri çok çarpıcıydı.

“Bulgaristan göçmenleri ve gençliğimiz yaşadığı sınırları bilmiyor. Bunların en önemli sebeplerden biri TBMM de oluşturulan Balkan göçmenleri dostluk grubunun temsilciliğini yapan yanlış isimlerdir.

Dolayısıyla yabancının kaşığı ile çorba yiyemezsiniz.

Bu da köken ve aidiyetin önemini ortaya koyuyor.”

.

BÖLÜNMÜŞLÜK YAŞIYORUZ

Diğer yandan güçbirliği yapamadıklarını itiraf eden Tunaboylular derneği başkanı Süleyman Ulusoy, Farklı kültürlerin farklı kimliklerin temsilcileri değil, öz be öz Türk olduklarının altını çiziyor.

SİYASİLERE DİKKAT ÇEKEN MESAJ

Bursa’da kendi camiasında yaşanan “çekişme, kıskançlık ve göstermelik üretkenlik” nedeniyle yol alamadıkları şikayetinde bulunması balkan göçmenleri arasında sıkıntının bir hayli büyük olduğunu ortaya koyuyor.

Süleyman Ulusoy bunun için de çok dikkat çekici şu cümleleri kuruyor:

“Sahada sağlam basmaya adam lazım, bunu kendi içimizde başaramadık.
Göstermelik iftar kutlamaları ile bunu yapmamız mümkün değil.
Bölünmüşlük yaşıyoruz, gücümüzü birleştiremiyoruz. En fazla en yoğun nüfusla yaşadığımız il Bursa ama ne yazık ki gücümüzü hissettiremedik. Hakkımız olan en güçlü temsiliyet yetkisini kullanamıyoruz, aktif rol alamıyoruz. Bir milyonun üzerinde nüfusumuz var. Nüfus oranına göre bu temsiliyet değerlendirilmelidir.
Bunu siyasiler bile düşünmedi veya düşünmek istemedi. Bununla birlikte kendi insanımız siyasete mesafeli duruyor. Bu düşünceden camia olarak arınmalıyız. Siyasette etkin ve güçlü bir şekilde yer almalı, temsil irademizi ortaya koymalıyız.
Palyatif çözümlerle sonuca varamayız.”

Düşünün bir zamanlar Bursa’nın en güçlü STK örgütlerinden biri olan Balkan göçmenlerinin bu derece iç çekişme yaşaması, bazılarının kişisel çıkar ve hırslarını ön planda tutması dev bir oluşumu ‘etkisiz güç’ haline getiriyor.

Bu durum farklı isimler altında yöresel misyon üstlenen parçalanmışlık oluşumlara yol açmış. Bu da sıkıntıların her geçen gün çoğalmasına sebep olmuş.

Bulgaristan göçmenleri siyasi partiler başta olmak üzere milletvekilliği, belediyeler, meclis üyelikleri ve diğer sosyal katılımcılıkta güçlü isimlerle temsil edilemediklerinden yakınıyor.

Bu durumu sadece kendi iç sorunlarına bağlamayıp özellikle AK Parti kanadına büyük sorumluluk düştüğünü de vurguluyorlar.

AK PARTİ’NİN SUSKUNLUĞUNU ÇÖZEMİYORUZ
Tuna boylular dernek başkanı Süleyman Ulusoy, “Bursa’da siyasi mevkilerde Balkan türkü yer almalı.
Partiler bu hususta kendini zenginleştirmelidir.
Partiler bize karşı kendilerini kilitlememeli, politik üretim yapmalı.
Özellikle AK Parti’nin Bulgaristan göçmenlerine yönelik olan suskunluğunu çözmekte zorlanıyoruz.
Bizim arayışımız 1 ise iktidar partisinin arayışı 10 olmalıdır.
İftarlara katılma ile sorun çözülmüyor. Politika geliştirmeden üretim yapılmaz, Oligarşik slogan ile olmaz” derken hem içe hem dışa yönelik şu önemli mesajları da çok güçlü şekilde vurguladı;

Balkan Türkleri bu dönem temsil konusunu ciddi anlamda sorguluyor.

“Balkan şehri Bursa’da kendi sesimizi duyuramıyoruz.
Kendi içimizde sorunlar yaşıyoruz, bizi kendi içimizde yaşanan kıskançlık bitiriyor. Herkes birbirine uzak, sorunları çözmekten uzak bir bölünmüşlük söz konusu. Ama bu dönem ölü toprağını üzerimizden atarak güçlü şekilde ayağa kalkacağız.”

BALKAN POLİTİKASI YETERLİ DEĞİL

Süleyman Ulusoy son olarak iktidarın Balkan politikasını yeterli bulmadığını söyledi.
“Özellikle ülkemizin Balkan politikası daha dirayetli olmalıdır.
Aksi halde Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımız gelecek 50 yılda tehlike altındadır.
Zira nüfus korkunç şekilde azalıyor, gençler sistematik baskı nedeniyle diğer Avrupa ülkelerine kaçıyor orada büyüyor.
Hali hazırda Bulgaristan’da yaşayan Türk soydaşlarımız büyük oranda yaşlı kesimden oluşuyor.
Nüfus kayıtlarında 1 milyon gözükse de gerçekte toplamı 300 bini bulmuyor. Var olan nüfusumuzu da kullanamıyoruz.
İktidar partisi Balkan politikalarına daha fazla önem vermeli” çağrısında bulundu.

Tuna Boylular Dernek Başkanı Süleyman Ulusoy’un altını çizdiği konular özetle şöyle;

  • Balkan göçmenleri eskisi kadar güç birliğine gidemiyor, kendi aralarında sorunlar yaşıyor, birliktelik sergileyemiyor, gündemde birlikteliği sağlayacak nitelikli kişileri var, öncelikle bu konuyu kökten çözeceğiz.
  • Başta siyasi arena olmak üzere eskisi gibi tüm alanlarda etkin bir güç oluşacak.
  • Devletin balkanlara yönelik politikası daha güçlü ve nüfuzlu hale getirilmeli, bunun başarılı olması için için aidiyet kriterini önemsiyoruz, bu olmazsa olmazdır.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Ayarları fena bozuldu !

Ayarları fena bozuldu !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir asır boyunca yasak dediler, yapamazsın dediler, asarız dediler astılar, çok büyük zulümlere tabii tuttular.

12 Eylül darbesinde ise “haksızlık olmasın bir sağdan bir soldan asalım” dediler.

Daha çocuk yaşta iken bir masumun yaşını büyütüp darağacında sallandırdılar.

Ve bugün en geniş özgürlüklerin yaşandığı hale geldik elhamdülillah.

Nereden nereye …

“Allah” demenin yasak olduğu dönemlerden geldiğimiz nokta.

Bir kaç gün önce sıradan bir fakir çıktı sadece ülkeme değil, tüm dünyaya Allah’ın adını söyletti.

Aynı günlerde ülkemde mübarek Ramazan’ın ayı bambaşka bir havaya dönüştü.

Özlenen Ramazan gerçekleriyle yüzleştik.

Düşünün Müslümanların ülkesinde Ramazan’ın bu kadar özgürce bu kadar coşkulu kutlandığına ilk kez şahit olduk.

Hakikaten bütün okullarda Ramazan etkinlikleri düzenleniyor, çocuklar camilere götürülüyor ama bir taraftan da bu durum birilerinin fena halde zoruna gidiyor.

Ülkede ne kadar ‘laikus‘ varsa hepsinin ayarları bozuldu maşallah..

Vay efendim neymiş, Ramazan etkinlikleri anayasaya aykırıymış.

Vay efendim neymiş, Türkiye kuşatma altındaymış.

Bak seen!

Türkiye 100 yıldır kuşatılmış, adeta topluma kan kusturulmuştu.

Ülke insanının değerleri, inancı, örfü, adeti, kültürü, geleneği geleceği kuşatıldığı elinden alındığı zaman neredeydiniz?

Ama siz onu kuşatılmıştık saymadınız.

Ya ne saydınız?

Bir milletin tarihini inancını ortadan kaldırıp yeni ama tek basma kalıp toplum icat etmeye kalktınız.

Ama bu milleti gönlüne nakşedilen bağlardan koparamadınız.

Yahu daha neyin mücadelesini vermeye çalışıyorsunuz?

Yetmedi mi artık! Düşün bu asil milletin yakasından İllallah ettirdiniz.

Cadılar bayramı adı altında şeytana hizmet ederken…

Noel kutlamaları‘ndan küçücük çocukların alkol almasından, saçma sapan şarkılar söylemesinden rahatsız olmuyorsunuz da öğrencilerin hep bir ağızdan “Allah” demesinden mi rahatsız oluyorsunuz.

Sahi sizin derdiniz nedir ?

Siz kime hizmet ediyorsunuz ?

Bilmiyor musunuz bir asır boyunca her türlü baskı zulüm yapılsa da herşey aslına dönecek.

Ne yapılırsa yapılsın bu millet aslına rücu edecek.

Buna engel olacak beşeri bir güç yoktur.

Şu hale bak!

Gençler özüne dönecek, çocuklar iman şuuruyla yetişecek diye İzmir’de Ramazan etkinliklerine karşı yürüyüş düzenlenlediler.

Sahi burası Müslüman ülkesi olduğuna göre Müslümanlığın öğretilmesi yaşanması kadar doğal ne olabilir?

Buna karşı çıkanlar, Allah’ın adının anılmasından, KABE’den ve oraya giden hacıların “HU” demesinden korkanlar Müslüman olmayanlardır.

Öyleyse size ne oluyor?

Belediyenizin iş bilmezliği yüzünden elektrik akımına kapılarak ölüp gidenler için niye yürümediniz?

Öyleyse sizin derdiniz laiklik falan değil.

Elinizden gelse ülkedeki Müslümanları bir kaşık suda boğar mısınız bilmiyorum ama işte o günler çok eskide kaldı.

Bu saatten sonra ne yaparsanız yapın çatlasanız da patlasanız da burası Müslüman Türkiye ve siz buna alışacaksınız.

“Yook ben ezanı duymak istemiyorum” diyenler varsa Vatikan’a veya İsrail’e gidebilir bu en doğal hakkıdır.

Hani birileri Müslümanlara, başörtüsü takanlara “Arabistan’a gitsinler” diyordu ya.

Yani herkes inancında hürdür.

Burda veya başka yerde yaşamak isteyenler istediği yerde özgürce yaşayabilir.

Ama Müslümanlar hiç bir yere gitmez çünkü burası İslam’ın sancaktarlığını yapan insanların ülkesi.

Ama kimse inancından dolayı zorla bir yere gönderilmez. Ama gitmek isteyene de engel olunmaz.

Sadece şu bilinmelidir;

Burası İslam beldesidir.

Bu ülkenin semalarında ezan yankılanır. Dolayısıyla eğitim kurumlarında Ramazan’ı Şerif -in yaşanması ve kutlanması kadar doğal bir şey yoktur.

Bu kutlamaları tetikleyen, sadece Türkiye’ye değil, Gazze’den Amerika’ya, Avrupa’dan Dünya’nın bir çok ülkesinde “Kabe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisiyle orduların devletlerin büyük şirketlerin yapamadığı devrimi yapan Celal Karatüre kardeşimizi gönülden kutluyorum.

Allah istedi ruhsat verdi Celal Karatüre’yi sebep kaldı.

Allah bir garibanın diliyle dünyaya kendi ismi celilini söylettti ezberletti.

Bana göre bu bir mucizedir.

Azim ve Celil olan Allah her şeye kadirdir.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Ak İftar da Gördüklerim !

Ak İftar da Gördüklerim !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kim ne derse desin!

Bu kadro Türk siyasi tarihinde olmaz denilen şeylere, kaldırılamaz denilen yasaklara son vermiş, imkânsız denilenleri başarmış bir kadrodur”

Bu cümle öyle altı boş bir cümle değil.

Gerçekten de Cumhuriyet tarihinden bu yana geçen 80 yılda yapılamayanları 20 yıla sığdırmış bir kadrodan bahsediyoruz.

Sadece Türkiye değil bu gerçeği tüm dünya gördü.

İçte ve dışta Türkiye büyük başarılara imza atmış, uluslararası arena’da süper güçlere parmak ısırtacak uygulamaları sahaya yansıtmış, teknoloji ve savunma alanında göz kamaştırıcı noktaya ulaşarak müthiş bir kalkınma gücü oluşturmuş bir kadrodan bahsediyoruz.

Tüm bunların altına imza atanlar ak kadrolar olarak tarihe geçti.

Üstelik topyekûn yaptırımlara, engellemelere darbe girişimlerine rağmen.

Tabii bunu yaparken önce samimiyet ve gönül bağı olması önemliydi.

Birilerinin “gönül ilişkileri” hırsızlıkla yolsuzlukla, kadınla “zirve” yaparken, AK Parti’ningönül ilişkisi” vatan millet” tam bağımsızlık hedefleri için memlekete aşık “sevda yolu” ydu.

Bu düşünceyle yola çıkan kadrolarla atılan tohumlar, bugün filizlenmiş dünyanın birçok yerinde Türkiye’nin adıyla söz edilir hale gelmiştir.

Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ak kadrolar gerçekleştirdi.

Tabii bu öyle söz edilip kısaca geçilecek bir konu değildir.

Ortada yazılan bir tarih vardır.

Gelecek nesiller bu tarihi çok daha net okuyacaktır.

TUTKUN KADROLAR !

AK Parti bu sevdaya katkı koyan, emek veren Bursa’daki tüm kadrolarını vefa iftarı adıyla bir araya topladı.

Ramazan’ın manevi atmosferi ile bütünleşen kalpler yeniden kucaklaştı, adeta yaşanan ilk günkü heyecanla zirveye ulaştı.

Bu önemli buluşmaya katılım öyle yoğundu ki, küskün tabir edilen birçok simayı güler yüzü ve samimiyetiyle bu buluşmada yerini aldığını gördüm.

Programa katılım o kadar ilgi görmüştü ki Merinos fuar alanındaki o büyük devasa salona sığmayanlar için ek masalar oluşturuldu.

GÖNÜLLERDE TREND OLMAYA TALİBİZ

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, “Masa başında değil, sosyal medyada değil sahada siyaset yapıyoruz. Gönüllerde trend olmaya talibiz. Bursa teşkilatımız “407 bin 343 üyeye ulaşarak Marmara’nın birincisi oldu” diyerek teşkilatın görünmeyen emeği mahalle başkanlarından sandık görevlilerine kadar herkese teşekkür etti.

YENİDEN SEÇECEĞİZ

AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş ise: Her hanede biriktirdiğimiz heyecanımızla, umudumuzla “Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha cumhurbaşkanı seçeceğiz” dedi.

Teşkilat Başkanı bu mesajı verdi ama şahsi fikrim Erdoğan’ın gelecek için kurduğu yepyeni kadrolarla mesela dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT başkanı İbrahim Kalın, İHA, Siha, Kızılelma mucidi Selçuk Bayraktar, enerji eski bakanı Berat Albayrak ve ismini sayamadığımız çok sayıda vatan sevdalısına yeri geldiğinde bayrağı devralabileceğini düşünüyorum.

BAŞARIYI YÖNETMEK DAHA ZOR

Bursa’nın bir numaralı, AK Parti’nin iki numaralı ismi Genel Başkanvekili Efkan Ala’da salondaki kadroya “başarının resmideğerlendirmesi yaparak adeta herkesi onure etti.

Alâ konuşmasında, “19 seçim ve referandumu bileğinin hakkıyla alarak iktidar olan bir kadro gördüğünü belirtti ve Başarıyı yönetmek problemi yönetmekten çok daha zor. Başaracağımız başardıklarımızdan çok daha fazla” diye konuştu.

Toplantıda gülen yüzler ile mutlu ve umutlu manzara gördüm. Bir nevi insanlar yeniden kenetlenmiş yeniden silkinmek için güçbirliğine ant içmiş görüntüsü veriyordu.

Ülkenin 20 yılda ulaştığı hedefler göz önünde bulundurulursa bu silkinişin kızılelma yolunda büyük mesafeler kat edeceğinin habercisi olarak yorumluyorum.

Velhasıl AK Parti’nin emektarlarını bir araya getiren vefa iftarında uzun zaman sonra çok önemli mesajlar edindim.

Her zaman ve zeminde kulvarda olduğu gibi bazı sinsi “kara zihniyeliler” de gözüme takılmadı değil ama bunu gayet doğal olarak karşılıyorum.

Zira istisnalar kaideyi bozamayacağı gerçeği her zaman ortadadır ve ayna gibidir.

Bu gibi düşünceler ışıldayan aynada kendilerini gördüğünde karanlıklara gömülür.

Son olarak sahada gördüğüm ve sokağın nabzından edindiklerim ile AK Parti programına katılım ve insanların yeniden umutlarının örtüştüğüne şahit oldum.

Bu şu demektir; gelecek ilk seçimde AK Parti başta olmak üzere Cumhur ittifakı Bursa’da yine yeniden çok önemli başarılara imza atacaktır.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Başkan Oktay Yılmaz’dan Parlayan Yıldız Sunumu

Başkan Oktay Yılmaz’dan Parlayan Yıldız Sunumu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şöhreti çok eskilere dayandığı halde yaşanan süreçlerde hak ettiği değeri görmüyor, layık olduğu hizmetleri bir türlü alamıyordu.

Bursa’nın merkezini oluşturan en büyük ilçelerinden biriydi fakat geri kalmışlık arasında başı çekiyordu.

Ancak son dönemlerde gözle görülen bir değişim ve dönüşüm sürecine girmiş adından sıkça söz ettirmeye başlamıştı.

En geri kalmışlıktan, Umut vadeden bir konuma gelmiş, büyük bir dönüşüm hamlesi yakalamıştı.

Adına ve tarihine yakışır bir gelişim hızıyla son dönemlerde Bursa’nın en gözde ilçelerinden biri oldu.

Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz, adeta geçmiş dönemlerde yıllar boyu ihmal edilmiş, kaderine terk edilmişliğe meydan okuyan bir Yıldırım hamlesi başlattı.

İlçenin görsel/fiziki şartlarını değişim ve dönüşüm adına Yıldırım’a hak ettiği değerin verilmesi için kolları sıvamış bir anlamda zamanla yarışıyordu.

Başkan Yılmaz, geçmiş dönemlere göre farkındalık ortaya koyarak hizmetleriyle başta kentsel dönüşüm olmak üzere yeşil alanlar, sosyal tesisler, kültür sanat ve cazibe merkezleri, ulaşımı kolaylaştıracak yeni yollar, ilçeye nefes aldıracak doğa ile iç içe dinlenme ve mesire alanlarıyla adından sıkça söz edilen yepyeni bir Yıldırım inşaa ediyordu.

Süreç dahilinde ilk dönemin son çeyreğinde kendini göstermiş, ikinci dönemde bugün itibariyle adeta zirve yapmış, sadece Ak partililerin ve Yıldırımların değil, diğer ilçelerde bile CHP’li seçmen tarafından çalışmaları parmakla gösteriliyor takdir ediliyordu.

Başkan Oktay Yılmaz, ortaya koyduğu projelerin gerçekleştirme konusunda son derece müthiş bir ivme yakalamış, Yıldırım halkının “mutluluğu” ve “refahı” ilkesiyle hayata geçirmek için tüm zamanlarını adeta seferber ediyordu.

.

BÜYÜKŞEHİR ENGELİ

Ne yazık ki, sınırları içine alan bir iş bilmez Büyükşehir yönetimi ile tıkandığı noktalar oluyordu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey‘den ortak alanlardaki bazı konularda birlikte çalışmak için çeşitli önerilerine “red” cevabı alıyor, bazı projelere Büyükşehir tarafından takoz konuluyordu.

Yani büyükşehirin yapması gereken bazı projeleri Yıldırım Belediyesi olarak “biz yapalım” teklifine red cevabı veriliyordu.

Bu da bazı noktalarda Başkan Yılmaz’ın Yıldırım halkı için oluşturulan yeni hizmet alanlarındaki hızını kesiyor hatta engel oluyordu.

Bunu Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz’ın bizzat ağzından öğrendik.

.

GENİŞ ÇALIŞMA AĞI

Başkan Oktay Yılmaz, 2026 değerlendirme toplantısı için Barış Manço Kültür merkezi’nde basının karşısına çıktı.

Sayın Yılmaz gerçekleştirdikleri projeleri, bitenleri bitmek üzere olanları, ihalesi bitenleri, proje aşamasında olanları ve bazı teknik sorunları aşmak için yapılan çalışmaları bir nevi genişletilmiş bir basın toplantısıyla kamuoyla paylaştı.

En önemli konuların başında gelen “imar” ve “şehirleşme” olmuştu ki bu durum çalışmaların ağırlık merkezini oluşturuyordu.

Başkan Oktay Yılmaz, Dönüşüm ve inşaat yapılarından çok daha zor olan ama gözle görülmeyen planlama ve teknik sorunların çözümü konusunda büyük enerji sarf edildiğini vurguladı.

Bunun için zaman zaman Bursa – Ankara arası mekik dokuduklarını ve problemleri aşmak için büyük bir mücadele içine girdiklerini aktardı.

Gelinen noktada sadece Bursa’da değil Türkiye’de bahsedilen bir “Yıldırım Modeli” ortaya koyduklarını belirtti.

.

TAPU-KONUT-DÖNÜŞÜM

Çözülen “40 bin” tapu sorunu, üretilen “7500 konut”, sadece binaları değiştirmek, yeni inşaat alanları üretmenin yanısıra konutların içinde bulunduğu “ekosistemi”, sosyal imkanları, çevresel şartları, ulaşım ve altyapı imkanlarıyla entegre bir dönüşüm sağlanıyor.

Bu da “modern kentleşme” ve “şehircilik” adına atılan adımların ne derece önemli olduğunu ortaya koyuyor.

İlçeye yepyeni bir kimlik kazandırmak adına yapılan çalışmalarda Başkan Oktay Yılmaz, “Bugün itibariyle 17 noktada kentsel dönüşüm çalışması yürütürken, 33 farklı noktada ise özel sektör eliyle dönüşüm çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Şuana kadar Mevlana 7. Etap, Çınarönü, Mimarsinan 1. Etap, Yiğitler ve Yıldırım Lojistik Merkezi dönüşüm çalışmalarını tamamladık. Davutkadı- Yediselviler- Sıracevizler, Ulus, Millet, Beyazıt Kasım Önadım Bulvarı, Şirinevler, Mevlana 8. Etap, Mimarsinan 2. Etap, Arabayatağı Cami Çevresi, Şirinevler 8119 Ada, Davutkadı 2. ve 3. Etap ile Karapınar Sosyal Yaşam Alanı dönüşüm çalışmalarımız ise devam ediyor. Özel sektör eliyle devam eden projelere de destek veriyoruz” bilgisini paylaştı.

.

TARİH-KÜLTÜR-TURİZM

Yıldırım’ı “kütüphaneler“şehri yapmak için son sürat devam ederken, büyük toplantılar kültür etkinliklerine ev sahipliği yapacak büyük bir (Duaçınarı) “Kültür Merkezi” için de kolları sıvadıklarını belirtti.

Finans kaynağını kendi içinde üretecek olan bu merkezde ticari alanların da yer alacağı önemli bir buluşma noktasını Yıldırım’a kazandıracaklarını adeta müjdeledi.

Emirsultan / Yeşil Türbe tarihi koridorla, Spor merkezleri, kütüphaneler, yeşil alanlar ve alternatif yollarla Yıldırım’da yepyeni bir görsel ve çehre değişimine gidiliyor.

Tabii bu biraz zaman alabilir ancak Yıldırım hiç bu kadar Umut vaat etmemişti.

Bunun en belirgin örneklerini hayata geçirilen projeler ve “Kentsel Dönüşüm” hamleleri olarak değerlendirebiliriz.

.

PATİLİ CANLARA MODERN MİSAFİRHANE

Bu arada Osmangazi’de yaşanan vahşetin ve katliamın Türkiye’nin farklı illerinden gelen hayvan barınaklarında yaşanan içler acısı görüntülere inat, Yıldırım Belediyesi sokak hayvanları barınağı ve sahiplendirme tesislerinin son derece modern temiz bir yapıya kavuşturulması, hayvanların adeta doğal ortamda titiz ve hayvan dostu personelle bakımlarının yapılması Türkiye’ye örnek olacak nitelikte.

Bununla birlikte hayvanların mama üretimi ise atık yemeklerden yapılarak geri dönüşüm sağlanıyor, bir anlamda kendi kaynağını kendi içinde üretmiş oluyor.

Velhasıl Yıldırım Belediyesi bir çok konuda ilklere imza atmaya devam ediyor.

Sonuç olarak; Bursa Büyükşehir Belediyesi ya da Nilüfer veya Osmangazi belediyelerinde sıraya koymak için arayıp bulamadığınız projelere nispet, Yıldırım’da gerçekleştirilen, hayata geçirilen projelerin sıralama seçimini yapmakta zorlanabilirsiniz.

Hasılı Kelam; Başkan Yılmaz ne vaat ettiyse fazlasını yaptı.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku