Alim Şahin

Alim Şahin

28 Mart 2026 Cumartesi

Meydan okuma mı !

Meydan okuma mı !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bayramlaşma AK Parti’de krizin derinleşmesine neden oldu!
Faruk Çelik her ne kadar “Cumhur İttifakı bayramlaşmasına gittim” gerekçesini öne sürdüyse de bunun nasıl yorumlanacağını bildiği için kendi partisine bir tür “meydan okuma” oldu.
“Yanına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ ı da alarak, partisinin yöneticilerinden intikam aldı” demiş Yüksel Baysal.

Böyle bir tespiti teşhisi hangi mantıkla hangi zekayla hangi zemine dayandırarak yapmış siyaset bilimcileri bile bu kafayı anlamakta zorlanır.

Açıkçası bunu akılla değil de içgüdü sezgisiyle söylenebilir bir durum olduğunu düşünüyorum.

Eğer akılla söylenmişse de bu akıl ancak kalıplaşmış CHP kafasının dışında hiç kimsenin aklı olmadığı kesindir.

Bir defa AK Parti’de krizin K’sı bile yokken böyle saçma bir teşhis uydurulması CHP’nin içinde yaşanan her türlü yolsuzluğa, arsızlığa, hırsızlığa, ahlaksız seks ve metres krizlerine alışa gelmiş pencereden bakanların gördüğü her şeyi kendilerine uyarlama çalışması şeklinde nitelendirilebilir.

Krizlerin merkezi olan CHP’nin içinde bulunduğu bataklıktan kurtulmak ve başkalarına da bulaştırma çabalarını sokaktaki en cahil seçmen bile biliyor.

Şimdi sayın Baysal’ın böyle bir teşhis veya yakıştırma koymasının vuracağı darbe vereceği zararın AK Parti’ye değil de Faruk Çelik’e olacağını bildiğini düşünüyorum.

Faruk Çelik’in böyle bir hareketi yapmasına herkes kafasına göre çeşitli anlamlar yükleyebilir.

Asıl merak edilen şu; “Sayın Çelik, Yüksel Baysal’ı aradımı, hangi hakla böyle bir yakıştırma yaparsın” dedi mi?

Umulur ki arayıp Baysal’a hesap sorsun.

Sormadıysa ?

Belki de Sayın Çelik muhalif pazar tezgahına konu olacak böyle bir fırsat böyle bir imkan vermemeliydi.

Üstüne üstlük “Oktay Yılmaz’ı da yanına alarak partisine meydan okudu” gibi ipe sapa gelmez bir üsluba malzeme olması bence üzücü ama çok üzücü bir durumdur.

Kaldı ki, Oktay Yılmaz hiçbir şeyden haberi olmayan, sadece işine hizmetlerine yoğunlaşmış başarılı bir başkanlık süreci yaşıyor. Böyle siyasi ucuz ayak oyunlarının içinde olmayacak kadar dürüst olduğu herkes tarafından biliniyor.

Dahası, Sayın Çelik “Oktay Yılmaz’ı yanına alarak” şeklinde yeni yetme siyasiler gibi bir teklifte bulunmaz.

Öyle tahmin ediyorum ki, Oktay Yılmaz davet üzerine bayramlaşma töreni katılmıştır.

Zaten oraya katılacak MHP dışındaki tüm siyasetçiler davet üzerine katılmıştır aksi mümkün değildir.

Ama katılımcıları meydan okuma gibi yanlış bir kalıba oturtmak merkezi ve üretim sahası olan “CHP kanadından AK Parti içini fitne tohumları ekme” gayret ve çalışmasından başka hiçbir şey değildir.

Böyle bir ucube zorlama ancak “hasta adam” teşhis ve değerlendirmesiyle yorumlanabilir.

Ama ve maalesef ve de ne yazık ki, Sayın Çelik zaman zaman böyle anlaşılmalara meydan ve fırsat verecek durumlar içinde bilinçli ya da bilinçsiz yer alıyor. Belki de böyle olmasını veya konuşulmasını istiyor olabilir orasını bilemem.

Bununla birlikte Sayın Çelik Artvin milletvekili olarak başka kulvarlarda top koşturma şansını da deneyebilir.

Bu kendisinin bileceği iştir.

Ama AK Parti’ye meydan okuma gibi bir yanlışa düşmeyeceğini tahmin ediyorum.

Çünkü, AK Parti’ye meydan okumak isteyenler, farklı partilere geçenler, yeni parti kuranlar hem halkın gözünden hem siyaset zemininden silinip gitmiştir.

.

FİTNE MERKEZİ

CHP’nin hem genelde hem yerelde geleceği bir muammadır.

Her gün yeni bir hırsızlık yeni bir yolsuzluk yeni bir ahlaksızlık fışkıran bu fitne merkezinden dün de Uşak Belediye başkanına yolsuzluk operasyonu son ayağı oldu.

Bu operasyonda yeni bir ahlaksızlık da deşifre edilmiş oldu.

Şimdi nereden tutarsanız elinize kalacak olan bir parti artık neredeyse parti olma vasfını kaybetmiş kirli para aklama, soygun, yolsuzluk, hırsızlık, ahlaksızlık merkezinde bir var olma mücadelesi içine girmiş marjinal bir duruma düşürülmüştür.

Elbette gündemi değiştirmek için dışişleri Bakanı Hakan Fidan‘a, adalet bakanı Akın Gürlek’e çeşitli iftira ve karalama kampanyaları ile suni rüzgar oluşturmaya çalıştılar.

Aslında bu dayanaktan yoksun asılsız iftiraların amacının kendi içlerinde yaşadıkları çirkefliği yolsuzluğu gündemden düşürmeye çalışmak olduğunu kamuoyu biliyor.

Ama tüm bunlara rağmen adamlar mücadelesinden vazgeçmiyor.

Ne yazık ki, bunlardan biri de “Faruk Çelik partisine meydan okudu” gibi aklen malûl iddialar.

Bu iddia karşısında Sayın Çelik herhangi bir açıklama yaptı mı suskun mu kaldı onu bilmiyorum.

Ha diyelim meydan okudu, onu da Sayın Çelik’in kendisi bilir!

Fakat kamuoyunda Faruk ÇelikMustafa Bozbey birlikteliği algısı kendisine büyük zarar verdi. Bu durumun basın toplantılarıyla çözümlenmesinin imkansız olduğu da görüldü. Sayın Çelik bu durumdan gerçekten rahatsız oluyorsa bunun başka bir yolu mutlaka olmalı.

Bunu nasıl başarır onu da bilemem.

.

AK PARTİ’NİN YÜKSELİŞİ

AK Parti kamu yoklamalarında hem genelde Hem yerelde hızlı bir yükselişe geçti.

Bursa’da son dönemin en önemli yükseliş trendini yakalayan Ak Parti oldu.

İl Başkanı Davut Gürkan ve ekibi ilçe teşkilatları ile birlikte son dönemlerin en başarılı çalışmalarına imza attılar.

Özellikle Ramazan’da mesai mefhümünü ortadan kaldırıp adeta 24 saat vatandaşın evleri ziyaret edilerek ihtiyaç sahiplerinin derdine derman olundu.

AK Parti teşkilatları arasında Türkiye’de en başarılı 3’cü il oldu Bursa.

İl Başkanı Davut Gürkan’ın büyük fedakarlığına diğer teşkilatlarda ayak uydurmak zorunda kaldı.

Buna bir de ak belediyeler eklenince başarı kaçınılmaz oldu.

Tüm teşkilatların gösterdiği uyum, birliktelik sahaya hem fiziki hem politik yansımada öze dönüşü hızlandırdı.

Vatandaşlardan edindiğiniz izlenimler son dönemlerin en başarılı yönetimleri olarak Bursa il ve teşkilatları adından sıkça söz ettirdiği yönündeydi.

.

BELEDİYELER DEĞİŞTİ HİZMETLER KESİLDİ

Kalıcı hizmetlerle Bursa’ya vurulan AK Parti imzası, Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi’nin el değiştirmesi ile bu alanlarda hizmetlerin kesintiye uğradığı şikayetleri son günlerde vatandaşın gündeminde sıkça yer alıyor.

Mustafa Bozbey ve Erkan Aydın‘ın hizmet devamlılığı konusunda yetersiz kalması halkın beklentisini sekteye uğratmış durumda.

AK Parti döneminde küçük problemleri şikayet unsuru gören, ancak CHP döneminde bıçak gibi kesilen hizmetler nedeniyle vatandaşların pişmanlığı zirve yapmış.

Hizmet konusunda AK Parti hızına bırakın yetişmeyi kendi içinde boğulan bir CHP belediyeciliği ile Bursa karşı karşıya.

Bu da şunu gösteriyor;
Hem genelde hem yerelde boğazına kadar batan, yolsuzluklarıyla boğuşan CHP’nin ülkeye ve millete vereceği hiçbir şey olmadığı vatandaş tarafından bir kez daha anlaşılmış oldu.

Halkın nabzınında atan son cümle şu; Seçmen tarafından şans verilen CHP’li belediyeler sınıfta kaldı. Yapılacak ilk seçimde Bursa yeniden AK Parti hizmetlerine kavuşacağı hasreti çekiyor.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

100 liralık iftar yemeğiyle tüm emekleri heba etmeye utanmadınız!.. mı?

100 liralık iftar yemeğiyle tüm emekleri heba etmeye utanmadınız!.. mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa büyükşehir belediye meclisinde yaşanan su tartışmaları, CHP’li belediye başkanı Mustafa Bozbey’in suya getirdiği devasa büyük zamların geri alınması için verilen mücadelede yaşanan gerginliğin, tartışmanın, kavganın ertesi günleri…

İftarı veren CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey.

Şİmdi bu karede yer alan bazılarına sormak istiyorum; “davanızın şerefi, onuru, haysiyeti nerede ?”

Sakın kimse “bu iş siyaset işi, neticede siyaset yapıyoruz” bahanesine montalama yapmasın.

Sizin belediye başkanınıza hakaretler, küfürler, üstüne yürümeler, saldırmalar, dövmeye kalkanların ertesi günü koşa koşa kuyruğa girip iftarına katılmanızın sebebi “iftar yemeğinin lezzeti” miydi acaba ?

Mecbur muydunuz?

Birileri sizi zorla mı gönderdi?

Gönderse bile vicdanınıza danıştınız da size ne dedi?

Eyy Dursun, Bu “tablo” şimdilik bir kenarda Dursun!

Bu kareyi çok sayıda vatandaş tarafıma iletti.

Şikayetlere bakın!

Sözde gündüz hak mücadelesi verenlerin akşam sarmaş dolaş olmaları, bir de utanmadan kamuyona poz vermeleri artık zorumuza gidiyor. Samimiyetsizliğin resmini paylaşıp Bursa halkına, Ak seçmene yani bize abdal muamelesi yapıyorlar.”

Eyy Dursun!

Ortaya koydugunuz danışıklı görüntüler şikayetlere konu olurken, vatandaşın size artık inanmadığını, hepsinin rol yaptığını ifade etmesi, seçmen üzerinde açılan onarılmayan yara olduğunu nasıl izah edeceksiniz?

“Bilmiyordum”!… hikayeleri mi okuyacaksınız?..

Belediye başkanınız Oktay Yılmaz‘a her türlü hakaretleri savuranlar, mikrofonunu susturanlar, üzerine yürüyenlerin, saldıranların baş mimarı “Mustafa Bozbey’in sofrasını çok mu özlemiştiniz.?

Bir taraftan başta il olmak üzere teşkilatların canla başla gece gündüz ortaya koyduğu çalışmalar, bir taraftan Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz’ın başarılı hizmetlerine gölge düşürmeye çalışanların 100 liralık iftar yemeğine Ak Parti’nin ferdi olarak koşa koşa giderek emektarların ve halkta olan karşılığı ve güveni bir karede yok etmeye utanmıyor musunuz?

Nasıl olsa “işin aslı öyle değil” diyerek işin içinden çıkmaya mı düşünüyorsunuz?

Siz bunu bu saatten sonra vatandaşa anlatmak için 40 dereden su getirmek zorunda mıydınız?

O davete katılmazsanız ülkenin kaderine olumsuz etki mi yapacaktı..

İşte böyle; “işini bilmeyen çavuşlar… nokta nokta nokta!”

Velhasıl beş yıl boyunca ibreyi artıya çevirmek için gece gündüz ortaya konulan çalışmalar ve gayretlerin karşılığı böyle üç beş kendini bilmez yüzünden heba edilmesinin örneğidir bu kare.

Vatandaşın tepkisi büyük !

Çok yazık çok..

Hadi yine yeniden sıfırdan başlayın !

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Bu Nasıl Bir Yetenek! Bu Kadar Kusursuz Usta Bir Manevrayı Korku Ve Hayranlıkla İzledim!

Bu Nasıl Bir Yetenek! Bu Kadar Kusursuz Usta Bir Manevrayı Korku Ve Hayranlıkla İzledim!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu nasıl bir taktik nasıl bir kabiliyet nasıl bir profesyonellik!

Hem şok hem korku hem hayranlıkla izledim!

Kral Bozbey’in performansı şaşkına çevirdi.

Ne yalan söyleyeyim, bu kadarını da beklemiyordum!

Önce getirin dedi, sonra çekti karşı koydu!

Ak Parti grup sözcüsü Sinan Kahraman; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in, suya benim iradem dışında zam yapıldı, yapılan zamları meclise getirin geri çekelim” dediğini söylemişti.

Bunun üzerine AK Parti grubu zamların geri çekilmesi için meclise teklif verdi, “Hodri meydan buyurun hep birlikte zamları geri alalım Bursalıları rahatlatalım” dedi Sinan Kahraman.

Ancak Mustafa Bozbey daha önce söylediği sözden ‘U’ dönüşü yaparak bu teklife karşı çıktı.

Geri alınması bir yana, suya yapılan zamları savunmak için her türlü yola başvurdu.

Zaten “benim irademin dışında” sözünün ‘popülist’ olduğu böylece ortaya çıkmış oldu.

Yani düşünün ki, onun iradesi dışında suya 3 katı zam yapma teklifini meclise getirip kabul edilmesinin haberi yokmuş ayaklarına yattı.

Bu mümkün mü?
Tabi ki değil.

Dün mecliste yaşanan olaylarda ise gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya döküldü.

AK Parti grubuna yönelik her türlü suçlamayı yaparken konuşmaları engellemek için de müthiş bir taktik geliştirdi.

Bozbey hazretleri deyim yerindeyse “buranın kralı benim, ben ne dersem o” tavırları takındı.

Kendi konuşmaları ekranlardan net bir şekilde halka ulaşırken, başta Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz olmak üzere AK Parti’li konuşmacıların mikrofonlarını kapattı.

Zorda kalacağını anlayan Mustafa Bozbey, algı konusunda ulaştıkları son noktayı devreye soktu.

Kendi sesinin karşı tarafı bastırmak için Mikrofonları kapatarak rakip üyelerin sesinin duyulmasının önüne geçmeye çalıştı.

Yaşanan gerginlikte ak partilileri suçlayan Bozbey, meclis üyelerini tahrik ederek adeta iki grubu birbirine düşürdü.

Tabi hal böyle olunca da kimin ne söylediği anlaşılmaz oldu.
Her kafadan bir ses!

Bozbey’in de yapmak istediği zaten buydu.

AK Parti grubunun verdiği “zamlar geri alınsın” teklifini karambole getirerek hanelerin bütçesini sarsan devasa su faturaların düşürülmesi beklentileri boşa çıkardı.

Adeta vatandaşların su zamlarının üzerine bir bardak su içmeleri durumunda bıraktı.

Yani kral Bozbey, ‘battı gemi yan gider’ tutumu sergilerken, protesto için bir bardak daha su içmeleri hâlinde faturanın bir bardakta üçe katlayacağı hesabını yaparak her kaostan kazanım sağlama derdine düştü.

Zamların geri alınması teklifini reddeden Mustafa Bozbey Bursa halkının umutlarını bir kez daha tüketti.

Öyle ki, zaman zaman Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz ile AK Parti üyelerini çıldırtacak noktaya getiren kral Bozbey, “20 yıldır yapamadıklarınızı biz yapıyoruz” diyerek adeta bursalılarla dalga geçti.

Yaptığı hatayı saygısızlık veya haksızlıklara rağmen hiçbir şey olmamış gibi davranması, utanma duygusunu hiçe sayarak rahat tavırlar sergilemesi pişkinliğini ortaya koydu.

Yani 20 yılda suya yapılamayan rekor zamları yaptığını anlatıyordu Kral.!

20 yılda değil, tarihte Bursa’da yaşanmayan su kesintilerini yaşatarak başka bir rekora imza atıyordu Kral!

Ulaşımda tarihte görülmeyen 2 yılda yaptığı devasa zamlarla Türkiye’de en yüksek seyahat bedelini bursalıların sırtına yüklüyordu Kral!

Sonuçta kralın dediği olur du herhal!

Ortada henüz hizmet namına bir çivi çakamayan CHP’li Belediye Başkanı başka Bursa’dan mı söz ediyordu diye halkın kafasında soru işaretleri oluşturdu.

Mesela onun başardıklarını daha önce kimse başaramadı!

Vızır vızır işleyen Belediye hizmetleri tersine döndü.
İşleyen tezgahlar durdu, sistemler çöktü.

Koltuğa oturur oturmaz personel fazlalığı bahanesiyle 2 bin kişiyi kış günü kapının önüne koydu Kral!

Sonrasında yaklaşık 5 bine yakın kişiyi işe alarak bir sonraki seçime oy hesabı yaparak hizmete aktarılması gereken belediye bütçesini yandaş personellere maaş olarak sundu.

Utanmadan sıkılmadan her fırsatta BUSKİ’in zarar ettiğini söyleyen Kral, ne hikmetse işten attığı 2 bin civarında kişinin tazminatlarını zarar ettiğini iddia ettiği bütçeden nasıl ödediğini açıklamadı.

Bu ve benzeri beceriksizlik ve yönetim acizliği gösteriyor ki, Büyükşehir koltuğu ve birimleri ehil insanların dışında başarıya ulaşması mümkün değildir, tersine batması müstehaktır.

Tıpkı İstanbul büyükşehirde olduğu gibi.

İşte bu nedendir ki, halk 23 yıldır tüm yıpranmışlığına rağmen Ak partiyi tercih ediyor.

Çünkü CHP’liler hizmet yerine sadece konuşma, hitabet alanında ihtisas yapmış uzmanlaşmışlar.
Bunu bu millet çok iyi analiz etmiş teşhisini de koymuş durumda.

Yaparsa Ak parti yapar” sloganına muhalefet genel ve yerel düzeyde sürekli “yalanlar pompalayarak destek vermiştir” gerçeğini artık herkes görmüş oldu.

Mesela Bursa’da hazır kurulmuş tıkır tıkır işleyen, halka hizmet götüren tezgahın liyakatli ellerde olmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.

AK Parti döneminde kesintisiz hizmet alan Bursa’da ne yazık ki, CHP döneminde ellerine yüzlerine bulaştırılıp cadı kazanına çevirdiler.

Bu tezgahlardan birisi de altyapıydı.

Mesela Bursa’da su kesintilerinin yaşanmaması için arıtma tesisi projesi başlama ve bitiş tarihleri her şeyi hazır iken, kral Bozbey iş başına geldiğinde AK Parti’nin eseri olanları iptal etti.

Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz’ın Mustafa Bozbey’in Mikrofonları kapatması nedeniyle görüşlerini beyan edememesini basınla paylaştı. İşte o açıklama BURAYA TIKLAYIN

Bunu yaparken de Bursa halkı umurunda değildi, bursalıları hiç düşünmediğini yaşanan su kesintileriyle anlamış olduk.

Bunun gibi benzeri hazır gerçekleştirilecek projeler AK Parti tarafından eline verilen kral Bozbey, ne yazık ki dokunduğu her şeyi adeta yaktı yıktı geçti!

Tabii AK parti’yi yakayım derken milleti de yaktı!

Bugün Türkiye’de ilk defa elektrik faturalarını sollayan, 7-8 yüz TL gelen rakamları birden 4-5 bin TL civarına yükseltip Bursalılara devasa su faturaları gönderen Bursa Büyükşehir Belediyesi ‘nin Kral başkanı birçok aile bütçesine büyük darbe indirdi.

Tüm bunların altında imzası olan Mustafa Bozbey, meclis kürsüsünde adeta Yağız Başkan rolü oynayarak suçu AK Partililere yüklemeye çalıştı.
Ee aslında buna da şaşırmamak gerek.

Zira her fırsatta İstanbul’u soyup soğana çeviren örgüt lideri Ekrem imamoğlu’nu savunan zihniyetten Bursalıların da bir beklentisi yoktu.

Ne yazık ki Bursa halkı bunu çok geç anlamış oldu.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Algı uzmanlığı budur! Anketlerde Adı Sanı Geçmeyenler Kendilerini Başarılı Lanse Ediyor

Algı uzmanlığı budur! Anketlerde Adı Sanı Geçmeyenler Kendilerini Başarılı Lanse Ediyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa’nın en başarılı belediye başkanı kim? sorusuna kendi yaptığımız saha yoklamalarını köşemizde zaman zaman yer veriyoruz.

Geçtiğimiz günlerde kamuoyu yoklamalarında Marmara Bölgesi’nin en başarılı belediye başkanları arasında Bursa’da 1’nci Marmara’da 2’nci sırada yer almıştı Oktay Yılmaz.

Ancak sol görüşün en uç noktasında yer alan bir gazeteci arkadaşımız
“Bursa’da seçilen “CHP’li belediye başkanları içinde” en başarılısı hangisidir diye sorulsa, sanırım ‘Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ yanıtı verilir” diye kendi sorduğu soruya kendi cevap vermiş.

Dayandığı noktayı da Erkan Aydın’a sordum “Bugün seçim olsa yüzde 55 ile seçimi kazanıyoruz” dedigini göstermiş.

Tıpkı 2 yıl olmuş daha bir çivi çakamayan Mustafa Bozbey’in “Dağ yöresinin de bir hamisi var, bu hami Mustafa Bozbey’dir” algısını yaptığı gibi.

Yani genel başkanları gibi belediye başkanları da kendisi çalıp kendisi oynuyor.

Yüksel Baysal da tam adamına sormuş, tabi o da kaybediyoruz demez, daha yüksek oyla kazanacağız diyecek.

Sayın Baysal da, benim de tahminim ve sahadan aldığım izlenim de oydu demiş.

“Erkan Aydın’ın yüzde 55 ile 60 arasında bir oya ulaşacağını düşünüyorum” diyerek birbirlerine gaz verme yarışına girmişler.

Hatta Yüksel Baysal o kadar fazla tereyağı yakmış ki, Osmangazi kadar garanti olmasa da Mustafa Bozbey de yeniden seçilecek durumda iddiasında bulunmuş.

Tüm bunların çıkış kaynağı ise CHP’li belediyelerle sıkı işbirliğiyle ilişkileri olan Erdal AkaltunBUPAR’mış…

Akaltun aynı zaman Sayın Baysal’ın maaş aldığı haber sitesinin sahibi.

Bu kişi daha da ileri giderek Erkan Aydın’a verdiği gazın şiddetini o kadar arttırmış ki, “bugün seçim olsa yüzde 54.5 ile yeniden başkan olur” şeklinde balona hava gazını basmış da basmış.

Yetmemiş Yüksel Baysal ile patronu Erdal Akaltun baş başa vermiş Erkan Aydın’a verilen gazın vanasını biraz daha açmış ibreyi yüzde 74′ e çıkarmışlar.

Bunda da haklılar!

Zira geriye dönüp gerçeğe baksalar ortada doğru düzgün ele avuca gelen bir icraat göremeyeceklerini biliyorlar.

AKALTUN İSMİNİ KİMLER ŞÖHRET YAPTI?

Bu durum Erdal Akaltun’un CHP’li belediyelerle bayağı bayağı iyi çalıştığını gösteriyor.

Sanırım Sayın Akaltun ismine Bursalılar yabancı değil.

Bu isim mühendislik firması aracılığıyla başta Nilüfer Belediyesi olmak üzere Gemlik belediyesi gibi CHP’li belediyelerden sıkı alışverişte bulunduğu zaman zaman medyada yer almıştı.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yakın dostu olduğu belirtilen Erdal Akaltun’un, Nilüfer Belediyesi ile Gemlik Belediyesi’nden büyük ihaleler aldığı iddiaları siyaset kulislerinde çokça konuşulmuş medyada yazılıp çizilmişti. Haberlerde Nilüfer Belediyesi’nden yaklaşık 200 milyon, Gemlik Belediyesi’nden 100 milyon liralık asansör denetim işini üstlendiği iddiaları yer almıştı.

Hatta “Bursa’da başka firma yok mu hep aynı firma tercih ediliyor bu tesadüf mü?” şeklinde tepkiler oluşmuştu.

Erdal Akaltun’un anket, medya ve asansör sektörlerinde faaliyet göstermesi ve belediyelerle farklı kanallar üzerinden iş ilişkileri kurduğu iddiaları geçtiğimiz aylarda gündemi epey işgal etmişti.

Şimdi aynı Erdal Akaltun habire
CHP’lilerin oyunu yükseltirken, AK Parti’nin oy oranını düşürüp vefa denilen kulvarı çalıştırıyor olabilir. İşin içinde vefa olunca bu gayet normal sayılır.

CHP’nin ise algı konusunda oldukça uzman olduğu biliniyor.

Araştırma ile medya desteğini Erdal Akaltun, kamuoyuna servisi ise Yüksel Baysal üzerinden yayarak güçlü ama dayanaksız bir algı sistemi oluşturulmuş durumda!

Tüm bunlar yaşanırken Osmangazi’de kentsel ve çevresel dönüşümlerle alternatif yollar, sosyal donatıları yeşil alanlarıyla mega proje olan Osmangazi kent meydanı ile tarihin en büyük hizmetini yapan AK Partili Mustafa Dündar’ı karalamaktan da geri durmuyorlar.

Erkan Aydın hangi projeleri üretti?” diye sorsanız bir tane mega proje ya da kayda değer elle tutulur ciddi bir hizmet ürettiğini göremezsiniz.

Bakınız en önemli projelerin bir kaçını Yüksel Baysal sıralamış;
“Çocuğu kreşe başlayan her dört kadından biri iş yaşamına katıldı.
Kent lokantası, Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nin yanı sıra İsmail Hakkı Tonguç’a bir kardeş daha gelmek üzere; Hisar’da kurulacak Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi”.

Bunları söylerken de heyecanlandığını anlatıyor sayın Baysal.

Vay be gözleri yaşartan mucizeler buna denir!

Okey corç sorunlar çözülmüş. Osmangaziler keyiften dört köşe olmuş! Osmangazi’de no problem!

Unutmadan, CHP’nin en iyi yaptığı işlerden biri de şu; AK Parti’nin hizmetlerini cilalayıp tabela değiştirip kendi hizmetleri diye sunması.

Aslında bu çok önemli bir yetenektir!

Bu konuda Erkan Aydın, Mustafa Bozbey ile başabaş yarışıyor diyebiliriz.

ALGININ ALGISINI YAPMAK

Dedik ya algının alâsı budur. Algıda uzman olduklarını her alanda gösteren CHP’liler burada da Erdal Akaltun ile Yüksel Baysal aracılığıyla kamuoyuna algı pompalamayı bir görev edinmişler.

Oysa en çok vakit geçirdiğim merkez olan Osmangazi’de sürekli sahadan nabız yoklayan kişi olarak kendime özgü bir görüşüm olsa da Erkan Aydın’ın memnuniyet derecesi bir kez daha seçilme olasılığı yok denecek kadar az olduğunu kamuoyuna, sayın Baysal ve Akaltun’a tarafsız gözle aktarmış olayım.

Çünkü Sayın Baysal CHP’lilerin toplantılarını takip etmekten sahada vatandaşla nabız yoklamaya vakit bulamıyor.

Kendisi yakın arkadaşımdır ama iddia ettiği Erkan Aydın ve Osman Gazi ile alakalı acı gerçeği buradan üzülerek haber vereyim.

Son bir not..
Nilüfer dahil Osmangazi Yıldırım ve Bursa’nın her yerinde nerede önemli bir hizmet görünüyorsa hepsinin altında AK Partinin imzası var.
Bu gerçeği kimsenin değiştirmesi mümkün değil.

Oysa CHP’liler gerçeği değil ama tabelayı değiştiriyor, bunu da başarılı şekilde yapıyorlar.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku

Uyarıyorum!

Uyarıyorum!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK parti’de bireyler üzerinden çeşitli kutuplaşmalar, güç gösterileri, farklı kulvarlarda ekip oluşturmak, Parti içi çatışmaya neden olacak abilik yapma gibi hevesler artık bir kenara bırakılmalıdır.

Özellikle Bursa’da herkes durduğu yeri bilmeli, partinin ve milletin verdiği görevi yerine getirmeli, farklı zemin ve alanlara kaymamalıdır.

Mevcut görevi neyse onun dışına çıkmamalı, şu kritik ortamda herkes partisine ve ülkesine hizmet etmek için adeta birbiriyle yarışmalıdır.

Az önce MHP lideri Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında söylediği gibi, “iç cephenin önemi bir kez daha anlaşılmıştır” ifadesi yerelden genele bütünleşme ile başlar.

Bursa AK Parti’de ayrı gayrı farklılığı, kişisel ihtiras, makamlar ve menfaatler bir kenara bırakılmalı, herkes İl çatısı altında toplanmalıdır.

Ülkenin etrafı Ateş sahasına dönmüşken, küçük ihtiraslar ve menfaatler sebebiyle içeride birlikteliğe darbe vuracak her kim olursa mutlak şekilde sorgusuz sualsiz hesaba çekilmelidir.

Özellikle AK Parti camiasında hâlâ saman altından su yürütmeye, kapalı kapılar ardından adeta saklambaç oynayarak gizli planlar yürüten bazı güruhların olduğuna yönelik şikayetler zaman zaman tarafımıza ulaşıyor.

Bu kokuşmuş düşünceler hala ülkenin konumundan dolayı içinde bulunduğu durumu bilemeyecek kadar cahil olamazlar.

Bu tür bozuk zihniyetler yangından mal kaçırırcasına makam ve siyasi rant gütme çalışmaları, siyasi ahlaktan yoksun, bir o kadar da gözü aç doymayan çürüklerdir.

Son birkaç gündür Türkiye’yi hedef tahtasına oturtan siyonist zihniyet açık açık “hedefimiz Türkiye’dir” derken, bu zavallı kafaların hala kişisel makam peşinde koşmaları düşmanca bir ihanet sebebidir.

Buradan uyarıyorum!

Herkes kendi görevini yapsın.

Partisine davasına bağlı kalarak parazit olmadan bölünmüşlüğe yol açacak herhangi bir yanlışın içine düşmeden önce liderine, iktidarına, partisine bağlı kalma, birlik ve beraberliği ayakta tutma amacı güderek bu yönde gayretle, azimle çalışma içinde olmalıdır.

Birliği bozacak düzeni sarsacak olası söz davranış ve çalışmalardan uzak durmalıdır.

Aynı şikayetlerin, hareket görüntü veya bilgilerin devam etmesi, tarafıma ulaştırılması durumunda açık açık isim ve belge paylaşmaktan kaçınmayacağımı belirtmek isterim.

Herkes kendine çeki düzen vermeli, devletimizin liderinin arkasında olmalıdır.

Oyunbozanlık yapmaya çalışanlar tarihte olduğu gibi bugün de sadece kendine kötülük eder.

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın AK Parti camiasına yaptığı o tarihi uyarıya rağmen bildiğini okuyanlar AK Parti’ye ihanet eden en büyük düşmanlardır.

Bunlar AK Parti’ye karşı taraftan daha büyük zarar veren siyasi müspettelerdir.

KİŞİSEL NEFİSLER HIRSLAR İÇİN ERDOĞAN’I YORMAYALIM

İçişleri bakan yardımcısı Bülent Turan, “Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi; olmaz. Kızıyor insanlar buna. Tırnaklarımızla geldiğimiz bir yapıyı, teşkilatı bozmayalım, yormayalım. Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım” dediği o tarihi uyarıyı ona buna şuna değil herkese yaptı.

Bazıları üzerine alınmayarak bildiği kanaldan ilerlemeye çalıştığına dair bilgiler geliyor.

Kendi şahsi meseleleri için partiyi zaafa uğratmamak, kişisel nefisler için Erdoğan’ı yormamak, birlik beraberliğin bozulması gibi güç kaybına sebep olacak söz eylem ve davranışlardan kaçınılmalıdır.

Büyük şeytan Amerika ve yavrusu İsrail teröristlerinin ülkemizi hedefe koyduğu bir zamanda kim partide kişisel ihtiraslar için kural ve kaideleri tanımayıp oyun bozucu hal ve davranışlarda bulunursa bunlar AK Parti’nin en büyük düşmanıdır.

Bursa’da yapılması gereken milletvekilleri dahil herkes İl Başkanlığı çatısı altında birliğe daha fazla sahip çıkmalı, milli bütünlük şiarıyla görevini elinden geldiğince yerine getirme gayretinde olmalıdır.

Bunun dışında olanları hangi makamda olursa olsun kamuoyuna ifşa edeceğimi bildirmek isterim. ..vesselam.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Devamını Oku