02 Haziran 2026 Salı
Oklar hazırlandı yaylar gerildi gerginlik son safhaya ulaştı..
Çatışma öyle boyutlara ulaştı ki artık Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel birbirlerini açık açık hedefe koydu,
İkiye bölünen CHP’de grup toplantısı “yapmayacağız öyle bir talebimiz yok” diyen Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel grup başkanı olarak toplantı gerçekleştirdi açtı ağzını yumdu gözünü.
Buna karşı Kemal Kılıçdaroğlu Özgür Özel ‘in grup başkanı olmasını itiraz ederek Özel’i bu görevden azletme girişimleri başlatmak için düğmeye bastı.
Tepedeki gerginlik, çekilen kılıçlar yerelde de cepheleşmeye, birbirlerine ağır ithamlarda bulunmaya kadar vardı..
Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve ekibine karşı Orhan Sarıbal’ın başını çektiği grup harekete geçti.
Yapılan açıklamalar, birbirine karşı hakaret içeren ifadeler tarihte görülmemiş gerginliğe neden oldu.
Kılıçdaroğlu’nun teşkilatları fesih ederek yeni il başkanları atama çalışmaları da Bursa’da çok sayıda CHP’li tarafından karşılık buldu.
Bu duruma en büyük ve şiddetli tepki gösterenlerin başında milletvekili Nurhayat Altacak Kayışoğlu geldi.
Oysa Kayışoğlu, bugünkü makamı gücü forsu milletvekilliğini Kemal Kılıçdaroğlu’na borçlu olduğu biliniyor.
Ömrü boyunca sadece hayallerde ve rüyasında görebileceği milletvekilliğini hiçbir titri olmadığı halde Kılıçdaroğlu’nun etrafında adeta tavaf edercesine elde ettiği de biliniyor.
Bu kişinin bir diğer Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik kullandığı hakaret vari ifadeler milletin iradesini temsil eden sıfattan çok uzak olduğunu gösteriyor.
CHP genel merkezde başlayan iç savaş yerelde zirveye ulaştı.
Ortalık toz duman.
Kim kimi alt edeceği belli olmayan Kemal Sunal filmlerine döndü.
Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben Kemal geliyorum” dedi ve geldi.
Özgür’e “kalk benim koltuğumdan” dedi ve kaldırdı.
Özgür ise geri çekilir gibi yaparak yeni bir manevraya hazırlanıyor.
Şimdi CHP tabanının merak ettiği konu parti içi savaşın yerelde nasıl şekilleneceği beklentisine dönüştü.
Yerelde gücü elinde bulunduranlar genelde düdüğü çalacağı için tüm gözler asıl savaşın yaşanacağı il örgütlerine döndü.
Yereli eline geçiren grup, delegeleri oluşturacağından yapılacak kurultayda da ipi göğüsleyecek.
Bu nedenle CHP’de iç savaş daha yeni başlıyor desek yeridir.
Ancak şu bir gerçek ki, Parti içi demokrasinin rafa kaldırıldığı, hukuku sürecin hiçe sayıldığı, Parti tüzüğü ilkelerin ayaklar altına alındığı bir dönemi yaşıyor CHP.
Şimdi siz gelin böyle bir partinin ülkeye iktidar olmasını bekleyin!
Kendi içinde demokrasiyi yok sayan bir zihniyetten bırakın adaleti sağlamayı, devletin var olan demokratik işleyişini hiçe sayacağı bir akıl tutulması yaşadığını milletimiz ve kendi tabanı yakından takip ediyor.
Aslında CHP’nin demokratik işleyişi hiçe sayması yeni değil.
Var olduğundan beri kendi içinde sürekli çatışma yaşıyor.
Bugün yaşananların farkı çatışmanın milletin gözünün önünde cereyan etmesidir.
.
ÖZGÜR ÖZEL HAKKINDA RÜŞVET FEZLEKESİ
Özel ve 5 milletvekili hakkında rüşvet fezlekesi Ankara’ya gönderildi
2024 yerel seçimleri öncesinde Mustafa Gökhan Böcek, Özel’in bilgisi dahilinde 1 milyon Euro gönderdiği iddiaları kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkında fezleke hazırladı.
Sonuç olarak CHP bu kafayla iktidar olma, bu milleti yönetme manevra ve kabiliyet yeteneğini yıllar önce kaybetmiştir.
Sine-i millet olan Anadolu’nun öz evlatları her şeyi çıplak gözle izliyor görüyor ve duyuyor.
İşte bu yüzden bu zihniyet ülkede asla iktidar yüzü göremez.
.
BÜYÜKŞEHİR’DE ATAMALAR
Problem büyümeden bertaraf edilmeli, sıkıntıya dönüşmeden çözüme kavuşturulmalıdır.
Bursa Büyükşehir’de çeşitli makamlara, yönetim kurullarına yapılan bazı atamalar rahatsızlığa yol açtı.
Sorun büyümeden giderilmeli.
Derinlemesine ayrıntıya girmeden küçük bir örnek;
Vefa adına bazı isimler sırf onure edilmesi için çeşitli görevlere getirilmesi liyakatin gözetilmediği tepkilerini doğurdu.
Bu tepkilerin basit sıradan olmadığını hatırlatarak konuyu kapatalım.
SON NOT
AK parti kulislerinde sızan bilgileri göre değişimlerin bu ay içinde başlaması bekleniyor.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin

Her hafta kamu araştırmaları yapılıyor, anketler paylaşılıyor evriliyor çevriliyor ancak AK Parti istenen düzeyde en yakın rakibi ile arayı bir türlü açamıyor.
Üstüne üstlük kaosla yoğrulan hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlığın ayyuka çıktığı CHP’de tüm olumsuzluklara rağmen kamuoyu araştırma sonuçları AK Parti ile arasında çok büyük bir fark oluşmadığını ortaya koyuyor.
Her iki partiye veya orta sağa sola tarafsız diye nitelenen bütün kamuoyu araştırma şirketlerinin birbirine yakın sonuçları paylaşması dikkat çekiyor.
Normalde CHP’nin içinde yaşadığı bu çıkmaza karşı AK Parti en yakın rakibine açık ara fark atması bekleniyordu.
Oluşan bu şartlar AK Parti’ye artı yazması gerekirken nerede yanlış yapıldığı ciddi anlamda sorgulanması lazım.
Birincisi ekonomi!
Bu başlık AK Parti’ye hiç de artı yazmadı.
Bunun tek müsebbibi ise hazine ve maliye bakanı Mehmet Şimşek gösteriliyor.
Bakan Şimşek’in şu ana kadar ortaya koyduğu performans vatandaş tarafından geçer not alamadı.
Özellikle benim de yakın dostlarımın olduğu ve birçok kepenkin kapatıldığı tekstil sektöründe esnaf çıkmaza girmiş durumda.
Ancak meydanlarda ‘açız!” diye bağıranlar belki de ekonomik anlamda en rahat olanlar.
Çarşılar pazarlar alışverişler kafeler tıklım tıklım dolu.
Aslında insanlarda para var ancak eskiden de fakir olanlar şimdi de yine kıt kanaat geçinir durumda.
Bağıranlar fakirler değil, lüks hayatlarından taviz vermek istemeyen belli bir zümre.
Ama bu dahi çarşı pazarda rahatlık var anlamına gelmiyor.
Bir ekonomik sıkıntı gerçeği var ve ceremesini çekenler de var.
Hükümet zaman zaman alt gelirlilere çeşitli sosyal destek paketleri sunsada bunun taşıma suyla değirmeni döndürmeyeceği bilinmelidir.
Uzmanlar, piyasaların rahatlaması, tüm alanlarda maliyetlerin düşürülmesi, makul fiyatlarla tüketiciye ulaşması, gelir gider dengesini sağlanmasıyla çözüme ulaşılacağını söylüyor.
Özellikle gıda marketlerindeki soygunun önüne geçilememesi AK Parti’ye büyük darbe vurdu.
İşte bu nedenle AK Parti ne yaparsa yapsın kamuoyu araştırmalarında bir türlü en yakın rakibiyle arayı açamaz durumda.
Oysa bu düğümü çözmenin çok kolay bir yolu vardı.
Her dönem bu düğümü çözmemek için ekonomi yönetimi adeta elinden geleni yaptı.
AK PARTİ’NİN AKLI BAŞINA YENİ Mİ GELİYOR !
Emekli ve asgari ücretlilerin memnuniyetsizliği son anketlerde iyice dışa vurması, iktidara yönelik tepkilerin artarak devasa boyutlara ulaşması üzerine, yılın son çeyreğinde kapsamlı bir gelir düzenlemesi yapılması planlanıyor.
EMEKLİYE REKOR ZAM !
Parti kulislerinde konuşulan en çarpıcı senaryoya göre, yılın son çeyreğinde emeklilere yönelik radikal ve kapsamlı bir gelir düzenlemesi yapılmasına elzem gözüyle bakılıyor..
Bu doğrultuda, geçim sıkıntısı yaşayan kesimi rahatlatmak adına en düşük emekli maaşının “36 bin” TL seviyesine yükseltilmesi seçeneğinin masada olduğu öne sürülüyor.
Düzenlemenin ardından oluşacak siyasi atmosferin ve seçmen algısının yakından takip edileceği de belirtiliyor.
15 MİLYON EMEKLİ OYU KAYBEDİLDİ!
Parti kaynakları, son yerel seçimlerden bu yana emeklilerin iktidara yönelik kırgınlığının ve mesafeli tutumunun sürdüğünü kabul ediyor.
Sabit gelirli gruplarda yaşanan ekonomik darboğazın siyasi tercihlere doğrudan yansıdığını ifade eden kurmaylar, bu durumu tersine çevirmek için adımlar atılması gerektiği görüşünde birleşiyor.
Hazırlanacak olan sosyal destek paketleriyle hem dar gelirlinin nefes alması hem de kaybedilen seçmen desteğinin yeniden kazanılması hedefliyor.
Her dönem kıt kanaat verilen ve memur zammının çok çok düşüğünde kalması emeklileri AK Parti den adeta zorla uzaklaştırmış, toplumun büyük bölümü tepki amaçlı sandığa gitmemiş, kendilerinin yok sayıldığı tepkisini doğurmuştu.
20 milyon emeklinin oy kaybı meclisteki sandalye sayısında büyük değişikliklere yol açmış, Ak parti yerel seçimlerde büyükşehirler başta olmak üzere elindeki çok sayıda belediyeyi kaybetmişti.
AK Parti’nin ekonomik kurmayları bu uyarıyı ciddiye aldığı yönünde kulis bilgileri mevcut.
Düşünülen o ki, emekliye hatırı sayılır önemli bir zam yapılacağı ve yeniden gönlünün kazanılacağı yönünde bir hazırlık söz konusu.
Zaten kıt kanaat geçinen ve “20 bin” lira ile faturalarını ödemekte zorlanan emeklilere kemikleşmiş bu politika sürdürülürse AK Parti ismine yakışır Adalet olgusunu kaybetmiş olur.
Sırf bu sebeple en düşük emekli maaşının 30 bin liranın üzerine çıkarılacağı beklentisi var.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Son 10 gündür çeşitli sorunlar nedeniyle basın toplantılarına randevulara ve AK Parti’nin bayramlaşma törenlerine katılamadım.
Süreç dahilinde olaylar o kadar hızlı gelişti ki, konular birbirine karıştı.
Başta genel gündem olmak üzere mutlak butlan davasıyla Özgür Özel ‘in genel başkanlığı fiilen sona erdi, CHP’de yeniden kılıçlar çekildi, kriz tavan yaptı, Kılıçdaroğlu’nun partinin başına geçmesi görevi mahkemece tebliğ edildi, CHP içindeki bölünmeler baş gösterdi.
109 milletvekili ilk dakikadan itibaren Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediği haberleri yayıldı.
Özgür Özel, “yedek partimiz hazır” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun ilk işi ise Ekrem İmamoğlu’nu partiden ihraç etmek istemesi oldu.
Velhasıl CHP’de kriz büyürken bir taraftan da mutlak butlan kararına sebep olan 38’inci Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 13 şüpheli daha gözaltına alındı.
Olaylar karmaşıklığını korurken Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isim Gürsel Tekin’den dikkat çeken bir açıklama geldi. Tekin, partinin seçimli büyük kurultayı 7 ay sonra gerçekleştirileceğini söyledi.
Öyle anlaşılıyor ki, CHP’de sular epey daha ısınacak.
BURSA’DA SEKTEYE UGRAYAN HİZMETLER
2 yıllık CHP yönetiminde sekteye uğrayan hizmette incik cincik faaliyetlerin ötesine geçilememesi, Bursa’ya henüz çivi çakılamaması, proje dahi üretilememesi genel olarak Bursa halkı üzerinde olduğu gibi CHP’liler üzerinde de şok etkisi yapmıştı.
Yıllarca suni olarak şişirilmiş Bozbey ismi bir anda balon gibi patlamıştı.
AK PARTİ FARKINI GÖSTERDİ
Mustafa Bozbey‘in örgüt liderliği rüşvet ve irtikap suçlarından tutuklanmasından sonra yapılan meclis seçimi ile göreve gelen başkan vekili Şahin Biba’nın ilk işi suya yapılan fahiş zamları indirmek oldu.
Ak parti grubunun hazırladığı teklif meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi suda yüzde 28 indirime gidildigini açıkladı.
KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN DÜĞMEYE BASILDI
Bir deprem üssü olan Bursa’da kent’in silüetini bozan çarpık yapılaşma ve depreme dayanıksız binaların dönüşümü için AK Parti grubu kolları sıvadı.
Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, kentsel dönüşüm konusundaki kampanyaların Bursa’da da uygulanabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüştüğünü açıklamıştı.
Biba, “Bakanlık çalışmalara başladı bir ay içinde Bursa’ya müjde vereceğimize inanıyorum” dedi.
Bu durum Bursa’da kentsel dönüşüme devlet eliyle ciddi olarak başlanacağı anlamına geliyor.
Konunun mimarı olan İl Başkanı Davut Gürkan‘ın büyük payı olduğunun altını çizelim.
Bu da AK Parti’nin Bursa’ya verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu.
90 BİN TL PROMOSYON
Başkan Biba’nın çalışanlara verdiği değerle gösterdiği 40 yıllık samimi yakınlığı herkesin gönlünde taht kurdu.
Bununla beraber yaklaşık 14 bin 500 personeli kapsayan banka promosyonu VakıfBank’la yapılan yeni anlaşmayla 90 bin TL’ye çıkarıldı. Ödemeler, Kurban Bayramı öncesinde personelin hesaplarına aktarıldı.

İLÇELERE ÇÖZÜM
Başkan vekili Şahin Biba, Bursa’nın ilçelerini tek tek gezerek hem halkla kucaklaşıyor hem de sorunları yerinde dinliyor, sıkıntıları lafta değil özde çözeceğinin sözünü veriyor.
Başkan Biba’yı ilçe ziyaretlerinde halk bağrına basıyor.
Vatandaş görüşüyle alınan elektrik, Biba’nın samimiyeti, halktan biri olarak görmeleri çok önemli olduğu söylenirken, bu dönemi kendileri için bir şans olarak değerlendiriyor.
Bu da şunu gösteriyor.
2 yıl da olsa genel olarak bursalılar AK Parti yönetimlerini arar duruma gelmişler.
Bu süreç AK Parti’nin hizmetlerinin kadrini bilinmesi için bir kez daha ortaya çıkarmıştır.
Zira bu zamana kadar yapılan hizmetlerin üzerine 2 yıllık CHP yönetiminde bir tuğla bile koyulamaması Bursa için kayıp yıllar olarak tarihe geçti.
Sonuç olarak Bursa’da yine yeniden AK Parti imzası atılacak.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Türkiye’de milletvekilliği dokunulmaz olması sebebiyle hakaret etme, polise tokat atma, darb etme, üzerine yürüme, illegal yollara başvurma vb suç işleme gibi serbestliği kendilerinde gören çok sayıda kişi var.
Üstüne üstlük bunları milletin meclisinin çatısı altında aktif görevde iken yapanlar.
Dokunulmazlık zırhını millete hizmet yolunda kullanmak yerine menfaat, rant, rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk gibi yasadışı yollara başvuran, milletten aldığı yetkiyi kendi çıkarları doğrultusunda kullananlar..
İşte tam da bu noktada her dönem sıklıkla gündeme gelen konulardan biri de milletvekilliği dokunulmazlığı.
Dokunulmazlığın kaldırılması ifadesinde ilk akla gelen HDP’li vekillerdi.
Ama bugün baktığınızda başta CHP olmak üzere mecliste bulunan çeşitli partilerden çok sayıda milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekeler hazırlandığı biliniyor.
Bu konu zaman zaman meclis kürsüsünden dile getirilmiş, milletvekilliği dokunulmazlığına kaldırılması yönünde birbirlerine meydan okumuşlar ama hiçbir zaman bu yönde düğmeye basılamamıştı.
Halihazırda birçok milletvekilinin dokunulmazlık süresinin sona ermesinden sonra yargılanma ihtimali var.
Oysa dokunulmazlık, milletin vekiline daha rahat hizmet etme, korkusuzca çalışma yetkisini hem ülkenin hem de milletin refahı yönünde kullanma gücü veriyordu.
Ama birileri bu yetkiyi suistimal ederek giymiş olduğu dokunulmazlık zırhını farklı mecralarda kişisel menfaate dönüştürüyor.
Oysa bu zırh sınırlı olmalıdır.
Hani Avrupa’dan alıyor, onların kanunlarına kurallarına birçok şeyine özenti de bulunuyoruz ya!
Ne yazık ki, ülkemizde birçok kişiye suç işleme serbestliği tanıyan dokunulmazlık zırhı Avrupa ülkelerinde suça iştirak edenleri korumuyor.
Bu konu siyasal rejimin niteliği, kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve kamu yönetimindeki etik standartlarla bütünlük arz ederken özellikle CHP grubunun meclis kürsüsünden zaman zaman “hadi dokunulmazlıkları kaldıralım var mısınız” gibi meydan okumalarının arkasında hiç de samimi olmadıkları şu ifadelerle ortaya çıktı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, yolsuzluk iddiaları nedeniyle haklarında dava açılan CHP’li belediye başkanlarından yola çıkarak iktidar olmaları halinde yerel yöneticilere de dokunulmazlık getireceğiz diyor.
Bu görüş Türkiye’de uzun yıllardır muhalefet tarafından savunulan “hesap verebilir” siyaset anlayışında iktidara gelmeleri halinde tam tersi uygulamalar yapacakları anlamına geliyor..
Düşünün ki, bugün belediye başkanlarına dokunulmazlık zırhı giydirilmiş olsaydı başta Ekrem İmamoğlu, Mustafa Bozbey ve yolsuzlukla suçlanan çok sayıda CHP’li Belediye Başkanı koltuklarında kasıla kasıla oturup daha geniş yetkiyle bu icraatlarını sürdüreceklerdi.
Özellikle yolsuzluk, ihale usulsüzlüğü, rant ilişkileri ve organize çıkar ağlarına ilişkin soruşturmaların konuşulduğu, bazı belediye yöneticilerinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itiraflarda bulunduğu bir dönemde “dokunulmazlık” fikrinin ortaya atılması çok ciddi sorgulanması gerekir.
Bu mantık “hırsız kendini güvene almak istiyor” anlamı taşır.
Ülkemizde dokunulmazlık zırhını kendine bir nevi silah olarak kullanan bazı zevatlar her türlü menfaat çıkar yolsuzluk ve arsızlık işlerini kendilerine mübah görürken bakalım Avrupa’daki dokunulmazlık hangi durumlarda geçersiz oluyor.
Gelin İndependent Türkçe’de Gürbüz Evren’in araştırma yazısında ortaya çıkardığı Avrupa ülkelerindeki milletvekili dokunulmazlığı seviyesine göz atalım.
İngiltere : İngiltere’de “Ceza davalarından dolayı Parlâmento üyeleri tutuklanamaz” önerisi reddedilmiştir. Bir parlâmento üyesi suç işlerse, herkes gibi tutuklanabilir ve yargılanabilir.
Fransa : Milletvekili, Meclis Başkanlık Divanı’nın izni olmadıkça tutuklanamaz. Kesin mahkûmiyet durumunda bu izin gerekmez. Milletvekili hakkında soruşturma açılabilir, evinde arama yapılabilir ve yargılanabilir.
Almanya : Milletvekilleri suçüstü hâlinde veya ertesi gün yakalanmış olması durumunda dokunulmazlıktan yararlanamazlar.
Hollanda : Hollanda’da yasama dokunulmazlığı yoktur. Bununla birlikte, ender görülen bir uygulama vardır. Milletvekilinin tutuklanması veya hapsedilmesi halinde milletvekilinin Parlâmento çalışmalarına katılmasına izin verilebilir.
İrlanda : Parlâmento üyeleri, “ihanet”, “rüşvet”, “cürüm” ve “asayişi bozma” suçlarında dokunulmazlığı yoktur.
Estonya : Anayasada, “Dokunulmazlık adaletten kaçma aracı olarak kullanılamaz” maddesiyle dokunulmazlığın sınırları büyük oranda daraltılmıştır. Cezai mahkûmiyet durumunda milletvekili dokunulmazlığı hemen kaldırılır.
Avusturya : Milletvekili suçüstü halinde yakalanırsa, Meclis Başkanı’na bu durum bildirilir.
Amerika Birleşik Devletleri : Senatörler ve milletvekilleri ihanet, cürüm ve asayişi ihlâl hâli dışında yasama dokunulmazlığından yararlanırlar.
Belçika : Suçüstü durumu hariç, milletvekilleri hakkında cezaî alanda tedbirlerin uygulanmasına İstinaf Mahkemesi Başkanı karar verebilir. Meclisin çalışma süresince sadece savcılık ve yetkili memurlar bir milletvekili hakkında cezaî sahada kovuşturma açabilirler.
Finlandiya : Milletvekilinin en az altı ay hapis cezasıyla cezalandırılan bir suçu işlediğiyle ilgili kesin kanıtlar varsa dava başlamadan hemen önce dokunulmazlık kaldırılır.
İspanya :Milletvekilleri ve senatörler sadece suçüstü durumunda tutuklanabilirler. Bunun dışında milletvekilleri ve senatörlerin, tutuklanması, gözaltına alınması, haklarında soruşturma açılaması ve yargılanması parlamentonun ön izniyle olabilir. Bununla birlikte milletvekili ve senatörlerin evlerinde arama yapılabilir.
İsveç : Rüşvet suçunda dokunulmazlık kesinlikle mümkün değildir.
Portekiz: Rüşvet, dokunulmazlığın söz konusu olamayacağı bir suçtur.
Yeni Zelanda : Yeni Zelanda Anayasası’nda yasama dokunulmazlığıyla ilgili bir madde yoktur. Ancak bazı yasa maddeleri, milletvekillerinin özellikle partisinin siyasi görüşlerini açıkladığı hallerde kısmi dokunulmazlık ilkesinden bahseder.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Mustafa Bozbey’le alakalı yeni iddialar ortaya çıktı.

Nilüfer belediye Başkanlığı dönemi yolsuzluk ve rant iddialarıyla çalkalanan bu nedenle yargılanan birinin mevcut Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemi de soru işaretleri ile dolu.
Tarım a.ş’den tutun da birçok iştirakler, daire başkanlıkları, belediyenin tüm kurumları adeta çiftliğe çevrildiği yönünde önemli belgelerden bahsediliyor.
İddialara bakılırsa Belediyede zarar o kadar sınırları aşmış ki, adeta solcu yazarın deyimiyle ganimet gözüyle bakılmış .
Hani 3 bin civarında bir iddiaya göre 6-7 bin personeli işten atıp tahmini iki katı yandaş personel aldığı konuşuluyordu ya Bozbey’ hazretlerinin.
Düşünün 5-10 kişinin bilemedin 20-30 kişinin fazlasıyla üstesinden geleceği basın bölümüne 150’ye yakın kişi istihdam edildiği öğrenildi.
Bunların hepsi ne iş yapıyor dersiniz pek de bilinmiyor.
Harcanılan paranın haddi hesabı yok.
50 milyon lira sadece lüks harcamalara gereksiz gösteriş için milletin parasının heba edildiği iddialar arasında.
Yani belediyenin başkanlık katında Bozbey ailesine özel donanım yapıldığı, bunun için milyonlarca para harcandığı öne sürülüyor.
Hiç görevi olmamasına rağmen bazı aile bireyleri de adeta patronluk edasıyla tüm imkanlardan yararlandığı bilgisi var.
Hizmet için “para yok” diye yakınanlarca makamın olduğu katı en ince ayrıntılarına kadar sıfırdan dizayn edip yaklaşık 50 milyon liraya yakın harcama yapıldığını düşünün.
Hani çiftlik deniliyordu ya..!
Tabloya bakılırsa çiftliğin de alâsına çevrilmiş Büyükşehir.
Tüm detayları düşünülerek zaten sıfırdan yapılmış bir binaya sırf başkanlık katına bir bina parası daha harcamanın açıklaması nasıl olur sizce?
Belediyenin çok yüklü borçları olduğu yönünde ağlanıp sızlanan Bozbey efendinin bankamatik memurlarının sayısını ise net olarak bilen yok ama iddialara göre binleri geçtiği yönünde.
İşte tam da bu noktada Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde son 2 yıla dair geniş çaplı bir araştırma soruşturma başlatılmış.
Böylelikle Mustafa Bozbey hakkında geçmişle alâkalı hukuki süreç devam ederken, Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemi de mercek altına alınmış durumda.
Bakalım ilerleyen zaman diliminde hangi sürprizlerle karşılaşacağız.
.
CHP’DE AHLAK SEVİYESİ
İmamoğlu, Böcek, Yalım, Tanju ve diğerleri…
Ve ipin ucu geldi Özgür Özel’e dayandı.
Her fırsatta ahlak dersi verip sözde ahlaki kurallardan bahseden CHP yöneticilerinde İmamoğlu ile patlak veren, Antalya’da böcekle zirveye çıkan rezilik ve kepazeliğin olmayan ahlaki sınırlarında kural tanınmadığı düzeye ulaştığını izliyoruz.
Partiden zoraki ihraç edilen Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın itirafçı olmasıyla Özgür Özel ‘in paçası iyice tutuştu.
Ve sevgililer furyasına Özgür Özel’de karışmış oldu.
Şimdi siz bunlara gelin belediyeleri, devlet kurumları ve devletin tepesini teslim edin.
Bunlar da yok yok!
“Su gibi götürülen para, şarap gibi götürülen kadın.“
Bunlara göre Devletin itibarı mı?
!!!!!???
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin