21 Ekim 2026 Çarşamba
Kestel Belediyesi, çocukların yeteneklerini keşfetmelerine ve çok yönlü gelişimlerine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Dahi Çocuk Akademisi’nde yeni eğitim dönemini başlattı. Resimden dramaya, İngilizceden mental aritmetiğe uzanan farklı atölyelerde eğitim alan çocuklar, öğrenmenin heyecanını yaşarken geleceğe güçlü adımlarla hazırlanıyor.
Kestel Belediyesi, çocukların eğitim hayatlarına katkı sağlayan çalışmalarını Dahi Çocuk Akademisi ile sürdürüyor. 7–10 yaş grubundaki çocuklara yönelik ücretsiz olarak gerçekleştirilen eğitimlerde yeni dönem başladı. Çocukların bireysel yeteneklerini ortaya çıkarmalarına, yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerine ve farklı alanlarda deneyim kazanmalarına imkân sunan akademi, zengin eğitim içeriğiyle dikkat çekiyor.
Eğitimde fırsat eşitliğini önceleyen Kestel Belediyesi, akademi bünyesinde sunduğu çok yönlü eğitim programıyla çocukların yalnızca akademik gelişimlerine değil, sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimlerine de katkı sağlıyor.
Beş Farklı Atölyede Çok Yönlü Eğitim
Kestel Belediyesi tarafından hayata geçirilen Dahi Çocuk Akademisi’nde yeni dönemle birlikte resim, drama, İngilizce, mental aritmetik ve masal atölyelerinde eğitimler başladı. Kestel Belediyesi’nin çocukların çok yönlü gelişimlerini desteklemek amacıyla sunduğu eğitimlerde öğrenciler, resim atölyesinde hayal güçlerini sanatla buluştururken drama çalışmalarıyla kendilerini ifade etme ve iletişim becerilerini geliştiriyor. Öte yandan İngilizce eğitimleriyle yabancı dil öğrenimine adım atan çocuklar, mental aritmetik çalışmalarıyla dikkat, odaklanma ve problem çözme becerilerini güçlendiriyor. Masal atölyesinde ise dinleme, anlama ve yaratıcı düşünme becerilerini destekleyen etkinliklerle buluşuyor.
Başkan Erol: “Çocuklarımızın Hayallerine Ve Geleceğine Yatırım Yapıyoruz”
Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Dahi Çocuk Akademisi’nin yeni eğitim dönemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, çocukların erken yaşta yeteneklerini keşfetmelerinin ve nitelikli eğitim imkânlarıyla buluşmalarının önemine vurgu yaptı. Eğitime yönelik yatırımları ilçenin geleceğine yapılan en değerli yatırımlardan biri olarak gördüklerini belirten Başkan Erol, şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarımızın yalnızca bugünün değil, yarının da güçlü ve donanımlı bireyleri olarak yetişmesini önemsiyoruz. Kestel Belediyesi olarak her çocuğumuzun ilgi alanlarını keşfedebileceği, yeteneklerini geliştirebileceği ve kendisini farklı alanlarda ifade edebileceği imkânlar oluşturmak için çalışıyoruz. Dahi Çocuk Akademimizde başlattığımız yeni eğitim dönemiyle evlatlarımızı bilim, sanat ve farklı öğrenme alanlarıyla buluşturuyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren, çocuklarımızın özgüvenlerini ve üretkenliklerini destekleyen projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü inanıyoruz ki Kestel’in geleceği, bugün çocuklarımızın hayallerine sunduğumuz imkânlarla şekillenecek.”
Yıldırım Belediyesi, 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu’nu ‘Hoşça Bak Zatına’ temasıyla açtı. İnsanın kendi değerini tanımasını, kabiliyetlerini geliştirmesini, başkalarının onurunu ve haklarını gözetmesini esas alan ‘Hoşça Bak Zatına’ teması; Yıldırım Belediyesi’nin yıl boyunca hayata geçireceği kültür sanat çalışmalarının çerçevesini oluşturacak. Yıldırım Belediyesi, Bursalıların kendilerini tanımalarına, düşünce ve estetik dünyalarını geliştirmelerine, kültürel miras ile güçlü bağlar kurmalarına katkı sunmak amacıyla, 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu boyunca; birbirinden nitelikli ve değerli programları hayata geçirecek.
Hoşça Bak Zatına temasıyla Bursalılarla buluşan 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu’n açılışı Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılışa ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; AK Parti ben MHP’den siyasiler, Necip Fazıl Kısakürek’in torunları Şeyma Kısakürek Sönmezocak ile Emrah Kısakürek, ünlü sunucu Alp Kırşan, yapımcı ve yönetmen Murat Çeri, ünlü oyuncular Deniz Barut, Caner Topçu, Hakan Meriçliler ve sanatseverler katıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği kültür sanat sezonunun açılışı Necip Fazıl Kısakürek Sergisi ile yapıldı. Kısakürek’in ailesinin desteği ile hazırlanan sergide, Üstad’ın özel eşyaları, fotoğrafları ve kitapları Bursalılarla buluştu. Serginin ardından ise Necip Fazıl Kısakürek’in aynı isimli tiyatro oyunundan beyaz perdeye aktarılan Bir Adam Yaratmak filminin özel gösterimi izleyiciyle buluştu. Gösterimin ardından ise filmin yönetmeni Murat Çeri ve oyuncular Deniz Barut, Caner Topçu ve Hakan Meriçliler ile söyleşi gerçekleştirildi.

MERKEZDE İNSAN VAR
2026-2027 Kültür Sanat Sezonu’nun açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Biz, kültür ve sanatı yalnızca etkinliklerden ibaret görmüyor; insanın kendisini tanımasına, düşünce dünyasını zenginleştirmesine ve hayatı daha derinlikli anlamlandırmasına katkı sunan önemli bir yolculuk olarak değerlendiriyoruz. 2026-2027 Kültür Sanat Sezonumuzu ‘Hoşça Bak Zatına’ temasıyla açarken de insanın kendi kıymetinin farkına varmasını, yeteneklerini keşfetmesini ve geliştirirken çevresine karşı sorumluluklarını gözetmesini merkeze aldık. Çünkü inanıyoruz ki kendini tanıyan, değerini bilen ve başkasının değerine saygı duyan bireyler, daha güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Yıldırım’ın tarihi ve kültürel birikimini geleceğe taşırken hem medeniyetimizin köklü mirasını yaşatmayı hem de bu mirası yeni nesillerle buluşturmayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni kültür sanat sezonumuz boyunca her yaştan hemşehrimizin sanatla buluşabileceği, yeni fikirler keşfedebileceği ve kültürel hayatımıza aktif olarak katılabileceği nitelikli programlar düzenleyeceğiz. 2026-2027 Kültür Sanat Sezonumuzun Yıldırım’ımıza ve Bursa’mıza hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

TİYATRO OKULU MÜJDESİ
Kültür sanatın toplumsal değerine dikkat çeken Başkan Yılmaz, “Biz kültür ve sanatı yalnızca bir etkinlik olarak görmüyoruz. Kültür ve sanat, insanı yetiştiren, toplumu geliştiren ve şehre kimlik kazandıran en önemli değerlerimizdendir. Bu anlayışla Yıldırım’da her yaştan insanımızı kültür ve sanatla buluşturuyoruz. Adile Naşit Tiyatromuzda çocuklarımızı tiyatroyla tanıştırıyor, İncirli Kültür Merkezimizde aile sohbetleri ile aile bağlarımızı güçlendiriyoruz. Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezimizde, Uludağ Üniversitemizle birlikte yürüttüğümüz Bursa Düşünce Okulu ile gençlerimizi düşünce, edebiyat ve sanat dünyamızın birikimiyle buluşturuyoruz. Bu akşam sizlerle güzel bir müjdeyi de paylaşmak istiyorum. Uludağ Tiyatro Okulumuzun kapılarını açıyoruz! İstiyoruz ki Yıldırım’dan yeni sanatçılar, yeni yazarlar, yeni yönetmenler yetişsin. Çocuklarımız ve gençlerimiz yalnızca sanatı izleyen değil, aynı zamanda sanat üreten bireyler olsun. Uludağ Tiyatro Okulumuzun şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Kendimize, insanımıza ve şehrimize hoşça bakacağımız; sanatın, düşüncenin, sevginin ve muhabbetin eksik olmadığı güzel bir sezon diliyorum” diye konuştu. Programın açılışında konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ve Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Kevser Öztürk, kültür sanat çalışmalarından dolayı Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Necip Fazıl Kısakürek’in torunları Şeyma Kısakürek Sönmezocak ile Emrah Kısakürek de dedelerine gösterilen vefadan dolayı duygulandıklarını belirterek Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.
Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, Azerbaycan’da uygulanan başörtüsü yasağını protesto etmek amacıyla Bursa Ulu Cami bahçesinde geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenledi.
“Başörtüsü Yasağına Hayır!” şiarıyla bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar, kardeş ülke Azerbaycan’da Müslüman kadınların ve genç kızların eğitim hakkını kısıtlayan uygulamalara tepki gösterdi. Etkinlikte platform adına basın açıklamasını Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Sözcüsü Yusuf Özgör okurken, Platform Başkanı Murat Eryağan da konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programda süreci değerlendiren Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Başkanı Murat Eryağan, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz kardeşlik hukukuna dikkat çekerek “Azerbaycan bizim canımız, öz kardeşimizdir. Karabağ zaferinde nasıl tek yürek olduysak, bugün oradaki mazlum ve inançlı kardeşlerimizin yaşadığı temel hak kayıplarında da aynı hassasiyetle yanlarındayız. ‘İki devlet, tek millet’ şiarı, sadece siyasi ve askeri alanda değil; inanç, kültür ve medeniyet değerlerimizde de ortak hareket etmeyi gerektirir. Nüfusunun tamamına yakını Müslüman olan kardeş bir ülkede, başörtüsü nedeniyle kız çocuklarımızın eğitim hakkından mahrum bırakılması kabul edilemez. Azerbaycan yönetiminin, milletin ruh köküne ve inancına yabancı bu dayatmadan bir an önce vazgeçerek kendi halkıyla kucaklaşmasını bekliyoruz.”ifadelerini kullandı.
“ŞEHİTLERİN KIZLARININ OKUMA HAKKI ELİNDEN ALINIYOR”
Platform adına basın açıklamasını okuyan Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Sözcüsü Yusuf Özgör de konuşmasında Azerbaycan halkının tarih boyunca işgal ve zulümlere rağmen inancından asla taviz vermediğine dikkat çekti. Özgör açıklamasında “Dış düşmana karşı mücadelesinde muvaffakiyet gösteren bu necip millet, bu defa kendini yönetenlerin baskı ve zulmüne maruz kalmaktadır. Öyle bir zulüm ki, Karabağ savaşında elinde Kur’an-ı Kerim’le camide görüntü veren lider, bugün Karabağ savaşında şehit olan mücahidin başörtülü kızının okuma hakkını elinden almaya çalışıyor. Yüzde nispet ile ifade edilemeyecek sayıdaki Yahudi azınlığa okullarında kipa ile eğitim hakkı tanıyan yönetim; kendisine her alanda omuz veren ülkemize ‘müttefik’, dünyanın nefretini kazanmış siyonist İsrail’e ise ‘dostum’ diye hitap ediyor.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN 28 ŞUBAT TECRÜBESİNDEN DERS ÇIKARIN”
Açıklamada Türkiye’nin geçmişte yaşadığı 28 Şubat sürecine de atıfta bulunan Özgör, Azerbaycanlı idarecilere çağrıda bulunarak “Toplumu kutuplaştıran, ülkemize madden ve manen büyük zararlar veren 28 Şubat uygulamalarının mimarı taşeron kadrolar, zulüm çarkının ‘bin yıl’ süreceğini hayal ediyorlardı. Ancak hak galip geldi, hezeyanları on yıl bile hüküm süremedi. Ermenistan’da ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde dahi başörtüsü ile eğitim serbest iken, nüfusunun kahir ekseriyeti Müslüman olan kardeş Azerbaycan’da uygulanan bu yasağı telin ediyoruz. Siyonist çeteye yaranmaktan ivedi olarak vazgeçip, kendi milletinizin değerleri ile barışın. Masum yavruların gözyaşlarını, anaların feryatlarını dindirin, şehitlerin kemiklerini sızlatmayın.” diye konuştu.
Basın açıklaması, yapılan duaların ardından sona erdi.
Bursa, Türkiye siyasetinin nabzını tutan şehirlerden biri.
Sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla ve büyüyen nüfusuyla yalnızca Marmara Bölgesi’nin değil, Türkiye’nin de en önemli kentleri arasında yer alıyor.
Bu doğrultudan yola çıkarak son bir haftada sokağın nabzın da vatandaşla yaptığımız sohbetlerde edindiğimiz izlenimi bugünkü köşemize geniş bir şekilde taşımaya çalışacağız.
Bursa gibi bir şehirde Büyükşehir Belediye Başkanlığı, sıradan bir yerel yönetim koltuğu değildir.
Bursa’yı kazanmak, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj vermektir.
Peki, önümüzdeki seçim yarışında ipi kim göğüsleyecek? AK Parti yeniden Büyükşehir Belediyesini kazanabilecek mi, yoksa CHP (yeni parti) elde ettiği seçmen desteğini koruyarak siyasi üstünlüğünü sürdürebilecek mi?
Bu sorunun cevabı, bugünden kesin biçimde verilemez. Ancak Bursa’nın siyasi tablosu, tarafların önündeki fırsatları ve riskleri açıkça ortaya koyuyor.
.
2024 SEÇİMLERİ NE SÖYLEDİ?
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP adayı Mustafa Bozbey, yüzde 47,62 oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştı.
AK Parti adayı Alinur Aktaş ise yüzde 38,35’te kalmıştı. Aradaki fark, yaklaşık 167 bin oydu.
Bu sonuç, Bursa’daki seçmen tercihlerinin değişebildiğini ve AK Parti’nin kentteki geleneksel siyasi ağırlığının seçimleri kazanmak için tek başına yeterli olmayabileceğini gösterdi.
Ancak bir seçimin sonucu, sonraki seçimin garantisi olmadığı gibi siyasette seçmen desteği kalıcı bir mülk değil, her seçimde yeniden kazanılması gereken bir emanettir.
Kaldı ki, AK Parti seçmeninin aday temsiliyetine gösterdiği tepki nedeniyle büyük oranda sandığa gitmemesi sonucu belirlemişti.
.
YENİDEN KAZANMA SINAVI
AK Parti, Bursa’da uzun yıllara dayanan teşkilat ağına, muhafazakâr seçmen tabanına ve yerel siyasetteki deneyimine güvenebilir. Ancak yeniden Büyükşehir Belediyesini kazanabilmesi için yalnızca geçmişteki başarılarını hatırlatması yeterli değildir.
Çözüme kavuşturulması beklenen ekonomik koşullar, hayat pahalılığı, ulaşım, trafik, kentsel dönüşüm ve altyapı gibi faktörler seçmenin gündeminde önemli yer tutuyor.
Bursa gibi sanayinin ve üretimin merkezlerinden birinde vatandaş, siyasi tartışmalar kadar günlük hayatını kolaylaştıracak somut çözümler de bekliyor.
AK Parti’nin önündeki temel soru şu: Seçmene yalnızca güçlü bir teşkilat ve deneyim mi sunacak, yoksa Bursa’nın geleceğine ilişkin inandırıcı, ölçülebilir ve uygulanabilir bir program da ortaya koyabilecek mi?
Partinin aday tercihi de bu açıdan belirleyici olacak.
Yerel sorunları bilen, toplumun farklı kesimleriyle iletişim kurabilen ve geçmişte oluşan siyasi mesafeleri kapatabilen bir aday, AK Parti’nin yarıştaki konumunu güçlendirir.
CHP’NİN ÖNÜNDEKİ FIRSAT VE RİSKLER
Bölünme sonrası CHP bugün yüzde 5’er de görünse de 2024 zaferi önemli bir eşikti. Ancak seçim kazanmak ile seçmen desteğini uzun vadede korumak birbirinden farklı iki siyasi sınavdır.
2026 yılında yaşanan gelişmeler rüşvet irtikap yolsuzluk iddiaları Bursa siyasetinin seyrini değiştirdi.
Mustafa Bozbey’in görevden uzaklaştırılmasının ardından Büyükşehir Belediye Meclisinde yapılan başkanvekilliği seçiminde AK Partili Şahin Biba göreve seçildi.
Başkan vekili Biba, göreve geldiği günden bu yana 2 yıllık Bozbey dönemine göre hizmet yönünden çok daha başarılı bir süreç yaşıyor.
Bu gelişme, Bursa’daki siyasi rekabeti yeni bir aşamaya taşıdı.
CHP’nin dolayısıyla Bozbey’in herhangi bir kayda değer icraat ortaya koyamaması, AK Parti dönemlerinde gerçekleştirilen yatırım ve hizmetlerin bir nevi üzerine oturması, 2 yılda hiçbir proje üretememesi, kısaca AK Partili belediyeleri mumla aratması ibrenin yeniden AK Parti’ye çevrildiğine işaret ediyor.
CHP açısından mesele sadece 2024’te kazanılan seçimin başarısını hatırlatmak yerine; seçmen desteğini, siyasi temsil tartışmalarını ve yerel yönetim performansını birlikte değerlendirmek olacak.
Performans değerleri baz alındığı takdirde ise dünün CHP’si bugünün yeni partisi Bursalılar gözünde çoktan sınıfta kalmış görünüyor.
CHP’nin kendi içinde birlik sağlayıp sağlayamayacağı, aday belirleme sürecini nasıl yöneteceği ve seçmene nasıl bir gelecek vizyonu sunacağı, olası bir sonraki yarışın temel belirleyicileri arasında yer alacak.
Bunun için AK Parti içindeki bazı “ihanet şebekeleri” ile çalışma koşulu ve şartlarını da değerlendirecekler diye düşünüyorum.
KÜÇÜK PARTİLERİN BÜYÜK ETKİSİ
Bursa’daki mücadeleyi yalnızca AK Parti ile CHP arasındaki iki partili bir yarış olarak okumak da eksik olur.
Yeniden Refah Partisi, İYİ Parti, Zafer Partisi ve diğer siyasi oluşumların alacağı oylar, özellikle başa baş geçebilecek bir seçimde önemli sonuçlar doğurabilir.
2024 seçimlerinde YRP Büyükşehir adayı yüzde 4,94 oy aldı. Bu oran, tek başına sonucu belirlediği anlamına gelmez; ancak farklı partilere yönelen seçmenlerin toplamı ve bu seçmenlerin sonraki seçimdeki tercihleri, yarışın hesabını değiştirebilir.
Burada asıl mesele, küçük partilerin hangi ittifak içinde yer alacağından ibaret değil.
Kendi seçmenlerinin ne kadarını koruyacakları, adayların kişisel etkisi ve seçmenin sandığa gitme isteği de sonuç üzerinde etkili olacaktır.
BURSA’NIN KADERİNİ HANGİ SORUNLAR BELİRLEYECEK
Bursalı seçmen için siyaset, yalnızca parti kimliği üzerinden yürümüyor. Trafikte geçirilen zaman, toplu taşımanın niteliği, deprem riski, kentsel dönüşüm, su kaynaklarının korunması, hava kalitesi, iş olanakları ve ilçeler arasındaki hizmet farkları da seçim kararında etkili olabilecek konular.
Bursa’nın geleceğine talip olan her siyasi parti, sorunlara ilişkin açık bir yol haritası ortaya koymak zorunda.
Mesela hangi yatırımlar yapılacak?
Kaynaklar nasıl kullanılacak?
Projelerin takvimi ne olacak?
Verilen sözlerin hesabı kime ve nasıl sorulacak?
Seçmen artık yalnızca vaat dinlemek değil, vaatlerin nasıl hayata geçirileceğini de görmek istiyor.
Bu nedenle kampanyanın başarısını belirleyecek unsur, yüksek sesli siyasi söylemlerden çok, güven veren bir yönetim anlayışı olacaktır.
Zaten AK Parti’nin başarısının altında da güven veren yönetim anlayışı yatıyor.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ KİM KAZANIR?
Bugünkü veriler ışığında iki temel gerçeği göz ardı etmemek gerekiyor.
Birincisi, CHP 2024 seçimlerinde Bursa’da açık bir üstünlük elde etti bu tamam ama AK Parti’nin seçmeni sandığa gitmemesi CHP’nin başarısının altındaki en büyük faktör olarak görülüyor.
İkincisi, AK Parti’nin teşkilat gücü, siyasi deneyimi ve farklı seçmen gruplarına ulaşma kapasitesi, partiyi gelecekteki bir yarışın yine en büyük favorisi olarak öne çıkarıyor.
Üstelik 2026’da yaşanan başkanvekilliği değişimi, önümüzdeki dönemde siyasi rekabetin hangi şartlarda şekilleneceği sorusunu daha da önemli hâle getiriyor.
Bununla birlikte, 2024 oy oranlarını gelecekteki bir seçimin değişmez sonucu gibi görmek doğru olmaz. Yeni adaylar, siyasi gelişmeler, ekonomik şartlar, seçmen katılımı ve partilerin izleyeceği stratejiler tabloyu değiştirebilir.
BURSA’NIN KARARI BURSA’DA VERİLİR
Bursa’da Büyükşehir Belediyesi için verilecek mücadele, partilerin birbirlerine yönelttiği eleştirilerden çok daha fazlası olacak.
Bu yarış, kentin nasıl yönetileceğine, kaynaklarının nasıl kullanılacağına ve önümüzdeki yıllarda nasıl bir Bursa kurulacağına ilişkin bir tercih niteliği taşıyacak.
AK Parti geçmişteki siyasi gücünü yeniden sandık başarısına dönüştürmek isteyecek. Bunun için sandığa gitmeyen seçmeni yeniden sandığa çekmek zorunda.
CHP ise elde ettiği desteği koruyarak kalıcı bir siyasi üstünlük kurmayı hedefleyecek fakat bu şansı oldukça zayıf olduğunu düşünüyorum.
Zira seçmen artık verilen hiçbir sözü tutmayan veya yerine getiremeyen CHP’li başkan veya yöneticilere olan inancını kaybetti. Aslına bakarsanız, bursalıların CHP cephesinden başarı bekleyen bir inanca sahip olmadıklarını da ifade etmek zorundayız.
Diğer partiler de kendi seçmen tabanları üzerinden bu mücadelenin dengesini etkileyebilecek.
Bunun ötesinde tüm hesapların üzerinde bir gerçek var: Bursa’nın seçmeni, hiçbir partinin doğal ve vazgeçilmez seçmeni değildir.
Sandık günü geldiğinde belirleyici olan, hangi partinin geçmişte ne kazandığından çok, hangi adayın Bursa’nın geleceği konusunda daha fazla güven verebildiği olacaktır.
Zira bursalılar kendilerini yönetecek yerel yöneticiye yani başkanı seçmiş olacaklar.
Zira Bursa’yı kazanmak için yalnızca siyaseti bilmek yetmez; Bursa’yı anlamak, Bursalıyı dinlemek ve verilen sözleri yerine getirebilmek gerekir.
Bu özelliğe muhalefet partilerinde görmek çok zor.
Son söz; Büyükşehir yarışının gerçek kazananı, seçmenin güvenini kazanabilen parti olacaktır.
Burada yine en büyük favori olarak AK Parti öne çıkıyor.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde beklenen kuvvetli yağış ve fırtınaya karşı tüm birimleriyle teyakkuza geçti. Ekipler, olası sel, su baskını ve taşkınlara karşı 1.126 personel ve 439 araçla sahada hazır bulunurken, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AKOM’da gelişmeleri yakından takip etti. Biba, BUSKİ ve İtfaiye personeliyle görev yerlerinde bir araya gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuvvetli yağış ve fırtına uyarılarının ardından il genelinde hazırlıklarını artırdı. Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 14 Ekim’i 15 Ekim’e bağlayan gece boyunca Büyükşehir Belediyesi ekipleri, şehir genelinde kritik noktalarda konuşlanarak teyakkuz halinde görev yapıyor.
1.126 PERSONEL VE 439 ARAÇLA KESİNTİSİZ MESAİ
BUSKİ Genel Müdürlüğü, Ulaşım Dairesi Başkanlığı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Zabıta Dairesi Başkanlığı, Tarım Peyzaj A.Ş. ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı birimleri başta olmak üzere ilgili tüm ekipler, mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağmurlar nedeniyle oluşabilecek risklere karşı araç, ekipman ve iş makineleriyle sahada hazır bekliyor. ‘Yol Bakım’da 350, ‘Tarım Peyzaj A.Ş.’ ile ‘Park ve Bahçeler’de 458, ‘İtfaiye’de 134, ‘BUSKİ’de 130, ‘Zabıta’da 38, çağrı merkezlerinde 16 ve ‘Sahil Planlama’da 8 personel yer alıyor. ‘Tarım Peyzaj A.Ş.’ ve ‘Park ve Bahçeler’de 164, ‘Yol Bakım’da 118, ‘BUSKİ’de 100, ‘İtfaiye’de 44 ve ‘Zabıta’da 13 araç olası vakalara müdahale için hazır durumda bulunuyor.
BAŞKAN VEKİLİ BİBA GELİŞMELERİ SAHADA TAKİP ETTİ
Birimler arasındaki koordinasyon AKOM üzerinden sağlanırken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da şehir genelindeki son durumu ve meteorolojik gelişmeleri buradan takip etti. Ardından BUSKİ Genel Müdürlüğü ve İhsaniye İtfaiye İstasyonu’na geçen Başkan Vekili Biba, hazırlıklara ilişkin ekiplerden bilgi alıp son durumu değerlendirdi. Olumsuz hava koşullarının etkilerinin devam ettiği süre boyunca ekiplerin sahadaki çalışmalarını sürdüreceğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, vatandaşları da dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.
EKİPLERDEN KANALİZASYON TEMİZLİĞİ
Yaz boyunca altyapı ağına güçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdüren Büyükşehir ekipleri, mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesi beklenen yağışlara karşı belirlenen müdahale ihtiyacı tespit edilen bölgelerde gece boyunca kanalizasyon ve yağmur suyu hattı temizlik çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin hummalı çalışmasıyla yağışlar öncesi şehir genelinde altyapı ağı güvenli hale getirildi.
BELEDİYENİN İHBAR HATLARI 7/24 AÇIK
Bursa Büyükşehir Belediyesi, su ve kanalizasyonla ilgili ihbarlar için BUSKİ Alo 185, diğer talepler için 444 16 00 ve Alo 153 hatlarını vatandaşların erişimine açık tutuyor. Acil durumlarda ise 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden yardım istenebiliyor.