08 Mayıs 2026 Cuma
Yıldırım Belediyesi, baharı müjdeleyen, bereket, huzur ve kardeşliğin sembolü olarak kabul edilen 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini Emir Sultan Meydanı’nda 3 gün boyunca düzenlediği etkinliklerle yaşatacak.
Yıldırım’ı tarihi, kültürü, kökleri ve değerleriyle birlikte geleceğe taşımak adına önemli çalışmalara imza atan Yıldırım Belediyesi; medeniyetimizin en önemli renklerinden olan 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini de yaşatmaya devam ediyor. Bursa’nın manevi önderlerinden Emir Sultan Hazretleri’nin, her yıl erguvan ağaçlarının çiçek açma döneminde sevenleriyle buluşmasını temsil eden, 600 yıl kutlandıktan sonra unutulan Erguvan Bayramı geleneği Yıldırım Belediyesi’nin çalışmalarıyla yeniden hayat buldu. Bu yıl Yıldırım Belediyesi tarafından beşinci kez kutlanacak olacak Erguvan Bayramı boyunca Bursalılar birbirinden değerli programlarla manevi bir bayram yaşayacak.
VATANDAŞTAN YOĞUN İLGİ
Cuma namazının ardından Emir Sultan Meydanı’nda başlayan etkinliklerin açılış programına ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Emel Gözükara Durmaz, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Kadir Taşçı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Kuzey Makedonya Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programların açılış konuşmasını gerçekleştiren Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Erguvan Bayramı’nın kültürel ve tarihsel köklerine vurgu yaparak, “Erguvan bayramı; Bursa’mızın manevi kimliğini ön plana çıkaran ve gönül dünyamızı köklerimize bağlayan kadim geleneklerimizden biridir. 600 yıllık geçmişi olan bu anlamlı buluşma, Emir Sultan Hazretleri’nin gönül halkasına dahil olmanın da zarif bir nişanesidir. Baharın gelişiyle açan erguvan çiçekleri nasıl ki tabiatı rengiyle ve kokusuyla büyülüyor ve insanın içini ferahlatan bir ahenk oluşturuyorsa; Erguvan Bayramı da yüzyıllardır bizleri aynı muhabbetle sarıyor ve aynı hakikat etrafında buluşturuyor” ifadelerini kullandı.

‘GELENEĞİ BİZ YAŞATIYORUZ’
Emir Sultan Hazretleri’nin vefatının ardından Erguvan Bayramı geleneğinin 600 yıl kadar devam ettikten sonra kesintiye uğradığını belirten Başkan Yılmaz; “Erguvan Bayramı son bir asırdır kentimizde kutlanmıyordu. Geçmişimizi muhafaza ederek, onu anlayarak ve yaşatarak geleceğimizi inşa etmenin gayretiyle artık bu geleneği biz yaşatıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak; bir yandan şehrimizin fiziki ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ederken diğer yandan da en büyük yatırımın insana yapılan yatırım olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Bu anlayışla; gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri gençlik merkezleri, her yaştan hemşehrimizin faydalanabileceği spor salonları, gece gündüz demeden bilgiye erişim imkânı sunan uyumayan kütüphaneler, sosyal hayatı canlandıran yıldırım kafeler ve daha birçok hizmeti hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU
Erguvan Bayramı’nın önemine dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Erguvan Bayramı bizim için bir gönül buluşması ve bir medeniyet iddiasıdır. Aynı değerler etrafında kenetlenen gönüllerin muhabbetle bir araya geldiği ortak bir zemindir. Kökleri derinlerde olan bir medeniyetin, bugün hala canlı, güçlü ve yol gösterici olduğunun somut bir örneğidir. Bu yıl beşincisini düzenlediğimiz Erguvan Bayramı ile üç gün boyunca kentimizi ilimle, sanatla ve sevgi ve muhabbet diliyle buluşturmayı; geçmişten miras kalan değerlerimizi bugünün şuuruyla yeniden inşa ederek siz kıymetli hemşehrilerimizle paylaşmayı amaçlıyoruz. Temennimiz odur ki; bahar mevsiminde açan erguvanlar hem kentimizi hem de gönüllerimizi renklendirsin. Bu kadim geleneğimiz her daim yaşasın, birlik ve beraberliğimizi güçlendirsin, bizi biz yapan erdemlerimizi daha da pekiştirsin” dedi.

BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR
Program açılışında konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç ise Erguvan Bayramı’nın çok önemli bir kültürel mirasımız olduğunu belirterek, “Biz sadece yollar, tesisler yapmıyoruz. Kültürel mirasımızı da ayağa kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Ülke olarak geçmişten aldığımız güçle ilerlediğimizi vurgulayan AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, “Bizler köklü medeniyetinden güç alan bir milletiz. Ve bu medeniyetimizden aldığımız güçle yeni bir medeniyet inşa etmeye devam ediyoruz” dedi. Erguvan Bayramı’mın asırlar boyu gönülleri birleştirdiğine dikkat çeken AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz ise; “Erguvan Bayramı en güzel ve özel miraslarımızdan biridir. Erguvan Bayramı birliktir, kardeşliktir, berekettir. Bu köklü geleneğimizi sürdüren Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından program Ahmet Özhan sohbetiyle devam Etti. Pazar günü ise Emir Sultan Meydanı’nda saat 16.00’da Mevlid programı ve akşam saat 20.00’da Barış Manço Kültür Merkezi’nde Erguvan Şiir Dinletisi gerçekleştirilecek.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, silah bırakma sürecini yönetmesi için terörist başı Abdullah Öcalan’a “Barış Koordinatörlüğü” sıfatıyla resmi bir statü verilmesi önerisi, Ak Parti kulislerinde yankı buldu. İktidar kanadında sürecin selameti açısından öneriye “temkinli” yaklaşılırken, teklifin hukuki çerçevesi ve kamuoyu yansımaları titizlikle değerlendiriliyor.
MHP kulislerinde Bahçeli’nin bu çıkışı, PKK’nın silah bırakmasını kesinleştirme stratejisinin parçası olarak görülüyor.
Benzer görüşü paylaşan DEM Parti’ye göre öneri, “iktidarın adım atması için yol açıcı” zemin oluşturuyor.
Süreçle ilgili yasal düzenlemeler için “teyit-tespit” koşuluna dikkat çeken AK Parti kurmayları ise “statü” ifadesini kullanmıyor ancak “iletişim olanaklarını artıracak ortamın” sağlanabileceğini ifade ediyorlar.
MHP Lideri Bahçeli, 5 Mayıs’taki grup toplantısında, süreçte sırada “siyasi ve hukuki düzenlemeler” olduğuna işaret etti. Geçen Şubat ayında gündeme getirdiği Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi çağrısını bir adım daha ileri taşıdı.
Bahçeli, “Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır. Bunun adının barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum” dedi.
Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesinin üzerinden 5 gün sonra yaptığı bu çıkışla gözler iktidar partisine çevrildi.
Geçen haftaki grup toplantısında süreçle ilgili “kararlılık” mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yöneticileri bu çağrının ardından henüz bir resmi bir değerlendirme yapmadı.
MHP: Silah bırakmayı kesinleştirme adımı
MHP kulislerinde, Öcalan’a yönelik “statü” tartışmasının, PKK’nın silah bırakmasını kesinleştirmeye dönük bir strateji olduğu belirtiliyor.
Bahçeli’nin bu çıkışının, “seçmen-kamuoyu tepkisi” kaygısı yaşadığı belirtilen AK Parti’nin adım atmasını kolaylaştırmaya dönük olduğunu savunan MHP kaynakları, PKK’nın da atılacak bu adımla silah bırakma konusunda “mazeretinin kalmayacağını” ifade ediyor.
Bir MHP yöneticisi, sürecin başında parti tabanında ve kamuoyunda ciddi bir tedirginlik ve tepki olduğunu belirterek, gelinen noktada bunun tamamen değiştiğini savundu:
“18 aydır şehit cenazesi gelmemesi toplumdaki yaklaşımı değiştirdi. Seçmen, ‘Bahçeli bu işi sahiplendiyse, sıkıntı olmaz’ yaklaşımında.”
MHP, 7 Mayıs’tan itibaren olağan kongre sürecini başlatacak.
BBC Türkçe’de Ayşe Sayın’ın haberinde, parti yönetiminin sürecin ilk başlarında “Terörsüz Türkiye İçin Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” düzenlediğini anımsatan parti yetkilileri, il, ilçe kongrelerinin de “Terörsüz Türkiye” sürecinin hedeflerini parti tabanına anlatmaya dönük zemine dönüşebileceğine işaret ediyorlar.
DEM Parti: Hem Öcalan’a hem iktidara mesaj
DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin statü ve yasal adımlar konusunda çizdiği çerçevenin altına imza atabileceklerini belirterek, “Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz. Özgür, demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa, ilk sözü biz söyleyeceğiz, ilk eleştiriyi biz yapacağız ve bu durumu kabul etmeyeceğiz” dedi.
MHP gibi, DEM Parti’de de Öcalan’ın statüsünün netleştirmesinin silah bırakmayı hızlandıracağı görüşü hakim.
Parti kaynaklarına göre Bahçeli, iktidarın Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin adım atmasının önünü açacak bir rol üstleniyor.
DEM Partili bazı yöneticiler, PKK’nın “Apocu Hareket Yönetimi” ismiyle yaptığı “Süreç, Öcalan’ın statüsü belli olursa ilerler, rapordaki öneriler hala pratikleşmedi” açıklamasına da dikkat çekti. PKK isminin kullanılmamasını da Bahçeli’nin mesajlarına verilen olumlu karşılık olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Parti içinden bazı isimler, Bahçeli’nin bu çıkışıyla, hem AKP içinde “sürecin hızlandırılmasına direnç gösterenlere”, hem de Öcalan’a “sürecin arkasındayız” mesajı verdiğini savunuyorlar.
İmralı Heyeti’nin son ziyaretinde Öcalan’ın yasal adımlardaki gecikmeye tepki gösterdiği ve sert mesajlar verdiği iddia edilirken, Bahçeli’nin çıkışının bu kaygıları gidermeye dönük olduğu yorumları yapılıyor.
AK Parti: Öcalan’ın iletişim şartlarının düzeltilmesine karşı değiliz
AK Parti ise yasal adımlar konusunda temkinliliğini sürdürüyor. Parti içinde bir kesim, yasal adımlar için “PKK’nın silah bıraktığının güvenlik birimlerince teyit ve tespiti”ni yasal düzenlemenin ön koşulu olarak görüyor.
Bazı parti yöneticileri ise “eşzamanlılık” vurgusu yapıyor ve sürece özgü yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi için yürürlük maddesine “teyit tespit” koşulunun konulabileceğini ifade ediyor.
AK Parti içinde bazı isimler, Öcalan’ın cezaevi koşullarında yapılacak düzenlemelerin örgütün silah bırakmasına katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Bazı parti yöneticileri, Öcalan’ın “zihinlerde de silahların bırakılması” yönündeki çağrısının örgütte tam karşılık bulmadığını, bu nedenle mesajlarının daha geniş kesimlere ulaştırılmasının etkili olabileceği savunuluyor.
Öcalan’ın daha rahat iletişim kurabileceği bir ortam oluşturulması, gazetecilerle görüşebilmesi ve farklı toplumsal kesimlerle temas edebileceği mekanizmaların devreye alınmasının değerlendirilebileceğini belirten üst düzey bir parti yöneticisi, İmralı’daki yeni binanın koşullarının da buna göre düzenlenebileceğini belirtti:
“Öcalan için görüşmeler yapılabilecek bir ortam oluşturulabilir, gazetecilere röportaj verebilir. Aracılar yoluyla mesajlar göndermesi yerine, kamuoyuna ve örgüte dönük daha doğrudan mesajlar vermesi sağlanabilir.
“Ama bu konuda somut alınmış bir karar yok, değerlendirilebilir. Sayın Bahçeli de zaten bunu bir şart olarak söylemiyor, değerlendirilecek bir öneri olarak gündeme getiriyor. “
Ancak parti yetkilileri, süreçle ilgili hukuki-yasal altyapının henüz oluşturulmadığını, Öcalan’ın şu anda “ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü” olduğunu anımsatarak, ” statü” veya “umut hakkı” kavramlarını tartışmak için henüz erken olduğu belirtiliyor.
Savcı Sayan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik çok sert eleştiriler de bulundu. “Ekonomist misiniz, finansçı mı? Sabır artık taştı” diyerek Bakanlığa ve uygulanan yöntemlere tepki gösterdi.
İşte Savcı Sayan’ın o paylaşımı.
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.
EMEKLİ MAAŞ ÖDEME TARİHLERİ
SSK kapsamında maaş alan emekliler 17-26’sında ödeme alırken, Bağ-Kur emeklileri her ayın 25-28’inde ödemelerini alıyor. Bu bilgiler ışığında 17-24 Mayıs tarihlerinde SSK ve Bağ-Kur emeklileri için maaş ve emekli ikramiyesi ödemelerinin hesaplara yatırılması öngörülüyor.
KİMLER BAYRAM İKRAMİYESİ ALABİLECEK?
Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) emekli aylığı, yaşlılık aylığı, vazife malullüğü aylığı, malullük aylığı, ölüm aylığı ile sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm geliri alanlar ile şehit yakınları, gaziler, muharip gaziler, güvenlik korucuları, şampiyon sporcular ve terörden zarar gören sivil vatandaşlar ile bu kişilerin hak sahipleri bayram ikramiyesi alacak.
Birden fazla emekli aylığı alanlar ayrı ayrı emekli aylığı alamayacak, en fazla ödemeye imkân veren dosya üzerinden, tek ikramiye ödenecek. Hem emekli aylığı alan hem de ölüm aylığı alan kişi, kendi emekliliğinden dolayı 4.000 lira ikramiye alacak.
Yıldırım Belediyesi, kentin sosyal ve kültürel dokusuna değer katacak önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, modern yapısı ve çok yönlü kullanım alanlarıyla Bursalıların yeni buluşma noktası olacak.
Yıldırım Belediyesi, ilçeye bir vizyon proje daha kazandırıyor. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın seçim vaatleri arasında yer alan Duaçınarı Kültür ve Yasam Merkezi, bölgeye değer katacak. Yıldırımlıların sosyal ve kültürel hayatına önemli katkılar sunması hedeflenen merkez, modern yapısı ve çok yönlü kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Yıldırım’da sosyal hayatı zenginleştirecek Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, vatandaşların bir araya geleceği önemli bir buluşma noktası olacak. İnşaat maliyeti ve arsa değeriyle birlikte toplam 2 milyar liralık projenin yapımında belediye bütçesinden tek kuruş çıkmayacak. Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Lansman toplantısına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

ÇOK YÖNLÜ MERKEZ
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin detaylarını paylaştı. Başkan Yılmaz, “2019’da verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, 8 bin 304 metrekarelik bir alana sahip olacak. Burada 800 kişi kapasiteye sahip konferans salonu bulunacak. 2 adet 250 kişilik nikah salonu olacak. 160 kişilik serbest alan yer alacak. Merkezde ayrıca Yıl-Mek kursları için dersliklerin olacağı bin 400 metrekarelik alan Yıldırım Belediyesi’nin kullanacağı şeklinde projelendirildi. Burada 350 araçlık otopark, kafeler ve ofisler de olacak. Ayrıca bir kuyumcular çarşısı da proje kapsamında gerçekleştirilmiş olacak” dedi.
2 MİLYAR TL’LİK PROJE
Başkan Oktay Yılmaz, “Belediye bütçesinden hiçbir para çıkmadan büyük bir proje gerçekleştirmiş olacağız. İnşaat maliyeti yaklaşık olarak 1 milyar 250 milyon TL. Buna arsanın da değerini de kattığınızda 2 milyar TL’lik proje. Bunun 1 milyarlık değeri Yıldırım Belediyesi’ne ait ve tamamen kendi ürettiğimiz kaynak. Belediyemizin bütçesinden para çıkmadan kentin ihtiyacı olan büyük bir projeyi ortaya koymuş olduk. Bu, ilçe belediyesi için çok büyük proje” ifadesini kullandı.

VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTUYORUZ
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi projesinin tamamı 2 yılda bitecek. İhale süremiz 2 yıl. Ancak biz 1.5 yıla varmadan kültür merkezini aktif hale getirmiş olacağız. Müteahhit firmayla anlaşmamız bu şekilde. Kazasız belasız inşallah bir süreç gerçekleşir ve biz de kentimizde önemli bir merkezi hizmete açmış oluruz. Müteahhit firma bugünden itibaren çalışmalarına başlayacak. Bursa’nın kültür ve sanat hayatına değer katan özel bir proje olacak. Verdiğimiz sözü tutmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz” dedi. Yıldırım Kaymakamı Metin Esen de projede emeği geçenlere teşekkür etti.