Bursa’da Büyükşehir Yarışı: Sandığın Gücü mü, Siyasetin Dengesi mi?
  • Bursa Hafıza
  • MANŞET
  • Bursa’da Büyükşehir Yarışı: Sandığın Gücü mü, Siyasetin Dengesi mi?

Bursa’da Büyükşehir Yarışı: Sandığın Gücü mü, Siyasetin Dengesi mi?

ABONE OL
16 Ekim 2026 22:08
Bursa’da Büyükşehir Yarışı: Sandığın Gücü mü, Siyasetin Dengesi mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa, Türkiye siyasetinin nabzını tutan şehirlerden biri.
Sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla ve büyüyen nüfusuyla yalnızca Marmara Bölgesi’nin değil, Türkiye’nin de en önemli kentleri arasında yer alıyor.

Bu doğrultudan yola çıkarak son bir haftada sokağın nabzın da vatandaşla yaptığımız sohbetlerde edindiğimiz izlenimi bugünkü köşemize geniş bir şekilde taşımaya çalışacağız.

Bursa gibi bir şehirde Büyükşehir Belediye Başkanlığı, sıradan bir yerel yönetim koltuğu değildir.

Bursa’yı kazanmak, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj vermektir.

Peki, önümüzdeki seçim yarışında ipi kim göğüsleyecek? AK Parti yeniden Büyükşehir Belediyesini kazanabilecek mi, yoksa CHP (yeni parti) elde ettiği seçmen desteğini koruyarak siyasi üstünlüğünü sürdürebilecek mi?
Bu sorunun cevabı, bugünden kesin biçimde verilemez. Ancak Bursa’nın siyasi tablosu, tarafların önündeki fırsatları ve riskleri açıkça ortaya koyuyor.
.
2024 SEÇİMLERİ NE SÖYLEDİ?
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP adayı Mustafa Bozbey, yüzde 47,62 oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştı.

AK Parti adayı Alinur Aktaş ise yüzde 38,35’te kalmıştı. Aradaki fark, yaklaşık 167 bin oydu.
Bu sonuç, Bursa’daki seçmen tercihlerinin değişebildiğini ve AK Parti’nin kentteki geleneksel siyasi ağırlığının seçimleri kazanmak için tek başına yeterli olmayabileceğini gösterdi.
Ancak bir seçimin sonucu, sonraki seçimin garantisi olmadığı gibi siyasette seçmen desteği kalıcı bir mülk değil, her seçimde yeniden kazanılması gereken bir emanettir.

Kaldı ki, AK Parti seçmeninin aday temsiliyetine gösterdiği tepki nedeniyle büyük oranda sandığa gitmemesi sonucu belirlemişti.
.
YENİDEN KAZANMA SINAVI
AK Parti, Bursa’da uzun yıllara dayanan teşkilat ağına, muhafazakâr seçmen tabanına ve yerel siyasetteki deneyimine güvenebilir. Ancak yeniden Büyükşehir Belediyesini kazanabilmesi için yalnızca geçmişteki başarılarını hatırlatması yeterli değildir.

Çözüme kavuşturulması beklenen ekonomik koşullar, hayat pahalılığı, ulaşım, trafik, kentsel dönüşüm ve altyapı gibi faktörler seçmenin gündeminde önemli yer tutuyor.

Bursa gibi sanayinin ve üretimin merkezlerinden birinde vatandaş, siyasi tartışmalar kadar günlük hayatını kolaylaştıracak somut çözümler de bekliyor.

AK Parti’nin önündeki temel soru şu: Seçmene yalnızca güçlü bir teşkilat ve deneyim mi sunacak, yoksa Bursa’nın geleceğine ilişkin inandırıcı, ölçülebilir ve uygulanabilir bir program da ortaya koyabilecek mi?

Partinin aday tercihi de bu açıdan belirleyici olacak.

Yerel sorunları bilen, toplumun farklı kesimleriyle iletişim kurabilen ve geçmişte oluşan siyasi mesafeleri kapatabilen bir aday, AK Parti’nin yarıştaki konumunu güçlendirir.

CHP’NİN ÖNÜNDEKİ FIRSAT VE RİSKLER
Bölünme sonrası CHP bugün yüzde 5’er de görünse de 2024 zaferi önemli bir eşikti. Ancak seçim kazanmak ile seçmen desteğini uzun vadede korumak birbirinden farklı iki siyasi sınavdır.

2026 yılında yaşanan gelişmeler rüşvet irtikap yolsuzluk iddiaları Bursa siyasetinin seyrini değiştirdi.

Mustafa Bozbey’in görevden uzaklaştırılmasının ardından Büyükşehir Belediye Meclisinde yapılan başkanvekilliği seçiminde AK Partili Şahin Biba göreve seçildi.

Başkan vekili Biba, göreve geldiği günden bu yana 2 yıllık Bozbey dönemine göre hizmet yönünden çok daha başarılı bir süreç yaşıyor.

Bu gelişme, Bursa’daki siyasi rekabeti yeni bir aşamaya taşıdı.

CHP’nin dolayısıyla Bozbey’in herhangi bir kayda değer icraat ortaya koyamaması, AK Parti dönemlerinde gerçekleştirilen yatırım ve hizmetlerin bir nevi üzerine oturması, 2 yılda hiçbir proje üretememesi, kısaca AK Partili belediyeleri mumla aratması ibrenin yeniden AK Parti’ye çevrildiğine işaret ediyor.

CHP açısından mesele sadece 2024’te kazanılan seçimin başarısını hatırlatmak yerine; seçmen desteğini, siyasi temsil tartışmalarını ve yerel yönetim performansını birlikte değerlendirmek olacak.

Performans değerleri baz alındığı takdirde ise dünün CHP’si bugünün yeni partisi Bursalılar gözünde çoktan sınıfta kalmış görünüyor.

CHP’nin kendi içinde birlik sağlayıp sağlayamayacağı, aday belirleme sürecini nasıl yöneteceği ve seçmene nasıl bir gelecek vizyonu sunacağı, olası bir sonraki yarışın temel belirleyicileri arasında yer alacak.

Bunun için AK Parti içindeki bazı “ihanet şebekeleri” ile çalışma koşulu ve şartlarını da değerlendirecekler diye düşünüyorum.

KÜÇÜK PARTİLERİN BÜYÜK ETKİSİ
Bursa’daki mücadeleyi yalnızca AK Parti ile CHP arasındaki iki partili bir yarış olarak okumak da eksik olur.

Yeniden Refah Partisi, İYİ Parti, Zafer Partisi ve diğer siyasi oluşumların alacağı oylar, özellikle başa baş geçebilecek bir seçimde önemli sonuçlar doğurabilir.

2024 seçimlerinde YRP Büyükşehir adayı yüzde 4,94 oy aldı. Bu oran, tek başına sonucu belirlediği anlamına gelmez; ancak farklı partilere yönelen seçmenlerin toplamı ve bu seçmenlerin sonraki seçimdeki tercihleri, yarışın hesabını değiştirebilir.

Burada asıl mesele, küçük partilerin hangi ittifak içinde yer alacağından ibaret değil.
Kendi seçmenlerinin ne kadarını koruyacakları, adayların kişisel etkisi ve seçmenin sandığa gitme isteği de sonuç üzerinde etkili olacaktır.

BURSA’NIN KADERİNİ HANGİ SORUNLAR BELİRLEYECEK
Bursalı seçmen için siyaset, yalnızca parti kimliği üzerinden yürümüyor. Trafikte geçirilen zaman, toplu taşımanın niteliği, deprem riski, kentsel dönüşüm, su kaynaklarının korunması, hava kalitesi, iş olanakları ve ilçeler arasındaki hizmet farkları da seçim kararında etkili olabilecek konular.
Bursa’nın geleceğine talip olan her siyasi parti, sorunlara ilişkin açık bir yol haritası ortaya koymak zorunda.
Mesela hangi yatırımlar yapılacak?
Kaynaklar nasıl kullanılacak?
Projelerin takvimi ne olacak?
Verilen sözlerin hesabı kime ve nasıl sorulacak?
Seçmen artık yalnızca vaat dinlemek değil, vaatlerin nasıl hayata geçirileceğini de görmek istiyor.
Bu nedenle kampanyanın başarısını belirleyecek unsur, yüksek sesli siyasi söylemlerden çok, güven veren bir yönetim anlayışı olacaktır.
Zaten AK Parti’nin başarısının altında da güven veren yönetim anlayışı yatıyor.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ KİM KAZANIR?
Bugünkü veriler ışığında iki temel gerçeği göz ardı etmemek gerekiyor.
Birincisi, CHP 2024 seçimlerinde Bursa’da açık bir üstünlük elde etti bu tamam ama AK Parti’nin seçmeni sandığa gitmemesi CHP’nin başarısının altındaki en büyük faktör olarak görülüyor.

İkincisi, AK Parti’nin teşkilat gücü, siyasi deneyimi ve farklı seçmen gruplarına ulaşma kapasitesi, partiyi gelecekteki bir yarışın yine en büyük favorisi olarak öne çıkarıyor.

Üstelik 2026’da yaşanan başkanvekilliği değişimi, önümüzdeki dönemde siyasi rekabetin hangi şartlarda şekilleneceği sorusunu daha da önemli hâle getiriyor.

Bununla birlikte, 2024 oy oranlarını gelecekteki bir seçimin değişmez sonucu gibi görmek doğru olmaz. Yeni adaylar, siyasi gelişmeler, ekonomik şartlar, seçmen katılımı ve partilerin izleyeceği stratejiler tabloyu değiştirebilir.

BURSA’NIN KARARI BURSA’DA VERİLİR
Bursa’da Büyükşehir Belediyesi için verilecek mücadele, partilerin birbirlerine yönelttiği eleştirilerden çok daha fazlası olacak.
Bu yarış, kentin nasıl yönetileceğine, kaynaklarının nasıl kullanılacağına ve önümüzdeki yıllarda nasıl bir Bursa kurulacağına ilişkin bir tercih niteliği taşıyacak.

AK Parti geçmişteki siyasi gücünü yeniden sandık başarısına dönüştürmek isteyecek. Bunun için sandığa gitmeyen seçmeni yeniden sandığa çekmek zorunda.
CHP ise elde ettiği desteği koruyarak kalıcı bir siyasi üstünlük kurmayı hedefleyecek fakat bu şansı oldukça zayıf olduğunu düşünüyorum.
Zira seçmen artık verilen hiçbir sözü tutmayan veya yerine getiremeyen CHP’li başkan veya yöneticilere olan inancını kaybetti. Aslına bakarsanız, bursalıların CHP cephesinden başarı bekleyen bir inanca sahip olmadıklarını da ifade etmek zorundayız.

Diğer partiler de kendi seçmen tabanları üzerinden bu mücadelenin dengesini etkileyebilecek.

Bunun ötesinde tüm hesapların üzerinde bir gerçek var: Bursa’nın seçmeni, hiçbir partinin doğal ve vazgeçilmez seçmeni değildir.

Sandık günü geldiğinde belirleyici olan, hangi partinin geçmişte ne kazandığından çok, hangi adayın Bursa’nın geleceği konusunda daha fazla güven verebildiği olacaktır.
Zira bursalılar kendilerini yönetecek yerel yöneticiye yani başkanı seçmiş olacaklar.

Zira Bursa’yı kazanmak için yalnızca siyaseti bilmek yetmez; Bursa’yı anlamak, Bursalıyı dinlemek ve verilen sözleri yerine getirebilmek gerekir.
Bu özelliğe muhalefet partilerinde görmek çok zor.

Son söz; Büyükşehir yarışının gerçek kazananı, seçmenin güvenini kazanabilen parti olacaktır.
Burada yine en büyük favori olarak AK Parti öne çıkıyor.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP