MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, silah bırakma sürecini yönetmesi için terörist başı Abdullah Öcalan’a “Barış Koordinatörlüğü” sıfatıyla resmi bir statü verilmesi önerisi, Ak Parti kulislerinde yankı buldu. İktidar kanadında sürecin selameti açısından öneriye “temkinli” yaklaşılırken, teklifin hukuki çerçevesi ve kamuoyu yansımaları titizlikle değerlendiriliyor.
MHP kulislerinde Bahçeli’nin bu çıkışı, PKK’nın silah bırakmasını kesinleştirme stratejisinin parçası olarak görülüyor.
Benzer görüşü paylaşan DEM Parti’ye göre öneri, “iktidarın adım atması için yol açıcı” zemin oluşturuyor.
Süreçle ilgili yasal düzenlemeler için “teyit-tespit” koşuluna dikkat çeken AK Parti kurmayları ise “statü” ifadesini kullanmıyor ancak “iletişim olanaklarını artıracak ortamın” sağlanabileceğini ifade ediyorlar.
MHP Lideri Bahçeli, 5 Mayıs’taki grup toplantısında, süreçte sırada “siyasi ve hukuki düzenlemeler” olduğuna işaret etti. Geçen Şubat ayında gündeme getirdiği Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi çağrısını bir adım daha ileri taşıdı.
Bahçeli, “Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır. Bunun adının barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum” dedi.
Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesinin üzerinden 5 gün sonra yaptığı bu çıkışla gözler iktidar partisine çevrildi.
Geçen haftaki grup toplantısında süreçle ilgili “kararlılık” mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yöneticileri bu çağrının ardından henüz bir resmi bir değerlendirme yapmadı.
MHP: Silah bırakmayı kesinleştirme adımı
MHP kulislerinde, Öcalan’a yönelik “statü” tartışmasının, PKK’nın silah bırakmasını kesinleştirmeye dönük bir strateji olduğu belirtiliyor.
Bahçeli’nin bu çıkışının, “seçmen-kamuoyu tepkisi” kaygısı yaşadığı belirtilen AK Parti’nin adım atmasını kolaylaştırmaya dönük olduğunu savunan MHP kaynakları, PKK’nın da atılacak bu adımla silah bırakma konusunda “mazeretinin kalmayacağını” ifade ediyor.
Bir MHP yöneticisi, sürecin başında parti tabanında ve kamuoyunda ciddi bir tedirginlik ve tepki olduğunu belirterek, gelinen noktada bunun tamamen değiştiğini savundu:
“18 aydır şehit cenazesi gelmemesi toplumdaki yaklaşımı değiştirdi. Seçmen, ‘Bahçeli bu işi sahiplendiyse, sıkıntı olmaz’ yaklaşımında.”
MHP, 7 Mayıs’tan itibaren olağan kongre sürecini başlatacak.
BBC Türkçe’de Ayşe Sayın’ın haberinde, parti yönetiminin sürecin ilk başlarında “Terörsüz Türkiye İçin Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” düzenlediğini anımsatan parti yetkilileri, il, ilçe kongrelerinin de “Terörsüz Türkiye” sürecinin hedeflerini parti tabanına anlatmaya dönük zemine dönüşebileceğine işaret ediyorlar.
DEM Parti: Hem Öcalan’a hem iktidara mesaj
DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin statü ve yasal adımlar konusunda çizdiği çerçevenin altına imza atabileceklerini belirterek, “Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz. Özgür, demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa, ilk sözü biz söyleyeceğiz, ilk eleştiriyi biz yapacağız ve bu durumu kabul etmeyeceğiz” dedi.
MHP gibi, DEM Parti’de de Öcalan’ın statüsünün netleştirmesinin silah bırakmayı hızlandıracağı görüşü hakim.
Parti kaynaklarına göre Bahçeli, iktidarın Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin adım atmasının önünü açacak bir rol üstleniyor.
DEM Partili bazı yöneticiler, PKK’nın “Apocu Hareket Yönetimi” ismiyle yaptığı “Süreç, Öcalan’ın statüsü belli olursa ilerler, rapordaki öneriler hala pratikleşmedi” açıklamasına da dikkat çekti. PKK isminin kullanılmamasını da Bahçeli’nin mesajlarına verilen olumlu karşılık olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Parti içinden bazı isimler, Bahçeli’nin bu çıkışıyla, hem AKP içinde “sürecin hızlandırılmasına direnç gösterenlere”, hem de Öcalan’a “sürecin arkasındayız” mesajı verdiğini savunuyorlar.
İmralı Heyeti’nin son ziyaretinde Öcalan’ın yasal adımlardaki gecikmeye tepki gösterdiği ve sert mesajlar verdiği iddia edilirken, Bahçeli’nin çıkışının bu kaygıları gidermeye dönük olduğu yorumları yapılıyor.
AK Parti: Öcalan’ın iletişim şartlarının düzeltilmesine karşı değiliz
AK Parti ise yasal adımlar konusunda temkinliliğini sürdürüyor. Parti içinde bir kesim, yasal adımlar için “PKK’nın silah bıraktığının güvenlik birimlerince teyit ve tespiti”ni yasal düzenlemenin ön koşulu olarak görüyor.
Bazı parti yöneticileri ise “eşzamanlılık” vurgusu yapıyor ve sürece özgü yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi için yürürlük maddesine “teyit tespit” koşulunun konulabileceğini ifade ediyor.
AK Parti içinde bazı isimler, Öcalan’ın cezaevi koşullarında yapılacak düzenlemelerin örgütün silah bırakmasına katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Bazı parti yöneticileri, Öcalan’ın “zihinlerde de silahların bırakılması” yönündeki çağrısının örgütte tam karşılık bulmadığını, bu nedenle mesajlarının daha geniş kesimlere ulaştırılmasının etkili olabileceği savunuluyor.
Öcalan’ın daha rahat iletişim kurabileceği bir ortam oluşturulması, gazetecilerle görüşebilmesi ve farklı toplumsal kesimlerle temas edebileceği mekanizmaların devreye alınmasının değerlendirilebileceğini belirten üst düzey bir parti yöneticisi, İmralı’daki yeni binanın koşullarının da buna göre düzenlenebileceğini belirtti:
“Öcalan için görüşmeler yapılabilecek bir ortam oluşturulabilir, gazetecilere röportaj verebilir. Aracılar yoluyla mesajlar göndermesi yerine, kamuoyuna ve örgüte dönük daha doğrudan mesajlar vermesi sağlanabilir.
“Ama bu konuda somut alınmış bir karar yok, değerlendirilebilir. Sayın Bahçeli de zaten bunu bir şart olarak söylemiyor, değerlendirilecek bir öneri olarak gündeme getiriyor. “
Ancak parti yetkilileri, süreçle ilgili hukuki-yasal altyapının henüz oluşturulmadığını, Öcalan’ın şu anda “ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü” olduğunu anımsatarak, ” statü” veya “umut hakkı” kavramlarını tartışmak için henüz erken olduğu belirtiliyor.
MANŞET
07 Mayıs 2026MANŞET
07 Mayıs 2026MANŞET
07 Mayıs 2026MANŞET
07 Mayıs 2026MANŞET
07 Mayıs 2026MAGAZİN VİDEO
07 Mayıs 2026YAŞAM
07 Mayıs 2026