Bırak Pervin Buldan’ı da ‘Çanta’yı anlat!

11 Mart 2021 Perşembe, 12:54
meral akşener hdp pervin buldan çanta

“Ölsem de, öldürülsem de, bu mücadeleden dönersem namussuzum, namerdim, bu da Müslüman Türk kadınının yeminidir” diyor..

Dur Meral abla, dur..

Senin psikolojin bozulmuş olmalı..

Ümit Özdağ’a kızıp, darbeci Sisi’den yana olma..

Önce İyi Parti kurucusu Ümit Özdağ, “çanta, ihale, makam paylaşımı” ile ilgili iddialarını başlık halinde aktardı..

“Çanta” hangi olayda gidip geldi, söylemedi.. Hangi ihale paylaşıldı, anlatmadı.

Hangi makamlar peşkeş çekildi, söylemedi..

Ama anlaşılıyordu ki, CHP’li belediyelerde, İyi Partililerin “çanta, ihale, makam” pazarlıkları vardı..

Yeniakit Yazarı Ali Karahasanoğlu bugünkü yazısında çok çarpıcı bir konuyu kaleme aldı.

***

İşte Karahasanoğlu’nun yazısı.

Ümit Özdağ, eski partidaşlarına daha fazla zarar vermek istememiş olmalı ki, ayrıntısına girmedi..

Tesadüf diyebilirsiniz..

Ama her görüşmelerini, sonrasında duyurup, gazetecilerden de soru alarak, reklama çevirenler..

Muharrem Sarıkaya’nın köşe yazısında açık açık iddia etmesine rağmen..

Gizli görüşmeyi yalanlamadıklarına göre..

Ben de o görüşmeyi doğru kabul etmek zorundayım..

Ekrem İmamoğlu ile Meral Akşener görüştü..

Acaba ne görüştüler.

Niçin gizli görüştüler.

Niçin açıklama yapmadılar..

Ümit Özdağ’ın bahsettiği çanta ile bu görüşmenin bir ilgisi var mıydı?

Dahası, İP kurucusu Özdağ’ın dillendirdiği “ihale”ler hangileri idi?

İmamoğlu-Akşener görüşmesinde, o “ihaleler” konuşuldu mu?

Makam paylaşımını zikretmeye gerek yok.

Genel müdürlüklerde nasıl paylaşım yapıldığı, ayan beyan ortada.

İşçi alımlarında, % 35 CHP, % 15 İyi Parti kontenjanları tanındığı, sağır sultanın bile duyduğu video görüntüleri ile sabit..

Dolayısı ile “çanta ve ihale” konusu çok önemli..

 Bu konuda ne muhatap belediyelerden, ne de İyi Parti yetkililerinden, Ümit Özdağ’a bir cevap gelmemiş iken..

Meral Akşener ile Ekrem İmamoğlu görüşmüş ise..

Tesadüf demek, biraz saflık olur..

O görüşmede kılıçlar çekildi, kavgalar yapıldı, çanta ve ihale paylaşımı sonuçlandırılmadı ki.. Ertesi günkü Ekrem İmamoğlu’nun bir tiviti, büyük bir kavgaya gerekçe yapıldı.

CHP ve Ekrem İmamoğlu hakkında, iki seneye yaklaşan başkanlık döneminde en vahim hataların yapılmasında dahi, Ekrem İmamoğlu’na tek olumsuz söz edemeyen İyi Partililer, 8 Mart Kadınlar Gününde atılan tivit üzerinden CHP’li belediye başkanına, sıraya girerek saydırdılar ha saydırdılar..

Ekrem İmamoğlu, kabahatini bilen çocuk edasında, suskun kaldı..

Bir gün önce manşetten ve nerede ise tam sayfa Ekrem İmamoğlu’na “Haddini bil” tehdidini yapan İyi Partili Ahmet Çelik’in gazetesi Yeniçağ, bir gün sonrasında Ekrem İmamoğlu konusuna tek satırla bile girmedi.

Haber olarak girmedi, yazarlarının da hiçbirisi konuya girmedi, giremedi..

Çok büyük, çok büyük olaylar yaşanıyor olmalıydı.

O sebeple, dünkü İyi Parti grup toplantısını merakla bekledim.

Meral Akşener asabi mi asabi bir söylemle “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” türünden mesajlarla kamuoyunun önüne çıkınca..

Ümit Özdağ’ın “Çanta, ihale, makam” paylaşımı iddiaları bana daha da inandırıcı geldi..

Tarafsız bir gözle, siz değerlendirin..

Bir gün önce, gazetesi ile milletvekilleri ile Ekrem İmamoğlu’na ayar veren Meral Akşener.

Bir gün sonra.

Ayar verdiği Ekrem İmamoğlu ile ilgili tek kelime etmeden..

Durduk yerde, başka konularda bağırıp çağırarak..

“Ölsem de, öldürülsem de, bu mücadeleden dönersem namussuzum, namerdim, bu da Müslüman Türk kadınının yeminidir” diyor..

Dur Meral abla, dur..

Senin psikolojin bozulmuş olmalı..

Ümit Özdağ’a kızıp, darbeci Sisi’den yana olma..

Ekrem İmamoğlu’na bozulup, Tayyip Erdoğan’a hakaret etme..

MHP Genel Başkanı için “Şu saygısız paylaşımı yaptılar” diyorsun..

Belki eleştirinde kısmen de haklı olabilirsin..

“Bana şu sözleri sarf ettiler” diyorsun, onları deşifre etmekte haklı olabilirsin..

Ama onların üzerinden, Tayyip Erdoğan’a vurmak nereden çıkıyor?

Hele hele..

2013’deki Mısır’da yaşanan darbe sonrasında..

Bir defa olsun, Tayyip Erdoğan’ın Mısır darbecilerine karşı dik duruşunu desteklememiş iken..

Hatta dünkü konuşmanda bile, Sisi’nin bir gecede şehid ettiği 4 bin Mısırlının içindeki sembol isim 16 yaşındaki Rabia’ya atıf yaparak, “Rabia’yı öksüz mü bırakıyorsun?” derken..

Aynı zamanda da, yine dünkü konuşmanda, Mısır ile ilişkilerin kısmen düzeltilmesi adımlarına “geç bile kalındı, geç kalmanın hesabı verilmeli” yorumunu nasıl yapabiliyorsun?

Bir kadın olarak, kadın hakları için mangalda kül bırakmayan açıklamanın üzerinden daha 48 saat geçmeden..

Rabia’nın katili Sisi’yle kol kola girilmesini destekleyen, bunda geç kalındığını iddia eden şu sözleri nasıl sarf edebiliyorsun Meral abla:

“Mursi’ye ‘kankam’ dedi, Sisi’ye tavır aldı, büyükelçi çekti, iş dünyamızın, milyar dolarlık ticareti ve yatırımları, heba olup gitti. Doğu Akdeniz meselesindeki kilit rolü hesaba katılmadan, Mursi ile olan arkadaşlık her şeyin önüne geçti. Ve gelinen noktada, birçok Müslüman ülke gibi, Mısır da, Doğu Akdeniz meselesinde, Yunanistan’dan yana saf tuttu. Kala kala elimizde ne kaldı? Dört parmakla yapılan Rabia işareti kaldı.”

Rabia’yı öksüz bırakan, Rabia’ları öksüz bırakan, ama kadın hakları diye tepinenler, işte burda maskelerini kendi elleri ile indiriyorlar..

Sırtında yumurta küfesi ile, 7.5 yıldır, darbeci Sisi’ye direnen, binlerce kadını katleden darbeci Sisi’yle aynı masaya oturmayan Tayyip Erdoğan’a, yukardaki sözleri reva gören Meral Akşener, eğer bu ülkenin başında olsaydı, daha ilk günden, Rabia’nın katili ile görüşmeler yapacaktı, demek ki..

Bir anne olarak.. Bir hanım olarak..

Şu iki cümleyi, yan yana nasıl kurabiliyorsun, Meral abla:

“Rabia’yı öksüz mü bırakıyorsun? Mısır’la bu inatlaşma olmasaydı, Doğu Akdeniz konusunda, emin olun, elimiz daha da güçlü olabilirdi.”

Rabia’nın öksüz bırakılmasına karşı isen.

Ki ben karşıyım..

Rabia’nın öksüz bırakılmadığı dönemi, niçin “İnatlaşma” olarak yorumluyorsun?

Niçin o dönemi kayıp olarak gösteriyorsun?

Rabia’nın öksüz kalmamasını istiyorsan..

O zaman niçin, “inatlaşma sebebi ile zarar ettik” diyorsun..

Neresinden bakarsanız bakınız..

Kirli ittifakın bilinç altında bıraktığı izler.

Bir gün geliyor, patlıyor..

Önümüzdeki süreç, “Çanta, ihale, makam paylaşımı” ekseninde şekillenecek.

“Çanta, ihale, makam paylaşımı”ndaki sırlar çözüldüğü takdirde..

25 senedir belediyeleri elinde tutan Milli Görüş’ten, kirli ittifaklarla gasp edilen başkanlıkların nasıl rant kapısı haline getirildiğini de görmüş olacağız.,

25 yılın toplamında, iddia olarak bile dillendirilmeyen isnatlar, CHP’li belediyelerde 2 yılda ayyuka çıktı ise.. (Bakınız, ‘ne verecen abi’ muhabbeti)

Bu sadece CHP’yi değil, onun paçasına yapışanları da siyasetten siler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz