22 Ocak 2026 Perşembe
Bugünlerde artık çaresizliği oynadığı apaçık belli olan, bırakın hizmet yapmayı hizmetsizlikte adeta kendisi ile yarışan, oturduğu başkanlık koltuğu bir nevi kendine acı olan, acının etkisiyle içinde bulunduğu baskıdan kurtulmak için çırpınan, çırpındıkça da batan bir Büyükşehir Belediye başkanıyla karşı karşıyayız.
Türkiye’de bu durumu yaşayan bir belediye başkanı daha var mı bilmiyorum.
Ama bilinen bir gerçek var ki, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tam da çaresizliğin ve çıkmaza girmişliğin kendisini yaşıyor.
Öncelikle soralım;
Daha önce Bursa büyükşehir belediye başkanlığı yapan Recep Altepe’yi batıran neydi?
Kurduğu ekibe hakim olamayan, adeta her birinin kendi başına buyruk olduğu, hatta Altepe’nin adına kılıç sallayıp Bursa’da bir numaralı isim olarak skandallarla ön plana çıkan genel sekreter.
Yani Altepe’nin görevden alınmasıyla sonuçlanan her türlü şikayetlerin kaynağının dayandığı genel sekreter!
O süreçte Bursa Büyükşehir Belediyesi genel sekreteri Seyfettin Avşar ile ilgili defalarca haber yaptık yazdık çizdik.
Bırakın görevden almayı Sayın Altepe Avşar’a sahip çıkmış bir anlamda yaptığı bütün yanlışların altına imza atmıştı.

Dolayısıyla Altepe’yi batıran ekibi, ekibini göreve getiren ve sonuna kadar arkasında duran Altepe kendini batırmıştı.
Şimdi aynı yolu Mustafa Bozbey izliyor.
Ancak bir parantez açmak gerekirse Altepe iyi kötü hizmetleriyle anıldı, ancak Mustafa Bozbey’in henüz dişe dokunur bir hizmeti yok olmadı da.
Yani burada Altepe’ye hakkını teslim etmekte fayda var.
Bugün Mustafa Bozbey’in başkanlığı döneminde belediyenin tüm birimleri adeta dökülüyor, hizmet edememe yarışı söz konusu.
Şimdi bu duruma tuz ve biberi torbalar dolusu eken Mustafa Bozbey görevden alınan genel sekreterin yerine malum isim Seyfettin Avşar’ı getireceği konuşuluyor.
Henuz doğrulanmamış bazı bilgilere göre de getirildiği iddiaları gündemde.

Eğer Seyfettin Avşar Mustafa Bozbey’in yönettiği büyükşehire yeniden genel sekreter atanırsa neler olur!
Aslına bakarsanız kayarak da olsa badanaj yapan araç adeta çamura mıhlanmış olur.
Yani Sayın Başkan denize düşmüş, kurtarıcı olarak da Seyfettin Avşar’ı aramış bulmuş olur.
Seyfettin Avşar ise ‘gökte ararken aradığını yerde bulmuş olur.
İstanbul nimet nimet diyen biri vardı ya ! Bu da İstanbul’un Bursa’ya uyarlanmış senaryosu olur.
Görevden alınanların yanısıra Büyükşehir belediyesinde birçok bölümün arapsaçına döndüğü bir ortamda genel sekreterliğe Seyfettin Avşar gibi bir ismin getirilmesi Mustafa Bozbey’in kamuoyu nezdinde ‘havlu attığı’ anlamına gelir.
Dışarıdan bakıldığında büyükşehirde yaşanan hezeyanların meclis toplantılarına da yansıması, AK Parti ve MHP’li üyelerinin sorularına tatmin edici cevaplar verilememesi bir anlamda Büyükşehir ve CHP yönetiminin çırpınışlarını gözler önüne seriyor.
Tabii çırpındıkça da daha fazla battıklarını bütün kamuoyu ekranlardan izliyor.
Sonuç olarak Mustafa Bozbey partisi içinde tabiri yerindeyse istenmeyen kişi olduğuna dair şikayetler artarken, perde arkasından AK Parti’ye geçmeye yönelik iddialar gündeme gelmişti.
Görünen o ki, Bozbey ağama AK Parti kapıları kapalı, zaten hiç açılmamıştı.
Diğer yandan Seyfettin Avşar’ı genel sekreterliğe getirerek AK Parti cephesine mesaj vermeye mi çalışıyor yorumlarına neden oldu.
Eğer böyle düşünüyorsa Seyfettin Avşar AK Parti’nin değil Altepe’nin ekibi olduğunu bilmesi gerekir..
Altepe’nin yerel yönetimler Başkan yardımcısı olmasının ise hiçbir esprisi yok.
Yani Sayın Bozbey, kendi ayağına iki takoz birden koymuş olur.
Mustafa Bozbey’in içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulmak için yapacağı en doğru hareket istifa etmesidir.
Başka türlü düze çıkamayacağı görünüyor.
Gerçi istifa ettiğinde de aradığı düze çıkabilecek mi ? O da kocaman bir soru işareti olarak ortada duruyor.
Son olarak sayın Bozbey’in en önemli hizmetlerinden birini hatırlatarak konuyu kapatalım.
Suya yaptığı yüzde 25 indirimden sonra geçen ay 800 TL gelen su faturası bu ay 1900 TL gelmiş.
Allah’a şükürler olsun iyi ki yüzde 50 indirim yap ma mış!
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Bursa Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri.
Türkiye’nin en önemli tarihi koridorlarından biri de Setbaşı, Yeşil, Emirsultan.
Bu koridor beton yığınları arasında kaybolmuş yıllarca kimliğini aradı.
Tarih ve kimliğin tohumlarının serpildiği ana damar olan bu bölge yıllarca kendi haline bırakılmış taş yığınları arasında adeta boğulmuş.
Emir Sultan hazretleri ile Çelebi Mehmet‘in mekanını kapsayan Yeşil Türbe‘nin de içinde bulunduğu bu manevi tarihi koridorda bir sihirli ele ihtiyaç duyuluyordu.

İşte bu bölgenin yeniden ayağa kaldırılması, tarihin yeniden canlandırılması adına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz elini taşın altına koydu.
Aslında bu önemli aks ‘Turizm Bakanlığı‘nı yakından ilgilendiren bana göre asli görevleri arasından olması gereken bir yer.
Yani devlet eliyle eski cazibesine kavuşturulması önem arz eden ‘tarihi doku.’
Yıldırım belediye başkanı Oktay Yılmaz bu ağır sorumluluğu omuzlarında hissederek “Bismillah” dedi.

Bunun için önce ‘Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’ düzenledi.
Yıldırım Belediyesi öncülüğünde, Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi ve Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi işbirliğiyle düzenlenen yarışmanın sonuçları geçtiğimiz ay açıklanmış, toplam 11 eser ödüle layık görülmüştü.
Geçtiğimiz günlerde de düzenlenen törenle ödüller sahiplerine teslim edildi.
Bu çalışma şunu gösteriyordu; “Sadece kentsel dönüşüme değil, tarihi dönüşümlere de imza atan bir başkanla yol alıyor Yıldırım.”
Bu minval de hem maddi hem manevi sorumluluğun altına çok fazla giren Belediye’ler olduğu söylenemez.
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yüklendiği misyon kayda değer, sadece bugüne değil gelecekte de çok önemli yer tutacak olmasıdır.
İnsanlar bıraktığı izlerle eserlerle anılır.
Bu proje hayata geçirildiğinde hem geçmişte hem gelecekte Oktay Yılmaz isminin hafızalara kazınarak ‘saygıyla hatırlanacağını’ düşünüyorum.

Zira Bursa denilince ilk akla gelen bölge Yeşil ve Emir Sultan olduğu gerçeğidir.
Bu bölge tarihi ve kültürel açıdan çok zengin ve çok değerli.
Bu alanın ihya edilerek tarihi dokuya uygun şekilde ayağı kaldırılması herkese nasip olmazdı.
Restorasyon çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri, trafik düzenlemeleri gibi önemli çalışmalar gerçekleştirildi.
Ancak bu proje bambaşka bir içerik sunacak Bursa’ya.
Hem Bursa halkına hem il dışından gelecek ziyaretçilere turizm adına hem geçmişi hem geleceği yaşatacak.
Türkiye de bir eşi daha olmayan havayı-hissi yaşayacağız göreceğiz.

HALKIN NOTU!
Yıldırım caddelerine sokaklarına esnaflarına ve mahallelerine kadar indik, Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın çalışmalarını hizmetlerini vatandaşa sorduk.
Genel kanı şuydu: Başkan Oktay Yılmaz, merkez ilçe olmasına rağmen geçmişten beri bir türlü kabuğunu kıramayarak geriden gelen Yıldırım’a kazandırdığı önemli projeler, yatırımlar, kentsel dönüşümlerle ilçenin çehresine gözle görülür değişim getirdi.
Yıldırımlılar, “Yaparsa AK Parti Yapar” sloganının ilk defa Başkan Oktay Yılmaz’la karşılık bulduğunu yüksek sesle söylüyordu.
Bunu söylerken de altını şöyle dolduruyorlar:
“Yıldırım kara talihini yeneceğine ilk defa ciddi şekilde bu kadar yakın. Sürekli yeni projeler, dönüşümler, sosyal alanlar, çağa ve yeniliğe ayak uyduran çehre değişimleri, caddeler-sokaklarla ilk defa umutsuzluğu, geri kalmışlığı silkelenerek üzerinden atıyor.
Başkanımız Oktay Yılmaz Yıldırım’da yeni bir tarih yazıyor. Mevcut imkanlarla önemli hizmetlere imza atıyor. Haliyle bu da bize ileriye dönük umut veriyor.”

SAHANIN TEPKİSİ !
Sahadaki yansımalara bakıldığında ilk defa Yıldırım’da bir memnuniyetlik hakim.
Bu memnuniyet oranı her geçen gün artarak devam ediyor.
Dolayısıyla kentsel dönüşüm, sosyal alanlar, yeşil alanlar, aktivite merkezlerinin planlı şekilde dağılımı Yıldırım’a alışagelmişliğin dışında yepyeni bir çağdaş görüntüye kavuşuyor.
Tabii bu hız devam ederse zamanla süreç dahilinde istenilen düzeye ulaşacaktır.
Bundan şunu anlıyoruz; amaç, gaye, hizmet ve hedef birbiriyle örtüştüğünde aşılamayacak hiçbir sorun yokmuş.
Yeter ki samimiyet olsun.
İşte Yıldırım halkı da bunu bu dönem çok iyi analiz etmiş görünüyor.
Anlaşılan o ki, Yıldırımlılar Başkan Oktay Yılmaz’ın hizmetlerinden hem memnun hem de gayet umutlu.
“Yaparsa AK Parti yapar” deyimi ve gerçek AK Parti belediyeciliğini Bursa Yıldırım’la yaşadığını halkın olumlu tepkisiyle anlıyoruz.
Yani Yıldırımlar başkan Oktay Yılmaz’ı sahiplenmiş.

YILMAZ MI – BOZBEY Mİ?
Vatandaşa en son sorduğumuz soru ise Yıldırım ile Büyükşehirin hizmetlerini kıyaslamaları yönündeydi.
Ortak cevaplar; mevcut Büyükşehir hizmetlerini ve Mustafa Bozbey’i Yıldırım’da ve başkan Oktay Yılmaz ile kıyaslamanın asla doğru olmayacağı şeklindeydi.
Zira Yıldırım belediyesinin yatırımları, ürettiği hizmetler bu dönem tartışılmayacak düzeyde kat kat üstün nitelikli olduğu benimsenmiş.
Büyükşehirde ise henüz kendine özgü bir hizmetin varlığından söz edilemeyeceği vurgulanıyor.
Sonuç olarak Oktay Yılmaz ismi Yıldırım’ın her köşesinde memnuniyet zirvesine ulaşmış.
OSMANGAZİ’DE YILMAZ HAYRANLIĞI
Aynı soruları zaman zaman Osmangazi’de görüştüğümüz vatandaşlara da yönelttik.
Osmangaziller de Oktay Yılmaz’ın oldukça başarılı bir dönem geçirdiğini onaylıyor. Hatta başkan Yılmaz’ın ortaya koyduğu performansı Osmangazi Belediyesi’nden göremediklerini sitem ediyorlar.
Dönüşümde Bursa da rekor kıran ve hala kentsel tasarım ve dönüşümlerin son sürat devam ettiği halktaki yansımalarında Yıldırım, geçmişte geçirdiği talihsiz dönemlere rağmen bugün başkan Yılmaz’la “altın çağını yaşıyor” diyebiliriz.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Tarzı olmayanların kendi karakter tarz duruşudur karaktersizlik.
Yıllar önce bu satırları yine aynı cümlelere konu etmiştik
Karakterin sağlamsa korkma.
O kişi bu kişi kötü diye bir şey söylemiyorum ama ben kendi duruşumu öyle görüyorum.
En sevmediğim insanla bile kibar ve beyefendi konuşmaya çalışırım, ama hak ediyorsa ilgili cevabı veririm yine de onun seviyesine inmem, en kötüsü ise konuşmam olur biter.
Görüşüm tarafım ve çizgim açık ve nettir. Sevmediklerime kesinlikle övgü dizmem, yanlarında da olmam, duruşumu belirlerim.
Ama görüyorum ki, küçük menfaatler için dalkavukluktan yalakalığa kadar tüm yeteneklerini sergileyen gruplar türemiş.
Hiç kimse yüz astarlarında değişikliğe gitmesin.
Eğer layıksa Allah büyük nimetler bağışlar insanlara..
Bu kadar yanardöner olmaya neidüğü belirsiz şeylere gerek yok ve değmez.
Soruyorum; kim bugün bulunduğu makamları rüyasında görürdü?
Şükür etmek yerine yetkin etkin insanlara övgüler dizmek bir karakter sorunudur.
Sorarsanız siyaset yapıyorum der.
Bugün övgü, yarın makamdan inince sövgü dizenler kaybedenler silsilesine dizilir ki, o zamanda başkaları siyaset yapıyor olur.
YOZLAŞMA!
Kamu kurumları da aynı.
Göreve getirilirken iyi görevden alınırken kötü.
Bugün Ak Parti sayesinde yıllarca makamlar elde etmiş, sorumlu olduğu kurumların nimetlerinden sonuna kadar faydalanmış, bir eli balda bir eli yağda olan memur ya da işçi statüsündeki bazıları görev değişikliği zamanı gelince makamlara getirenlere ağzına geleni saydırıyor.
Yetmiyor siyasi manevra yaparak muhalif kanata geçip perde arkasından kurşun atıyor.
İşte bunlar ekmek yediği tekneyi kirleten nankör zihniyetlerdir.
AK Parti iktidarı yıllarca bunlara sahip çıktı, yetki verdi makam verdi güç verdi ama yetkilerini menfaat çıkar peşinde kullanmaya başladığını gördüğünde koltuğunu değiştirdi.
Ve bu kişiler her fırsatta AK Partili olduğunu sürekli ön planda tutanlardı.
Bu durum siyasette, sağlıkta, eğitimde ve belediyelerde de böyle oldu.
Bu kişilerle yol yürümenin, yolda kalmanın faturası gün gelir canını yakar.
Bu tiplerden Bursa’da sayısız örnek var.
Oysa samimi sahiplenme duygusu taşıyanlar yalnızlaşmaya itilmemelidir.
Bunun acı tecrübesi defalarca yaşandı.
Öyle bir kadro kurun ki sizi her şartta yarıyolda bırakmasın.
Burada kişiler değil, zor ve çetin şartlarda mucadaleci ekip ruhu önemlidir.
–
BOZBEY SAMİMİYSE BUNU YAPSIN
Mustafa Bozbey yerelde olduğu gibi genelde de AK Parti ile ismi anılır oldu.
Erdoğan onay verse bugün bu saat geçirmez AK Parti’ye geçer.
Hatta bunu kapalı kapılar ardından değil saklamadan gizlemeden alenen söyleme cesaretini gösterir.
Çünkü Mustafa Bozbey’in CHP’de kaybedeceği hiçbir şey kalmadığını düşünüyorum.
Göreve gelir gelmez AK Parti’nin yatırımlarını durduran, yaptığı hizmetlere kendi hizmetiymiş gibi yeniden açılış yapan Bozbey.
Ama Bozbey ağam şunu yaparsa AK Partili olabileceğini imkansız ama yine de sadece düşünürüm.
Göreve geldiğinde çeşitli bahanelerle işten attığı 2000’den fazla insanı yeniden işine geri alsın!
Bunu yapmıyorsa böyle bir ismi partinize alırsanız kendi camianızın seçmeninizin desteğini kaybedersiniz.
EMEKLİYE İNAT MUAMELESİ!
Anlaşılır gibi değil.
En düşük emekli maaşı 18 bin 938 TL’den 20 bin TL’ye yükseltilecek.
Haberleri benmi yanlış okudum bilmiyorum.
Düzenlemeden 4 milyon 600 bin emekli yararlanacak.
Bunun maliyetinin 70 milyar TL olacağı öngörülüyor muş.
Sanırım birileri emekliden ya doğrudan alay ediyor ya dalga geçiyor.
İktidar “emeklinin oyuna ihtiyacım yok !” mu demek mi istiyor?
Halbuki EYT kocaman bir hata idi.
EYT’ye ödenen para mevcut emekli aylıklarına yansıtılsaydı karı koca hesabıyla en az 25 milyon oy cepte olurdu.
Şimdi ise iktidar emekliyi karşısına alıyor ve bunda inatla ısrar ediyor.
Ben bu işten bir şey anlamadım vatandaş da anlamadı kimse de anlamıyor.
Halbuki Dünya konjektörü, içinde bulunduğumuz şartlar, stratejik hedefler adına ülkemizin mevcut iktidarın istikrarı ve devamlılığına çok aciliyette ihtiyaç var.
Olası bir seçimde ayağına taş değdirilmemesi, önümüze takoz konulmaması gerekir.
Bu tür pürüzlerin kaldırılması için her yol denenmeli vatandaş memnun edilmelidir.
Amerika ve İsrail zombisi Ortadoğu iyice ateş çembeleriyle sarmak istiyor.
“İstediğim ülkeyi işgal ederim” açıkça diyebiliyorsa bu küresel teröristlere karşı iktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasındaki destek ufak tefek maddi hesaplamalarla azaltılmamalıdır.
Zira içeride ve dışarıda üzerimizde çok büyük oyunlar oynanıyor.
İç ve dış ajanlar hainlik edecek ihanetçiler açık kapı kollarken bu kahpelere karşı hem yerelde hem genelde hem yurtdışında her zamankinden daha güçlü olmamız ‘Farz’ niteliğindedir.
Allah birliğimizi bozmasın.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
Felakete çeyrek kala!
Vatandaş umudu kesmiş!
Bir dönem İstanbul’da gaz sıkışması nedeniyle yaşanan çöplük patlaması faciaya dönüşmüş, evler çöp yığınlarının altında kalmış çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti.
Bugün yerleşim yerleri ile iç içe olan Hamitler çöplüğünde aynı facia göz göre göre ‘geliyorum’ diyor!
Bölge sakinleri sürekli pis kokuları soluduklarını, bulaşıcı hastalık tehlikesi ile karşı karşıya kaldıkları yönünde şikayetlerini dile getiriyor.
En önemlisi olası bir patlamanın yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmadığı, çöp depolamanın durdurulup farklı bir alanda yeni bir saha açılması gerekirken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ısrarla bu alana kapasitesinin üzerinde katı atık depolanmasına göz yumduğunu haykırıyor, “illa patlama mı olması lazım, facia mı yaşanması lazım” diye kızgınlıklarını ifade ediyorlar.
Vatandaşlar çöp yığınlarının can güvenliğini tehlikeye attığını, 24 saat tedirginlik yaşadıklarını belirtirken,“hayat standartlarından vazgeçtik canımız tehlikede” şeklinde tepki gösteriyor seslerinin duyulmadığından yakınıyor.
Kendilerinin ötekileştirildiğini söyleyen bazı vatandaşlar ise artık bu duruma son verilmesi gerektiğini belirtiyor.
NELER YAŞANDI ?
Mustafa Bozbey, Kayapa’da planlanan çöp depolama projesini tıpkı Çınarcık Barajı arıtma tesisi’nde olduğu gibi sırf AK Parti’nin eseri diye 31 Mart’ta göreve geldikten sonra durdurmuştu.
Bugün yeni bir saha arayışı ya da bu yönde herhangi bir proje çalışmasının olmadığı da görülüyor .
Hal böyleyken MHP Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Levent Tiryaki‘nin ifadesiyle, Büyükşehir Belediyesi iştiraki Burkent tarafından işletilen Hamitler Yenikent Katı Atık Depolama Merkezi’n de ‘taşeron firmaya el çektirilip çöplüğün işletimi ihale yapılmadan başka bir firmaya verildi’ iddiası soru işaretlerine neden oluyor.
İşte bu noktada “çöp kokularıyla ‘rant’ kokuları birbirine karışıyor.“
En önemlisi ise yeteri kadar sıkıştırılamayan ve planlı şekilde dağılımı yapılmayan çöpler mahalle girişlerine, insanların evlerine kadar ilerlediği şikayetleri.
Yani Hamitler Yenikent çöplüğü insanları çöplere boğacak derecede yüzeysel olarak genişleyerek ilerlerken hala ısrarla çöp depolanması büyük bir facianın adeta zeminini oluşturuyor.

PATLAMA RİSKİ VAR MI?
Olası bir patlamaya karşı herhangi bir önlemin alınmadığı yönünde şikayetler ardı ardına gelirken bölge halkı diken üstünde ‘korkuyla’ yaşıyor.
Halbuki burada bir metan gazı patlaması riskine karşı kapasite üzerinde çöp yığılmadan üstü kapatılıp biriken gazın havalandırma kanalları aracıyla enerjiye dönüştürülmesi gerekiyor.
Bunu yapmak yerine vurdumduymazlık ve inatla depolamaya devam edilmesi felakete davetiye çıkarıyor.
Hizmette devamlılık esastır mantığına ters icraatlar geliştiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sırf AK Parti yapıyor diye kayapa’da çöp depolama alanını projesini durdurup hamitler Yenikent depolama alanında ısrar etmesi bu işin içinde rant kokusu olduğu şüphesini oluşturuyor.
Zira yeni alana harcamalar bütçeler ayrılması gerekiyordu.
Ama müzik eğlence programlarına, yılbaşı kutlama hazırlıklarına yapılan harcamalarda herhangi bir sıkıntı söz konusu değildi.
Bursa’nın ana sorunlarına eğilmeyen sadece lafla peynir gemisi yürütmeye çalışan Mustafa Bozbey’in bu zamana kadar gözle görülür önemli bir çözüm odaklı yatırımı olmadı veya konuşulmadı.
Sokağın nabzından edindiğimiz vatandaş kaynaklı Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’le alakalı izlenimler tek cümlede özetleniyor; “Bursa’yı daha çok karmaşık hale getirip birbirine karıştırdı!”
Vatandaş öngörülerindeki genel kanı şöyle; Bozbey’in dönemi sonuna kadar Bursa’yı büyük sıkıntılar bekliyor olabilir.
Dolayısıyla halkın verdiği not önemli.
Dikkate almak lazım.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin
AK Parti’ye geçeceği ve bu yönde nabız yokladığı söylentileri yeniden gündeme gelen Mustafa Bozbey’le alakalı bazı Ak partili yetkililer genel merkezde tepkisini ortaya koymuş.
Ancak genel başkan yardımcılarından önemli bir isim, ‘buna biz karar veririz sizi ilgilendirmez’ diyerek çıkışmış.
Bu kişiyi çok iyi tanıyorum.
Şimdi bu zat Bursa teşkilatlarını ve Bursa seçmenini yok sayıp Mustafa Bozbey’in AK Parti’ye katılımına yeşil ışık mı yakacak ?
Diyelim ki Bozbey AK Parti’ye katıldı, büyük kazanç mı olacak yoksa kayıp mı?
CHP’nin oyları Bozbey için AK Parti’ye mi taşınacak?
Tabi ki hayır.
Kaç kişi Bozbey’le birlikte Ak Parti’ye oy verecek, yoksa AK parti’den başka partilere büyük oy göçü mü yaşanacak?
Sokağın nabzına göre böyle bir geçişin hiçbir getirisi olmayacağı, tam tersine büyük tepkiler doğurarak Ak Parti’den başka partilere büyük oy kaybı yaşanacağını işaret ediyor.
Bu durum Ak Parti’nin Bursa’da intiharı anlamına geleceği ifade ediliyor.
CHP’NİN OYUNU MU?
Öte yandan Mustafa Bozbey’in olası saf değiştirmesi ikinci dönemi kazanmak adına CHP’nin bir oyunu olduğu tezlerini de ortaya koyuyor.
Zira doğuracağı sonuçlar tahmin edilerek karşı tarafı dağıtmak, kaleyi zayıflatmak için bir proje olduğu düşüncesi de mevcut.
Böyle bir ucube geçişe izin verilmesi halinde istifaların önüne geçilemeyeceği, AK Parti’nin Bursa kalesinin bertaraf edilmesine yol açacağı, bunun olası testleri yapılarak bu yönde bir plan işletildiğine dair söylentiler söz konusu.
Cumhurbaşkanı ve Ak parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın bu tür planlara prim vereceğini düşünmüyorum.
PARTİSİNDEN TEPKİLER
Bursa da zaten Mustafa Bozbey’e yönelik çok büyük tepkiler oluşmuş durumda.
Ak partiden kalan boşluğu dolduramayan, Bursa’nın sorunlarına çözüm üretmekten çok uzak bir başkanlık yürüttüğüne dair CHP dahil her kesimde adeta istenmeyen başkan konumuna itilmiş görünüyor.
Görüştüğüm bazı CHP’li siyasiler de aynı görüşü savunuyor.
Yani Bozbey’in CHP içinde de kabul görmediği istenmediği yönünde önemli tepkiler mevcut.
Bursa’yı getirdiği durumu CHP’li seçmenlerede sordum. Sokaktaki CHP’lilerin tepkisi daha sert oldu.
Belki yanılıyorum düşüncesiyle konuyu gazeteci arkadaşlarla özellikle CHP tandanslı bazı yazarlarla gündem ettik.
Onlarda aynı görüşleri paylaştılar.
Mustafa Bozbey’in başkanlıkta hayal kırıklığı yaşattığı bu nedenle CHP içinde gözden çıkarıldığını belirtiler.
Zira Bozbey isminin büyükşehire başkan olmasının CHP’ye de büyük kayıplar yaşattığı ileri sürülüyor.
Şimdi böyle bir ismin Ak Parti’ye geçme iddialarına karşın genel başkan yardımcısı hangi akla hizmet ediyor ki “buna biz karar veririz sizi ilgilendirmez” diyebilir.
Hadi gel de yerel yöneticileri çiğne yok say, tabanı yok say bak neler oluyor.
İşte bu kafalar yerele en büyük zararı genel merkezden verdiler, kaybetmeye ön ayak oldular.
Bu saatten sonra Bursa’ya rağmen hiç bir tasrarufta bulunulamaz bulunulmamalı.
Olursa geçmişte örnekleri olduğu gibi çöküşe çanak tutulur.
İDDİALAR CEVAP BEKLERKEN..
En önemlisi Emin Adanur‘un cevaplanması beklenen iddiaları ortada duruyor.
İddialar karşısında Mustafa Bozbey’in suskunluğu dikkat çekerken hâlâ siz yerel yönetiminize sormadan geçiş tasarrufundan bahsedecek teşkilatınızı çiğneyeceksiniz.
İşte o zaman bu millet orada ‘dur’ der, neye uğradığınızı saşırırsınız.
Ha bu arada Mustafa Bozbey yarın hizmetlerini anlatacağı basın toplantısı düzenliyor. Hangi hizmeti yaptıysa bir bakın hele belki geçiş için sizi etkileyecek ikna edecek önemli bir yatırımına denk gelirsiniz!
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin