Bursa’nın yarınları, Çocuklarımızın geleceği, kişisel hırslara kurban edilemeyecek kadar değerlidir !

Birileri sırf kendi düzenleri bozulmasın, menfaat ve çıkar beklentileri sekteye uğramasın diye MEB'de ortalığı birbirine katmak için adeta seferberlik ilan etmiş.

Bursa eğitimde yıllarca yaşanan sıkıntılar, fiziki yapılanmalarda ki gecikmeler, iş bilmezlerin hüküm sürdüğü sancılarla bir adım yol alınamadı.

Yıkılan onlarca okul var.
Tophane başta olmak üzere yıkılan ancak ihalesi bile bir türlü yapılamayan toplam da 32 okul için hiç bir çalışma yapamayan zihniyetlerin işbaşında oldugu dönemlerde kaybedilen yılların sorumluluğu ve vebali üzerlerinedir.

O dönemde hüküm sürenler herhangi bir proje üretemedikleri gibi en büyük zararı da eğitime vurmuşlardır.

Bursa'da yaklaşık 650 bin öğrenci, 40 bini aşkın öğretmen, 2 bine yakın okul ve eğitim kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan büyük bir eğitim organizasyonunun bulunduğu, yeni göreve başlayan bir il müdürünün çalışma anlayışı doğrultusunda yönetim organizasyonunu yeniden şekillendirmesinin kamu yönetiminde olağan bir uygulama olduğu herkes tarafından bilinen gerçektir..

İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevlerinin görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer almadığı, bu görevlendirmelerde mevzuatta belirlenen hizmet süresi, yöneticilik deneyimi ve diğer kriterlerin esas alındığı belirtilerek, liyakatin yalnızca sınav puanıyla değil; yöneticilik tecrübesi, proje üretme kapasitesi, kriz yönetimi ve koordinasyon becerileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği  gözden kaçırılmamalıdır.

Ne var ki, her değişim bazı konfor alanlarını da derinden sarsıyor.

Yeni yönetimin "değişim" düğmesine basmasıyla birlikte malûm konfor alanları sarsılan bazı vicdan yoksunları, kirlerin katmerlendiği şapkalarından yalan çıkartarak hakikatin ve gerçeklerin üzerine gölge düşürmeye çalışıyor.

Bu ne eğitimciye ne de eğitim camiasına yakışmayan tutumdur.

Değişimi hazmedemeyen sözüm ona bazıları ortaya konan iradenin sekteye uğraması için her türlü iftira, siyasi girişim ve nefret dili kullanmaktan çekinmiyor olmaları Eğitim gibi kutsal bir alana yakışmıyor.

Bu alan hesaplaşmaların değil; ortak aklın ve ortak vicdanın evi olmalıdır.

Çocuklarımızın geleceği, kişisel hırslara kurban edilemeyecek kadar değerlidir.

Bursa'nın bugün ihtiyacı olan şey, dedikodu koridorları değil; fikir üreten sınıflar, umut büyüten öğretmenler ve vizyon ortaya koyan yöneticilerdir.

Herkes aklını başına toplamalı, aklı selim davranmalı, geleceğimizi şekillendirecek en mühim konu olan eğitime önem vermelidir.

Bursa Milli Eğitim Müdürlüğünde yapılan değişimin bazı mevcut idarecileri rahatsız ettiği duyumları ve tavırları hoş olmamakla beraber herkes bilmelidir ki, "Mahkeme kadıya mülk değildir",  herkes görevini yapar, günü geldiğinde de edebiyle geri çekilmesi bilir.

Edindiğimiz bilgilerde görevden alınan hiçbir idareci mağdur edilmediği gibi bugüne kadar yapmış oldukları iş ve işlemlerde görevlendirmiş oldukları yeni makamlarda bu milletin evlatlarına tecrübeleriyle hizmet etmeye devam etmekle yükümlüdür.

Bazı Müdür yardımcısı arkadaşların atandıkları yeni görevleri beğenmeyip, bir eğitimciye yakışmayacak seviyeye olayı çekmiş olması hem eğitim camiasını hem de Bursa halkını üzmüştür.

Eğitim camiası kimsenin babasının çiftliği değildir.

Kimse mesleki boyunca aynı ortamda aynı koltuğu bırakmamak ve korumak gibi güvenlik amiri de memuru da değildir.

Devletin elemanı devletin görevlendirdiği yerde çalışmak mecburiyetindedir.

Yani Devlet bir görev verir memur o görevi ifa eder, beğenmeyen ise ne yapacağını iyi bilir. 

Ortalığı bulandırmaya, motivasyonu bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

Her yeni yönetimin, yeni bir bakışla ve o bakışa uyan yeni bir kadroyla yola çıkması kadar doğal bir şey olmaz.

Kaldı ki; her gelen yönetimden hararetle Bursa'da eğitimin kangren olmuş sorunlarını çözmesi beklenir.

Bu anlamda çözüm yolunda tasarruf yine ilgili yönetimin yetkisindedir.

"Ben bu koltuğa alışmışım beni buradan kaldırmayın" gibi tavırlar hoş değildir.

Bursa'nın yarınları, konforu bozulan kibirli dedikoducularının kurumuş insafına teslim edilecek kadar değersiz değildir.

Herkes aklını başına devşirmeli, Bursa'da eğitim artık bir düzene girmeli, kişisel hırslar için çocuklarımızın geleceğinden oynanmamalı, herkes hakkını da haddini de bilmelidir.

.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Benzer Videolar