Bursa’nın Geleceği İki Büyük Soruna Takılı; Bu Sorunu Çözersiniz Hem Bursa’yı Hem Partinizi Kurtarırsınız!
Bursa'nın tarihi ve köklü sorunu çözüm bekliyor.
Bugüne kadar yapılan hizmetler tamamlayıcı unsurlar olarak görülse de ana sorununda henüz bir adım yol alınamadı.
Bununla birlikte Bursa Tarihiyle, sanayisiyle, tarımıyla, turizm ve doğal güzellikleriyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri.
Ancak bugün Bursa'nın önünde iki büyük sorun duruyor: devam eden gecekondu kültürü, deprem riski taşıyan yapı stoku ve her geçen gün içinden çıkılması zorlaşan ulaşım sorunu.
Kentin geleceğini doğrudan etkileyen, birlikte ele alınması gereken iki temel şehircilik meselesi.
Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Bursa'yı geleceğe taşımak istiyorsak yalnızca yeni binalar yapmakla ya da yeni yollar açmakla yetinemeyiz.
Şehri bir bütün olarak yeniden planlamak zorundayız.
Bursa, deprem gerçeğiyle yaşayan bir şehir. Olası bir sarsıntıda ovanın tamamı risk altında. Kenti ikiye bölen özellikle Ankara yolunun altı varoşlarda yaşam tarzı ve kültürü şehirleşme me açısından oldukça önem taşıyor.
Bu bölgeler bir an önce dönüşüme açılmalıdır. Özellikle eski yapı stokunun bulunduğu mahallelerde güvenli konut ihtiyacı ertelenemez bir mesele.
Ancak kentsel dönüşüm denildiğinde akla yalnızca binaların yıkılıp yeniden yapılması gelmemeli.
Gerçek dönüşüm; güvenli konut, yeşil alan, okul, sağlık merkezi, otopark, sosyal donatı ve ulaşım altyapısının birlikte planlanmasıdır.
Bunun en önemli örnekleri bugün Yıldırım'da kısmen hayat buluyor.
Ancak bunu genele yaymalı, bütünşehir anlayışı ile hareket edilmeli, bu bölgelere öncelik verilmelidir.
Aksi halde olası bir depremde yaşanacak Can kayıplarının sorumluları mazeret üretme durumunda kalmamalıdır.
Bugün yapılması gereken ilk iş, Bursa genelinde yapı stokunun bilimsel kriterlerle incelenmesi ve riskli yapıların öncelik sırasına konulmasıdır.
Tabii bunu yaparken dönüşüm sürecinde vatandaşın ekonomik gücü de göz önünde bulundurulurken, her iki taraftan da karşılıklı fedakarlık sağlanmalıdır.
İnsanlara karşılayamayacakları maliyetler yüklememeli, aksi halde dönüşümü sekteye uğratırsınız.
Dar gelirli vatandaşların, emeklilerin ve yıllardır aynı mahallede yaşayan ailelerin yerlerinden edilmediği modeller geliştirilmelidir.
Bunun için Belediyeler, merkezi yönetim, üniversiteler, meslek odaları ve vatandaşlar aynı masada buluşmalıdır.
Şeffaf, denetlenebilir ve kamu yararını esas alan bir modeli oluşturulmalıdır.
Unutmayalım: Kentsel dönüşümün başarısı kaç binanın yenilendiğiyle değil, kaç insanın güvenli ve huzurlu bir yaşam alanına kavuştuğuyla ölçülür.
.
ULAŞIM SORUNU YENİ YOLLARLA ÇÖZÜLEMEZ
Özel aracım olması nedeniyle yıllardır toplu taşıma kullanmıyorum.
Bursa'nın ulaşım ağını, sorunları sıkıntıları ve insanların karşılaştıkları problemleri yerinde görmek için geçtiğimiz hafta içinde bir günlük çalışmamda tamamen toplu taşıma ulaşım araçlarını kullandım.
Ama maalesef yaşadığım zorlukları vatandaş her gün yaşıyor.
Bursa'da sabah işe, okula veya hastaneye gitmek isteyenlerin en büyük sorunlarından biri trafik.
Akşam saatlerinde de benzer manzaralar yaşanıyor. Boşa geçirilen zaman, insanların günlük yaşam kalitesini etkileyen önemli sorun hâline gelmiş.
Vatandaşı özel araç kullanmak zorunda bırakmayan bir ulaşım sistemi kurmak.
Buda ancak toplu taşımayı merkeze alan bütüncül bir ulaşım politikasıyla sağlanabilir.
Metro ve raylı sistem yatırımları, şehrin gelişen bölgelerini kapsayacak şekilde planlanmalı.
Otobüs, metro, tramvay ve diğer ulaşım araçları arasında güçlü bir entegrasyon sağlanmalıdır.
Aktarma süreleri azaltılmalı, sefer sıklıkları artırılmalı ve vatandaşın toplu taşımayı tercih etmesini sağlayacak konforlu bir sistem kurulmalıdır.
Özellikle günün yoğun saatlerinde sefer sayılarının artırılması, otobüs güzergâhlarının yolcu talebine göre yeniden düzenlenmesi ve toplu taşıma araçlarının trafik içinde öncelik kazanması önem taşıyor.
Modern şehircilik, insanları otomobillere mahkûm etmek değil, insanlara ulaşım seçenekleri sunmaktır.
.
DÖNÜŞÜM İLE ULAŞIM BİRLİKTE PLANLANMALI
Bursa'nın belki de en önemli ihtiyaçlarından biri, bu iki sorunun aynı şehircilik vizyonuyla ele alınmasıdır.
Yeni konut alanları oluşturulurken ulaşım altyapısı önceden planlanmalı.
Aksi takdirde bugün yaşadığımız sorunları yarının mahallelerine taşımış oluruz.
Bir bölgede binlerce yeni konut inşa edip yeterli toplu taşıma imkânı oluşturmazsanız trafik kaçınılmaz hâle gelir.
Yeşil alanları ve sosyal donatıları hesaba katmadan yapılan dönüşüm ise yaşam kalitesini artırmak yerine yeni sorunlar doğurur.
Bursa'nın sorunları çözümsüz değil.
Ancak bunun için günü kurtaran projeler yerine uzun vadeli, bilimsel ve ortak akla dayanan bir şehircilik anlayışına ihtiyaç var.
Kentsel dönüşümde ve ulaşımda öncelikli insan hayatı olmalı.
Yeni yatırımlar yapılırken yalnızca bugünün ihtiyaçları değil, önümüzdeki 20-30 yılın nüfus ve ulaşım ihtiyaçları da dikkate alınmalı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, merkezi yönetim, üniversiteler, şehir plancıları, mimarlar, mühendisler ve sivil toplum kuruluşları ortak bir Bursa gelecek planı etrafında buluşmalıdır.
Çünkü Bursa'nın geleceği birkaç büyük projeye sığdırılamayacak kadar değerlidir.
Son söz: Bursa'nın önce insanını, sonra şehrini düşünmek zorundayız. Güvenli evlerde yaşamak ve işe, okula, hastaneye zamanında ulaşabilmek bir lüks değil, kentte yaşayan herkesin hakkıdır.
Bursa'nın ihtiyacı daha fazla beton değil; güvenli yapılar, güçlü toplu ulaşım, planlı büyüme ve yaşanabilir mahallelerdir.
Bursa'yı geleceğe taşıyacak olan da işte bu anlayıştır.
.
alimce29@gmail.com
facebook.com/alimsahinmalkocoglu
twitter.com/AlimSahin