04 Mayıs 2020 Pazartesi, 16:03
Alim Şahin
Alim Şahin alimce29@gmail.com Tüm Yazılar

Alinur Aktaş ile Faruk Çelik’i yıpratmak! Ayhan Salman, Hakan Çavuşoğlu ve KARA LİSTE!

Gündem o kadar hızlı akıyor, o kadar tekamüle uğruyor ki takip etmekte, konu seçmekte zorlanacak durumlar yaşamaya başladık.

Bu süre içinde ulusal gündemi fırsat bilip yerelde perde arkasından film fırıldak çevirmek için fırsatçılık bulunmaz hint kumaşı oldu.

Yerele dönmek gerekirse..

“Nerede kalmıştık” diyerek  derinlik açılarını alalım.

Bilindiği üzere çapı geniş İl başkanını Paulo Coelho’nun; “Düşmanını sev, ama kara listeni güncel tut” sözüyle AK Parti içinde büyük tepki ve yankılara neden olmuş, parti içinde çeşitli grup, parça ve bölünmeleri hızlandırmıştı.

“KARA LİSTE” meselesiyle adeta yıkım ekibi oluşturduğunu ilan eden İl Başkanı Ayhan Salman bir nevi parti içinde herkese gözdağı vererek yeni bir dizayn etme girişiminde bulunduğunu haber veriyordu.

O gün bu gün freni patlatılmış Parti’de iç hesaplaşmayı itiraf eden, parti içinde ötekileştirmeler ve bölücülükte sessiz ama derinden acımasız şekilde son hızla gidilmesine neden oldu.

Bununla birlikte medya ayağında AK Parti’ye yakın basın mensuplarını aforoz ederken, sol görüşlü karşıt medya ya kucak açıyordu.

Ya o yağcı yalakalıkta marka olmuş, güce göre her an her tarafa zıplayan, kapalı devre arkasından ağzına geleni saydığı kişilere yalakalık kavramına bir saatte çağ açıp çağ kapatan, Bursa’ya ilkeli Siyaset geldiğini söyleyen ama AK Partili asla olmayan, Erdoğan’ı nabza göre şerbet ayarında destekliyor görüntüsü veren, ne Erdoğan’cı ne de solcu olan ama mertlikten delikanlılıktan nasibini alamamış yazar çizer geçinen bazı medya kaşarlarına ne demeli.

Biri desteklenecekse gücüne makamına bakarak, yalakalık yaparak değil, davasına ve samimiyetine, başarısına ve Bursa’ya ne kazandırdığına, topluma ne katkı sunduğuna bakarak inanarak destekleyebiliyor musun?

Ve bunu hakikaten severek mi yoksa çıkar gözeterek mi yapıyorsun?

.

KARA LİSTE!

Tüm bu gerçekler ortadayken bahsi edilen malûm “KARA LİSTE” her geçen gün kabarıyor.

Kendi içindekini düşman, düşmanı dost edinen anlayışla Parti’den uzaklaştırılanların haddi hesabı yok.

İnsanlar artık emekleyip, besleyip büyüttükleri partilerine sırt çevirmeye başladılar.

Kaçan kaçana.

Bu gidişle samimi dava insanlarından eser kalmayacak.

Bunu son seçimlerde gördük.

Bundan sonra ise çok daha vahim durumlar ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Sahi, bahsi edilen ilkeli Siyaset kavramının içini neyle doldurdular?

AK Parti tabanı bunu çokça merak ediyor.

Yeni ilkenin baş harflerine baktım bakmaya ve takibe devam ediyorum.

Yüzde 99’unun yüzünden samimiyetsizlik akıyor.

Buzdolabı soğukluğunda ve itici.

.

BİZ NE GÜNAH İŞLEDİK NE KÖTÜLÜK ETTİK!

Dün davanın çakıl taşlarından birisi aradı.

Tüm zamanlarını, emeğini alın terini, parasını, ailesine ayırması gereken vakti, her şeyini davaya, dolayısıyla ömrünü Parti’ye harcadığını, ama bugün yedi düvel öte bir muameleye tabi tutulduğunu üzülerek ağlamaklı anlattı.

“Biz kötülük mü ettik” dedi.

Ve bu kişinin ömrünün en verimli çağını bu davaya harcadığına şahidim hatta tüm Bursa da şahittir.

Samimiyetin en doruk noktasına çıkan bu insanları bu hale gelmelerine sürekli güncel tuttuğunuz “KARA LİSTE”nizdekilerin hakkı, hukuku, vebali hem sizi, hem Parti’yi hemde davayı batırır.

Davayı bilmeyen, tanımayan, samimi olmayan, hatta solculara kucak açıp emektarlara dirsek gösterirseniz ömrünüz boyunca yüzünüz gülmeyecek veballere girersiniz.

Yapmayın, etmeyin efendiler!

Zaman öyle hızla akıyor ki, öyle suratla yol alıyor ki içinde bulunduğunuz araç, uçurumu gördüğünüzde artık iş işten geçmiş olur.

“Ne yazık ki, Ayhan Salman yönetimi görevde bulunduğu süre içinde Ak partide adeta siyasi katliama imza atıldı.”

Tüm dava erleri her biri bir tarafa savruldu.

Ve parti  Bursa’da hızla eriyor…

.

“KAMUFLE PAYLAŞIMLAR”

Zorda kalındığında Erdoğan paylaşımlarına sarılmak.

Bol bol REİS’in paylaşımlarını retwet yapmak.

Kendi icadınız olmayan, kuru kuruya sadece ve sadece Erdoğan’ konuşmalarını paylaşmakla milletin gözünde artı kazandığınızı mı sanıyorsunuz?

Oysa icraatınız Erdoğan icraatlarına tamamen ters istikamette.

Takındığınız tutum, tavır AK Parti’ye ve Erdoğan’a ve davasına bir ihanettir.

Zorda kalıp Erdoğan paylaşımları yapmakla Erdoğancı olunmaz.

Tam tersi Erdoğan paylaşımları sizin için kamufle olmak için İyi bir malzeme oluşturuyor.

Hiç bir projeniz, çalışmanız, artınız, getiriniz, beceriniz olmuyor olamıyor.

Ne yazık ki, kamufle olmak için bile Erdoğan’a sarılıyorsunuz.

Neredeyse attığınız adımı Erdoğan’a borçlu duruma geldiniz.

Yerelin REİS’i siz değil misiniz?

Neden yerel çapta davaya bir geliştirme, bir üretim,  kazanım sağlayamıyorsunuz?

Ama kendinize kazanımda sınır tanımıyorsunuz!

Keza gerçek Erdoğancı olsaydınız, Erdoğan’a ve davasına yakışan icraatlara imza atmanız gerekirdi.

Dava erlerini, emekçileri, samimi hizmetkârları saf dışı bırakmazdınız.

REİS’in yıllarca biriktirdiği krediyi görev sürenizde bir çırpıda heba etmezdiniz.

O kadar iritesiniz ki, halkın nazarında sıfırı tüketmişsiniz.

“Deli kız bir nakış bulmuş tüm çeyizini ondan örmüş” misali aynı şeyleri tekrar edip duruyorsunuz.

Ne büyük talihsizliktir ki, parti içi güvensizlik, dışlamalar, ötekileştirmelerin en büyük zirve yaptığı yıl olaarak bugün bu noktaya gelmedi ki en büyük emeğe sahip kişi Hakan Çavuşuoğlu’dur.

Ayhan Salman ise bu duruma adeta çanak tutmuştur.

Yönetmek yerine yönetilen olmuştur.

Hiç bir otoritesi olmayan emir eri görevini kusursuzca yürütmeye devam etmektedir.

Zira öyle olmasaydı parti bugün kırk parçaya bölünmezdi.

.

FARUK ÇELİK İLE ALİNUR AKTAŞ’I YIPRATMAK!

“ Parti Bursa’da medya tarafından linç edilmeye çalışılıyorsa bunun tek müsebbibi Ayhan Salman ile Hakan Çavuşoğlu’dur.”

Örneğin eski kurucuları, duayenleri, hizmet etmiş emektarlarla ciddi siyasi polemik yüzünden birlik beraberlik görüntüsü veremediler.

Bu ayyuka çıkınca medya da kullandı.

Son günlerde yaşanan ve gelişen olaylarda bakan Faruk Çelik ile Büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş’a yönelik yıpratma girişimleri il yönetiminin basına verdiği malzemelerden kaynaklanmaktadır.

Faruk Çelik partinin ona ihtiyaç duyduğu her davete icap etmiş, hiç birini geri çevirmemiştir.

Elinden gelen katkıyı sonuna kadar vermeye çalışmıştır.

Ancak seçim dönemi hiç bir çalışmaya ne çağrılmamış, ne ihtiyaç duyulmuş, ne de potansiyelinden yararlanılmak istenmemiştir.

Bu durumun mimarları da o iki kafadar Salman ve Çavuşoğlu’dur.

Basın konusunda ise kendi medyasını üvey evlat muamelesi, bizim oğlan muamelesi  görmüştür.

Ama solcu basın, daha çok eleştiren basın her zaman tehlikesinden korkulduğu için baş üstünde tutulmuştur.

Oysa omuzlarına basıp yükseldiği yerde düşüşe geçtiğinde yine omuz verecek olan kendi basınına sahip çıkmayan değer vermeyenler, yarın düşerken bir tekme de değer verdiklerinden yiyeceklerini bilmelidirler.

Kaldı ki, solcu yazarlarla donatılmış bir kurum ile Başkan Aktaş’a yakın gazete arasında son günlerde kılıçların çekildiğini ibretle izliyoruz.

Burada zarar görecek olan medya kurumları değildir.

Ne yazık ki AK Parti’dir.

Eski Bakan Faruk Çelik’in bu savaşa dahil edilmesi ise anlamsızdır.

Sayın Çelik’in sudan sebeplerle oyuna dahil edilmesinin gerçeklerle bağdaşmadığı ortadadır.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile Bakan Faruk Çelik’in polemik konusu edilmesi en çok Ak Parti’ye zararı olacaktır.

Buna sevinecekler ise değer verilen solcu medya ve CHP cephesidir.

Ne yazık ki durumu üzüntüyle karşılıyorum.

Tekrar ediyorum.

Bu duruma gelinmesinin başlıca aktörü geçmişe bakıldığında Hakan Çavuşoğlu olduğu görülecektir.

Parti içi çekişmelerin, küskünler, ayrıştırmalar, ötekileştirmenin yegane tek aktörüdür.



.

alimce29@gmail.com

facebook.com/alimsahinmalkocoglu

twitter.com/AlimSahin

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz