28 Ağustos 2018 Salı, 19:42
Mehmet Gülyaprak
Mehmet Gülyaprak mehmetgulyaprak@gmail.com Tüm Yazılar

Lanet ol(ma)sun içimdeki spor sevgisine…

 

Lanet ol(ma)sun diyorum, ama lanetlemiyorum. Çünkü ne kadar kopmak istesem, uzaklaşmak istesem de, kopamıyorum.

İşte yaşadığım o kadar çok olumsuzluklar karşısında bile, spora ve spor eylemlerine hayır diyemiyorum.
Zaman zaman dile getirdiğim, üç S (Siyaset, Sendika, Spor) yönetiminden uzak kal, mantığı ile üç S yönetimi bana hep soğuk gelmiştir. Şimdi birde Stk eklendi buna, yani S leri dörtledik. Bu yönetimler, her zaman insan öğütürler, olmadı; kendilerini yer bitirirler.
Zaten STKlar amacının ve tüzüklerinin çok dışında, Merkezi ve yerel siyaseti yönetime yön veren siyaset üstü bir yapı haline gelmiş. Özellikle hemşeri dernekleri ve benzeri oluşumlar ne kadar katkı koydukları tartışılır, ama kaybettirdikleri ile arşa dayanmış bir bölünme içerisindeler. Tüzüklerinde siyasete yön verir, pazarlık yapar, adam kayırır olsa gam yemeyeceğim. Tüzükleri sosyal ve kültürel etkinlik ise, üyelerinin desteği ile varsın kültürlerini yaşatsınlar, devlette gerekli desteği versin.
Sporda aynı şekilde istismarlar içerisinde yönetiliyor, sineye çekebilene aşk olsun!
Geçtiğimiz günlerde fazla kenarda kalmayalım, azıcık sporun içerisinde olalım diye düşünürken, biraz araştırdım…
Onca spor tesisi var, devlet bir sürü kadro açmış, atamalar yapılmış, spora ayrılan bütçe ise akıllara zarar.
Ama bu tesisler hep birilerinin yada iş bilen kulüp ve STK’ların emrine verilmiş. Ben spor yapacağım diyen herkes, istediği gibi spor etkinliğinden faydalanamaz.
Spor tesisleri STK lara, STK larda kendi menfaatleri doğrultusunda ekonomik kaynaklı yatırımlara dönüştürdüler. Fert olarak bir etkinliğe katılmak isteseniz, katılım bedeli istenir. Ancak onun bütçesi ayrılmış ve sponsorları da bulunmuş, ancak kar etmek için illa katılım bedeli istenir. Para yoksa sportif etkinlikte yok!
Lisans çıkarmak için kamu doktoru onay vermez, özelde bedel ödeyerek Dr vizesi yaptıracaksın.
Oysa eskiden sen yeter ki spor yapmak iste; sayısı azda olsa bütün tesislerin kapısı sonuna kadar açıktı…
Devlet eşi benzeri görülmemiş bütçe ayırıyor, yatırımlar yapıyor, tesisler açıyor, atamalar yapıp, antrenör gönderiyor, ama alt yapı sporu ile sınırlı.
Yani herkese spor yok! Herkes spor yapacaksa bedelini ödeyecek! Kimse görmek istemese de, bedel ödemeyen spor yapamaz!
Oysa ekonomik bağımsızlığı olmayan, yada yetersiz olanlarında spor yapmaya ihtiyacı var! Üstelik ençok onların ihtiyacı var. Spor yalnızca yarışmacı sporcu olarak yapılmaz, amatör olarak hobi amaçlı, beden terbiyesi alt yapısı ile ruh terbiyesini gerçekleştirecekleri kötü alışkanlıklardan sakınacakları bir uğraş olmalı spor.
Spor yapmak isteyenden aidat/para alarak değil, gerekirse tüm spor malzemesi ihtiyaçlarını karşılayacakları, spor alanları olmalı ve herkese açık olmalı ki; gençliği kötü alışkanlıklardan kurtarabilelim.
Değilse üç kuruş para almak için spora almadığımız / uzaklaştırdığımız gençliği sokak köşesinde halüsinasyon yaşarken görür, sonrada “nerde bu devlet” diye hayıflanırız.
Azıcık spor yapmış, gençlik için çabalar sarfetmiş ben garibe sorarsanız; bırakın bu altın yürekli cevherlerden para almayı, onların cep harçlığını bile verin ve spor ile tanıştırın derim.
Yarışmacı olabilen çıkar kendini ispatlar ve diğer arkadaşlarına örnek olur, yarışmacı olamayanda, hiç olmazsa sokak çocuğu değil, spor ahlakı ile terbiye edilmiş, toplum insanı sporcu olur.
Antrenör olacaksınız: Kurslar ücretli, federasyona katkı parası, 15 günlük otel parası, yol ve yemek parası hepsi ciddi bir yekûn yapıyor.
Antrenörsünüz: Her sene vize ve gelişim kursu ücretli, yine yol – konaklama ve yemek parası
En basit amatör spor yarışmasına bile belli bir bedel ödeyerek katılabilinen her yerde stk’lar kendilerine yol bulmuş.
Sporu ücretli olarak yapıyorsanız: Aidat, spor kıyafeti, malzemeleri, yol parası, yarışmaya gidilirken yol ve otel parası varın siz hesaplayın…!
Ekonomisi yetersiz olan ne yapsın, nasıl para yetirsin!
Sokaklar madde bağımlıları ile doldu, uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığı çocuk yaşlara kadar düştü.
Bunun sorumlusu: çocukların ihtiyaçlarına cevap veremeyen hertürlü spor amaçlı kurulmuş stk’lar, spor kulüpleri, dernekler ve yerel yönetimlerdir!
Spor için yapılan tesislerin özel kullanım için stk’lara sunulmasıdır!
Devletin imkânlarının denetimsiz kullanımıdır!
Yapımı devlet tarafından gerçekleştirilen tesislerin halka açık olarak, herkesin yararlanabileceği tesisler olarak, bla bedel kullanılamamasıdır.
Maaşı devlet tarafından ödenen, atanmış antrenörlerden azami seviyede faydalanılamamasıdır!
Yarışmacı sporcuların bile her sene ulusal maçlarda Dolar ve Euro üzerinden bedel ödeyerek lisanslarını vize yaptırma zorunluluklarıdır!
Spor yapacak çocuklara ve gençlere ulaşım kolaylıklarının sağlanmamasıdır!
Bursa Gençlik sporda kaç branşta, kaç tane antrenör, günde kaç saat antrenman ile kaç kişiye spor yaptırıyor? Sonuçta bunlar devletten maaş alıyor.
Ve okulların spor salonlarından ücretsiz olarak faydalanılamaz mı?
Okullarda beden eğitimi öğretmeninin alanında değil, gençlik sporun desteği ile talep edilen tüm branşlarda spor faaliyetleri yapılmalıdır
Yarın bir madde bağımlısının bir yakınınıza tasallut olduğu zaman ancak anlayabileceğiniz bu sorumsuzluğun yüreğinizi yakmadan çare bulmazsanız; işte bedelini ödeyeceğiniz o gün yakındır.
Mesele: Beş kişilik sporcu kafilesinde on idareci ile yurt dışı yarışmalara sözde yönetici olarak, turistik geziye gider gibi katılmak değil…!
Unutmayın! Bu gezilerde harcadığınız her kuruş, spordan uzak tuttuğunuz çocuklarımızın geleceğidir! Öyle ya, yasal kılıf uydurulmuş olabilir, belki şartları da taşıyorsunuz, ancak vicdanınız sizi hep rahatsız edecektir…!!!
Unutmayın, hak hukuk bilmeyen idareciler yüzünden, gençlik spor yapamıyor, sporla tanışamadı/ soğudu/uzaklaştırıldı ve bir çoğu hoş olmayan alemlerde… sonrası…
Ve madde bağımlısı… Hadi yüreğiniz yiyorsa; spor yapılsın diye açılan tesisleri eğlence ve konser alanı olarak kullanın, onlar için ayrılan bütçeleri onlara koklatmadan, çarçur edip keyfinize kullanın. Allah bunun hesabını sorar. Yarına bırakır, ama yanınıza bırakmaz.
İşte böyle: Lanet ol(ma)sun içimdeki spor sevgisine dedim ve ağzımdaki “cam kırıklarını” az da olsa boşalttım, bundan sonrası sorumlularını rahatsız etsin.
En önemlisi spor yalnızca magazinleşmiş üç beş branş değildir!
Ve daha önemlisi: Spor, Antrenörü gözetiminde ahlak kazandırır, ahlaksızlaştırmaz!
Varsa öylesi; ipi çekilip spordan uzaklaştırılmalıdır.
Her türlü branşın seveninin olduğu ülkemizde: 66 adet spor dalı vardır ve herkesin istediği dalda spor yapması en doğal ve insani hakkıdır.

Günün sözü: Ben Sporcunun; Zeki, Çevik ve Ahlaklısını Severim.
Mustafa Kemal Atatürk

 

Yorum

  1. İLHAN YARDIMCI(KEMALİ)

    30 Ağustos 2018 at 14:47

    GÜLYAPRAK…Gerçekleri geçte olsa bile görmeniz, güzel bir gelişme ve kemalat. 66 spor dalından hangisi rağbette ve kimlerin elinde.. TOP NE HALE GELMİŞ, TOPÇULAR KİM…SPOR BARONLARI AT OYNATIYOR, MEDYA YAĞDANLIK GÖREVİ YAPIYOR. SELAMLAR. SANA BİR ŞİİRİMİ GÖNDEREYİM, OKU, RAHAT EDERSİN.
    BESTELENECEK ÇERÇEVELİK ŞİİRLER
    BU DÜNYA HALİNE BAK
    Su akar yatağına,
    Setleri seller yıkar.
    Dünyanın batağına,
    Sağlamlar üste çıkar.
    DÜNYA ÇUKURDA BATAK,
    ÜÇ GÜNLÜK FÂNİ YATAK.

    Bu dünya haline bak,
    Karanlığa bir mum yak.
    Yüzün olsun daim ak,
    Gönüle gülleri tak.
    GÜLDE DİKENLER OLMA,
    MENZİLDEN GERİ KALMA.

    Ne ekersen biçersin,
    Dost/Düşmanı seçersin,
    Köprülerden geçersin,
    Kaderini çekersin.
    TOHUMLAR HELÂL İSE,
    KIRAMAZ SENİ KİMSE.

    Çalışmak bir İbadet,
    Fermân-ı Hak işaret,
    Doğrularda inat et,
    Hedefte tam isabet.
    ÇALIŞANLAR KAZANIR,
    TEMBEL OLAN BOZARIR.

    Hak’tan ilk emir oku,
    Gönüle sevgi doku,
    Gülü dik, gelsin koku,
    Hedefine at oku.
    OKUMAYAN BEYİN AÇ,
    CAHİLİN YANINDAN KAÇ.

    Ölüm Allah’ın emri,
    Vakti gelen kul gider.
    Nefiste olma fevri,
    Hayatın bir gün biter.
    RUHLAR EBET ATINA,
    GİDER HAKKIN KATINA.

    Kalb-i Selim İmanla,
    Ol bedene yük olmaz.
    Umud-u Hal gümânla,
    Hedeften geri kalmaz.
    İMANDIR EN AĞIR YÜK,
    VAR OLAN İNSAN BÜYÜK.

    İnsan en üstün varlık,
    Mevlâ böyle yaratmış.
    Hikmet-i Sır donatmış,
    Çekmez dünyada darlık.
    ÜSTÜN İSEN, İNSAN OL;
    BOŞ OLAN KAPLARA DOL.

    Değerlere sahip çık,
    Şeytan kana girmesin.
    Nefsin putlarını yık,
    Dünya seni yemesin.
    FÂNİ BİR ÖMÜR İÇİN,
    BUNCA KAYGILAR NİÇİN?

    Gece/Gündüz bir yanda,
    Cânan içinde canda,
    Kir/Pas olmasın kanda,
    Kendini gör ekranda.
    TEFEKKÜR ET, TÖVBE ET,
    KURTULUŞ OLUR EBET.

    Duygular âhenk dolu,
    Tevhitle/Vahdet kolu,
    Yazılan sağla/Solu,
    Müstakim Haktır yolu.
    SABIR SERMAYEN OLSUN,
    ARAYAN SENİ BULSUN.

    KEMÂLİ yazar, durur;
    Hecelerle yarışır.
    Kem olanlar kudurur,
    Kalemiyle karışır.
    OKUMAYAN BEYİN AÇ,
    KÂMİL OL, İLMİNİ SAÇ.
    KEMÂLİ (30 AĞUSTOS 2018/PERŞEMBE)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz