19 Nisan 2018 Perşembe, 12:05
Mehmet Gülyaprak
Mehmet Gülyaprak mehmetgulyaprak@gmail.com Tüm Yazılar

Seçim geldi, Hoş geldi…

Çok mu bekleniyordu bilemem, ama gelen tepkiler ile gördük ki, erken seçim herkesin, her kesimden siyasilerin ve genel olarak halkın gündemine oturdu bir anda.

Demek ki çok ihtiyaç varmış ve bu konunun uzmanları araştırıp gerekli bilgileri ilgililere rapor edip bu karara varmalarına sebep olmuşlar.

Öyle ki, Sayın Bahçelinin açıklaması ile acaba erken seçim kabul görür mü diye bizler değerlendirmelerde bulunurken, ilk önce ana muhalefet yaptı açıklamasını, üsteli ses debisi en yüksek olanından “hodri meydan” diyerek.

Bu sefer Sayın Cumhurbaşkanı nasıl değerlendirir dedik ve pür dikkat Sayın Bahçeli ile yapacağı toplantı sonrası açıklamayı bekledik…

Çünkü Sayın Bahçelinin açıklama yaptığı gün, Ak Partinin grup toplantısında gündeminde değildi ve nerdeyse konuya hiç değinmedi!

Beklemek en güzel sonuçtu, bekledik…

Çarşamba günü yapılan görüşme sonrası yapılan açıklamada anladık ki, erken değil, en erken seçim kararı alınmış. Eyvallah!

Şimdi bu kararı tüm olasılıkları ile değerlendirdiğimizde şu şekilde yol alabiliriz…

Sayın Bahçeli kendilerine ulaşan istihbarat bilgileri ile gördü ki, içte ve dışta hainler boş durmuyor. Ve yine uzun zamandır dillendirilen 2018 yazı ve 2019 senesinin ülkenin bekasına yönelik her türlü senaryoya eylem ve provokasyon hazırlıkları devam eder, o halde gereken yapılır.

Kendisine ulaşan bu bilgileri Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaştı, zaten bu bilgilerin çok daha fazlası sahip olan Sayın Cumhurbaşkanı, bilgileri harmanlayınca ortaya çıkan sonuç: erken değil, çok daha erken seçim kararı oldu.

Gezi – 17/25 Aralık- 15 Temmuz ihaneti gibi dış güdümlü huzur düşmanı eylemler ile 367 garabetini yaşadığımızı unutmazsak ülkemizin ne tür tehditler altında olduğunu çok daha iyi anlarız.

Dolayısı ile Devletin bekası için her dem Devletinin ve Milletinin bekasını her şeyden üstün tutan Sayın Bahçeli, tüm şer odaklarına karşı Hükümetin, Devletin ve Sayın Erdoğan’ın yanında olması kendisinden beklenen onurlu duruştur.

İlla herşey meydanlar değildi!

Bu hükümeti zayıflatmak için neler yapılmadı ki…

Geçmişte Güneş otel pazarlıklarını ve 28 Şubat şantajcılarını ve icracılarını unutmadık!

Öyleye; Devletimize ki en üst düzey bürokratlara kadar, yerel yöneticilerimize, İş adamlarımıza, STK lara musallat olan uluslararası egemen güçlerin yani derin devletlerin içimizdeki maşası FETÖ yapılanmasının kırıntıları halen varlığını koruyor.

İlk fırsatta alacakları talimatlarla iyi liği tartışılır parti çatısı altında bütün partilerdeki kırıntıları ile tek çatı altında toplanıp hükümeti / devleti zaafa düşürüp, çatışmalara götürmeyeceğini kim garanti edebilir?

Biliyoruz ki, fetönün tüm kırıntıları bu şemsiye altında toplanmış durumda.

Kaldı ki, “yurtta sulh söylemi” ile 15 Temmuz ihanetinin tam göbeğinde olduğunun göstergesi olarak bu kadın zaten kendini ele vermişti.

Dolayısı ile nasıl ki, chp, hdp, iyi, vatan, hatta saadet bile çok farklı ideoloji taban farklılığına rağmen bu çatı altında toplanabiliyor, herşeyi mubah görüyorsa…

AK PARTİ ve MHP’de temel aynı fikir birlikteliğini yaşayan siyasi partiler olarak, BBP ile aynı çatı altında birlik olmaları en doğal eylemleri olacaktır. Bir gerçekte şudur ki; halkın isteğide bu yöndedir ve bu birliktelikten mutluluk duymaktadır.

Tabii bu seçimler, yerel yönetimler içinde çok ciddi adımlara sebep olacaktır.

Sonuç olarak Türkiye yeni ve iki kutuplu bir yapılanmaya doğru ilk adımlarını atmış oldu.

İnşallah çatışmasız ve barış içerisinde çok partili ama iki ana çatı altında…

Milliyetçi Muhafazakâr kanat ile Sosyal Demokrat kanat olarak iki kutup.

24 Haziran genel seçimleri şimdiden hayırlı olsun.

 

Günün sözü: İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür durur. İbn-i Haldun

 

 

mehmetgulyaprak@gmail.com

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz